{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ..... BAM   ..... HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .../... -../..<br>\tT.C.<br>                ....     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           ...... HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t: .../...<br>KARAR NO\t: .../...<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ....<br>KATİP\t\t: ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: ..<br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t: ...<br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av.....<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: ...<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br><br>Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın usulden reddine dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili  dava dilekçesi ile, 07.02.2013 tarihinde  ......'a ait ..... plakalı aracın davacı ..........'in sevk ve idaresinde iken lastik patlaması sonucu kontrolden çıkması ve trafik direğine çarpması neticesinde meydana gelen kazada davacının ağır şekilde yaralanarak felç ve başkasının bakımına muhtaç kaldığını, 06.10.2015 tarihli ..... Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu Raporuna göre % 68 oranında malul kaldığının tespit edildiğini,  davalı sigorta şirketinin mağdur sürücü kusurlu olduğundan dolayı taleplerini kabul etmediğini beyanla sürekli iş göremezlik için 10.000-TL, geçici iş göremezlik için 1.000-TL, bakıcı gideri için 1.000-TL olmak üzere toplam 12.000-TL maddi tazminatın  temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile beraber  davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile, 2 yıllık dava zamanaşımı süresinin  geçtiğini, davacının kazanın oluşumuna kendi tam kusuru ile sebebiyet verdiğini, kendisinin yaralanmasına sebep olmasının suç teşkil etmemesi nedeniyle uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanamayacağını, sigortalı araç sürücüsünün sigorta şirketi karşısında “Zarar gören üçüncü kişi” konumunda olmayıp zarar sorumlusu konumunda olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. <br>Mahkemece, davaya konu trafik kazasının 07/02/2013 tarihinde meydana geldiğini, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın zaman aşımı yönünden usulden reddine karar verilmiştir. <br>Davacı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile, 07.02.2013 tarihinde meydana gelen kazada davacı ile birlikte araçta bulunan 4 kişinin daha yaralandığını, davanın 8 yıllık uzamış zamanaşımı süresi içerisinde açıldığını, aynı kazada araçta yolcu olarak bulunan ...., ...., ...., .........'ın da yaralandığını,  ...... Cumhuriyet Savcılığının .../.... soruşturma sayılı dosyasında şikayet yokluğu nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br> DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat talebine  ilişkindir.<br> 6098 Sayılı TBK'nun 72/1. fıkrasına göre tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde fiilin işlediği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrar.  Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Bunun yanında, 2918 Sayılı KTK'nun 109/1.fıkrasına göre; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.<br>2.fıkra gereğince; dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. <br>  Ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin, tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece fiilin Ceza Kanununa göre cezayı gerektiren bir fiil olmasının yeterli olması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece fiilin cezayı gerektiren bir eylem olmasını yeterli görmekte; bunun dışında, eylemi gerçekleştiren fail hakkında soruşturma yapılmasını, ceza davası açılmış olması veya mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı koşulu aranmamaktadır. Dahası, sözkonusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular (örneğin işleten veya Güvence Hesabı vs.) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür (HGK'nın 10.10.2001 gün 2001/19-652-705, HGK'nın 16.04.2008 gün 2008/4-326-325 ve HGK'nın 05.06.2015 gün 2014/17-2198 E. 2015-1495 K.Sayılı)  kararları ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir.<br>Somut olayda, tek taraflı kazada davacı dışında araçta bulunan 4 kişi daha yaralanmış, .......Cumhuriyet Savcılığının ..../.... soruşturma sayılı dosyasında taksirle yaralama suçundan şikayet yokluğu nedeniyle takipsizlik kararı verilmiştir. Davacının eylemi 5237 Sayılı TCK 89/1 fıkrası kapsamında cezayı gerektiren bir fiil olduğundan, aynı Yasası'nın 66/1-e bendine göre zaman aşımı süresi 8 yıldır. <br>Davaya konu kaza, 07/02/2013 tarihinde gerçekleşmiş, dava 21.01.2021 tarihinde 8 yıllık süre dolmadan açıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi hatalı olup, davacı vekilinin istinaf istemi yerindedir.  <br> HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda,  ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile  .... ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... tarih, .../.... esas, .../... sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince davacı tarafa iadesine,<br>3-Karar tebliğ, gider avansı ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca  kesin olmak üzere  22/03/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br>\t\t\t\t<br>....<br>Başkan<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>..<br>Üye-...<br><br> <br>...<br>Katip<br>...<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c09421f91ebd50c","SID":"e0f7e0b780bd6763"}}