{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/831 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/553<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 11/10/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 10/07/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:  müvekkili ..., davalı şirket ortaklarından olduğunu, diğer ortaklar ... ve ... tarafından 05.08.2022 tarihinde bir olağanüstü genel kurul toplantısı düzenlendiğini ve bu toplantıda müvekkilimin ortaklıktan çıkarılması yönünde karar oluşturulduğunu, limited şirket ortağının ortaklıktan çıkartılmasına ilişkin hükümler TTK'da ayrıntılı olarak düzenlenmiş olduğunu, alınan karar kanuna açıkça aykırılık teşkil etmekte olduğunu, ancak davalı şirket ana sözleşmesinde ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin bir düzenleme yer almadığını, somut olayda ana sözleşmede çıkarmaya ilişkin bir düzenleme bulunmadığından ortaklıktan çıkma/çıkarma haklı sebeplerin varlığı halinde ve  ancak bir mahkeme kararı ile mümkün olabilecekken, herhangi bir haklı sebep olmaksızın ve mahkemeye müracaat etmeksizin genel kurulda verilen çıkma kararı kanunun emredici hükümlerine usul ve yasaya aykırı olduğunu, butlanının tespitini, mümkün görülmediği taktirde iptaline karar verilmesi gerektiğini, davalı (diğer) şirket ortakları, rekabet yasağına aykırı hareket ettikleri ve usulsüz işlemleri ile şirketi zarara uğrattıkları için haklarında müdürlükten azledilmelerine ilişkin olarak devam eden davalar bulunduğunu müvekkili ..., ... ile birlikte, davalı şirketin ortağı olduğunu,  2019 yılından beri faaliyet yürüten firma kısa sürede sektöründe tanınan bir firma haline geldiğini, firmanın isim babası da müvekkili ... olduğunu. toplantısı kararlarının yürütmesinin durdurulmasını, davalı şirketin 05.08.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı kararlarının butlan ile sakat olduğunun ve yok hükmünde olduğunun tespitini, mümkün görülmediği taktirde iptalini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkilleri ... ve ... ile davalı ..., ...'nin ortakları olduğunu, ... ve ... ile davacı ..., ... Taşıtlar San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları olduklarını, üç ortak arasında davacının iddialarının aksine, davacının fiillerinden kaynaklı olarak geçimsizlik başladığını, davacı her ne kadar davalı şirket ortaklarının şirketin zararına olacak şekilde rekabet yasağına aykırı davrandığını, özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı davrandıklarını, davacı aleyhine çeşitli işlemler tesis ettiklerini iddia etse de işbu iddiaların hiçbiri gerçeği yansıtmadığı gibi iddia edilen tüm usulsüzlükler ve fazlası davacı tarafından gerçekleştirildiğini, davacı taraf her ne kadar 11/05/2022 tarihli olağan genel kurulda kanuna aykırı şekilde çift tutanak düzenlendiğini iddia etse de, çift tutanak düzenlenmesinin sebebi davacıdan kaynaklandığını, olağan genel kurul gün ve saati tüm ortaklara usule uygun biçimde bildirilmiş ve toplandığını, Genel kuruldaki gündem maddeleri görüşülmüş ve imza altına alınmışken davacı ..., hileli bir şekilde imza altına alınan tutanağa el koyarak genel kurula teslim etmedğini ve 2. nüshayı da imzalamaktan kaçındığını, şirket ortakları ise yeterli çoğunluğu sağladığından genel kurula devam kararı alarak ve aynı gündem maddelerini görüşmek suretiyle karara bağlandığını ve tutanağı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne teslim edildiğini, iş  bu husus akabinde davacı tamamen kötü niyetle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne şikayet dilekçesi vermiş ve şirket ortaklarının tescil ve ilan başvurusunun kabul görmemesine sebebiyet verdiğni, İlk düzenlenen tutanak halen dahi davacının elinde bulunmakta olduğunu, şirket muhasebecisi ...'tan istediğini ancak alamadığını iddia ettiği evraklar mail yoluyla kendisine gönderilmiş ve mailler onaylandığını, davacı tarafın kötü niyetle hareket ettiği ve kendini aklama çabası içerisinde olduğunu, ... Otomotiv firmasının açılış sebebi 0 KM araçların alımı olduğunu, davacı, şirketin kuruluş aşamasından itibaren belediyeden onay alınana kadar yapılan tüm işlemlerin bizzat içinde bulunduğunu, kuruluşun tamamlanmasıyla kendisine alış-satış vekaleti verilmiş olduğunu, yapılan satışlarda bizzat kendi imzası bulunduğunu, davacı, ... Otomotiv firmasının kazandığı tüm paradan payının tamamını aldığını, davacının, ... Otomotiv firmasının rekabet yasağına aykırı hareket ettiğini iddia etmesi tamamen kötü niyetli olup, söz konusu şirket kendisinin bilgisi dahilinde açıldığı görülmekte olduğunu, davacı şirket karına da ortak olduğunu, ancak davacının son zamanlardaki art niyetli davranışlarının ortaya çıkmasıyla birlikte firma 6 ay süren faaliyetini sona erdirerek sicilden terkini yapıldığını, davacı ... ... plakalı aracı şahsı üzerine kar etme amacıyla sattığını ve müvekkili firmanın internet sayfasına ilan koyarak satışını gerçekleştirmiş  olduğunu, bunun üzerine internet sitesi kayıtlarını silerek delil karartma çabasına girdiğini, Davacı taraf her ne kadar ...'ün yapmış olduğu satışlara ilişkin kesilen  konsinye faturalarının düşük olduğunu iddia etse de;-05.04.2022 tarihinde yakın arkadaşı ...'a ait ... plakalı araç için KDV dahil 1.180,00-TL,-09.05.2022 tarihinde yakın arkdaşı ...'a ait ... plakalı araç için KDV dahil 1.000,00-TL,-23.05.2022 tarihinde ...'ın şahsi müşterisi olan ...'a ait ... plakalı araç için KDV dahil 1.000,00-TL,-23.05.2022 tarihinde ...'ın şahsi müşterisi olan ...'ya ait ... plakalı araç için KDV dahil 1.000,00-TL, -28.05.2022 tarihinde davacı ...'ın şahsi müşterisi olan ...'a ait ... plakalı araç için KDV dahil 1.000,00-TL şeklindeki konsinye faturaları davacı tarafından düzenlendiğini, düzenlenen konsinye faturalarının, şirket ortakları arasında yapılan toplantıda konsinye bedelinin 3.000,00-TL olması müvekkillerce teklif edilmiş ancak davacı ..., satın alan şahısların yakını olması sebebiyle müvekkiller ile tartışma yaşadığını ve davacı 1.000,00-TL'lik konsinye faturası düzenlendiğini, müvekkili ... ... plakalı 2011 model aracı 22.10.2021 tarihinde satın almış, 100.000,00-TL'ye yakın masraf yaparak motorunu tamir ettirdiğini ve halen dahi şahsi kullanımı devam ettiğini, bu nedenle  görüleceği üzere satış tarihindeki aracın değeri ile müvekkilin ödediği miktar ve araca yapılan masrafın toplamı göz önüne alındığında denk geldiği görülmekte olduğunu, hiçbir şekilde şirket imkanından faydalanma ve zarara sokma amacı bulunmadığını, Davacı, ... Taşıtlara ait internet sayfasına koyulan ilanlarda kendi adını ve numarasını yazarak müşterilerle doğrudan şahsı adına iletişime geçmiş ve kendi müşteri portföyünü oluşturduğunu, ayrıca yaşanan olaylar akabinde şirkete ait mail hesabının şifresini değiştirerek el koyduğunu, davacı, müvekkil firma adına kayıtlı olan ... plakalı aracı 24.02.2021 tarihinde babası ...'a fahiş derecede düşük olan 78.500,00-TL'ye sattığını ve defalarca yapılan uyarılar sonucunda ödeme 3 ay sonrasında yapıldığını, Davacı, müvekkil firma adına kayıtlı olan ... plakalı aracı 13.05.2020 tarihinde eşinin kardeşi olan ...'a müvekkilere haber vermeden alış fiyatına satmıştır.Davacı, müvekkil firma adına kayıtlı olan ... plakalı aracı 16.11.2021 tarihinde ablası ...'e kar payı koymaksızın 217.000,00-TL'ye devretmiş ve araç ablası tarafından satın alım tarihinin üzerinden henüz 3.5 ay geçmesine karşın 03.03.2022 tarihinde şirket aracılığıyla 375.000,00-TL'ye satıldığını, bunun üzerine davacı yine 1.000,00-TL'lik konsinye faturası düzenledığını, davacı, müvekkili firmanın zararına olacak satışlar yaptığı gibi bir de satışları yakınlarına yapmış gibi göstererek yakın zamanda araçları tekrar devretmek suretiyle edilen satış karının sadece kendi hesabına kalmasını sağladığını, ayrıca görüleceği üzere şirket itibarını kullanarak yakınları üzerinden satış yaptığını ve düşük miktar konsinye faturaları düzenlemeye devam ettiğini, davacı ortak ... ... plakalı ... marka aracı birlikte çalıştığı fiili ortağı 1997 doğumlu ... (TCKN:...) adına satış devri yapmış ancak bahsi geçen aracı alım gücü bulunmayan ... adına gerçeğe aykırı biçimde şirketi zarara sokan hatalı bir fatura düzenlemesine rağmen şirket hesabına gelen herhangi bir ödeme de geçmediğni, işbu hususa ilişkin şahısların ödemeye ilişkin banka dekontları sunması adına karar verilmesi gerekmekte olduğunu, ödeme yapılmış olsa dahi hangi saikle şirket hesabına geçirilmediğinin açıklanması gerekmekte olduğunu, davacı  ortak ... 12.05.2022 tarihinde şirket banka hesabından (... üzerinden), şahsi hesabına 620.000,00-TL'yi hiçbir karşılığı olmadan göndererek zimmetine geçirmiştir, yukarıda açıklanan hususlar ışığında davacının kötü niyetle ikame ettiği haksız davasının reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME ve GEREKÇE: <br> Dava, Davalı  şirketin 05/08/2022 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının yoklukla malul olup olmadığı, iptal koşullarının oluşup oluşmadığı  noktalarında toplandığı anlaşıldı. <br>Bilirkişi... ve ...'dan alınan bilirkişi raporunda: \"TTK m. 1521 gereğince \"Ticaret şirketlerinde, ortakların veya pay sahiplerinin şirketle veya birbirleriyle şirket ortaklığından veya pay sahipliğinden kaynaklanan davalarda veya şirketin yönetim kurulu üyeleri, yöneticileri, müdürleri, tasfiye memurları ya da denetçilerine karşı açılacak davalarda basit yargılama usulü uygulanır. \"Basit yargılamada taraflar dava ve cevap dilekçesi olmak üzere 2 dilekçe verirler. Ayrıca bir cevaba cevap dilekçesi verilmesi bu usulde yoktur. Anılan maddenin derdest davada kullanılacağı şüphesizdir. Dolayısıyla mübrez dilekçelerden dava ve cevap dilekçesi dışındakilerin değerlendirilmesi mahkemenin takdirindedir. Limited şirketlerde çıkma ve çıkarılmaya ilişkin düzenlemeler aşağıda verilmiştir: C) Çıkma ve çıkarılma I - Genel olarak MADDE 638- (1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığındaşirkettençıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğerönlemlere karar verebilir. II- Çıkmaya katılma MADDE 639- (1) Ortaklardan biri şirketsözleşmesindekihükme dayanarak çıkmaistediği veya haklı sebeplerden dolayı çıkma davası açtığı takdirde, müdür veya müdürler gecikmeksizin diğer ortakları bundan haberdar ederler. (2) Diğer ortaklardan her biri, haberin kendisine ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde; a) Şirket sözleşmesinde öngörülen haklı sebep kendisi yönünden de geçerliyse, kendisinin de çıkmayakatılacağınımüdürlere b ildirmek, b)\tAçacağı bir dava ile haklı sebepler dolayısıyla çıkma davasına katılmak,hakkına sahiptir. (3) Çıkantüm ortaklar, esas sermaye payları ile orantılı olarak, eşitişleme tabi tutulurlar. (4) Şirket sözleşmesindeki hüküm sebebiyle veya haklı bir sebebin varlığı dolayısıyla bir ortağınşirkettençıkarılmasıhâlinde bu hüküm uygulanmaz. III- Çıkarma MADDE 640- (1) Şirketsözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirkettençıkarılabileceği sebepler öngörülebilir. (2)Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir. (3)Şirketin istemi üzerineortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirkettençıkarılmasıhâli saklıdır. IV- Ayrılma akçesi 1.istem ve tutar MADDE 641- (1) Ortak şirkettenayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçekdeğerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir. (2) Şirketsözleşmesinde öngörülen ayrılma hakkı dolayısıyla, şirketsözleşmeleri ayrılma akçesini farklı bir şekildedüzenleyebilirler. 2.Ödeme MADDE 642- (1) Ayrılma akçesi; a)Şirket kullanılabilir bir özkaynaküzerinde tasarruf ediyorsa, b)Ayrılan kişinin esas sermaye payları devredilebiliyorsa, c)Esas sermaye, ilgili hükümleregöreazaltılmışsa, ayrılma ile muaccel olur. (2)(Mülga: 26/6/2012-6335/43 md.) (3)Ayrılan ortağın ayrılma akçesininödenmeyen kısmı, şirketekarşı, bütün alacaklılardan sonra gelen bir alacak oluşturur. Bu husus yıllık raporda kullanılabilir özkaynak tutarının tespiti ile muaccel hâle gelir. TTK'da açıkça görüldüğü üzere bir ortağın şirketten genel kurul kararıyla çıkarılması için şirket sözleşmesinde açık hüküm bulunması gerekir (TTK m. 640/1). Ortak bu karara karşı üç ay içinde iptal davası açabilir (TTK m. 640/2). Şirket bu kararı ancak ve ancak şirket sözleşmesinde bu yönde özel düzenleme varsa alabilir. Davalı şirketin, şirket sözleşmesinde bu yönde özel düzenleme yoktur. Dolayısıyla mübrez dilekçelerde ortaya konulmak istendiği gibi bir ortağın şahsında bu kişiyi şirketten ihraç etmek için \"haklı sebepler\" doğarsa, bu durumda TTK m. 640/1 değil, \"Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır.\" Hükmünü amir TTK m. 640/3 düzenlemesi kullanılmak lazım gelir. Yani şirket alacağı bir genel kurul kararıyla \"haklı sebep\" olgusuna binaen ilgili ortağı şirketten çıkartmak için karar alamaz, bunun için mahkemede dava açılması gereklidir. Nitekim bu hususun davalı şirket tarafından da bilahare fark edildiği dosyadan görülmektedir. Esas sözleşmede ortağın çıkarılmasına ilişkin özel bir hüküm olmadığı durumda, bir ortağın limited şirketten haklı sebeple ihracı için (TTK m. 640/3) yukarıda da değinildiği gibi mahkemede dava ikame edilmesi lazım gelir. Şahsında haklı sebep ortaya çıkan ortak dışındaki diğer ortaklar alacakları bir kararla bu ortağı ihraç edemezler. Bu çerçevede şahsında haklı sebep ortaya çıkan ortak dışındaki diğer ortakların ihraca ilişkin genel alacakları genel kurul kararı da yoklukla malul olacaktır, zira bu ancak ve ancak mahkemece kullanılabilecek bir haktır. Bu sebeple de bir başkasının/başkalarının (somut olayda şahsında haklı sebep ortaya çıkan ortak dışındaki diğer ortakların) karar almak suretiyle bir ortağı haklı sebeple limited şirketten ihraç hakkı yoktur ve bu hakkın yokluğuna rağmen bir genel kurul kararı alınırsa, bu karar da yoklukla (keenlemyekûn) sakat olacaktır. Hukuki tavsifi ve nihai takdiri mahkemeye ait olmakla birlikte, 05.08.2022 tarihli genel kurul kararının yukarıda açıklanan sebeplerle yoklukla (keenlemyekûn) sakat olduğu yolundaki kanaatimizi saygı ile bilgilerinize sunarız.\" şeklinde rapor sundukları görüldü.<br>Bilirkişi... ve ...'dan alınan bilirkişi  ek raporunda: Hukuki tavsifi ve nihai takdiri mahkemeye ait olmakla birlikte, 05.08.2022 tarihli genel kurul kararının yoklukla (keenlemyekün) sakat olduğu yolundaki bilgilerinize sunarız.\" şeklinde  ek rapor sundukları görüldü.<br>Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; asıl davanın genel kurulu karar iptali olup, dava konusu olan 05.08.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ile davacının ortaklıktan çıkarılması yönünde karar alındığı görülmüştür.<br>Limited şirketlerde ortaklıktan çıkma ve çıkarılmaya ilişkin TTK yasal düzenlemeleri şu şekildedir;<br>\"TTK m. MADDE 638-<br> (1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir.<br> (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığındaşirkettençıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğerönlemlere karar verebilir.<br>MADDE 639-<br> (1) Ortaklardan biri şirketsözleşmesindekihükme dayanarak çıkmaistediği veya haklı sebeplerden dolayı çıkma davası açtığı takdirde, müdür veya müdürler gecikmeksizin diğer ortakları bundan haberdar ederler.<br> (2) Diğer ortaklardan her biri, haberin kendisine ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde;<br> a) Şirket sözleşmesinde öngörülen haklı sebep kendisi yönünden de geçerliyse, kendisinin de çıkmaya katılacağını müdürlere bildirmek,<br> b)Açacağı bir dava ile haklı sebepler dolayısıyla çıkma davasına katılmak,hakkına sahiptir.<br> (3) Çıkantüm ortaklar, esas sermaye payları ile orantılı olarak, eşitişleme tabi tutulurlar.<br> (4) Şirket sözleşmesindeki hüküm sebebiyle veya haklı bir sebebin varlığı dolayısıyla bir ortağınşirkettençıkarılmasıhâlinde bu hüküm uygulanmaz.<br>MADDE 640-<br> (1) Şirketsözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirkettençıkarılabileceği sebepler öngörülebilir.<br> (2)Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir.<br> (3)Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır.<br> TTK'da açıkça görüldüğü üzere bir ortağın şirketten genel kurul kararıyla çıkarılması için şirket sözleşmesinde açık hüküm bulunması gerekmekte olup, alınan bu karara karşı üç ay içinde iptal davası açabilir  Şirket bu kararı sadece şirket sözleşmesinde bu yönde özel düzenleme varsa alabilecek olup, davalı şirketin, şirket sözleşmesinde bu yönde özel düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre de ortağın şahsında bu kişiyi şirketten ihraç etmek için \"haklı sebepler\" doğarsa, bu durumda TTK m. 640/1 değil, \"Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır.\" düzenlemesi bulunmakta olup, bunun için mahkemede dava açılması gereklidir. Netice olarak genel kurul toplantısında doğrudan ortağın şirketten çıkarılması yönünde alınan kararın yoklukla malul olduğu kanaati ile davalı şirketin 05/08/2022 tarihli ortaklıktan çıkarmaya ilişkin Genel Kurul Kararının yokluk ile malül olduğunun tespitine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>Birleşen davanın, asıl davaya konu olan 05/08/2022 tarihli genel kurul kararından sonra alınan 23/12/2022 tarihli genel kuruldaki ortaklıktan çıkarma davası açılması hususunda şirkete yetki verilmesine ilişkin olduğu görülmekle, başka bir genel kurul kararı olduğu için ayrıca değerlendirmek üzere işbu dosyadan tefrik edilmesine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın Kabulü ile, <br>Davalı şirketin 05/08/2022 tarihli ortaklıktan çıkarmaya ilişkin Genel Kurul Kararının yokluk ile malül olduğunun tespitine, <br>2- Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatıralan 80,70 TL harcın mahsubi ile eksik 534,7‬0 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazineyi irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70  TL başvurma harcı,  80,70 TL peşin harç ve 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 179,90 TL  harcın asıl dosya davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan 523,25‬ TL tebligat ve müzekkere gideri ile 13.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.523,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,<br>5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... Karar sayılı dosyasının tefriki ile mahkememizce yeni esas alınasına<br>7-Bakiye gider avansının karar kesinleştikten sonra ilgili tarafa iadesine,<br>Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize  veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1  maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.  <br>10/07/2025<br><br>Başkan ...<br>    ¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br>   ¸e-imzalıdır <br>Üye ...<br>    ¸e-imzalıdır<br>Katip ...<br>   ¸e-imzalıdır <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"da9e5eae7465d488","SID":"9ad68b73a4fde045"}}