{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO : 2025/1376 <br>KARAR NO\t : 2026/25<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 17/12/2024<br>NUMARASI\t: 2024/64 E. - 2024/325 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekilinin mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davalı ...AŞ. hakkında İstanbul 30. İcra Müdürlüğü ... e. sayılı dosyası ile 15/08/2009 tarihli Müzik Eserleri Yayın İzin Lisans Sözleşmesi ve faturalardan kaynaklanan 36.786,22 TL asıl alacak ve 7.390,66 TL faiz olmak üzere toplam 44.176,88 TL alacağın tahsiline ilişkin olarak 01/12/2015 tarihinde ilamsız takibi  başlattıklarını,  03/10/2018 tarihli itiraz dilekçesi ile borca, bu takibin dayanağı olan faturalara, akdi ilişkiye ve borç miktarının tamamına ferileri ile birlikte itiraz edilerek takibin durdurulmasının  talep edildiğini, davalının takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini, davalı .... AŞ. (... FM) ile davacı meslek birliği arasında 15/08/2009 tarihinde meslek birlikleri repertuarının yayın kuruluşu tarafından sözleşmede belirtilen koşullarla kullanılması için müzik eserleri yayın izin sözleşmesi imzalandığını, nitekim davalı borçlu ... AŞ. (... FM) hakkında, aynı sözleşmeye istinaden daha evvel İstanbul 3. icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosya üzerinden yapılan takibe davalının itirazı üzerine İstanbul 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2010/149 E. sayı ile açılan itirazın iptali davasında taraflar aralarında imzaladıkları 03/01/2011 tarihli ek protokol no:l başlıklı sulh anlaşmasıyla davayı sulh yolu ile sonuçlandırdıklarını, iş bu husussun 23/03/2011 tarihli İstanbul 3.Fıkri ve Smai Haklar Hukuk Mahkemesi 2010/149 E. 2011/79 K. sayılı gerekçeli kararında da belirtildiğini, dolayısıyla davalı borçlunun sulh protokolünü imzalamasına rağmen davaya konu 30. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine ilişkin itirazının kötü niyetli olduğunu, taraflar arasındaki 15/08/2009 tarihli Müzik eserleri yayın izin lisans sözleşmesi kapsamında meslek birliklerinin davalı yayın kuruluşuna vermiş olduğu müzik yayın izni karşılığı olarak, lisans alan davalı tarafından 01/01/2008-31/12/2008 tarihine kadar ki süreç için 12 aylık ödenmesi gereken mali hak bedeli toplam KDV hariç 14.830,75 TL olarak belirlendiğini, taraflar arasındaki lisanj sözleşmesinin 31/12/2008 tarihinden sonraki dönemleri için sözleşme süresinin yenilenmesi hususu sözleşmenin “Sözleşmenin süresi” başlıklı 10.maddesinde \"Taraflardan her biri işbu sözleşme ile belirlenen hükümlere aykırılık ile oluşacak haklı bir nedenin varlığı halinde sözleşmenin devamı boyunca her yıl sonunda hitanımdan en az bir ay öncesinde kadar işbu sözleşmenin feshedildiğini karşı tarafa noter vasıtası edilmediği müddetçe kendiliğinden 1er yıllık dönemler halinde uzar. Taraflar sözleşmenin bu şekilde yenilendiği her yıl sözleşme bedelinin bir önceki yıla ait sözleşme bedelinin ÜFE ve TÜFE oranlarının ortalaması kadar arttırılması sureti ile yeniden belirleneceğini kabul, beyan ve taahhüt etmişlerdir. Bu şekilde bulunacak yeni yıla ait ödemeler protokolde belirtilen sürelerde nakden yapılacaktır.\" hükümlerini içerdiğini, borçlu davalının itirazında böyle bir borcu bulunmadığını iddia ettiğini, belirtilen söz konusu sözleşme hükümleri gereği sözleşmenin yenilendiği dönemler için davalı borçlu tarafından müvekkil ... Meslek birliğine ödenmesi gereken mali hak bedelinin faturalarda gösterildiğini, davacı meslek birliğinin davalıdan toplam 36.786,22 TL asıl alacağının bulunduğunu, sözleşmeye istinaden vadeler belirli olmasına ve iş bu takibe konu faturaları tebliğ almasına rağmen davalının ödeme yapmadığını, asıl alacağa ek olarak sözleşmenin mali şartlar başlıklı 5.maddesi uyarınca yayın kuruluş ödemesi gereken mali hak bedellerini, sözleşmede belirlenen vadelerde ödemediği takdirde TL üzerinden yıllık olarak yasal ve ticari faizin ortalaması oranında faiz ödemesinin kararlaştırıldığını bu düzenleme sebebiyle asıl alacağa yasal ve ticari faizin ortalaması oranında faiz işletildiğini, davalı tarafın basiretli tacir olarak bu sözleşmeyi okuyarak imzaladığını ve kabul ettiğini, icra takip talebinde hesaplandığı üzere 7.390,66 TL işlemiş faiz alacaklarının bulunduğunu, bu sebeple borçlu davalının işlemiş faiz alacağına itirazının da haksız olduğunu, davalı borçlunun gerek sözleşmemin imzalanması döneminde gerekse faturaları tebliğ aldığında faturalarla ve mali hak bedelleriyle ilgili hiçbir itirazda bulunmadığını, faturalardan ve sözleşmeden gayet haberdar olan borçlu davalının itirazı kötü niyetli olduğunu, Türk Borçlar Kanunu’nun Borçlunun temerrüdü başlıklı 117. Maddesi gereği borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş olduğundan davalı borçlunun vadelerin geçmesiyle birlikte borçlu temerrüde düştüğünü,   davalı borçludan talep edilen alacağın sözleşme hükümleri gereğince likit ve belirlenebilir nitelikte olması sebebiyle İcra ve İflas Kanunu’nun 67. Maddesi uyarınca müvekkilim meslek birliği lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini belirtmiş davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmolunarak yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekilinin mahkemeye sunmuş olduğu beyan dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davalıya yapılan tebligatın usulsüz ve emredici hükümlere aykırı olması sebebiyle, huzurdaki davaya karsı elde olmayan sebeplerle süresinde cevap verilemediğini ve savunma hakkının kısıtlandığını, ön inceleme aşamasından da bihaber olunduğundan, HMK 95 ve devamı maddeleri uyarınca eski hale getirme taleplerinin kabulü ile doğrudan müvekkiline yapılan usulsüz tebligatın geçersiz sayılmasını, dava dilekçesini ıttıla tarihimizin 13.02.2019 tarihi olarak kabulü ile cevap dilekçeleri doğrultusunda delillerin toplanarak davanın reddine karar verilmesini, dava dilekçesi her ne kadar doğrudan davalıya tebliğ edilmiş olsa da; dava konusu icra takibine ve ödeme emrine karşı vekil aracılığıyla süresi içerisinde borca itiraz edildiğinden ve vekile ait vekaletname takip dosyası içinde bulunduğundan huzurdaki itirazın iptali davasında ve ekinde dava dilekçesi bulunan ve üzerinde duruşma gününün yazılı olduğu tebligatın vekile yapılması gerekirken asile yapılmasının doğru olmadığını, davalı .... A.Ş. Unvanlı şirketin gıyabında 31.03.2005 tarihinde İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2002/840 E. sayılı İFLAS Kararı verildiğini, haksız verilen bu karar, Yargıtay 19 HD. 31.03.2005 tarih ve 2005/338 E., 2005/3430 K. \"Bozma Kararı\" verildiğini, iflas aşaması ve iflasın kaldırılmasına kadar, üç yıldan fazla bir süre geçtiğinden, organsız kalan şirketin Genel Kurul Toplantısının yapılmasına yönelik davalı şirket tarafından yapılan müracaat üzerine, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 08.06.2006 tarih ve 2006/103E. ve 2006/307 K ile Genel Kurul Toplantısı yapılmasına karar verildiğini, bu karara, 3. Şahıslar tarafından İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde yapılan itirazlar ve müdahillik talepleri nedeniyle, şirketin organ teşkili amacıyla yapacağı Genel Kurul toplantısına engel olunduğunu, şirketin iflas kararının onaylanması talep edilmesi nedeniyle, yeniden mahkeme kararına ihtiyaç duyulduğunu, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/335 E ve 2009/463 K. sayılı 16.09.2009 tarihlî Kararı uyarınca, 30.12.2009 tarihinde (organ teşkili ve adres değişikliği amaçlı) Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı yapıldığını, davalı şirketin bu zorluklarla mücadele ederken, davacı ... nin ( ... ve ... Unvanlı diğer Müzik Meslek Birlikleriyle birlikte) Müvekkil şirketin evrak üzerinde RTÜK tarafından verilmiş bir radyo yayın iznini bahane göstererek, sözleşme imzalanması konusundaki yasal takibe geçecekleri yönündeki aşırı baskılan ve \"sözleşme imzalanmazsa suç duyurusunda bulunacakları\" yönündeki tehditleri üzerine, 15.08.2009 tarihinde yani daha şirket organlan tesis edilmeden ( 30.12.2009 tarihli Genel Kurul Toplantısı öncesinde) \"Müzik Eserleri Yaym İzin Sözleşmesi\" imzalanmak mecburiyetinde kalındığını, davalı şirketin mevcut hukuki durumu ve mali yapısı nedeniyle, radyo yayınına başlaması için yatırım yapmasının imkânsız olduğu bu bu dönem içinde, telif hakkı iddiasında bulunan ... tarafından faturaların gönderildiğini, ... tarafından gönderilen faturalar geri iade edilmiş olmasına rağmen, tekrar tekrar şirkete gönderilmeye devam ettiğini, şirketin, tek kuruşluk maddi imkânı, tek bir personeli ve çalışacak mekânı dahi bulunmadığı için, yeniden organize olma amacıyla; ... A.Ş. Unvanlı kardeş şirketin Büyükdere Cad. ...Mecidiyeköy, Şişli/İstanbul adresindeki bir odasına taşındığını, Maliye Bakanlığı İstanbul Defterdarlığı tarafından yapılan yerinde denetim sonunda hazırlanan 02.02.2011 tarihli \"Yoklama Tutanağı\" incelendiğinde, davalı şirketin \"çalışan personelinin olmadığı, yaklaşık dört yıl önce müflis duruma düştüğü, faaliyetinin olmadığı, yeniden faaliyete geçmek için 25.01.2011 tarihinde bu adrese geçtiği, mülk sahibi firma tarafından, bir masa, bir koltuk ve bir bilgisayar ve yazıcının tahsis edildiği\" nin açık ve net olarak tespit edildiğini ve tutanağa bağlandığını, hal böyleyken, davacı ... tarafından davalı şirkete gönderilen faturaların haksız olduğuna, radyo yayını yapılmadığına ve tek kuruşluk geliri bulunmadığına dair yapılan itirazlarının davacı tarafından kabul görmediğini,  davalının itirazları üzerine davacı ... tarafından, İstanbul 3. İcra Müdürlüğü nezdinde ... E. Sayılı dosya üzerinden takip başlatıldığını, davalı şirket tarafından yapılan itiraz nedeniyle İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2010/149 E nolu itirazın iptali davası açılmışsa da bu aşamada sulh yoluna gidilerek, radyo yayınına başladıktan sonra, haksız kesilen fatura bedellerini ödeyeceği beyan edilerek \"Ek Sözleşme\" imzalamak mecburiyetinde kaldığını, bu arada davacının fatura göndermeye devam ettiğini, davalı şirket yönetiminin, mali kaynak temin etmek ve radyo yayınlarına başlayarak elde edilecek gelirlerden davacı ...'nin (haksız) alacağını öncelikle ödemek amacıyla, yeni hissedar arayışına girdiğini 20.06.2011 tarihinde \"Sermaye Arttınmı konulu Genel Kurul toplantısı gerçekleştirildiğini, ancak sözde yeni hissedarların tek kuruş para koymadıktan gibi, düzenledikleri sahte belgeler ve hileli yollarla şirketin temsil ve ilzam yetkisinin bu kişilerin eline geçtiğini, söz konusu şahıslar hakkında, davalı şirket tarafından açılmış çok sayıda ceza ve hukuk davaları ile suç duyurularının halen derdest olduğunu, davalı şirketin gerçek hissedarları tarafından İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yapılmış olan 2016/400E nolu \"Genel Kurul Yapılmasına izin verilmesi konulu dosya\" sonuçlanması üzerine davalı şirket hissedarlarının tümünün katılımıyla 6012 sayılı TTK'nun 416 maddesi uyarınca, Genel Kurul Toplantısı yaparak, şirket merkezim ve adresini açıklandığını ve beyan edildiğini, davalı şirketin yönetimini kanunsuz olarak elinde bulunduran son ve sahte yönetim kurulu üyelerinden, şirkete ait resmi defter ve kayıtlar Beyoğlu 57. Noterliği aracılığıyla gönderilen 23.02.2018 tarih ve ... nolu ihtarname ile talep edilmiş olmasına rağmen bu şahıslar tarafından cevap dahi verilmediğini, İstanbul bu hususta suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı ...'nin beyan ettiği fatura tarih ve gönderdiği şirket adreslerine bakıldığında hiç birisinin beyan edilen şirket adresleri olmadığını, tek dönem faturalar hariç, diğerlerinin şirkete ulaşmadığını, davalı şirkete ait radyo kanalının hala kapalı olup yayın yapmadığını, davalı şirkete ait Resmi Defterler, faturalar, bilançolar ve Vergi Dairesine sunulan Beyannameler incelendiğinde de bu durumun anlaşılacağını, bu nedenle davacı ...' nin radyo yayınları yapılıyor gerekçesiyle kestiği faturalar karşılığında \"Hak Kullanım Bedelleri\" adı altında tahsilat talep etmesi haksız, kanunsuz ve sebepsiz zenginleşme nedeni olacağını, faturaların şirket kayıtlarında yer almadığını, radyo kanalının yayında olup olmadığına bakmaksızın fatura gönderildiğini, şirket adresinin değiştiğini, yanlış adrese fatura kesildiğini, hakkedilmeyen fatura bedellerine fahiş faizler işletildiğini belirtmiş açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi 2018/498 Esas 2020/111 Karar sayılı kararının davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Dairemiz 2020/2405 Esas 2024/186 Karar sayılı kararı ile; Davalı yanca hizmetin kullanılmadığı, kullanılmayan hizmete yönelik sorumlu olmadıkları iddia edilmiş olup, sözleşmenin feshi başlıklı 11. Maddesinde, meslek birliklerinin ya da yayın kuruluşunun faaliyetinin sona ermesi, acze düşmesi, tasfiyesi, iflası ya da sözleşmenin 1. Maddesinde yazılı taraflardan birinin değişmesi halinde sözleşme kendiliğinden son bulur hükmü bulunduğu, davalı tarafça dosyaya sunulu 02/02/2011 tarihli yoklama fişinde şirketin 4 yıl süre ile müflis duruma düştüğü, tekrar faaliyete geçilmek üzere 25/01/2011 tarihi itibari ile adrese taşındığı, 1 masa, koltuk ve yazıcının kuruma tahsis edildiği, çalışan personelin olmadığı, faaliyetinin bulunmadığı açıklanmış olup, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de,  RTÜK'den takibe konu dönemlerde radyonun sözleşmenin 11. Maddesine göre kanalın faal olup olmadığının tespitinin yapılarak  ve gerekir ise iflas dosyasının  ve ticaret şirket kayıtlarının incelenerek sözleşmenin sona erme koşullarının bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, diğer istinaf nedenleri bu aşamada incelenmeksizin ilk derece mahkemesinin kararının tamamının kaldırılmasına, belirtilen hususların gerekçeli kararda tartışılarak, yargısal denetime elverişli ve gerekçeli şekilde karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; Taraflar arasında imzalanan 15.08.2009 tarihli Meslek Birliği Lisans Sözleşmesi kapsamında davacı tarafça düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibinin başlatıldığı, davalıya çıkartılan  ödeme emrinin tebliği üzerine davalı tarafından süresi içerisinde itiraz edildiği ve yine davacı tarafından itiraz üzerine süresi içerisinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin; \"Sözleşmenin Süresi” başlıklı 10. Maddesinde: \"...İşbu sözleşme 01.01.2008-31.12.2008 dönemi için imzalanmıştır. Taraflardan her biri, iş bu sözleşme ile belirlenen hükümlere aykırılık ile oluşacak haklı bir nedenin varlığı halinde sözleşmenin devamı boyunca her yıl sonunda hitamından en az 1 (bir) ay öncesine kadar iş bu sözleşmenin feshedildiğinin karşı tarafa noter vasıtası ile bildirerek sözleşmeyi feshedebilir Sözleşme yukarıda belirtilen koşullarla feshedilmediği müddetçe kendiliğinden l'er (birer) yıllık dönemler halinde uzar.\" hükümlerini içermekte olup, dosya kapsamında sözleşmenin feshi için düzenlenen ihtarname sunulmamıştır. \"Mali Şartlar\" başlıklı 5.Maddesinin 5.1 bendinde: \"...5846 sayılı FSEK ve 3984 sayılı Yasa gereği sadece; bu sözleşme ile sınırlı olmak ve sadece bu sözleşme süresince geçerli kalmak kayıt ve şartıyla, 01.01.2008 tarihinden 31.12.2008 tarihine kadar olan dönemi kapsayacak şekilde Meslek birliklerinin YAYIN kuruluşuna vermiş olduğu yayın izni karşılığında... ... Logolu yaym kuruluşu, 12 aylık sözleşme bedeli olan 14.830,75-TL+KDV mali hak bedelini EK-1'de belirtilen şekilde ve tarihlerde meslek birliklerine ödeyecektir.\" şeklinde düzenlenmiştir. 5.3. bendi ise \"Yayın kuruluşu, ödemesi gereken mali hak bedellerini, sözleşmede belirlenen vadelerde ödemediği takdirde TL üzerinden yıllık olarak yasal ve ticari faizin ortalaması oranında faiz ödenecektir.\" hükmünü içermektedir. Sözleşmenin feshi başlıklı 11. Maddesinde, meslek birliklerinin ya da yayın kuruluşunun faaliyetinin sona ermesi, acze düşmesi, tasfiyesi, iflası ya da sözleşmenin 1. Maddesinde yazılı taraflardan birinin değişmesi halinde sözleşme kendiliğinden son bulur hükmü bulunduğu, dosya kapsamında istinaf sonrasında alınan RTÜK'ten cevabi yazı içeriği incelendiğinde dava konusu lisans sözleşmesi gereğince \".... FM\" isimli radyonun 2012 ve 2020 yılları arasında faaliyette olup olmadığının tespit edilemediği, dosya kapsamında alınan ticaret mahkemesi dosyalarında davalı şirketin aktif olmadığı anlaşılmakla, dava konusu radyonun yayında olmadığı bu nedenle sözleşme gereğince bir yayın olmadığı bu nedenle davalının icra takibine konu edilen alacaktan sorumlu olmadığı kanaatine varıldığı anlaşılmakla \"Davanın reddine\"\" karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; <br>-Dosya kapsamında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığını ve \"Şirketin ticaret sicil kaydı faal olarak devam etmektedir.\" şeklinde cevap verilmiş olduğunu, yine Radyo Ve Televizyon Üst Kurulu'a yazılan müzekkereye cevaben \"...Kuruluşa  ait  kayıt  bulunmadığından ilgili kuruluşun 2010-2016 yılları arasında yayında olup  olmadığı  hususu  tespit  edilememektedir. Bununla  birlikte  ilgili  kuruluşa  2010-2016 yılları arasında uygulanmış müeyyide detaylarını gösterir tablo ekte tarafınıza iletilmektedir.\" şeklinde cevap verildiğini, söz konusu cevap yazısında şirketin faaliyette olmadığına ilişkin bir kanıya varılmadığını, yazı ekinde sunulan uygulanmış müeyyideleri gösterir tabloda 13.12.2010, 15.02.2011, 03.02.2016 tarihleri olmak üzere 3 adet uyarı aldığı ve bu uyarıların şirkete tebliğ edildiğinin dahi bildirildiğini, faaliyette olmayan, yayın yapmayan bir radyo kanalının RTÜK tarafından uyarı cezası alamayacağını, söz konusu uyarı müeyyideleri dahi davalı şirketin radyo yayını yapmaya devam ettiğini, aldığı uyarı tarihleri itibariyle şirketin ve radyonun 2010-2016 yılları arasında faaliyetine devam etmiş olduğunu ispatlar nitelikte olduğunu, Davaya konu faturaların da 2011-2012-2013-2014-2015 yılları  telif hakkı bedellerini içermekte olup bu durumda şirketin fatura tarihleri itibariyle yayına devam ettiğinin açık olduğunu,-Mahkemece her ne kadar gerekçeli kararda, İstanbul 12 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/335 esas sayılı dosyası ile İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/840 esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden celbedilerek dosya arasına alındığı anlaşıldı şeklinde belirtilmişse de; bu hususta da eksik inceleme yapılmış olduğunu, İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/840 esas sayılı dosyasının  huzurdaki dosya ile bir ilgisinin bulunmadığı, aynı mahkemeden 2002/840 esas sayısı dosyasının celbi talep edilmişse de İstanbul 8. ATM 16/10/2024 tarihli cevap yazısı ile, \"2011 yılı öncesi kayıtları sistemde tam olarak kayıtlı olmadığından iş bu dava dosyası da kayıtları tam olmayan dosyalar arasında bulunmaktadır. Mahkememizin 2002/840 Esas sayılı dava dosyası Yargıtaydan bozma olarak gelmiş, Mahkememizin 2005/270 Esasına kaydı yapılmış ve bilahare İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin bu dosyanın celbini talep etmesi üzerine ekli müzekkere ile İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/384 Esas sayılı dava dosyasına gönderilmiş henüz Mahkememize iadesi sağlanmamıştır.\" şeklinde cevap verilmekle söz konusu dosyanın gönderilemediğini bildirdiklerini, netice itibariyle 2002/840 esas sayılı dosyası da huzurdaki dava dosyası içeriğine alınamadığını,-İstanbul 12 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/335 esas sayılı dosyası Uyap sistemi üzerinden gönderilmiş olup, söz konusu davanın davacısı ..., davalısı .... A.Ş. Olup dava konusu Genel Kurula İzin davası olduğunu, söz konusu davanın da huzurdaki dava ile herhangi bir ilgisi bulunmadığı gibi, davalı yönünden verilen bir iflas kararı da olmadığını,  davalı tarafça davayı uzatmak maksadıyla ileri sürülen dava dosyalarının huzurdaki dava yönünden bir ilgisi bulunmayıp davalı şirket hakkında verilen bir iflas kararı da bulunmadığını, Ticaret sicil kayıtlarında davalı şirketin faal olduğunu, şirket hakkında, RTÜK kayıtlarında faaliyette olmadıklarını iddia ettikleri yıllar itibariyle uyarı müeyyideleri bulunduğunu, bu halden de şirketin ve radyonun faal olduğu sonucu çıktığını, verilen uyarıların radyo yayını doğrultusunda verildiğini, yani bahsedilen yıllar için yayın yapılmıştır ki uyarı cezası alınsın, Mahkeme kararında davalı şirketin aktif olmadığının nasıl anlaşıldığının taraflarınca anlaşılamadığını, Dosya kapsamında davalı şirket için alınan herhangi bir iflas kararı tespit edilmediğini, istinaf kararı ile işaret edilen hususlarda yazılan müzekkereler neticesinde de yine şirketin aktif olmadığına ilişkin bir bilgiye ulaşılamadığını, tam tersi ticaret sicilden şirketin faal olduğu, RTÜK'ten de 2010-2016 yılları arası şirketin faaliyet gösterdiğine ilişkin bilgi edinildiğini, mahkemece verilen davanın reddine ilişkin karar eksik inceleme neticesinde oluşturulmuş olup istinaf incelemesi ile kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacının dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun yeterli olduğunu iddiasının yerinde olmadığını, raporun müvekkiline ait ticari defterler incelenmeksizin yalnızca davacı tarafın defterleri incelenmek suretiyle hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak tanzim edildiğini, Müvekkili Şirketin mevcut hukuki durumu ve mali yapısı nedeniyle, radyo yayınlarına başlaması için yatırım yapmasının imkansız olduğu dönem içinde,  telif hakkı iddiasında bulunan davacı tarafından faturalar gönderildiğini, Davacı tarafından gönderilen faturaların geri iade edilmiş olmasına rağmen,  tekrar tekrar şirkete gönderilmeye devam ettiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete gönderilen faturaların haksız olduğuna, radyo yayını yapılmadığına ve tek kuruşluk geliri bulunmadığına dair yapılan itirazlara rağmen, Davacının bunu kabul etmediğini,  Şirket hakkında 30/09/2017 tarihi itibariyle 2004/13 sayılı “İç Genelge” uyarınca resen terk kararı verdiğini,  Re’sen Terk Kararı, davacının beyan ettiği fatura tarih ve gönderdiği şirket adreslerine bakıldığında görüleceği üzere, hiç birisi beyan edilen şirket adresleri olmadığını, ilk dönem faturalar hariç, diğer tüm faturalar şirkete ulaşmadığını, Müvekkili şirkete ait radyo kanalının da halen kapalı olup yayın yapmadığını, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’ndan dosyaya gönderilen yazıda da açıkça görüldüğünü, diğer taraftan, müvekkil şirkete ait Resmi Defterler, faturalar, bilançolar ve Vergi Dairesine sunulan Beyannameler incelendiğinde de görüleceği üzere,  şirkete ait tek bir faaliyet ve gelir bulunmadığını, defterleri incelendiğinde; faturaların şirket kayıtlarında yer almadığı, radyo yayını yapılmadığı halde haksız fatura gönderildiği, bu faturaların davacıya iade edildiği ve hatta yanlış adrese fatura kesildiği, haksız faturalara fahiş faiz işletildiğinin de görüleceğini, Davalı müvekkili şirketin gıyabında; 31/03/2005 tarihinde İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin (Muyap tarafından aslında gerçek olmadığı Yargıtay kararıyla sabit olan ve şirket yetkilisi tarafından imzalanmayan sahte senet gerekçe gösterilerek) 2002/840 E. Sayılı dosyasında İFLAS Kararı verildiğini, haksız verilen bu kararın, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2005/338 E. 2005/3430 K. Sayılı 31.03.2005 tarihli kararı ile bozulduğunu, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/270 E. 2006/300 K. Sayılı 21/04/2006 tarihli kararı ile Yargıtay kararına uyularak İflasın Kaldırılmasına karar verildiğini, İflasa dair verilen karardan iflasın kaldırılmasına ilişkin verilen karara kadar, üç yıldan fazla bir süre geçtiğinden, organsız kalan şirketin Genel Kurul Toplantısının yapılmasına yönelik müvekkili şirket tarafından yapılan müracaat üzerine, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 08/06/2006 tarih ve 2006/103 E. 2006/307 K. Sayılı kararı ile Genel Kurul Toplantısı yapılmasına karar verdiğini, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen Genel Kurul Toplantısının yapılması yönündeki karara, kendilerini şirket  hissedarı olarak tanıtan ancak hiçbir dönemde herhangi bir nam ve adı altında şirket ile hiçbir  temsil ve ilzam yetkisi olmayan 3. şahıslar tarafından İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde yapılan itirazlar ve müdahillik talepleri nedeniyle, şirketin organ teşkili amacıyla yapacağı Genel Kurul toplantısına engel olunduğunu, şirketin iflas kararının onaylanması talep edilmesi nedeniyle, yeniden mahkeme kararına ihtiyaç duyulduğunu, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/335 E. ve 2009/463 K. Sayılı 16/09/2009 tarihli kararı uyarınca, 30/12/2009 tarihinde organ teşkili ve adres değişikliği amaçlı Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı yapıldığını, Şirket bu zorluklarla mücadele ederken, davacı kuruluşun, (... ve ... unvanlı diğer Müzik Meslek Birlikleriyle birlikte müvekkili şirketin evrak üzerinde RTÜK tarafından verilmiş bir radyo yayın iznini öne sürerek, sözleşme imzalanması aksi halde  yasal takibe geçecekleri yönündeki aşırı baskıları ve \"Sözleşme imzalanmazsa suç duyurusunda bulunacakları\" yönündeki tehditleri üzerine, 15/08/2009 tarihinde, yani 30/12/2009 tarihli Genel Kurul Toplantısıyla daha şirket organları tesis edilmeden önce \"Müzik Eserleri Yayın İzin Sözleşmesi\" imzalanmak mecburiyetinde bırakıldığını, Taraflar arasında akdedilen sözleşmede yer alan şartlar sağlanmadığından söz konusu sözleşmenin hiçbir zaman yürürlüğe girmediğini, müvekkili şirketin radyo yayınlarına başlayacağı zaman... markasını kullanmak üzere sözleşme yaptığını ancak... markasının başka bir şirkette tescilli olması sebebiyle bu isimle hiçbir zaman radyo yayını yapmadığını, kaldı ki hiçbir marka adıyla da radyo yayını yapılmadığını, 38. Nice sınıfından...  markası dava dışı ...  Limited Şirketi adına 2007 yılında tescil edilmiş ve halen İstanbul 96.0 Mhz. frekansından... markasıyla yayınlarını sürdürdüğünü,  Davacıların, 96.0 Mhz frekansından halen yayın yapan radyo kanalının, İstanbul Yayıncılık şirketine ait olduğunu sanarak iş bu davayı açtıklarını, dosyaya gelen RTÜK cevabi yazısında da görüleceği üzere, \".... Anonim Şirketi 2012-2020 yılları arasında '... FM' çağrı işaretli medya hizmet sağlayıcı kuruluşa ait kayıt bulunmadığından ilgili kuruluşun 2010-2016 yılları arasında yayında olup olmadığı tespit edilememiştir.\" şeklinde belirtildiğini, Müvekkili şirketin... FM adı altında yayın yapmadığını, İstanbul Yayıncılık şirketi, her ne kadar yayında olmasa da, ileride kullanmak amacıyla  TPE'ne \" ... FM\" markasını tescil müracaatında bulunduğunu,  RTÜK Başkanlığı'nın şirkete gönderdiği 29/11/2010 tarihli yazısından da müvekkili şirketin radyo yayınlarına başladığında  kullanmak zorunda olduğu radyo markasının adının, ... FM değil, .... FM olduğunu, ayrıca, RTÜK'ün resmi web sitesinde... markasıyla yayın yapan radyo kanalının ...  Radyo ve yayıncılık A.Ş. ünvanlı şirket olduğunu, müvekkili Şirkete ait .... FM radyo kanalının kapalı olduğunu gösteren, RTÜK web sayfasından alınmış belge de dosyaya olduğunu, Şirketin, tek kuruşluk maddi imkanı, tek bir personeli ve çalışacak mekanı dahi bulunmadığı için, yeniden organize olma amacıyla, ...  A.Ş. Unvanlı kardeş şirketin \"Büyükdere Cad. ...Mecidiyeköy Şişli/İST.\" adresindeki bir odasına taşınmıştır. Yine dosyaya mübrez, Maliye Bakanlığı İstanbul Defterdarlığı tarafından yapılan yerinde denetim sonunda hazırlanan 02/02/2011 tarihli \"Yoklama Tutanağı\" incelendiğinde, müvekkil şirketin; \"çalışan personelinin olmadığı, yaklaşık dört yıl önce müflis duruma düştüğü, faaliyetinin olmadığı\" açık ve net bir şekilde tespit edilerek tutanağa bağlandığını, şirkete gelen ..., ... ve birlikte hareket eden açıkça suç işleyen ekibin, temsil ve ilzam yetkisini ellerinde bulundurdukları dönemlerde yapmış oldukları usulsüz ve kanunsuz uygulamalar nedeniyle, müvekkili şirkete çok sayıda icra ve haciz takiplerinin gelmeye başladığını, Davacının beyan ettiği fatura tarih ve gönderdiği şirket adreslerine bakıldığında görüleceği üzere, hiç birisinin beyan edilen şirket adresleri olmadığını, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, Davacı tarafından, 15/08/2009 tarihli sözleşme gereğince davalının lisans bedellerini ödemediği iddiasıyla davalı aleyhinde İstanbul 30 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itiraz sebebiyle  açılan itirazın iptali davasıdır.Davalı .... A.Ş. (... Fm) ile davacı ...Birliği arasında imzalanan 15/08/2009 tarihli Müzik Eserleri Yayın İzin Sözleşmesi uyarınca düzenlenen telif hakkı bedelini içerir fatura borcunun ödenmemesi sebebiyle İstanbul 30. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasından 36.786,22-TL asıl alacak ve 7.390,66-TL faiz olmak üzere toplam 44.176,88-TL alacağın tahsiline ilişkin olarak 01/12/2015 tarihinde ilamsız takip başlatılmıştır.Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin; \"Sözleşmenin Süresi” başlıklı 10. Maddesinde: \"...İşbu sözleşme 01.01.2008-31.12.2008 dönemi için imzalanmıştır. Taraflardan her biri, iş bu sözleşme ile belirlenen hükümlere aykırılık ile oluşacak haklı bir nedenin varlığı halinde sözleşmenin devamı boyunca her yıl sonunda hitamından en az 1 (bir) ay öncesine kadar iş bu sözleşmenin feshedildiğinin karşı tarafa noter vasıtası ile bildirerek sözleşmeyi feshedebilir Sözleşme yukarıda belirtilen koşullarla feshedilmediği müddetçe kendiliğinden l'er (birer) yıllık dönemler halinde uzar.\" hükümlerini içermekte olup, dosya kapsamında sözleşmenin feshi için düzenlenen ihtarname sunulmamıştır.\"Mali Şartlar\" başlıklı 5.Maddesinin 5.1 bendinde: \"...5846 sayılı FSEK ve 3984 sayılı Yasa gereği sadece; bu sözleşme ile sınırlı olmak ve sadece bu sözleşme süresince geçerli kalmak kayıt ve şartıyla, 01.01.2008 tarihinden 31.12.2008 tarihine kadar olan dönemi kapsayacak şekilde Meslek birliklerinin YAYIN kuruluşuna vermiş olduğu yayın izni karşılığında... ... Logolu yayın kuruluşu, 12 aylık sözleşme bedeli olan 14.830,75-TL+KDV mali hak bedelini EK-1'de belirtilen şekilde ve tarihlerde meslek birliklerine ödeyecektir.\" şeklinde düzenlenmiştir. 5.3. bendi ise \"Yayın kuruluşu, ödemesi gereken mali hak bedellerini, sözleşmede belirlenen vadelerde ödemediği takdirde TL üzerinden yıllık olarak yasal ve ticari faizin ortalaması oranında faiz ödenecektir.\" hükmünü içermektedir. Taraflar arasında imzalanan dava konusu sözleşmesinin 15/08/2009 tarihli Müzik Eserleri Yayın İzin Lisans Sözleşmesi olduğu, dava konusu faturaların, 14.09.2011 tarih, 08.10.2012 tarih, 04.11.2013, 16.06.2014, 01.10.2015 tarihli oldukları, davalı şirketin iflas kararının ve iflas kaldırma kararının sözleşme öncesi tarihlere ilişkin olduğu, bu nedenle bu kararların tekrar dosya arasına alınmasının gerekmediği, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/335 E. Ve 2009/463 K. Sayılı 16/09/2009 tarihli kararı uyarınca, 30/12/2009 tarihinde organ teşkili ve adres değişikliği amaçlı Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin ise 15/08/2009 tarihli olduğu, organ teşkili sağlanmadan sözleşmenin imzalandığının anlaşıldığı, RTÜK cevabi yazısında \"... Anonim Şirketi 2012-2020 yılları arasında '... FM' çağrı işaretli medya hizmet sağlayıcı kuruluşa ait kayıt bulunmadığından ilgili kuruluşun 2010-2016 yılları arasında yayında olup olmadığı tespit edilememiştir.\" şeklinde bilgi verildiği, Maliye Bakanlığı İstanbul Defterdarlığı tarafından yapılan yerinde denetim sonunda hazırlanan 02/02/2011 tarihli \"Yoklama Tutanağı\" incelendiğinde, müvekkil şirketin; \"çalışan personelinin olmadığı, yaklaşık dört yıl önce müflis duruma düştüğü, faaliyetinin olmadığı\" açık ve net bir şekilde tespit edildiğine ilişkin delilin davalı tarafça dosyaya sunulduğu, RTÜK tarafından uyarı cezalarına ilişkin tablo sunulmuş ise de, söz konusu uyarı cezalarının radyo yayınına ilişkin olup olmadığının anlaşılamadığı, davalı şirketin fatura tarihlerinde aktif olarak radyo yayını yaptığının tespit edilememesi nedeniyle  davalı şirketin borçtan sorumlu tutulamayacağı,  davanın reddine karar verilmesinde aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 17/12/2024 tarih ve 2024/64 E., 2024/325 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,6 TL harcın davacı tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, <br>3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,<br>6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, <br>6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/01/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7adf564cf60e9cce","SID":"c6cbe06644357fa3"}}