{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:29/12/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:11/10/2022<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:29/12/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde; düzenleme tarihi 13/04/2021, vade tarihi 20/04/2021, bedeli 220.000.00 TL olan kambiyo senedine istinaden, Antalya Genel İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili hakkında haksız ve hukuka aykırı olarak kambiyo senedine mahsus icra takibi başlatıldığını, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalıya borcu olmadığının tespiti ve bu sebeple takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini ve takibin kesinleştiğini, senetteki imzanın borçluya ait olduğunu, kambiyo senetlerinin her türlü sebepten mücerret olup aksinin senetle ve yazılı olarak ispat edilebileceğini, haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"...davacı, takibi konu 220.000,00 TL bedelli senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiştir. Mahkememizce HMK 211.maddesi uyarınca yapılacak incelemeye esas olmak üzere davacının huzurda imza örnekleri alınarak ve senedin  düzenleme tarihinden öncesine ait tatbike medar imza asılları temin edilerek alınan ve yukarıda sonuç kısmı özetlenen ATK  raporu ile; senet altındaki keşideci  imzasının davacı eli ürünü olduğu kesin olarak saptanmıştır. Bu nedenle davanın reddine ve Mahkememizin 20/09/2021 tarihli ara kararı ile İİK 72/3.maddesi uyarınca verilen ihtiyati tedbir kararı infaz edilmiş olmakla alacağın %20'si oranındaki tazminatın davacıdan alınarak İİK 72/4.maddesi uyarınca davalıya verilmesine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yapılan inceleme neticesinde alınan Adli Tıp Kurumu raporunda senetler üzerindeki \"tersim biçimi, işlerlik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlik saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğu hususlarını bildirir kanaat raporudur.\" şeklindeki raporun kesin kanaat içermediğini, bu rapora olan itirazlarının ve yeni bilirkişi tayini taleplerinin  reddedilerek, aleyhe hüküm kurulduğunu, davalı alacaklı tarafça bu hususun kesin olarak ispatlanabilmesi gerektiğini, müvekkilinin imzasının çok kolay taklit edilebilecek bir imza olduğunu, bu açıdan mahkemece yetersiz inceleme üzerine aleyhe karar verildiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, mahkemece aldırılan İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesince düzenlenen 01.09.2022 tarihli raporda, inceleme konusu senet üzerinde atılı bulunan borçlu imzalarının davacı ... eli ürünü olduğunun belirtilmesine, raporun kesin kanaat içermesine, bu kapsamda senette yer alan borçlu imzaların davacının eli ürünü olduğunun anlaşılmasına, mahkemenin  20.09.2021 tarihli tensip tutanağında verilen kararı ile, İİK'nın 71/3 maddesi uyarınca icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilip bu kararın uygulanmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına  Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın  361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi..29/12/2025<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2eec11055ddac065","SID":"66dbc52c8d1dee45"}}