{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2026/159 <br>KARAR NO:2026/192<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/12/2025 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2025/1172 Esas<br>TALEP: İhtiyati Tedbir<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/02/2026<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalı ile müvekkili firma arasında 08.03.2024 tarihli iş sözleşmesi akdedildiği, ancak davalı ...'in, müvekkili şirkete ait bir çok mahrem bilgiye vakıf olduktan sonra rakip  şirketlerde çalışmak/danışmanlık vermek maksadıyla 28.04.2025 tarihinde istifa ederek iş akdini sonlandırdığı, davalının Jadeit ... AŞ ve ... AŞ şirketleri bünyesinde verdiği hizmetin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, müvekkili şirkete ait ticari sırların, müşteri portföyünün ve gizli bilgilerin rakip şirketler tarafından kullanılmasının ve üçüncü kişilerle paylaşılmasının tedbiren yasaklanmasına, davalı şirketlerin müvekkili şirkete ait müşteri portföyüne erişiminin ve haksız rekabet oluşturan tüm ticari girişimlerinin ihtiyaten men’ine karar verilmesini  talep etmesi üzerine mahkemece; TTK nın 61. maddesi kapsamında ihtiyati tedbir verilebilmesi için HMK 389. ve devamı özellikle HMK 390/3maddesinde tanımlanan davanın esası bakımından haklılık olgusunun sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin  reddine karar verilmiştir.Davacı vekili; davalının rakip şirketlerde sigortalı olarak çalıştığı açıkça tespit edilmesine  rağmen tedbir taleplerinin \"haklılık olgusunun gerçekleşmediği\" iddiası ile reddedilmesinin kabul edilemeyeceğini, SGK işe giriş kayıtları incelendiğinde davalının ... AŞ de çalıştığının açıkça görüldüğünü, davalının müvekkili şirkette  “... Yöneticisi” görevinde çalıştığı, görevi gereği müvekkili şirketin tüm operasyonel süreçlerine, müşteri portföyüne, ... nezdindeki başvurulara, ticari stratejilerine, fiyatlandırma politikalarına, kurumsal organizasyon yapısına, hizmet alanlarına, havalimanı ruhsat süreçlerine ve ciddi ticari değeri bulunan iş sırlarına doğrudan bilgi sahibi olduğunu ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafça davalının  davacı şirkette çalışır iken rakip işletmede işe başladığı ileri sürülerek yeni işyerinde çalışmasının engellenmesi hususunda hususunda ihtiyati tedbir talep edilmektedir. İşten ayrıldıktan sonra yeni bir işyerinde rakip işletme olsa dahi çalışmak başlıbaşına haksız rekabet teşkil etmez. Davalının ne şekilde haksız rekabette bulunduğu hususunda somut bir eylemin varlığı ileri sürülmemiş olup, dava dilekçesi ile ihtiyati tedbir talep edildiği davanın esası bakımından haklılığın yaklaşık ispat düzeyinde sağlanmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/02/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"235dbe56c1cbfd8e","SID":"85f7ba6a0badbf31"}}