{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1455 - 2026/92<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/1455 <br>KARAR NO\t\t: 2026/92<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 04/06/2024<br>NUMARASI\t: 2023/743 Esas - 2024/345 Karar<br>DAVACI \t: ATAT TAŞIMACILIK ÇÖZÜMLERİ ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: ELKAP ELEKTROLİTİK KAPLAMACILIK VE MAKİNA SANAYİ İTHALAT İHRACAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ\t: 27/12/2023<br>KARAR TARİHİ\t\t: 22/01/2026<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 09/02/2026<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ulusal ve uluslararası taşımacılık sektöründe faaliyet göstermekte olup davalı tarafa ait ihracat ürünlerinin taşınması konusunda anlaşma sağlandığını, anlaşma kapsamında davalının  ürünlerinin kalkış yeri Sakarya ve varış yeri Liege olacak şekilde 10 ... plakalı araçla taraflarca belirlenen gün ve saatte yükleme yapılarak davacı şirket tarafından taşıma hizmeti gerçekleştirildiğini, Taşıma hizmetini gerçekleştirildiği  ancak bu hizmete dair 23.06.2023 tarihinde fatura kesilmesine ve sayısız defa ödenmesi için talepte bulunulmasına  rağmen davalı tarafça davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını,  Bu nedenle davacı şirket tarafından Sakarya 3. İcra Müdürlüğü 2023/16122 Esas sayılı dosyası nezdinde davalı aleyhine haciz talebi ile icra takibi başlatıldığını, davalı takibi dosyasında borçlu tarafça 12.10.2023 tarihinde borca itiraz edildiğini, bu sebeple  yapılan haksız, kötü niyetli ve usule aykırı itirazlarının iptaline ve takibin devamına, itirazların, haksız olması ve alacağın tahsilini geciktirme amacı taşıması sebebiyle likit ve muayyen alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere müvekkil şirket lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında davalı tarafından üretimi sağlanan ürünlerin taşınmazı için anlaşma sağlandığını ancak davacı tarafın yüklenilen edimleri yerine getirmediğini, icra takibine süresi içinde itiraz ettiklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, Davalının Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2023/16122 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 3.900,00 EURO asıl alacak ve 18,16 EURO işlemiş faizi yönünden iptali ile,  asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek ... Sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince  devlet bankalarınca Euro cinsi para yönünden 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte devamına,<br>2-Alacak likit olduğunan İİK 67/2.madde uyarınca yabancı para cinsinden kabul edilen alacağın takip tarihindeki TL karşılığı olan 115.703,26 TL (12.10.2023 tarihli TCMB EURO efektif satış kuru 29,53 TL) üzerinden hesap edilecek %20 oranındaki icra inkar tazminatnın davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından yüklenilen edimin ayıplı ifa edildiğini, kararlaştırılan teslim süresinden sonra ifa edildiğini, davacı ile davalı arasında sözleşme uyarınca davacı tarafça yüklenilen edimin tam ve eksiksiz bir biçimde ifa edilmemiş olması sebebiyle, davalının huzurdaki dosyaya konu icra takibi dosyasında belirtilen alacak miktarı bakımından herhangi bir borcunun bulunmadığı açık olduğundan mahkemece tesis edilen kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının iddiasının aksine Mahkeme kararının usulüne uygun şekilde gerekçelendirildiğini, dosyadaki deliller ve bilirkişi raporunda tespitler ile taraf beyanlarına atıf yapılmış olup davalının bu itirazının hakkaniyete aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olup davalının da ne hesaplamaya ne de borca bir itirazının olmadığını, istinaf sebebi olarak da göstermemiş olduğundan bu hesaplamanın kabul edildiği mahiyetinde olduğunu, kesin delil karşısında davalının iddialarının salt yargılamayı uzatmaya yönelik olduğunu Mahkemenin tespit ve kararının hukuka, hakkaniyete uygun olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/06/2024 tarih, 2023/743 Esas - 2024/345 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptaline ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nun 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacının davaya ve takibe konu ettiği 23.06.2023 tarihli 3.900,00 Euro bedelli faturaya konu Sakarya- Liege arası taşıma işini davacının yerine getirdiğini, davacı tarafından düzenlenen faturanın davalı tarafından tebliğ alındığını, faturaya itiraz edilmediğini, takipten önce yapılan tüm ihtarlara rağmen davalının anılan borcu ödemediğinden bahisle eldeki takibin başlatıldığı, davalı tarafça yüklenilen edimin ayıplı ve eksik olduğunun savunularak davanın reddinin talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalının istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>Uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasında, itirazın iptali davasının hukuki niteliği üzerinde de durulması gerekmektedir.<br>İtirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür. Alacaklı bu davada genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir.<br>İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III).<br>Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.<br>Diğer taraftan, İİK’nın 67. maddesinin son fıkrasında alacaklının itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açmamışsa umumi hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkının saklı olduğu ifade edilmiştir. Bu da bir yıllık süre içinde açılan itirazın iptali davası ile süre geçirildikten sonra açılan alacak davaları arasında her ikisi de genel hükümlere tabi olmakla birlikte ispat yöntemleri ve hukuki sonuçları bakımından bir fark olduğunu ortaya koymaktadır. Zira süresi içinde açılan dava itirazın iptali davasıdır ve itirazın iptali davasının kazanılması hâlinde borçlunun itirazı iptal edilmiş olur. Bunun üzerine alacaklı itiraz üzerine durmuş olan icra takibine devam edilmesini isteyebilir. Süresinden sonra açılan davada ise itirazın iptali değil alacağa hükmedilmesi istenecektir ve verilen kararın takibe etkisi bulunmamaktadır. Şu durumda itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu alacak olduğunda ve itirazın iptali davası için bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.<br>Genel hükümlere göre her türlü ispat olanağının varlığı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. (HGK 2017/(19)11-1309 e.  2021/377 k. Sayılı ilamı)<br>Dava  konusu  faturalar ve sevk irsaliyelerinin düzenleme tarihi itibariyle somut olay bakımından uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır.<br>Vergi Usul  Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır\" hükmünü haizdir.<br>Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.<br>6102 sayılı TTK’nın  21. maddesine  göre fatura  düzenlenmesi  için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.<br>Bu nedenle, bir satış/hizmet ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini/hizmet verdiği, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.<br>Tek  başına  fatura  düzenlenmesi  akdi  ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK 2017/(19)11-944 e. 2021/197   k. Sayılı ilamı) Yine davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı).<br>Somut olay yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa; Davacı tarafından tanzim edilen 23.06.2023 tarih ATT... nolu 3.900,00 Euro bedelli navlun hizmetleri faturasına dayalı olarak Sakarya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2023/16122 esas sayılı ilamsız icra takibi başlatmıştır. Yukarıda detaylandırıldığı üzere; itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olup, takibe dayanak fatura ile sınırlı bir inceleme yapılmalıdır.<br>Yukarıda detaylandırıldığı üzere; fatura düzenlenmesi tek başına akdi ilişkiyi ispat etmeye yetmez ise de, davacı tarafından düzenlenen faturanın davalı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi veya BA olarak bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirmesi durumunda taraflar arasında akdi ilişkinin olduğu ve hizmetin verildiğinin kabulü gerekir. Dosya kapsamında tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucu dosyaya alınan bilirkişi raporuna göre; her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, her iki tarafın defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin/beratlarının olduğu, davacı tarafından davalıya gönderilen takibe konu faturanın her iki tarafın defterinde de kayıtlı olduğu, ödemeye ilişkin bir kaydın da olmadığının tespit edildiği, bu halde taraflar arasında faturaya konu taşıma işinin olduğu ve davacının taşıma hizmetini davalıya verdiğinin kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.  Davalı taraf anılan taşıma hizmetinin eksik ve ayıplı olarak ifa edildiğini savunmuş ise de, anılan eksikliğin veya ayıbın ne olduğunu açıklamadığı gibi, eksik veya ayıplı ifaya ilişkin hiçbir delil de sunamadığından bu iddiasını da ispat edemediğinden mahkemenin bu yöndeki kabulü isabetlidir.<br>Yine 6098 sayılı yasanın 117.maddesine göre borcun ifa edileceği gün açıkça belirlenmediğinden temerrüt için ihtarın gerektiği açıktır. Davacı ile davalı arasındaki işlemlerin mail yazışmaları ile yürütüldüğünün içeriği davalı tarafından inkar edilmeyen mail yazışmalarından anlaşılmakta olup, davacı tarafından davalıya e-mail vasıtasıyla ihtarın ilk olarak 29.08.2023 tarihinde gönderildiği, davalıya 01.09.2023 tarihine kadar süre verildiği, dolayısıyla 02.09.2023 tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğu görüldüğünden mahkemece temerrüt tarihinin de doğru olarak tespit edildiği görülmüştür.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 9.426,05 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 2.356,51 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.069,54 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/01/2026<br>\t<br>\t<br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b6cab87ccbc6c3ab","SID":"f165d6da5c13d765"}}