{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2025/734 Esas - 2025/876<br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2025/734 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/876<br><br>HAKİM\t:....<br>KATİP\t: ....<br><br>DAVACI \t: ....<br><br>VEKİLİ\t: Av. ....<br><br>DAVACI ŞİRKET TASFİYE MEMURU\t: ....<br><br>DAVALI \t: ....<br>VEKİLİ\t: Av. ....<br><br><br><br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/06/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 26/11/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 26.12.2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davalı ... A.Ş'nin sebep olduğu usul ve yasaya aykırı kusurlu eylemlerinden doğan zararların TBK 49-51 maddeleri gereğince tazminatla giderilmesine ilişkin olduğunu, ... Ltd. Şti'nin 29/06/2018 tarihi itibariyle hiçbir senedinin protesto edilmediği, verilen çeklerin karşılıksız çıkmadığını, banka taksitlerinin vadelerinden ödendiğini ve hiçbir şekilde temerrüt hali söz konusu olmadığını, ... tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeksizin icra takiplerine başlanmış ve uygulanan icra ihtiyati hacizler nedeniyle şirketin malvarlığının haczedildiğini, hesaplarının kat edildiğini, bunun üzerine piyasada ... şirketleri batıyor şeklinde asılsız duyum yayılması üzerine; ticari ilişki içerisinde olduğunu, ... tarafında da haksız icra takipleri başlatıldığını, davalı tarafından ... Ltd Şti aleyhine başlatılan haksız takipler ile şirketin ticari hayatı sonlandırılarak şirket gayri faal hale getirildiğini, davalı ...'nın haksız ve kusurlu olarak vadesi gelen hiçbir borç bulunmadığı halde icra takibinde bulunduğunu, arz ve izah olunan nedenlerle davalarının kabulüne karar verilmesini, davalının kusurlu eylem ve davranışlarından dolayı diğer bankalarca yetkili olduğu ... Ltd Şti'ye başlatılan icra işlemleri ile ... A.Ş tarafından %270 oranında işletilen faizden kaynaklanan zararlarının 17.07.1998 tarihi itibariyle hesap bilirkişisi tarafından tespit edilmesi gerektiğinden şimdilik 250.000,00 TL'nin taraflarına ödenmesini, yargılama harç ve giderlerinin davalı ... üzerinde bırakılmasını, talep ettiği hususlar doğrultusunda lehlerine karar verilmesini talep ve dava ettikleri görülmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLEMİS VE GEREKÇE:<br>Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat  tahsili talebine ilişkindir. <br>Davacı vekili,  davacı şirketin 29.6.2018 tarihi itibari ile protesto edilmiş ve karşılıksız çıkmış çeklerinin olmadığını, banka taksitlerinin vadesinde ödenmesine rağmen davalı tarafça haksız olarak icra takiplerine başlandığını, şirketin malvarlığına hacizler koydurduğunu,hesapların kat edildiğini, piyasada şirketin battığı şeklinde duyumlar nedeniyle başlatılan haksız icra takipleri sonucu ticari hayatı sonlandırılarak şirketin gayrı faal hale getirildiğini, davalının haksız ve kusurlu olarak vadesi gelmemiş alacaklar için yaptığı takipler nedeniyle zarara uğradıklarını ileri sürerek zararlarının tahsili için  Adli yardım talepli olarak eldeki davayı açmıştır. <br>.... sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmiş,  davacının istinafı üzerine .... sayılı  kararı ile Adli Yardım talebinin kabulü ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmişttir. Mahkememizce ... tarafından verilmiş  adli yardım kararı olmadığı düşüncesi ile HMK 334/2 maddesi uyarınca kamuya yararlı dernek ve vakıflar dışında tüzel kişiler için Adli yardımın kabul edilemeyeceği gözetilerek talebin reddine karar verilmiş, davacının itirazı üzerine .... D. İş dosyasında ... tarafından kabul edilmiş olması nedeniyle Adli yardımdan yararlanılmasına karar verilmiştir. Davanın arabuluculuk şartını yerine getirilmediği gerekçesiyle usulden reddine ilişkin olarak mahkememizce verilen kararın ....Dairesinin 24.09.2025 tarih, .... sayılı ilamı ile; \"davacı tarafa arabuluculuk son tutanağını sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesi gerektiği\" gerekçesiyle kaldırılarak mahkememize gönderildiği ve yukarıdaki esasa kaydedildiği görülmüştür.<br>6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. <br>7155 sayılı kanunla 6325 sayılı  HUAK’a eklenen 18/A maddesi 2. fıkrası uyarınca arabuluculuk son tutanak aslının yahut arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olup 6235 Sayılı HUAK’nın 18/A-2 bendi, “Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” hükmünü haizdir. Bu hüküm uyarınca “herhangi bir işlem yapılmadan” tabirinden kasıt arabulucuya başvuru için taraflara süre verilmeyeceği, başka hiçbir usuli işlem yapılmadan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğidir. Bu nedenle, yasanın çok açık hükmü karşısında zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olup HMK’nın 115/2.maddesi kapsamında tamamlanabilir bir dava şartı olarak görülmemiştir (Emsal: .....'nin 20/06/2022 tarih ve ....sayılı ilamı, .... sayılı ilamı). <br>Somut olayda ise; mahkememizce davacı şirket temsilcisine, arabuluculuk son tutanak aslının yahut arabulucu tarafından onaylı örneğinin sunulması için tebliğ tarihinden itibaren bir hafta kesin süre verilerek, aksi halde davanın usulden reddine karar verileceği hususu usulüne uygun yapılan meşruhatlı davetiye ile ihtar edilmiş, davacı şirket temsilcisi tarafından arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulmadığı, ayrıca davacı şirketin tasfiye memuru ...'in  26/11/2025 tarihli duruşmaya katılarak ellerinde arabuluculuk son tutanağı olmadığını bildirdiği  görülmüştür. Mevcut hukuki durum karşısında; görevsizlik kararından sonra arabuluculuğa başvurulmadığından HMK 114 ve 115 madde gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; <br>HMK 114/2 ve TTK 5/a maddesi uyarınca arabuluculuk şartının yerine getirilmediği gözetilerek davanın usulden reddine, <br>-HMK 339 maddesi uyarınca davacının Adli Yardım talebi kabul edilmiş ise de; arabuluculuk şartı yokluğundan davanın reddedildiği gözetilerek Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.476,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 1.476,25 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,<br>Dair, davacı şirketin tasfiiye memuru ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen  karar açıkca okunup usulen anlatıldı.. 26/11/2025<br><br>Katip ....<br> e-imzalı<br> <br> <br>Hakim ....<br> e-imzalı<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"af7f6196b16c5d3c","SID":"2212392f712ebcb2"}}