{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2023/712 Esas   2025/1910 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/712 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1910<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t:ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:13/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2017/781 Esas 2022/21 Karar<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (GKS'inden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 15/11/2017 <br>KARAR TARİHİ\t: 30/12/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 30/12/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı banka ile davalı ... İnş. Taah. Tic. ve San. A.Ş. arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, diğer davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kullandırılan kredi ödenmediğinden davalı yanın temerrüde düştüğünü, başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durdurulduğunu belirterek , davalıların Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2017/20129 E sayılı icra takip dosyasına vaki itirazlarının 2.150.000,00 TL yönünden  iptali ile takibin 2.150.000,00 TL ve fer-i'leri üzerinden devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı yanca başlatılan icra takibinde iddia ve talep edilen borçlara ait sözleşmelerin ve sair belgelerin içeriklerine vakıf olmadıklarından sağlıklı beyanda bulunabilmelerinin mümkün olmadığını ve bu nedenle beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını belirterek, tüm müvekkilleri yönünden icra takibine itiraz edildiğini, riskin gerçekleşme ihtimalinden veya gerçekleştiğinden söz etmeden nakdi ve gayri nakdi risklerden bahisle talepte bulunulmasının haklı olmadığını, geçerli kefalet sözleşmelerinin varlığının ispat külfetinin davacıda olduğunu, faiz oranının fahiş olduğunu bildirerek davanın reddi ile  davacı aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece;  davacı banka ile davalı ... İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş. arasında ve diğer davalıların kefaletiyle 10/04/2014 tarihinde 15.000.000,00 TL tutarında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, sözleşmede davalılar ... ..., müteveffa ... ... ve ... ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının mevcut olduğu, ... ...'ın kefalet limitinin 200.000,00 TL, diğer kefillerin kefaletinin 15.000.000,00 TL limitli olduğu,  kefalet limiti, kefalet tarihi ve kefaletin müteselsil olduğu hususların kefillerin el yazısı ile yazılıp imzalandığı, davalı ... ...'ın eşi ... ...'ın kefalete ilişkin muvafakati alındığı gibi  dosyaya kazandırılan Ticari Sicil Gazetesi bilgilerine göre ... ... ve ... ...'ın borçlu şirketin ortağı oldukları, nüfus kayıt örneği bilgilerinden ... ...'ın kefalet tarihi 30/04/2015 tarihinde evli olmadığı anlaşılmakla kefalet sözleşmesinin geçerliliğine yönelik itirazların yerinde bulunmadığı, davalı kefil ... ...'ın yargılama aşamasında vefatı sonrasında mirasçılarından (... ... hariç) ... ..., ... ve ... ...'ın murisin mirasını reddettikleri, mahkemece murisin mirasının  reddedildiğinin tespit ve tesciline dair verilen hükmün kesinleştiği, davacı vekilinin HMK 31 kapsamında sunduğu dilekçesinde dava değeri 2.150.000,00 TL'nin icra takip dosyasında talep edilen nakde dönen teminat mektubu ve borçlu cari hesap riskinden kaynaklı alacaklılarını kapsadığı beyanı değerlendirilerek yapılan hesaplamaya göre davalı asıl borçlu şirket ve davalı kefil (müteveffa) ... ...'ın icra takip tarihi itibariyle nakde dönen teminat mektubundan asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 1.073.047,12 TL, borçlu cari hesap kredisinden toplam 1.076.952,88 TL, davalı kefil ... ...'ın nakde dönen teminat mektubunda asıl alacak ve işlemiş faiz ve ferileriyle toplam 1.073.046,91 TL, borçlu cari hesap kredisinden toplam 1.076.953,09 TL.davacı banka ile davalı ... İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş. arasında ve diğer davalıların kefaletiyle 10/04/2014 tarihinde 15.000.000,00 TL tutarında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, sözleşmede davalılar ... ..., müteveffa ... ... ve ... ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının mevcut olduğu, ... ...'ın kefalet limitinin 200.000,00 TL, diğer kefillerin kefaletinin 15.000.000,00 TL limitli olduğu,  kefalet limiti, kefalet tarihi ve kefaletin müteselsil olduğu hususların kefillerin el yazısı ile yazılıp imzalandığı, davalı ... ...'ın eşi ... ...'ın kefalete ilişkin muvafakati alındığı gibi  dosyaya kazandırılan Ticari Sicil Gazetesi bilgilerine göre ... ... ve ... ...'ın borçlu şirketin ortağı oldukları, nüfus kayıt örneği bilgilerinden ... ...'ın kefalet tarihi 30/04/2015 tarihinde evli olmadığı anlaşılmakla kefalet sözleşmesinin geçerliliğine yönelik itirazların yerinde bulunmadığı, davalı kefil ... ...'ın yargılama aşamasında vefatı sonrasında mirasçılarından (... ... hariç) ... ..., ... ve ... ...'ın murisin mirasını reddettikleri, mahkemece murisin mirasının  reddedildiğinin tespit ve tesciline dair verilen hükmün kesinleştiği, davacı vekilinin HMK 31 kapsamında sunduğu dilekçesinde dava değeri 2.150.000,00 TL'nin icra takip dosyasında talep edilen nakde dönen teminat mektubu ve borçlu cari hesap riskinden kaynaklı alacaklılarını kapsadığı beyanı değerlendirilerek yapılan hesaplamaya göre davalı asıl borçlu şirket ve davalı kefil (müteveffa) ... ...'ın icra takip tarihi itibariyle nakde dönen teminat mektubundan asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 1.073.047,12 TL, borçlu cari hesap kredisinden toplam 1.076.952,88 TL, davalı kefil ... ...'ın nakde dönen teminat mektubunda asıl alacak ve işlemiş faiz ve ferileriyle toplam 1.073.046,91 TL, borçlu cari hesap kredisinden toplam 1.076.953,09 TL sorumlu olduğu, davalı kefil ... ...'ın kefalet limiti 200.000,00 TL olmakla işlemiş faiz ve BSMV toplamı 201.866,67 sorumlu olduğu, davacı bankanın icra takibine girişmekte haklı ve alacağın likit olduğu anlaşılmakla ... ... mirasçısı ve dahili davalı sıfatıyla dava yöneltilen ... ... (kendi kefilliği hariç), ... ve ... ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar ve ... ... mirasçısı ... ... yönünden dava değeri de gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılar ile müvekkili Banka arasında imzalanan GNGKS hükümleri çerçevesinde tazmin talebinin yerine getirilmesi ile borçlunun sözleşme gereğince tüm yükümlülükleri doğacağından ve tazmin tarihinden itibaren temerrüt hükümlerinin uygulanması gerektiğinden  tazmin tarihinden itibaren temerrüt halinin  oluştuğunu, bu sebeple de teminat mektubundan kaynaklanan alacakları  için faizin tazmin tarihinden itibaren %40 temerrüt faiz oranı kullanılarak hesaplanması gerekirken, bilirkişice  tazmin tutarlarına temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi hesaplamasının hatalı olduğunu , ayrıca  bilirkişinin \"takip tarihinden sonra nakde dönüşen tutarın talep edilmesinin davadaki talebin aşılacağı\" yönündeki kendisine verilen görevi aşar nitelikteki hukuki yorumu nedeniyle yerel mahkeme tarafından takip tarihinden sonra nakde dönüşen alacaklarının hesaplamaya dahil edilmediğini, oysa davaya konu takip talebinin incelemesinden de anlaşılacağı üzere söz konusu tutarın depo edilmesinin takipte  talep edildiğini, bu sebeple söz konusu tutarın da hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini, diğer yandan  asıl alacak tutarının  bir garame oranı belirlenerek tespit edilmesinin  hukuki dayanaktan yoksun olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br><br>Dava konusu Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2017/20129 sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 2.236.864,35  TL nakit alacağın tahsili, 6.570,00 TL çek  ile 3.461.000,00 TL (sadece asıl borçlu şirket yönünden) meri teminat mektubu gayri nakdi alacağın deposu   istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalılara 30/10/2017   tarihinde tebliğ olduğu, davalıların 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde  06/11/2019 tarihinde borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 15/11/2017 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.<br>Davacı banka ile davalı ... İnşaat Taahhüt San.Tic.A.Ş  arasında 10/01/2014 tarihli 15.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalılar ... ..., ... ... ve ... ...'ın anılan sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, kefaletin, kefalet tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğu dosya içeriğiyle sabittir. <br>Davalılar ... ... ve ... ... 10/01/2014 tarihinde 15.000.000 TL limitle, davalı ... ... ise 30/04/2015 tarihinde 200.000 TL limitle sözleşmeye kefalet vermiştir.<br>Davacı tarafından davalılara gönderilen ve toplam 2.191.571,62 TL nakdi borcun (7)gün içinde ödenmesi, 5.874,61 TL tutarındaki teminat mektubu komisyonunun ödenmesi, (11) adet  4.181.730 TL tutarındaki teminat mektupları bedelleri ile  6.570 TL çek yasal yükümlülük tutarının (7) gün içinde depo edilmesi ihtarını içerir  20/09/2017 tarihli hesap kat ihtarnamesi davalı şirkete, davalı kefillerden ... ... ile ... ...'a 03/10/2017  tarihinde , davalı  ... ...'a ise 04/10/2017 tarihinde tebliğ olmuştur. <br>Yargılama aşamasında alınan bankacı bilirkişi kök ve ek bilirkişi  raporlarında özetle ; davacının davadaki talebinin 2.150.000 TL ve fer'ileri yönünden itirazın iptaline yönelik olduğu dikkate alındığında, davalı asıl borçlu şirket ve davalı kefil müteveffa ... ...'ın nakde dönen teminat mektubundan 1.002.938,20 TL asıl alacak, 66.770,39 TL işlemiş faiz, 3.338,52 TL BSMV olmak üzere toplam 1.073.047,12 TL , borçlu cari hesap kredisinden 1.058.330,59 TL asıl alacak, 17.122,22 TL işlemiş faiz, 856,11 TL BSMV, 643,97 TL masraf olmak üzere toplam 1.076.952,88 TL,  davalı kefil ... ...'ın nakde dönen teminat mektubundan  1.003.517,68 TL asıl alacak, 66.218,33 TL işlemiş faiz, 3.310,90 TL BSMV olmak üzere toplam 1.073.046,91 TL , borçlu cari hesap kredisinden 1.058.942,08 TL asıl alacak, 16.539,69 TL işlemiş faiz, 826,98 TL BSMV, 644,34 TL masraf olmak üzere toplam 1.076.953,09 TL, davalı kefil ... ... 'ın nakde dönen teminat mektubundan 200.000,00 TL asıl alacak, 1.777,78 TL işlemiş faiz  alacağı bulunduğu  tespit edilmiştir.<br>Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalıların icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının davasının  kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı  vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Taraflar arasında davacı ile davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde diğer davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın kredi hesabını kat ederek alacağın tahsili için icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>Davacı vekilinin istinaf itirazları kapsamında uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacını davalılardan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>Davacı tarafça dava dilekçesinde itirazın iptali ile takibin 2.150.000,00 TL üzerinden devam edilmesini talep ettiği ve davasının bu miktar üzerinden harçlandırdığı görülmüştür.<br>Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi sonucu, bilirkişi tarafından tanzim edilen 28/01/2019 tarihli kök rapor ile  davacının  takip tarihi itibariyle  nakde dönen teminat mektubu borcu için 1.080.602,56 ve borçlu cari hesap borcu için 1.086.645,15 TL  olmak üzere toplam 2.167.247,71 TL alacaklı olduğu (ki icra takip talebinde talep edilen nakdi alacak 2.236.864,35 TL olup, davada itirazın iptali talep edilen ve harçlandırılan dava değeri  2.150.000,00 TL dir) tespit edilmiştir.<br>Mahkemenin 27/06/2019 tarihli celsesinde; Dava dilekçesinde \" İtirazın iptali ile takibin 2.150.000,00 TL ve ferileri üzerinden devamına\" talep edilmiş olmakla takip talebindeki asıl alacak ve ferileri de gözetilerek 2.150.000,00 TL nin hangi kalemleri kapsadığının HMK'nun  31 maddesi kapsamında açıklanması için davacı vekiline süre verilmiştir.<br>Davacı vekilince HMK'nun 31. maddesi kapsamında sunulan 08/07/2019 tarihli beyan dilekçesi ile,  dava tutarı 2.150.000,00 TL'nin takip talebindeki tüm alacakları kapsadığını, Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2017/20129 Esas sayılı takip dosyasında talep edilen nakde dönen teminat mektubu ve borçlu cari hesap riskinden kaynaklı alacağını içerdiğini, dolayısıyla dava tutarı 2.150.000,00 TL alacak kalemleri arasında paylaştırılması söz konusu olmadığı beyan edilmiştir.<br>Davacının bu beyanı karşısında Mahkemece  bilirkişi kök ve üçüncü ek bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle  davacının nakde dönen teminat mektubu ve borçlu cari hesap riskinden kaynaklı alacağı yönünden yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.<br>Davacı vekilince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, teminat mektubundan kaynaklanan alacakları  için faizin tazmin tarihinden itibaren hesaplanması gerekirken  temerrüt tarihinden itibaren hesaplama yapılmasının, yine  asıl alacak tutarının  bir garame oranı belirlenerek tespit edilmesinin  ve  yerel mahkeme tarafından takip tarihinden sonra nakde dönüşen alacaklarının hesaplamaya dahil edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu bildirilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.<br>Bu bağlamda davacı vekilinin öncelikle ''Teminat mektubundan kaynaklanan alacakları  için faizin tazmin tarihinden itibaren hesaplanması gerekirken  temerrüt tarihinden itibaren hesaplama yapılması'' yönündeki istinaf itirazı değerlendirildiğinde; <br>Somut uyuşmalıkta,  davacı Bankaca nakde dönüşen teminat mektubu için tazmin tarihinden itibaren temerrüt faizi oranı üzerinden faiz hesaplanmış ve bu miktar üzerinden takibe geçilmiştir.<br> Ancak, taraflar arasında akdedilen sözleşmede nakde dönüşen teminat mektubu bedeline tazmin tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanacağına dair bir düzenleme yer almadığı gibi, gayri nakdi kredi tazmin bedelinin Borçlar Kanunu'nun 117/(2). fıkrasında hükme bağlanan “vadesi taraflarca kararlaştırılmış, belirli vadeli ” bir alacak olarak kabulü de mümkün değildir; bu nedenle, söz konusu alacak için aynı Kanun maddesinin 1. fıkrası uyarınca ancak temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilebilir .<br>Mahkemece de usulüne uygun olarak teminat mektubundan kaynaklanan alacakları  için faizin  temerrüt tarihinden itibaren hesaplandığı dikkate alındığında , davalı vekilinin bu yöndeki  istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Davalı vekilinin \"Asıl alacak tutarının  bir garame oranı belirlenerek tespit edilmesine \" yönelik istinaf itirazı değerlendirildiğinde ;<br>Davacı tarafça eldeki itirazın iptali davası 2.150.000 TL üzerinden harçlandırılmış olup, davada  itirazın 2.150.000 TL üzerinden iptalini talep ve dava edilmiştir. <br> Mahkemece, davacı Bankanın davalılardan 2.167.247,71 TL tutarında alacağı bulunduğu, davacının ise bu tutar alacağından 2.150.000 TL'lik kısmı için işbu davayı ikame ettiği dikkate alınarak, davacı vekilince HMK'nun 31. maddesi kapsamında talebini açıklaması için verilen süre üzerine, davacı vekilince sunulan  08/07/2019 tarihli beyan dilekçesi ile,  dava tutarı 2.150.000,00 TL'nin takip talebindeki tüm alacakları kapsadığı bildirilmiştir. <br>6100 sayılı HMK'nun 26. maddesi uyarınca mahkemece taleple bağlı kalınması gerektiği gözetilerek, dava değeri olan 2.150.000 TL'nin takip talebindeki asıl alacak ve ferilerinden hangi kalemleri kapsadığı hususunda ek rapor düzenlenmesi suretiyle 2.150.000 TL tutar içinde davacının talep edebileceği asıl alacak, işlemiş faiz, BSMV ve masraf kalemleri, sorumlu olan tutar 2.167.247,71 TL'ye orantılanmak suretiyle tespit edilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmuş olup, Mahkemece verilen süre içerisinde kuruşlandırma yapmayan davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Davacı vekilinin \"Yerel mahkeme tarafından takip tarihinden sonra nakde dönüşen alacaklarının hesaplamaya dahil edilmemesi\"  yönündeki istinaf itirazı değerlendirildiğinde ; <br>Yukarıda ayrıntısı ile izah edildiği üzere, davacının 08/07/2019 tarihli açıklama dilekçesindeki \" dava tutarı 2.150.000,00 TL'nin takip talebindeki tüm alacakları kapsadığını, Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2017/20129 Esas sayılı takip dosyasında talep edilen nakde dönen teminat mektubu ve borçlu cari hesap riskinden kaynaklı alacağını içerdiğini, dolayısıyla dava tutarı 2.150.000,00 TL alacak kalemleri arasında paylaştırılması söz konusu olmadığı\" beyanı gözetildiğinde davacının itirazının iptali talebi 2.150.000 TL nakdi alacak talebine ilişkin olup, takipte deposu talep edilen gayri nakdi alacaklara yönelik yapılan  itirazın iptalinin talep edilmediği hal böyle olunca, mahkemece HMK 'nun 26. Maddesi uyarınca taleple bağlı olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının da dinlenme olanağı bulunmamaktadır. <br>Tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/12/2025<br><br>Başkan -              Üye -                 Üye -            Zabıt Katibi -<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6eceb53eb1a027df","SID":"dcc75a09d2ebf4dd"}}