{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM  <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/969 <br>KARAR NO: 2026/57<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:21/01/2022<br>NUMARASI: 2019/1027 Esas -  2022/49 Karar<br>BİRLEŞEN MAHKEMENİN 2019/1028 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI<br>DAVANIN KONUSU:Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:14/01/2026<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  06/10/2019 tarihinde davalı ... Sigorta Şirketi nezdinde ... poliçesi ile sigortalı bulunan ve maliki .../... ile sürücüsü ... olan... plakalı araç ile davalılardan ... Şirketi tarafından sigortalı bulunan ve maliki davalı ... ile sürücüsü davalı ... olan ... plakalı aracın çarpıştıklarını, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerinin murisi ...'ın vefat ettiğini, davalı ... Şirketi tarafından müvekkili ... için  32.230,64 TL, ... için 26.096,28 TL ödeme yapıldığını, ancak müvekkillerine yapılan ödemelerin zararı tam olarak karşılamadığını beyanla müvekkili ... için şimdilik (HMK md. 107) 50,00 TL cenaze ve taziye masrafları, 5.000,00 TL maddi tazminat ile müvekkili ... için şimdilik (HMK md. 107) 50,00 TL cenaze ve taziye masrafları,   5.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen; ... için 50.000,00 TL ve ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte  müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; 06/10/2019 tarihinde davalı ... Sigorta Şirketi nezdinde ... sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ve maliki .../... ile sürücüsü ... olan... plakalı araç ile davalılardan ... Şirketi tarafından sigortalı bulunan ve maliki davalı ... ile sürücüsü davalı ... olan ... plakalı aracın çarpıştıklarını, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerinin murisi ...'ın vefat ettiğini, davalı ... Şirketi tarafından müvekkili ...'a 33.487,93 TL, ...'a 48.992,40 TL ödeme yapıldığını ancak müvekkillerine yapılan ödemelerin zararı tam olarak karşılamadığını beyanla müvekkili ... için şimdilik (HMK md. 107) 50,00 TL cenaze ve taziye masrafları, 5.000,00 TL maddi tazminat ile müvekkili ... için şimdilik (HMK md. 107) 50,00 TL cenaze ve taziye masrafları, 5.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen; ... için 50.000,00 TL ve ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte  müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Asıl ve birleşen davanın davalısı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen davanın davalıları ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; İstanbul Adli Tıp kurumunun  17/07/2020 tarihli raporunda, davalı sürücü ...'ın %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu, sürücü ...’ın %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğunun rapor edildiği, 07/10/2020 tarihli aktüer raporunun dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve yeterli olduğu, ıslah dilekçesinin bir defa verilebileceği ıslah talebinden sonra ek davalar yoluyla fark bedelin istenebileceği bu nedenle davacı tarafın 07/10/2020 tarihli rapor doğrultusundaki 12/10/2020 tarihli  ıslah beyanı dikkate alınarak asıl ve birleşen dava yönünden destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiği,, davalı ... Şirketinin araç işleteni ile birlikte sorumlu olduğu, tazminat miktarı üzerinde dava tarihinden önce ödeme yapıldığı bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatına yönelik talebin davalılar  ... Şirketi, araç işleteni  ve  ve sürücüsü yönünden asıl ve birleşer davanın reddine karar verildiği, Mezarlıklar Müdürlüğü yazı cevabında müdürlüklerince cenaze ve defin hizmetlerinin ücretsiz olarak sunulduğunın bildirildiği bu nedenle cenaze ve defin giderlerine yönelik talebin reddine karar verildiği, davacıların manevi tazminat talep edebileceği.\" şeklindeki gerekçeyle; <br>-ASIL DAVA YÖNÜNDEN ;<br>a-Davacı  ... yararına 38.765,84  TL ve davacı ...  yararına 26.396,54 TL destekten yoksun kalma tazminatına davalı ... Sigorta yönünden dava tarihi olan 08/11/2019  tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Sigorta Şirketinden  tahsiline,  fazlaya yönelik talebin reddine diğer davalılar yönünden açılan davanın reddine <br>b-Davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile;davacı ...  yararına 15.000 TL ve davacı ... yararına 10.000 TL  manevi tazminat talebinin kabulü ile  kaza tarihi olan 06/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı  ... ve ... 'dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara belirtilen miktarlarda ödenmesine;  fazlaya ilişkin istemin reddine;<br>-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; <br>a-...  yararına 32.726,28  TL ve davacı ... yararına 51.615,99  TL destekten yoksun kalma tazminatına davalı ... Sigorta yönünden dava tarihi olan 08/11/2019  tarihinden itibaren tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Sigorta Şirketinden  tahsiline fazlaya yönelik talebin reddine diğer davalılar yönünden açılan davanın reddine, <br>b-Davacıların davalı ... ve ... aleyhine manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile;  davacı ...  yararına 15.000 TL ve davacı ...  yararına 10.000 TL  manevi tazminat talebinin kabulü ile  kaza tarihi olan 06/09/2019  tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı  ... ve ... 'dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile geçen davacılara belirtilen miktarlarda ödenmesine;  fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.<br>Karara karşı asıl ve birleşen davanın davacılar vekili, asıl ve birleşen davanın davalıları ... ve ... vekili ve asıl ve birleşen davanın davalıları ... Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacılar vekilinin istinaf nedenleri; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı halde mahkemece talep arttırım dilekçesi yerine ıslah dilekçesi üzerinden kısmen kabulüne karar verildiği, bu nedenle mahkeme tarafından aldırılan ek rapor doğrultusunda müvekkilleri yönünden hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı miktarlarına göre talep arttırım yada ıslah yapılamadığı, mahkeme kararının bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğu, meydana gelen zarardan davalıların birlikte sorumluluğu bulunduğu halde, mahkemece davalı ... Şirketi yönünden asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, herhangi bir kusuru bulunmayan müvekkilleri yönünden davalıların kusur oranlarının bir önemi bulunmadığı,oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutularak davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiği, yaşanan kaza ve müvekkillerinin yaşadığı manevi acı göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz bulunduğu, bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılarak, davanın talep doğrultusunda tam kabulüne karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf nedenleri; mahkemece verilen kararda herhangi bir gerekçe bulunmadığı, müvekkillerinin hangi maddi olguya dayanılarak kusurlu kabul edildiğinin açıklanmadığı, bu nedenle müvekkillerinin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği, kazanın meydana gelmesinde müvekkili ...'ın kusuru bulunmadığı, kaza mahallinde keşif yapılmadan kusur oranı belirlenmesinin hatalı olduğu, kusura yönelik alınan çelişkili bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, müvekkiline isnat edilecek bir kusurun bulunmadığı ve tazminat isteme koşullarının oluşmadığı, müteveffanın müterafik kusuru dikkate alınmadan hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf nedenleri ise; hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplama yönteminin, karar tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre olmadığı, hesaplama yapılırken TRH-2010 mortalite tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği, müteveffanın kaza anında araca kendi rızası ve isteğiyle bindiği gözetildiğinde, hesaplanan tazminat oranından hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, müteveffanın kaza tarihinde 16 yaşında olduğu, desteğin 18 yaşından itibaren başlayacağı ve bu yaşına kadar yapılacak muhtemel yetiştirme giderlerinin hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiği, bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.Dava; trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>(1) Davacı vekilinin istinaf nedenlerinin incelenmesinde;<br>a/ 6100 sayılı HMK'nin 107/1. maddesi “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir” hükmünü içermektedir.Somut olayda gerek asıl dava gerekse birleşen dava dilekçesinin incelenmesinde; davacılar vekili ölüm nedeniyle maddi tazminata ilişkin davayı belirsiz miktarlı olarak açmış, harca esas değer başlığı altında taleplerinin belirsiz alacak davası olduğunu belirtmiştir.Tazminat davalarındaki başlangıçtaki belirsizlik ve bilinemezlik nedeniyle, davaya belirsiz alacak davası olarak başlanılması ve son aşamada (hüküm verilmeden önce) harcın tamamlatılması en doğru ve gerçekçi bir uygulama olacaktır. Böyle bir uygulama için yasal engeller bulunmamaktadır. Harç tamamlama işlemi bir ıslah olmadığı gibi yatırılan harç da bir ıslah harcı değildir.Özellikle, ölüm ve bedensel zararlar nedeniyle açılan davalarda, tazminatın kesin miktarının, kanıtların toplanmasından, kusur ve hesap raporlarının verilmesinden sonra öğrenilebileceğinden bu gibi belirsiz alacak davasında dava değerinin artırılması (harç tamamlama işlemi) bir ıslah  işlemi değildir. Belirsiz alacak davasının anlam ve işlevi; tazminat ve alacağın miktarı kesinlik kazanıncaya kadar dava değerinin artırılabilmesi ve tazminatın ve alacağın miktarı kesinlik kazanınca talebe son şeklinin verilebilmesidir.Buna göre belirsiz alacak davalarında dava değerinin artırılmasına ilişkin birinci dilekçenin bedel artırım dilekçesi ikinci dilekçenin ıslah dilekçesi olduğunun kabulü gerekir.Diğer bir ifadeyle belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda tazminat miktarının yükseltilmesine ilişkin iki dilekçe verilmesi \"bir davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurulabilir\" ilkesine aykırılık teşkil etmeyecektir.Buna göre, davacı vekilinin 14/10/2020 tarihli dilekçesinin bedel artırım dilekçesi, 22/02/2021 tarihli dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak kabulü gerekirken, belirsiz alacak davası olarak açılan davada, ikinci kez ıslah dilekçesi verilemez, gerekçesi ile 22/02/2021 tarihli dilekçenin göz ardı edilmesi hatalı olup, davacı vekilinin, bu hususa yönelik istinaf talebi yerindedir.<br>b/Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde \"Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur\"  düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu;ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.Yine 6098 sayılı TBK'nun 61. maddesinde \"Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır\"  demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır (818 sayılı BK'nun 51. maddesinde de paralel düzenleme mevcuttur). Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğü şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır.Davalıların davacılara karşı sorumluluğu, yasadan kaynaklanan müteselsil sorumluluk ve aralarındaki münasebet ihtiyari dava arkadaşlığıdır.Müteselsil borçluluk niteliği itibariyle bölünebilen bir edimin birden fazla borçlusundan her birinin edimin tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu bir borçluluk türü olup borçlulardan birinin edimin tümünü ifa ederek alacaklıyı tatmin etmesi halinde, evvelce mevcut olmasa dahi ifayı gerçekleştiren borçlu ile diğer borçlular arasında bir hukuki ilişki doğacaktır. Alacaklıyı tatmin eden bir borçlu, kendisine isabet eden paydan daha fazla bir ödemede bulunduğu takdirde bu fazlalık ölçüsünde diğer borçlulara başvurabilecektir. Bu durum bir borçlunun alacaklıyı tatmin etmesi halinde diğer borçluların da alacaklı karşısında alacaklının tatmin edilmesi ölçüsünde borçtan kurtulmalarının (BK m. 145/I) doğal bir sonucudur. Buna bağlı olarak yasa koyucu da alacaklıyı tatmin eden borçlunun kendi payından fazla ödemede bulunması durumunda bu fazlalık ölçüsünde diğer borçlulara başvurabileceğini açıkça düzenlemiştir (BK m. 146/I). Bu şekilde belirlenen hak o borçlunun rücu hakkıdır. Yasa koyucu kendi payından fazla ödemede bulunan bir borçluya tanıdığı rücu hakkını kuvvetlendirmek amacıyla (BK m. 146/I) halefiyete de yer vermiştir.Somut olayda, davadan önce davalı ... tarafından yapılan ödemenin davacıların tüm zararını karşılamadığı bilirkişi raporu ile belirlenmiş olmakla,  Mahkemece; davalılar ... Sigorta, ... ve ...'a karşı açılan davalar bakımından kusur oranında zararın tazmininin istenebileceği görüşünden hareketle karar verilmiş ise de, zarar sorumluları arasındaki sorumluluğun   müştereken ve müteselsilen sorumluluk olduğunun anlaşılmasına göre, mahkemece davalıların kusur oranında değerlendirme yapılarak tazminat sorumluluklarının kalmadığı yönünde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacı vekilinin bu hususa temas eden istinaf talebi yerinde görülmüştür. <br>c/6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Dava konusu olayda zararlandırıcı eylemin tarihi, olayın meydana geliş  şekli, mütteveffa ... ile ...'ın kazanın meydana gelmesinde kusursuz oluşu, yaşları, ölümün en ağır sonuç olması,paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları  dikkate alındığında, ölümle sonuçlanan taksirli eylem nedeniyle hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının yukarıda açıklanan ilkelere  ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanmasına ilişkin kurala göre az takdir edildiğinin anlaşılmasına göre; davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf itirazı yerinde bulunmuştur.<br>(2) Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf nedenlerinin incelenmesinde; <br>a/Mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden aldırılan 23/07/2020 tarihli raporda, davalı sürücü ...’ın %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu, sürücü ...’ın %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, raporun  kazanın oluş şekline, dosya kapsamına uygun, tanık beyanları ile uyumlu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatın yukarıda 1-c bentte açıklandığı üzere az olduğunun belirlendiği anlaşılmakla davalılar vekilinin istinaf talepleri yerinde bulunmamıştır. <br>b/ 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.Davacılar desteklerinin, emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkılarının bulunduğuna yönelik davalı taraf savunması hakkında, ilk derece mahkemesince herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.Somut olayda; her ne kadar kaza tespit tutanağında, desteklerin emniyet kemeri takıp takmadıklarına ilişkin olarak herhangi bir bilgiye yer verilmemiş ise de, krokide, davacıların destekleri ... ile ...'ın aracın dışında yatar vaziyette işaretlendikleri, kaza tespit tutanağında da kaza yapan aracın yanında olduklarının belirtildiği  görülmüştür.Buna göre; desteklerin emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkılarının bulunduğu gözetilerek, belirlenen zarar miktarı üzerinden TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin ve Yargıtay ilgili Dairesinin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması ve  tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken, davalı tarafın müterafik kusur indirimine ilişkin savunması üzerinde durulmaması doğru görülmemiştir.<br>(3) Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf nedenlerinin incelenmesinde;Yargıtay ve Dairemizin yerleşik içtihatları gereğince tazminat hesabında 1,8 teknik faiz uygulanamayacağı belirgin olmasına, çalışmadığı tespit edilen anne lehine hesaplanan tazminattan yetiştirme giderinin tenzil edilmemiş olmasında isabetsizlik bulunmamasına, hatır taşımasına yönelik iddianın cevap dilekçesi ile sürülmemesine göre davalı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Şirketi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ve (2-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine, Yukarıda (1-a-b-c) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kabulüne; (2-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ne var ki Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince, taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklara dokunulmaksızın, yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,<br>1-İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2022 tarih ve 2019/1027 Esas - 2022/49  Karar sayılı kararına karşı asıl ve birleşen davada davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle; asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (2-a) nolu bentte açıklanan nedenlerle ESASTAN REDDİNE, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (1-a-b-c) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle KABULÜNE, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (2-b) notu bentte açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜNE, <br>a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından yatırılan  istinaf karar ve ilam harçlarının, yatıran tarafa ayrı ayrı iadesine,<br>b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... Sigorta Şirketi tarafından asıl ve birleşen dava için yatırılması gereken toplam 10.212,66-TL harçtan peşin yatırılan 3.407,03-TL harcın düşümü ile bakiye    7.573,04-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,<br>d/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, <br>2-)İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2022 tarih ve 2019/1027 Esas - 2022/49 Karar sayılı kararının  HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,  <br>-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;<br>a/Davacı ... yararına takdir olunan 81.279,01-TL destekten yoksun kalma tazminatından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak hesaplanan 65.023,20-TL tazminatın; davacı ...  yararına takdir olunan 44.848,95-TL destekten yoksun kalma tazminatından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak hesaplanan 35.879,16-TL olmak üzere toplam 100.902,36-TL tazminatın davalı ... Şirketi  yönünden  08/11/2019 tarihinden itibaren  işleyecek yasal faiziyle birlikte,  davalı ... Şirketi yönünden 11/11/2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılar  ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 06/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, <br>b/Davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile;  davacı ...  yararına 30.000,00-TL ve davacı ... yararına 30.000,00TL  manevi tazminat talebinin kabulü ile  kaza tarihi olan 06/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar  ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>c/Maddi tazminat yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.892,64-TL harçtan, davacı tarafından yatırılan 376,05-TL peşin harç  ve 922,00-TL ıslah harcı toplamı olan 1.298,05-TL harcın düşümü ile bakiye 5.594,59-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>-Manevi tazminat yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.098,60-TL harcın davalılar ... ve ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>ç/Davacılar tarafından yatırılan 44,40-TL başvurma harcı, 376,05-TL peşin  harç ve 922,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.342,45-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, <br>d/Asıl davanın davacıları tarafından yapılan 1.000,00-TL bilirkişi ücreti, 786,00-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.786,00-TL yargılama giderinin  davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,<br>e/Davalı ... Sigorta Şirketi  tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>f/Davacı ... maddi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,<br>-Davacı ... maddi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 44.848,95-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, <br>-Davacı ... manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL davalılar ... ve ...'dan  müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, <br>-Davacı ... manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... ve ...'dan  müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, <br>g/Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalanın yatıran tarafa iadesine, <br>3-)BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; <br>a/... yararına takdir olunan 61.087,70-TL destekten yoksun kalma tazminatından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak hesaplanan 48.870,16-TL tazminatın;  davacı ... yararına takdir olunan 82.500,64 TL destekten yoksun kalma tazminatından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak hesaplanan 66.000,51-TL olmak üzere toplam 114.870,67-TL tazminatın davalı ... Sigorta yönünden dava tarihi olan 08/11/2019  tarihinden itibaren tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı ... Şirketi yönünden 11/11/2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılar  ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 06/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, <br>b/Davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile; davacı ... yararına 30.000,00-TL ve davacı ... yararına 30.000,00TL manevi tazminat talebinin kabulü ile  kaza tarihi olan 06/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar  ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>c/Maddi tazminat yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.846,81-TL harçtan, davacı tarafından yatırılan 376,05-TL peşin harcın düşümü ile bakiye 7.470,76-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>ç/Manevi tazminat yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.098,60-TL harcın davalılar ... ve ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>d/Davacı tarafından yatırılan 44,40-TL başvurma harcı, 376,05- TL peşin  harç toplamı 420,45-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, <br>e/Birleşen davanın davacısı ... tarafından yapılan 535,00-TL yargılama giderinin  davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine,<br>f/Davacı ... maddi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı  ...'a verilmesine, <br>-Davacı ... maddi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı  ...'a verilmesine, <br>-Davacı ... manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL'nin davalılar ... ve ...  müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, <br>-Davacı ... manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL'nin davalılar ... ve ...  müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, <br>g/Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL  arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalanın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.14/01/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"88fb51c70b6e6cda","SID":"d700751322d1d433"}}