{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ... BAM   .... HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .../... - .../...<br>T.C.<br>....<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  ... HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: .../...<br>KARAR NO\t: .../...<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... .... TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: ....<br>NUMARASI\t\t: .... Esas (Ara Karar)<br><br>DAVACI/ İHTİYATİ <br>TEDBİR İSTEYEN \t: ....<br>VEKİLİ\t: ....<br>DAVALI/ KARŞA TARAF\t: ...<br>\t<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVA\t\t: ...<br>TALEP\t\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: ...<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: ...<br><br>... ... Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasında verilen  ... tarihli Ara Kararının  istinaf incelemesi neticesinde;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı (İhtiyati tedbir isteyen) vekili, müvekkilinin tek ortağı ve kurucusu olduğu dava dışı ....’nin %70 hissesini eşi olan davalının ısrarı sonucunda .... tarihinde noterde yapılan \"şirket hisse devri\" sözleşmesiyle  350.000-TL bedelle davalıya devredildiğini, bu devir karşılığında herhangi bir bedel alınmadığını, nitekim bu hususun taraflar arasında görülen davalarda da davalı tarafça kabul edildiğini, dolayısıyla  tarafların esas iradesinin satış  olmadığından görünürdeki hisse devri işleminin \"satış\" olmadığında tereddüt bulunmadığını, müvekkilin eşinin, şirket hissesinden belli bir payı kendisine bağışlaması konusundaki aşırı ısrarı üzerine, hiçbir karşılık almaksızın malvarlığındaki belirli bir değeri eşine devretmek suretiyle, eşini zenginleştirme amacıyla şirket hissesinin %70'ini davalıya bağışladığını, ancak davalının müvekkiline yönelik eylem ve davranışlarında dolayı  müvekkilinin TBK 295.madde gereği bağışlamadan geri dönmekte ve bağışlama konusu şirket hisselerinin kendisine geri verilmesini talep ettiğini ileri sürerek davalı....'in .... olan hisselerinin devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, TBK 295.maddesi gereğince, davacının ... ... .... tarihli .... ait 14.000 hisse (%70 hissesini)  karşılığı 350,000-TL değerindeki hissesinin devrine ilişkin işlemin bağışlamadan geri dönülmesi ve/veya sebepsiz zenginleşme hukuki nedenleri ile  iptaline, talebimizin yerinde görülmemesi halinde fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla terditli olarak şimdilik 1,000-TL pay devri bedelinin, yargılama aşamasında  uzman bilirkişiler tarafından tam ve kesin olarak belirlendiği takdirde arttırılmak kaydıyla pay devri bedelinin -gerçek değerinin- devir tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İlk derece mahkemesinin .... tarihli ara kararında; eldeki davanın konusunun hisse devrinin iptali olduğu görülmekle şirketin mevcut hisselerinin 3. Kişilere  devri durumunda hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da  tamamen imkânsız hâle gelmesi durumu söz konusu olabileceğinden bu kapsamda ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davacı vekilinin şirket hisselerinin 3. Kişilere devrinin önlenmesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, şirket hisselerinin 3. Kişilere devrinin önlenmesi için davacı tarafından beyan edilen dava değerinin %10'u oranında teminat karşılığı ihtiyati tedbir  konulmasına,   davacı tarafından beyan edilen dava değerinin %10'u oranında olan 35.000,00-TL nakdi veya banka teminat mektubunun davacı tarafından mahkeme veznesine teminat olarak depo edilmesi halinde tedbir kararı gereği şirketin bağlı bulunduğu Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve şirkete müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.<br>İTİRAZ:Davalı vekili, hisse devir işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, irade sakatlığından söz edilemeyeceğini, kaldı ki hak düşürücü süre içinde dava açılmadığını, davacının iddiasını yaklaşık ispat ölçüsünde ispat edemediğini belirterek ihtiyati tedbire itiraz etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 30.12.2022 TARİHLİ ARA KARAR ÖZETİ<br>İlk derece mahkemesince yapılan duruşma sonucunda, tedbire konu hisse senetlerinin davanın konusu olması ve açılan davada ihtiyati tedbiri hükümlerini düzenleyen HMK.nun 389 madde koşullarının mevcut olması dolayısıyla ihtiyati tedbir kararı verildiği, verilen tedbir kararının ve belirlenen teminat tutarlarının dosya kapsamına uygun olduğu, ihtiyati tedbir kararının verilme koşullarında herhangi bir değişiklik olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.<br>Bu ara kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.\t<br>İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; davacının irade sakatlığına dayanmışsa da somut olayda irade sakatlığından söz edilemeyeceğini, taraflar arasındaki boşanma davası gözetildiğinde davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, hisse devir işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının iddiasını yaklaşık ispat ölçüsünde ispat etmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE <br>Talep, limited şirket hisse devrinin iptali olmadığı takdirde gerçek hisse bedelinin tahsili istemli dava içinde; HMK'nın 389 vd. maddeleri uyarınca  ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda davalının tedbire itirazının reddine karar verildiği, bu ara karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br><br>HMK'nın 389. maddesi uyarınca, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. \"<br>Kanun hükmü, tedbirin sadece dava konusu olan şey hakkında verilebileceğini düzenlemiştir. Davanın konusu olmayan mal varlığı hakkında tedbir kararı verilemez. Para alacağı için açılan davada, mal varlığı üzerine tedbir konulamaz. Koşulları varsa, ihtiyati haciz hükümlerinden yararlanılabilir. Yargıtay'ın emsal içtihadında da durum bu yöndedir (Yargıtay 19. HD. 2012/16760 E-2013/3136 K.sayılı, 19/02/2013 tarihli kararı). Yine, Yargıtay 21.HD.'nin E. 2015/5842, K. 2015/8588 sayılı, 20.4.2015tarihli kararında belirtildiği üzere: \"...Amaç bakımından ihtiyati tedbir, aynı uyuşmazlık konusu olan taşınır veya taşınmaz malların devrinin önlenmesi, dava sonuna kadar aynen muhafaza edilmesi veya bir tehlike yahut zararın önlenmesi amacıyla HUMK'nın 101 vd., HMK'nın 389 vd. maddelerinde öngörülen durumlarda başvurulan bir yol olduğu halde, ihtiyati haciz, bir alacağın tahsilini temine yarayan bir vasıtadır. İhtiyati hacizde, ihtiyaten haczedilen mal ve haklar, alacaklının açtığı veya yaptığı veya açmayı yahut yapmayı düşündüğü dava veya icra takibinin konusu değildir. Halbuki ihtiyati tedbirde, hakkında tedbir kararı alınan şey, esasen asıl davanın konusudur. \"<br>Somut olayda; davacı, şirketteki %70 hissesini davalı eşine noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesi ile devretmiş gibi görünse de gerçekte işlemin satış işlemi olmadığını, nitekim davalı olan eşinden hisse devir karşılığı herhangi bir bedel almadığını, işlemin gerçekte bağış işlemi olduğunu, ancak davalının eşi olan davacıyı aldattığını, davacının onur ve şerefini zedelediğini, bu nedenle davacı bağışlayananın bağış sözleşmesinden döndüğünü iddia etmiş, davalı ise hisse devir işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş olmasına göre, iddia, savunma ve dosya kapsamı gözetildiğinde dava konusu olan şirket hissesinin devrinin tedbiren önlenmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı tarafın  istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br>Açıklanan bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına, <br>4-Kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 30/03/2023<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imzalı<br>...<br>Üye*<br>...<br>e-imzalı <br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalı<br>...<br>Katip<br>....<br>e-imzalı <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1f086297ec62d55e","SID":"d48be606a17a77a5"}}