{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: ... Esas - ... <br>\tT.C.<br>\tKONYA<br>. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>HAKİM\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: <br>KARARIN MAHİYETİ\t: KABUL<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;  Davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın kaldırılmasını ve yüzde 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından sunulan cevap  dilekçesinden özetle;  Zamanaşımı itirazımız gereği davanın reddini talep ederiz. Aksi halde, Davacı delillerinin tarafımıza tebliği ile celp edilmesi gereken delillerimizin toplanmasına, Zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına, dava konusu olay özellikle kusur, husumet ve sorumluluk koşulları yönünden yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminat taleplerinin reddine, herhalde haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.<br>Mahkememiz ara kararı gereğince  dosyanın hesap bilirkişisi Av. ...'a tevdii ile düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; Müteveffa destek ...'ın; 30.11.2012 tarihinde vefatı nedeni) ...'in bakiye destekten yoksun kalma maddi zararı 12.08.2022 tarihi itibariyle 169.037,96 TL olarak hesaplanmıştır.  Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.09.2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ile davacı lehine 92.333,04 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiştir. Buna göre davacının talep edemediği bakiye destekten yoksun kalma zararı 76.704,92 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı tarafından davaya konu, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinde istenen asıl alacak miktarının, az yukarıda yapılan tespit ve hesaplara uygun olduğu, Mahkemeniz tarafından davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 15.03.2013 olduğunun kabulü durumunda; davacı tarafından davaya konu, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinde istenen takip öncesi işlemiş faiz miktarının, az yukarıda yapılan tespit ve hesaplara uygun olduğunu bildirir rapor tanzim etmiştir.<br>Aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 30/07/2025 tarihli ek rapordan özetle;\" Mahkemeniz dosyasına sunulan 02.01.2025 tarihli kök rapordaki tespitler aynen geçerlidir. Davalı sigorta şirketi vekilinin, usuli müktesep hak itirazlarını değerlendirmek münhasıran mahkemeniz takdirindedir. Kanaatimce davalı sigorta şirketi vekilinin, usuli müktesep hak itirazı yerinde değildir. Davalı sigorta şirketi vekilinin itirazları muvacehesinde tarafımdan yapılacak bir hesap ve değerlendirme bulunmamaktadır\" şeklinde ek rapor tanzim etmiştir.<br>Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir.<br>Dava; İtirazın İptali davasıdır.<br>Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalı aleyhine  İtirazın İptali davası açmıştır. <br>Davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; \"Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" şeklinde düzenlendiği, <br>İcra İnkar Tazminatı;<br>İtirazın iptali davasında, borçlunun itirazsında haksız olduğu mahkemece tespit edilir ise, borçlu hükmolunan borç miktarının yüzde yirmisinden aşağı olmayacak şekilde tazminata mahkum edilir. Buna \"icra inkar tazminatı\" denir<br>İcra İnkar Tazminatı Şartları;<br>1-Geçerli bir ilamsız genel icra takibi olmalıdır.<br>2-Borçlu yedi günlük süre içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalıdır.<br>3-Bir yıl içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunmalıdır.<br>4-Talep Şartı.<br>5-İtirazın kötü niyetle yapılmış olması (itirazın haksızlığına karar verilen borçlunun iyi niyetle ya da kötü niyetle itiraz etmiş olmasına bakılmaz. Ancak ödeme emrine itiraz eden borçlunun velisi, vasisi, kayyımı veya mirasçısı ise bu halde borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için, bu kimselerin ödeme emrine kötü niyetle itiraz ettiklerinin ispat edilmiş olması gerekir. )<br>6-Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi (mahkeme, itirazın iptali davası hakkında yaptığı inceleme sonucunda, borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar vermesi gerekir, haksızlık itirazın yapıldığı tarihe göre belirlenir) <br>7- Alacak (takip konusu alacağın miktarı bellidir. Yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını belirlemek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinebilecek durumdadır. Alacağın gerçek miktarını tespit etmek için alacaklı ve borçlunun anlaşmalarının veya böyle bir anlaşma olması bir mahkeme kararına gerek yoktur. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda ise alacak likit olacaktır... Alacakların var olup olmadığı, hangi miktar alacağın var olduğu, tarafların anlaşması ya da mahkeme kararını gerekli kıldığından... Açılan itirazın iptali davasında davacının davayı kazanması halinde dahi borçlu icra inkar tazminatına mahkum edilemez. )<br>Yargıtay Üyesi ... (İtirazın İptali Menfi Tespit Ve İstirdat Tasarrufun İptali, İflas Ve İflasın Ertelenmesi, Sıra Cetveline İtiraz Davaları Genişletilmiş 4. Baskı Kitabı )<br>6100 sayılı HMK'nın 303. Maddesinde \" (1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.<br>(2) Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder.<br>(3) Kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerlidir.<br>(4) Bir dava dolayısıyla ortaya çıkan kesin hüküm, o hükmün kesinleşmesinden sonra dava konusu şeyin mülkiyetini tarafların birisinden devralan yahut dava konusu şey üzerinde sınırlı bir ayni hak veya fer’î zilyetlik kazanan kişiler hakkında da geçerlidir. Ancak, Türk Medenî Kanununun iyiniyetle mal edinmeye ait hükümleri saklıdır.<br>(5) Müteselsil borçlulardan biri veya birkaçı ile alacaklı arasında yahut müteselsil alacaklılardan biri veya birkaçı ile borçlu arasında oluşan kesin hüküm, diğerleri hakkında geçerli değildir.\" hükmünün bulunduğu görülmüştür. <br>Yine 6100 sayılı HMK'nın 114/i maddesinde ise \" i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.\" hükmünün bulunduğu görülmüştür.<br>Maddi anlamda kesin hüküm olabilmesi için (Yargıtay içtihatları ve öğretilerdeki görüşlere baktığımızda) üç (3) koşulun gerçekleşmesi gerekir;<br>1-İki davanın konusunun aynı olması,<br>2-Dava sebeplerinin aynı olması,<br>3-Tarafların aynı olması, bilgileri gözönüne alınarak,<br>Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 02/09/2024 Tarihli ve ...  Esas ... Karar sayılı ilamında; \" Davalının istinafı bakımından;  Her dava, kural olarak iki kısımdan; tespit ve eda kısımlarından oluşur. Davanın kısmi nitelikte olması halinde önceden açılan davada kesinleşen ilamın tespit kısmı, kalan kısım hakkında açılan ikinci davanın tespit kısmı için kesin hüküm oluşturur ve kuşkusuz bağlayıcıdır.<br>Öğreti ve yargısal uygulamada; kısmi davanın redle sonuçlanması halinde  tüm alacak hakkında kesin hüküm oluşacağı kısmi dava kısmen kabul kısmen redle sonuçlanırsa her iki bölüm yönünden de kesin hüküm oluşacağı, kısmi dava tümüyle kabul edilirse de kararın tespit bölümünün açılan ek dava için kesin hüküm oluşturacağı kabul edilmiştir.<br>Eş söyleyişle; kısmi dava sonunda davalının borcu ödemeye mahkum edilmesi veya kısmi davanın tamamen veya kısmen reddine karar verilmiş olması halinde taraflar arasındaki borç ilişkisinin varlığı ya da yokluğu da tespit edilmiş olur ki bu tespit zorunlu olarak borç ilişkisinin tümünü kapsar. Bu nedenle kısmi dava sonunda verilen ve kesinleşen kararın tespite ilişkin bölümü sonradan açılan ek dava için kesin hüküm oluşturur. <br>          Kısacası ikinci davaya bakan mahkeme, kısmi davanın davalının sorumluluğuna ilişkin bu tespit bölümüyle bağlıdır. Burada davalının haksızlığı olgusu artık tartışılamaz hale gelmiştir. Zira, kesin hüküm bulunan bir konuda mahkemenin bu yönün doğruluğunu yeniden araştırma ve inceleme konusu yapmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Bu yön kamu düzenine ilişkin olup mahkemeler ve Yargıtayca doğrudan doğruya (resen) göz önünde tutulmalıdır. <br>Kısmi dava sürerken ek davanın açılmış olması halinde davalı ilk itirazda bulunarak birleştirme istememişse kısmi dava ile ek dava birleştirilemez. Ancak, ek davaya bakan mahkeme kısmi davanın sonuçlanmasını bekletici sorun yapmalıdır. Çünkü, kısmi dava tamamen veya kısmen reddedilecek olursa bu karar ek dava için kesin hüküm teşkil edecek, kısmi dava tamamen kabul edilirse de kararın tespite ilişkin bölümü ek dava için kesin hüküm teşkil edecektir.  <br>      Açıklanan hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.1980 gün ve ... E. ... K., 02.06.1982 gün ve ...  Esas ... Karar ve 09.11.1988 gün ve ...  Esas... K. Sayılı; ...  E. ... K. Sayılı  kararlarında da açıkça vurgulanmıştır.<br>Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesinde \"(1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. (2) (Mülga fıkra: 01/04/2015-6644 S.K./4. md) (3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>Buna göre, davacılar vekilinin HMK'nın 109. maddesine göre kısmi dava açtığı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmasa dahi, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olmadıkça ek dava olarak geri kalan kısmını da isteyebilecektir. (Aynı yönde Nitekim Yargıtay  HD nin ... esas ... karar  sayılı ilamı)<br>Somut olaya gelince, her ne kadar dava dilekçesinde bu şekilde nitelendirilmese de dava, tarafları, dava konusu aynı olan, Dairemizin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı  ile kesinleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davasının ek davası niteliğinde olup,  talep edilen miktarların ise farklı olması nedeni ile derdestlik söz  konusu değildir. <br>Bu itibarla, davacılar tarafından daha önce açılan yukarıda belirtilen, Dairemizin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı  ile kesinleşen Konya. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı, mahkemenin ilk vermiş olduğu kararın Anayasa Mahkemesi Kararı nedeniyle yeniden PMF yaşam tablosu esas alınarak hesaplanması için mahkemesine gönderildiği, bunun üzerine PMF yaşam tablosunun da esas alındığı, usule uygun 17/02/2022 tarihli aktüer raporu ile davacılardan ... için 175.750,62-TL, diğer davacı ... için ise 118.861,40-TL tazminat miktarının belirlenmiş olduğu, ancak Dairemizin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile ikinci ıslahın geçersiz sayılması nedeniyle ilk ıslah miktarındaki tutarlar dikkate alınarak yeniden hüküm kurulduğu ve bu şekilde kararın kesinleşmiş bulunduğu; dolayasıyla yeniden hüküm kurulan, az yukarıda numarası belirtilen Dairemiz gerekçeli kararında her ne kadar tazminat miktarı tam olarak tespit edilmemiş ise de, ilk kaldırma kararında yapılacak hesaplama biçimi gösterilmiş ve buna göre 17/02/2022 tarihli aktüer raporu ile tazminat miktarı, kaldırma kararına, usul ve yasaya uygun biçimde belirlenmiş ve bu biçimde tazminat alacağı kesinleşmiş olmakla, bu haliyle anılan fazla destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı bilirkişi raporuna göre Dairemizin ...-... Esas ve Karar sayılı ilamında hükmedilen miktarlarından yukarıda sözü edilen, kesinleşen 17/02/2022 tarihli aktüer raporundaki miktarların çıkarılması ile bakiye tazminat miktarına (davacılardan ... için 175.750,62-TL'nin asıl davada hükmedilen 91.860,21-TL'nin mahsubu ile bakiye 83.890,41-TL; diğer davacı ... için ise 118.861,40-TL'nin asıl davada hükmedilen 61.063,15-TL'nin mahsubu ile 57.798,25-TL bakiye tazminat) hükmedilmesi gerekirken, kesinleşen ve bu şekilde davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil eden tazminat miktarı ve davanın ek dava niteliği göz ardı edilerek, yeniden güncel verilere  göre ilk kesinleşen davadaki miktarlar üzerinden yasal faiz işletilerek güncelleme yapılarak karar verilmesi açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekte olup, buna nedenle davalının istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesisi gerekmiştir. <br>Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 10/02/2025 Tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı, Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 20/02/2025 Tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı, Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 20/02/2025 Tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı, Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 14/02/2025 Tarih ve ... ESas ... Karar sayılı ilamlarının da aynı mahiyette olduğu anlaşılmakla, <br> KTK 109 maddesine \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır.\" TCK 66 \"1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçmesiyle düşer. (2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer. (3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur. (4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır. (5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8 md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar. (6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar. (7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.\" TCK 85; “(1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.\"  hükümlerinin geçerli olduğu dikkate alındığında zamanaşımı define itibar edilmemiştir. (Olay tarihinin 30/11/2012 olduğu, icra takibinin 27/02/2023 tarihinde yapıldığı görülmüştür. 15 yıllık zamanaşımı süresi vardır.)<br>Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... sayılı kararının  20/12/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.<br> Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacaklının ... olduğu, Borçlunun ... Sigorta Şirketi olduğu, toplam alacak tutarının 145.472,66-TL olduğu görülmüştür.<br>Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 20.02.2025 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı ve aynı dairenin ... Esas - ... Karar sayılı ilamı da dikkate alındığında, <br>Daha önce ödenecek miktar kesinleştiğinden alacak likittir.<br>Kesin hüküm talep yönünden aynı olmadığından itibar edilmemiştir.<br>Yargıtay ... . Hukuk Dairesi'nin 30/03/2009 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı (... : itirazın iptali davasında takip konusu alacağın aslı ve ferileri icra inkar tazminatı yönünden gözetilir.)<br>Bilirkişi raporuna itiraz edilmemesi usuli kazanılmış hak doğurmaz. (Anayasa Mahkemesi'nin 2021/12/2023 tarihli kararı ve resmi gazetede 20/05/2024 Tarih ve 32551 sayılı resmi gazetede yayınlanmış karar dikkate alındığında)<br>TMK 1/3. Maddesinde; \"Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır.\" <br>Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; \" Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler.\" şeklinde düzenlemeler olduğu,<br>Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu  sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3  ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davanın kabulüne, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan itirazın iptali ile 76.703,92TL asıl alacak + 68.768,74TL yasal faizin toplamı olan 145.472,66TL  üzerinden takibin devamına, (asıl alacağı takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi işletilerek) İİK 67/2. Maddesi gereğince kabul edilen  145.472,66TL'lik alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM\t: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE;<br>Davanın KABULÜNE,<br>1-Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile 76.703,92TL asıl alacak + 68.768,74TL yasal faizin toplamı olan 145.472,66TL  üzerinden TAKİBİN DEVAMINA, (asıl alacağı takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi işletilerek)<br>2-İİK 67/2. Maddesi gereğince kabul edilen  145.472,66TL'lik alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 9.937,24-TL harçtan dava başında yatırılan 269,85-TL peşin harç ile 227,01-TL tamamlama harcının toplamı olan 496,86-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.440,38-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,<br>4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>5-Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan ilk yargılama harcı olan 578,10-TL ve 227,01-TL Tamamlama Harcı ve 2.630,00-TL bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.435,11-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kararın mahiyeti gereği kendi üzerine BIRAKILMASINA, <br>7-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin 6325 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA, <br> Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı yanın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/12/2025<br><br>Katip \t\t\t\t\t\tHakim <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0a82ac86aa22dcff","SID":"0789b40bde31212a"}}