{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:10/07/2025<br>DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT <br>İSTİNAF TALEP TARİHİ:08/09/2025<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/01/2026<br>KARARIN YAZIM TARİHİ:15/01/2026<br><br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili   dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca davacının sözleşmede üstlendiği ücret ödeme edimini zamanında ve eksiksiz yerine getirdiği halde davalının davaya konu dükkanı mütabık kalınan tarihte davacıya teslim etmeyerek davacının hak kaybına uğramasına sebep olduğunu, sözleşmenin 4.1 maddesinde  bağımsız bölümün alıcıya tablo ikide yer alan teslim başlangıç tarihinde teslim edilmeye başlanacağı ve teslimlerin en geç teslim başlangıç tarihinden itibaren 120 gün içinde tamamlanacağının kararlaştırıldığını, teslim tarihinin sözleşmede 31/12/2020 olarak belirlendiğini, davalının öngörülen tarihte bağımsız bölümün inşaatını tamamlayıp davacıya teslim etmediğini, böylece davalının kira kaybından kaynaklı zarara uğradığını belirterek, rayiç kira bedellerine karşılık şimdilik 1.000,00 TL'nin  teslim tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP :Davalı, davaya cevap vermemiştir. <br>YEREL MAHKEME KARARI  : Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin  ...  Esas , ... karar sayılı 10/07/2005 tarihli kararı ile; \"davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle  HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince usulden reddi ile, Mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin  Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin olduğunun tespitine, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine  gönderilmesine,\" şeklinde  karar  verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİ  VE SEBEPLERİ: Davalı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi ile;  davacının gerçek kişi tacir olup olduğu, satın aldığı taşınmazın niteliği,defter tutma usulü,dava konusu dükkanı  ticari amaçla satın aldığı, bağımsız vergi numarası bulunduğu gözetilmeksizin görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nun 355. Maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; <br>Dava; taşınmaz satış  vaadi sözleşmesine konu dükkanın kararlaştırılan teslim  tarihinde inşaatının tamamlanıp davacıya teslim edilmediği iddiasına dayalı kira kaybı  tazminatı istemlidir.  <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; \"davacının dükkan vasfındaki dava konusu bağımsız bölümü kar elde etme amacıyla satın aldığı, bağımsız bölümde herhangi bir ticari faaliyette bulunmadığının anlaşıldığı, eldeki davanın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının ticari amaçla hareket ettiğine dair delil ve bilginin bulunmadığı, davacının tüketici olmadığı, yatırım amacıyla hareket ettiği düşünülse bile bu durumun davacıyı tacir yapmayacağı, mülkün kira geliri elde etme amacıyla satın alınmasının mümkün olduğu, davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait bulunduğu\"  yönündeki gerekçeyle \"davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle  HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince usulden reddi ile, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin  Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin olduğunun tespitine, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine  gönderilmesine,\"  şeklinde karar verilmiş, karar süresi içerisinde  davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık; açılan davanın ticari  dava niteliği taşıyıp taşımadığı, davaya bakma görevinin ilk derece mahkemesine ait olup olmadığının tespiti  noktasında toplanmaktadır.   <br>Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler.<br>Türk Ticaret Kanunun 5.maddesi uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne aittir. <br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.   <br>Somut olayda;mutlak ticari davanın koşulları bulunmadığı gibi eldeki dava, özel kanunlarda sayılan ve Ticaret Mahkemesinde görülmesini gerektirir davalardan da değildir. Buna göre Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girebilmesi için davanın, nispi ticari dava niteliği taşıyıp taşımadığı üzerinde durulması gerekir. Davalının ticari şirket olması sebebiyle tacir konumunda bulunduğu tartışma dışıdır.Ancak ilgili kurumlarla yapılan yazışmalar neticesinde davacının tacir olmadığı belirlenmiştir. Bu yüzden eldeki dava, nispi ticari dava niteliği de  taşımamaktadır. Dava konusu taşınmazın dükkan vasfı taşıması nedeniyle davacının ticari veya mesleki olmayan amaçla hareket ettiğinden söz edilemeyecek olup, tüketici konumunda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davaya bakma görevi genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesine aittir.<br>Yapılan açıklamalar ışığında; dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkemece tesis edilen kararda herhangi bir hukuka aykırı yön görülmediğinden  davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün istinaf sebeplerinin HMK'nun 353/1.b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-İncelenen  kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından davalı tarafından peşin yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 116,60 TL'nin  davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>3-Davalıdan peşin alınan  istinaf kanun yoluna başvuru harcının  hazineye irad kaydedilmesine,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalının üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunan davalıya iadesine,    <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere,  oybirliği ile karar verildi. 15/01/2026<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"342f94f833ef0558","SID":"e91f6d18ebb5b62b"}}