{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2025/68 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/422<br>DAVA\t: Hakem Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 21/01/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 06/05/2025<br>Mahkememizde görülmekte olan Hakem Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Merkez İl Hakem Heyetinin 16/12/2024 tarih... sayılı kararının taraflarına tebliğ edildiğini, müvekkili ile ... arasında geçmişte alışveriş gerçekleştirdiklerini, müvekkilinin bunlara ilişkin aldığı bedellerin tamamını ödediğini, müvekkilinin erik bahçesi olduğundan erik hasadının yaklaştığı dönemde tezgahların başkaları tarafından kullanıldığını, bu kişilerin kendi nam ve hesaplarına ticaret yaptıklarını, müvekkilinin tezgahlarının başkaları tarafından kullanıldığı süreçte 3.kişilerin ...'tan mal aldıklarını, bunların bedellerinin tahsil edilmeyince kötü niyetli bir şekilde müvekkilinden tahsil edilmeye çalışıldığını, hal kayıtlarındaki plakalı araçların özellikle bakiyesi ödenmeyen döneme ait olanların müvekkilinin tezgahlarını kullanmadığı döneme denk geldiğini, bu durumda alındığı iddia edilen malların müvekkili ile alakasının olmadığını, müvekkilinin borca konu imzaladığı bir adet irsaliye, teslim fişi vs.hiç bir belge bulunmadığını, bu nedenle Hakem Heyetince verilmiş olan kararın tek taraflı ve hal esnafını koruyan bir karar olup kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>avalı vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar davada davalı olarak gösterilmiş iseler de Hal Hakem Heyeti kararlarına itiraz davalarında Valilik, Ticaret İl Müdürlüğü veya Hal Hakem Heyeti Başkanlıklarının davalı sıfatının bulunmadığını, bununla birlikte Hal Hakem Heyeti kararlarının ilam hükmünde olup Hal Hakem Heyeti kararlarına ilişkin tarafların ticaret mahkemelerine itiraz etme ve çekişmesi bulunduğu tarafa karşı dava açma hakkı bulunmadığını, bu durumda davalı ... olarak taraf gösterilebilecekken; bu kararı vermek üzere kendisine başvuruda bulunulan tüzel kişliği haiz olmayan İl Hakem Heyetinin yargılamanın tarafı olamayacağını, tüm bu nedenlerle öncelikle davaya karşı husumet itirazlarının bulunduğunu,  davaya konu hakem heyeti kararına karşı davacının 15 günlük süre içinde dava ikame etmesinin şart olduğunu, bu durumun tespiti ile hak kaybına sebebiyet vermemek adına süre yönüyle resen incelenmesini talep ettiklerini,  5957 sayılı yasa gereği dava konusu edilen kararın usul ve yasaya uygun olarak alındığını, bu itibarla öncelikle davanın usulden reddine, esas yönünden ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER: <br>Manisa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Turgutlu Vergi Dairesi Müdürlüğü ve Ticaret İl Müdürlüğü kayıtları dosyamız arasındadır. <br> Davacı vekili tarafından ilk olarak davanın D.İş olarak açıldığı ve dosyaya hiçbir harç yatırılmadığı tespit edildiğinden, davacı vekilince Başvuru Harcı ile Peşin Harcın dosyamıza verilen süre içerisinde yatırıldığı görüldü. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre yapılan inceleme neticesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın;  Hal  Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılması talebine yönelik olarak açılan hakem kararının iptali davası olduğu tespit edildi. <br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tarafların, Ticaret İl Müdürlüğü Hal Hakem Heyeti kararına karşı, Valilik aleyhine dava açılıp açılamayağına ilişkin değerlendirme yapılması gerektiği, Hal Hakim Heyeti Kararına itiraz davalarında; husumetin, şikayet eden yani, hakem heyetine başvuruda bulunup lehine karar verilen kişiye yöneltilmesi gerektiği, davacı tarafça ,kararı veren Ticaret İl Müdürlüğü'nün bağlı olduğu İzmir Valiliği davalı olarak gösterilerek dava açıldığı ancak Ticaret İl Müdürlüğü Hal Hakem Heyeti kararının iptali istemine ilişkin davada İzmir Valiliği'ne husumet yöneltilemeyeceğinden davalının pasif husumet (taraf) ehliyetinin bulunmadığı, bu halde davacı her ne kadar davasını takip etmediyse de davalının davayı takip ettiği ve bununla birlikte taraf ehliyetinin değerlendirilebileceği, davalı yanın hal hakem heyeti kararı nedeni ile lehine bir menfaat sağlamayacağı nazara alınarak pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın PASİF HUSUMET NEDENİYLE REDDİNE, <br>2-Karar ve ilam harcı olan 615,40.-TL harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı taraf kendini bir vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesap edilen ve takdir olunan maktu 30.000,00.TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>5-Kullanılmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,<br>Dair davacı vekilinin yokluğunda, davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.  06/05/2025<br>Katip ...<br>E imza ¸<br> <br>Hakim ...<br>eimza</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c6cc561ef972511b","SID":"c8489a0762ab13ce"}}