{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2026/67 <br>KARAR NO\t: 2026/130<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2025/157<br>KARAR NO\t: 2025/1003<br>DAVA TARİHİ: 30/05/2017<br>KARAR TARİHİ: 18/11/2025<br>DAVA: Tapu İptal ve Tescil<br>KARAR TARİHİ: 28/01/2026<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Ltd. Şti. tarafından yapılacak olan ... 2 sitesindeki konutlardan biri için 27.09.1995 tarihinde sözleşme akdederek ve satış bedelinin tamamını dava dışı mezkür şirkete ödediğini, davacı tarafından yapılan ödemelerin daire satın alınan sitenin inşaatı için davacı kooperatif tarafından kullanıldığını, bilahare konut projesinin dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından davalı kooperatife devredildiğini, davalı kooperetifin hukuka aykırı olarak davacının üyeliğe kabul edilmemesi sebebiyle davacının üyeliğinin tespiti ve tescili için açılan dava neticesinde Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.01.2017 T. 2016/664 E. 2017/53 K. sayılı hükmü ile davacının davasının kabulüne ve davalı kooperatife üye olduğunun tespitine karar verildiğini, kooperatife ihtarname gönderilerek müvekkiline isabet eden taşınmazın tescilinin talep edildiğini, davalının mahkeme ilamının kesinleşmediğinden bahisle talebi reddettiğini, davacının taşınmazı 1998 yılında satın almak üzere anlaşma imzaladığını ve satış bedelinin tamamını ödediği halde davalı kooperatifin hukuka ve iyiniyetle aykırı davranışları sebebiyle teslim alamadığını ve mülkiyetini edinemediğini belirterek İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, ... Mahallesi, ...Ada, 4 Parsel, C-6 Blok'da kain 18 nolu bağımsız bölümünün tapusunun iptali ile davacı adına tapuya tescilini talep etmiştir. <br>CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tapu iptal ve tescil talebinin zamanaşımına uğradığını, öncelikle davanın esasına geçmeden bu itirazın değerlendirilip karara bağlanmasını, müvekkili kooperatifin 2002 yılından beri ortaklarından aidat toplayarak inşaatı bu topladığı aidatlarla yapdığını, davacı kooperatifte dairesi olduğu iddiasını 2006 yılında ileri sürdüğünü ancak aradan 11 yıl geçmesine rağmen müvekkil kooperatife herhangi bir ödeme yapmadığını, davacının 2006 yılında tapu tescil davasını açması gerekirken inşaatların bitmesini bekleyerek davayı şimdi açmasının kötüniyetini gösterdiğini, davacının müvekkili kooperatife hiçbir bedel ödemediğinden daire tahsis ve tescil isteyemeyeceğini, davacının müvekkili kooperatifin ortağı da olmadığını, bu konuda kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığını, davacı kooperatif ortağı olmadığı için davacının ödemesinin kooperatife aktarılmadığını, davacıya kooperatifçe tahsis edilmiş bir daire bulunmadığını, ayrıca davacının tapu tescilini istedikleri 17. blok 802 numaralı bağımsız bölümün müvekkili kooperatifte bulunmadığını, davacının müvekkili kooperatife ortak olduğu kabul edilse bile tapu iptal tescil değil, kooperatifler kanuna göre tazminat talep etme hakları bulunmakta olup tazminat talepli dava açmaları gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA KARARI ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin 14/02/2023 tarih ve 2017/506 E. 2023/151 K. sayılı kararı ile, kooperatif üyeliğinin tespiti, tapu iptali ve tesciline ilişkin davada, Bakırköy 2. ATM'nin 2016/664 E., 2017/53 K. sayılı ilamı ile davacının davalı kooperatif üyeliğinin tespitine karar verildiği, iş bu karara karşı karar düzeltme yoluna gidildiği ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2020/1789 Esas, 2020/4389 Karar sayılı 17/12/2020 tarihli ilamı ile \"karar düzeltme isteminin reddine\" dair karar verildiği, hükmün 17/12/2020 tarihinde kesinleştiği, kararı veren mahkemenin yargılaması ve bu yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları ile davacının ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği hususu tespit edilerek sabit görüldüğü, eldeki davada davacının üyeliği gereği kendine tahsis olunan taşınmazın, tapu iptal ve tescilini isteyebilmesi için öncelikle kooperatifin üyesi bulunması ve bu üyeliği gereği kooperatife karşı tüm parasal (akçeli) yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği, davacının akçeli yükümlülüklerini yerine getirdiği ve davalıya borcu olmadığı, dava konusu edilen ve davacı adına tahsis edilen taşınmazın hali hazırda davalı adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle Davanın KABULÜ ile; İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... Mah. , ... Ada, 1 Parsel, 270 nolu bağımsız bölümünün TAPUSUNUN İPTALİ ile davacı adına TAPUYA TESCİLİNE karar verilmiştir. Davalı vekilince kararın istinaf edilmesi üzerine dairemizin 15/01/2025 tarih ve 2024/151 E. 2025/53 K. sayılı kararı ile:\"...İlk Derece Mahkemesince davacının parasal yükümlülüklerinin yerine getirip getirmediği konusunda herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmadan, bekletici mesele yapılan kooperatif üyeliğinin tespiti davasındaki üyelik türünün ne olduğu konusunda gerekçe içermeyen ve ilgili davanın açıldığı dava tarihi itibariyle durum tespiti içeren ve davacının akçeli yükümlülüklerini yerine getirdiği, kooperatife borcu olmadığı yönündeki gerekçeye itibar edilerek iş bu davada hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle de yukarıda açıkça yer verilen ilamlar dikkate alınarak bilirkişi incelemesi yapılması ve ardından varılacak kanaate göre hüküm tesis edilmesi gerekmektedir...\" gerekçesiyle dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir.  İlk Derece Mahkemesinin 18/11/2025 tarih ve 2025/157 E. 2025/1003 K. sayılı kararı ile, Kooperatif satış sözleşmesi gereği, davacının edimlerini yerine getirdiğini, dava dışı ... Ltd. tarafından davalı kooperatife devredilen konut projesine istinaden davacının kooperatif üyeliğine kabul edilmemesi üzerine, davacının üyesi olduğu tespit edilen davalı kooperatif adına tapuda tescilli İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... Mah, ...ada, 4 parselde kait ... numaralı bağımsız bölümün davacı adına tescili istemiyle eldeki dava ikame edilmiş ise de, önceki safahatta mahkememizce verilen 14/02/2023 tarih ve 2017/506 Esas 2023/151 sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 15/01/2025  tarih ve 2024/151 Esas 2025/53 Karar sayılı ilamı ile kaldırılması sonrası alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere, davacının davalı kooperatifin üyesi olduğu, davalının için bir kısım ödemeler yaptığı ve ancak tüm ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının kooperatif üyeliğinin devam ettiği, üyeliğin devam ettiği süreçte zamanaşımının işlemediği ve davanın süresinde açıldığı anlaşılmış olup, dava konusu edilen taşınmazın, ödeme yükümlülüklerinin davacı tarafından yerine getirilmediği de sabit olmakla, davacının tapuyu almaya hak kazanmadığı gerekçesiyle Davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde yapılan yargılama ve kesin hüküm neticesinde davacının ek ödeme yükümlüğü olmadan davalı kooperatif üyesi sayılması gerektiğinin tespit edildiğini, bir an için davacının üye olarak daire satışı ve edinimi dışında, kooperatifin günlük ve idari harcamaları için aylık bir bedel ödemesi gerektiği kabul edilse dahi bunun davacıya bildirilmesi ve talep edilerek temerrüte düşürülmesi icap ettiğini, ancak davalı kooperatifin bu yönde de herhangi bir girişimde bulunmadığını, davacı müvekkiline bir kez olsun üyemiz olarak borcunuz budur diye bir bildirimde bulunulmadığını, 20 yılı geçen işbu davada davacının kusurlu ve borçlu olduğu bu sebeple emeği ile kazandığı para ile ödediği dairenin mülkiyetini hakketmediğini yüksek heyetin kabul etmeyeceği ve hukukun doğru uygulamaması ile yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, davacının koperatifin günlük ve idari harcamaları için aylık bir bedel ödemesi gerektiği kabul edilecek ise bu bedelin mahkeme tarafından günün koşullarına göre uyarlanarak hesaplanması ve bu bedelin davacı tarafından davalıya ödenerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatinde olduklarını, aksi düşüncenin kabulü bu şekilde yapılan satış ve kooperatif devirleri ile kişilerin mağdur edilmesine davalının baştan bugüne kadar süren davacının üyeliğini red ve inkara yönelik tutumlarının ödüllendirilmesi neticesini doğuracağını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, kooperatif üyeliği nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/664 E. 2017/53 K. sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından davalılar S. S. ... ...Kooperatifi - ... ...Ltd. Şti.'ye karşı kooperatif üyeliğinin tespitine ilişkin 28.07.2011 tarihinde açılan davada yapılan yargılama neticesinde 19/01/2017 tarihinde açılan davanın kabulüne, davacının davalı ... Limited aracılığıyla diğer davalı kooperatife üye olduğunun tespitine dair verilen hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2017/2212 E. 2020/2335 K. sayılı 30/06/2020 tarihli ilamı ile \"Onanmasına\",  karar düzeltme istemi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2020/1789 E. 2020/4389 K. sayılı 17/12/2020 tarihli ilamı ile \"karar düzeltme isteminin reddine\" karar verilmiş olmakla, 17/12/2020 tarihinde hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince Dairemiz kararından sonra yapılan yargılamada bilirkişi raporu aldırılmasının ardından rapora itibar edilerek davacının ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İlk Derece Mahkemesince kooperatif mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiden aldırılan 16.06.2025 tarihli raporda:\" Davalı .... ... ...Kooperatifi (eski unvan ......Kooperatifi) tarafından ibraz edilen 2004, 2005, 2006, 2007 ve 2008 yılı detay mizanlarının taranması sonucunda davacı ... ile ilgili hiçbir hesabın çalıştırılmadığı tespit edilmiştir. Davacı ...'ın kayıtlarda olup olmadığı ile ilgili olarak davalı .... ... ...Kooperatifi'ne ait mizanların taranması; 01.01.2004-31.12.2004 tarihli mizanda ismine rastlanılmamıştır. 01.01.2005-31.12.2005 tarihli mizanda ismine rastlanılmamıştır. 01.01.2006-31.12.2006 tarihli mizanda ismine rastlanılmamıştır. 01.01.2007-31 12.2007 tarihli mizanda ismine rastlanılmamıştır. ...12.2008 tarihli mizanda ismine rastlanılmamıştır.Dava Dışı ... ...Ltd. Şti.'nin davacı şahıs ile olan ticari ilişkisinin 340.002.170802-... muhasebe kodlu alınan sipariş avansları hesabında takip edildiği, aşağıda dökümü arz edilen tablolardan da anlaşılacağı üzere davacının peşinatlar ile birlikte 27 adet senedin bedelini ödediği, 340 nolu hesap bakiyesinde de ...  ...Ltd. Şti.'nin davacı ...'a (-) 3.872,80 TL borçlu olduğu görülmektedir.Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 2012-2017 arasında davacının talep ettiği daire ile aynı 98 m2 daire için yapılan ödemelerin miktarı toplam 25.541,00 TL'dir. Davacının bu miktarı dahi ödediğine dair dosyada bir belge veya bilgi yoktur. Davacının Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016 / 664 esas sayılı dosyasında verilen karar ve kesinleşen karar gereğince davalı kooperatifin ortağı olduğu kesinleşmiştir. Davacı ile dava dışı ... arasından imzalanan sabit fiyat garantili konut satış sözleşmesi ne göre davacının, kooperatif üyesi olduğu kesinleşmiştir. Ancak burada ki temel konu üyeliğin hukuki durumudur. Sabit fiyat garantili konut satış sözleşmesi, genel kurul kararları ve Asliye ticaret mahkemesinin 2016 / 664 esas sayılı dosyası hep beraber değerlendirildiğinde davacının PEŞİN ÖDEMELİ ORTAK OLDUĞU ANLAŞILMAKTADIR.Davacının peşin ödemeli ortak olduğu, Davacının sabit fiyat garantili sözleşme kapsamında 3.872.872,600 TL ( 3.872,80 TL ) ödediği, 2012-2017 arasında davacının talep ettiği daire ile aynı 98 m2 daire için yapılan ödemelerin miktarının toplam 25.541,00 TL olduğu, Davacının mali yükümlülüklerini yerine getirmediği, 11/01/1998 tarihinde imzalanan jetkent 2 ( 2 etap ) sabit fiyat garantili konut satış sözleşmenin 16.maddesinde konutun müşteriye 31.03.2000 tarihinde teslim edileceği taahhüt edilmiş olmasına ve davalı kooperatif tarafından 25/04/2004 tarihli genel kurulda ortaklık iddiasında bulunanlar için karar alınmasına rağmen iş bu davanın 30/05/2017 tarihinde açıldığı, Davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle tapu iptal ve tescilİ şartlarının oluşmadığı,\" şeklinde kanaat bildirilmiştir.Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin(Kapatılan) 02.11.2015 tarih ve 2014/5624 E., 2015/6996 K. sayılı ilamı:\"...Yapı kooperatiflerinde kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen, başka bir anlatımla kooperatife borcu bulunan ortakların, tapu iptal ve tescil isteme hakları bulunmamaktadır. Davacı taraf, bilirkişi raporunda borcun depo edilmesi gerektiği görüşünün bildirilmesi üzerine raporda belirlenen borcu depo etmek suretiyle borcu benimsemiş olup, kararın esasını temyiz etmemektedir. Davalı taraf, borç depo ettirilmeden, davanın reddi gerektiğini rapora itirazında ve temyizinde ileri sürmüştür. Gerçekten de davacının dava tarihi itibariyle kooperatife borcu bulunduğu belirlenmiş olup, davanın konusu menfi tespit değildir. Tapu iptal ve tescil istenebilmesinin koşulu, borcun bulunmaması olup, davacının borcu olup olmadığı ön sorun olarak incelenmelidir. Menfi tespit istemi dava konusu yapılmadığından borcun kaynağının ve gerçek miktarının belirlenmesi gerekmemekte, davacının her halükârda borçlu olması, davanın reddi için yeterli olmaktadır. Bu durumda borcun miktarı, HMK'nın 303/2. maddesi uyarınca tarafların leh ve aleyhinde kesin hüküm oluşturmaz. Üyeye mevcut borcu ödeme olanağı sağlamak amacıyla borcun depo ettirilmesi doğru olmayıp, tapu iptal ve tesciline ilişkin davanın reddi gerekir. YHGK'nun 15.06.2012 tarih ve 16-145 E., 392 K. sayılı ilamı ve Dairemiz'in 09.04.2013 tarih 338 E., 2269 K. sayılı ilamı da bu yöndedir...\"şeklindedir.Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince davacının parasal yükümlülüklerinin yerine getirip getirmediği konusunda aldırılan bilirkişi raporunun denetime açık hesaplamalar içerdiği ve itibar edilebilir nitelikte olduğu, rapordaki kanaatin aksine olacak şekilde davacı tarafça da ödeme belgesi sunulmadığı ve hatta ödeme iddiasının da bulunmadığı dikkate alındığında iş bu dava tarihi itibariyle davacının akçeli yükümlülüklerini yerine getirdiği ve kooperatife borcu olmadığı tespit edilemediğine göre tazminat talebi bulunmayan davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine dair karar verilmesi isabetlidir. Davacı ile aynı durumda olan başka üyelere dairelerin teslim edilip taşınmazlara ait tapu kaydı tescilinin yapılıp yapılmadığına yönelik bilirkişi raporunda herhangi bir tespit yer almamakta ise de davacı vekilinin yargılama sırasında depo talebinin de bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 357. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddiaların istinaf aşamasında dinlenemeyeceği kuralından dolayı bu yöndeki davacı vekili istinaf sebebine de itibar edilmemiştir.Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına,<br>3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının davacı tarafından yatırılan 615,40 TL 'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.28/01/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"18bd6403e375681a","SID":"698aa69c468c71d4"}}