{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      T.C. KONYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ... - ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 17/10/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas -  ... Karar <br>DAVACI\t: ......  <br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVALI\t: ......   <br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 08/01/2026<br>G. KARAR YAZIM TARİHİ \t: 19/01/2026 <br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  ...... San. ve Tic. A. Ş.'nin birleşme devir sonucu davacı ...... San. ve Tic A.Ş.'nin şubesi olduğunu, müvekkilinin 30.01.2018 tarihli ödünç sözleşmesindeki 82.193,66 TL alacağından dolayı, Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile borçlu hakkında ilamsız takip başlatıldığını, ancak gönderilen örnek 7 ödeme emrine borçlu tarafından yapılan itiraz nedeniyle takibin durdurulduğunu, davalının diğer beyan ve itirazları hukuki dayanaktan yoksun olduğundan itibar edilmemesi gerektiğini belirterek davalının itirazının iptali ile Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibin devamına, alacağın % 20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  İşbu davanın davalının yerleşim yeri olan Antalya Asliye Mahkemesi'nde açılması gerektiğini, davaya konu alacak için zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin tasfiye için Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'na başvuru yapıldığını, tüm işlemlerinin tamamlandığını, halihazırda tasfiye edilmiş müvekkili şirketin dava ehliyeti bulunmadığını, takibe ve davaya konu alacağın kaynağının müvekkili ile ...... A.Ş. olan 29.07.2016 tarihli ''Sosyal Tesis İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenleme İşi'' konulu sözleşme olduğunu, müvekkilinin bu sözleşme ile üzerine düşen bir çok işi yaptığını ancak alacağını tahsil edemediğini, devir alan ........A.Ş.'nin ise söz konusu para transferlerinin kaynağını anlayamadığını, bu nedenle ''ödünç sözleşmesi'' adı altında bu parayı(eksik ödenen) geri almanın bir yolu olarak haksız takip ve dava yoluna girdiğini, müvekkili tarafından Konya İli, Beyşehir İlçesi 2. Etapta bulunan 469 Adet Konut, 1'er Cami, Ticaret Merkezi ve Sosyal Tesislerinde yapılan işlemlerinin tespiti ile davacının herhangi bir alacağının bulunmadığının ortaya çıkacağını savunarak davanın reddini ve alacağın %20'den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"...Davacı her ne kadar dava dilekçesinde ödenen bedelin ödünç sözleşmesi kapsamında verildiğini beyan etmiş ise de; davacı vekilinin 31/12/2022 tarihli beyan dilekçesi ekinde bulunan 30/01/2018 tarihli yazıda ödenen bedelin davalıya yapılacak iş karşılığı avans ödemesi olarak verildiği anlaşılmıştır. <br>Mahkememizce tarafların ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmek üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, davacı ticari defterleri incelenmesine ilişkin 13/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda neticeten;  Davacı tarafın, sehven eksik sunduğu 2011 ila 2013 yıllarına ait belgelerin de hazır edilmesi üzerine, tekrar hesaplama yapıldığı, 2011 ila 2017 yıllarını kapsayan işbu ek raporun hazırlandığı, ayrıntıları ve gerekçeleri raporun içeriğinde mevcut olan ve davacı ile davalı arasında her ne kadar ödünç sözleşmesinden kaynaklı denilerek dava açılmışsa da davacı ile davalının ticari ilişki içinde bulundukları 23/03/2011 ila 18/12/2017 tarihleri arasında gerçekleşmiş olunan ticari işlemler sonucunda 320-3-11 no'lu hesap bakiyesinin tahsilini amaçladığı görüldüğünü, davacı tarafa ait ticari defterler 6102 sayılı TTK'ne göre usulüne uygun tutulduğu, açılış kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, defter kayıtları davacı taraf nezdinde birbirini doğruladığı ve 6100 sayılı HMK'nin 222/2 nci maddesine göre ticari davalarda sahibi lehine delil olma özelliğini taşımış olduğu, davacı ile davalı arasında 6102 sayılı TTK'nin 89 ila 101 inci maddeleri arasında  düzenlenmiş bulunan “Cari Hesap” hükümlerine uygun bir sözleşme ibraz edilmemiş olup ticari defter ve belgelerin incelenmesi sürecinde tutanak, hakkediş, fatura, dekont gibi evrakların görüldüğü, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin 30/01/2018 tarihli ödünç sözleşmesinde yazılı olduğunu iddia edilen 82.193,66TL alacağın kaynağı araştırılmış, ...... vergi no'lu “... Şti.” ile ilgili, ...... ve ...... A.Ş. Tarafından gönderilmiş olunan 30/01/2018 tarihli, \"31/72/2017 tarihinde ......  A.Ş. İle olan hesap bakiyeniz 82.193,66TL (Alınan avanslar)\" yazılı hesap mutabakatı fotokopisi olduğu, mutabakat tutarının kaynağı olan borç ve alacak kayıtları incelendiğinde, davacının, davalı ite olan hesap hareketlerinin EK-İ'deki muavin hesap dökümünden de anlaşılacağı üzere, 23/03/2011 tarihli ...... numaralı fiş ile ilk kaydın yapılmış olduğu ve 18/12/2017 tarikli ...... numaralı fiş ile de son kaydın yapılmış olduğu, faturaların ticari defterlerde kayıtlı olduğu, faturaların tamamının açık fatura şeklinde düzenlenmiş olduğu, Ba ve Bs formu ve iade faturası da dikkate alındığında, dava konusu faturaların bedelinin ödenmesine ilişkin olarak defter ve belgelerinde kayıtların bulunduğu, nihayetinde davacının davalıdan 320-3-11 hesabın bakiyesi olan 82.193.66 TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir bilirkişi ek raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır.  <br>HMK'nun 222/3. Maddesi \" ...İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir...\" hükmüne havidir. <br>Mahkememiz 1. Celsesinde 5 nolu ara kararı c bendinde ticari defter ve belgelerin tanınan kesin süre içerisinde sunulmadığı veya bilirkişi incelemesine açılmadığı takdirde usulüne uygun tutulmuş karşı taraf defterlerinin aleyhlerine delil olarak değerlendirilebileceği taraflara ihtar edilmiştir. <br>Davacı vekilinin 31/10/2023 tarihli beyan dilekçesi ile mahkememize sunulan taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 15. Maddesi \"İhtilahların Halli\" kısmında \"sözleşmenin uygulanmasından doğacak ihtilaflı durumlar için Konya mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir. İhtilaf halinde İşveren tarafından tutulan her türlü kayıtların belge ve ticari defterlerin tek delil kabul edileceği Taşeron tarafından kabul edilmiştir.\" şeklinde düzenlendiği, ayrıca davalının 82.193,66 TL avans aldığı belgenin sunulduğu anlaşılmıştır.  <br>Davalı takibe ilişkin borca itirazda bulunmuş ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin varlığına ilişkin herhangi bir uyuşmazlık bulunmayıp bu durumda davacı tarafından yapılan bedelin davalı tarafından iade edildiğine dair ispat külfeti davalı - borçlu üzerindedir. Yargılama safhasında davalı borcun ödendiğine dair herhangi bir delil sunmamış olup, ayrıca ihtarlı tebligata rağmen süresi içerisinde ticari defterleri ibraz etmemiş ve yerlerini bildirmemiştir, bu cihetle dosya muhtevası itibariyle davacının usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerinin aksini gösterir herhangi bir delil sunulmadığından, davaya konu Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptali ile, takibin devamına karar verilmiştir. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu alacağın likit ve muayyen olması, davalının yalnızca soyut beyanları ile itirazlarında haklı olduğunu savunması karşısında defter yerlerini de bildirmeyerek ilgili hususları denetiminin yapılamaması nedeniyle davalının kötüniyetli şekilde icra takibine itiraz ettiği takdir ve kanaatine varıldığından ve kötüniyetli bu itiraz karşısında davacının  ödediği alacağa kavuşması engellendiğinden, avans ödeme tarihi, icra takip tarihi ve itiraz tarihi dikkate alınarak ve bu süreçteki enflasyon oranlarındaki artışlar da nazara alınmak suretiyle dava değeri miktar üzerinden takdiren %60 oranında hesaplanan 49.316,19 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\" gerekçesiyle Davanın KABULÜ ile davaya konu  Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptali ile takibin DEVAMINA, Dava değeri miktar üzerinden takdiren %60 oranında hesaplanan 49.316,19 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; itirazın iptali davalarında HMK'nın 6. maddesi uyarınca davalının yerleşim yeri olan Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, takibe konu alacağın kaynağı bir ödünç sözleşmesi olarak görünse de, davacı yanca yazılı bir ödünç sözleşmesi sunulmadığını, müvekkili firma tarafından alacak kabul edilmediğinden, bu alacağın davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, eldeki davada, herhangi alacağın veya taraflar arasındaki hukuki ilişkinin davacı yan tarafından kanıtlamadığını, davacı tarafından taraflar arasındaki akdi ilişki belirtilmemiş ise de alacağın kaynağının müvekkili ile dava dışı ...... San. Ve Tic. A.Ş. arasında akdedilen 29.07.2016 tarihli ''Sosyal Tesis İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenleme İşi'' konulu eser sözleşmesi olduğunu,  müvekkili şirketin sözleşme ile üzerine düşen bir çok işi yapmış olmasına rağmen alacağını tahsil edemediğini, devraalan ...... .... A.Ş.'nin ise söz konusu para transferlerinin kaynağını anlayamadığından ''ödünç sözleşmesi'' adı altında takip yoluna gittiğini, sözleşme konusu işin başında keşif yapılarak müvekkilinin alacağının belirlenmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi kapsamında istinaf  dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; <br>Dava; eser sözleşmesi kapsamında ödenen iş avansı bedelinin istirdadı amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve inkar tazminatı istemine ilişkindir.<br>2004 sayılı  İİK'nın 58. maddesinde; takip talebinin icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılacağı ile senet, senet yoksa borcun sebebinin belirtilmesi gerektiği, alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdiinin mecburi olduğu hususu düzenlenmiştir. Anılan Kanunun 61. maddesinde ise takibin belgeye dayanması halinde, belgenin tasdikli bir örneğinin ödeme emrine bağlanacağı belirtilmiştir.<br>Dosyanın incelenmesinde; ödeme emrinde söz konusu mevzuata uygun şekilde borcun sebebinin belirtilmediği anlaşılmakla; İİK md. 58 ve 61 hükümlerine göre usulüne uygun ödeme emri düzenlenmediğinden geçerli bir takibin bulunmadığı kabul edilerek davacının davasının dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. (Emsal Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 08.04.2013 tarihli ve 2012/28759 E., 2013/8988 K. sayılı ilamı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.03.2022 tarihli ve 2019/(19)11-718 E., 2022/274 K. sayılı ilamı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.02.2020 tarihli ve 2017/19-2076 E., 2020/117 K. sayılı ilamı, 8. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 25.12.2017 tarihli ve 2015/25167 E., 2017/9220 K. sayılı ilamı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 15.01.2024 tarihli ve 2023/5182 E., 2024/170 K. sayılı ilamı.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>2-6100 HMK’nın 353/1-a-4 maddesi gereğince Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/10/2024 tarihli ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,   <br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,  <br>4-Davalı tarafından yatırılan 1.403,66  TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince davalıya iadesine, <br>5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,  <br>6-Karar tebliğ ve harç iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a maddesi uyarınca, kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/01/2026     <br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır.<br> <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır.<br> <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır.<br> <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır.<br> <br><br><br><br><br><br>¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸ <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4bbe47dd03352740","SID":"7ae4d6579a3c588e"}}