{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2026/41 <br>KARAR NO: 2026/136 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/10/2025<br>ESAS NO: 2024/480 <br>KARAR NO: 2025/932<br>ASIL DAVA DOSYASINDA; <br>DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>BİRLEŞEN KAYSERİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2025/149 ESAS 2025/186 KARAR SAYILI DOSYASINDA <br>DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 23/01/2026<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 20/10/2025 tarih ve 2024/480 E - 2025/932  K kararına karşı süresi içinde davacı / davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>ASIL DAVADA: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uluslararası taşımacılıkla uğraştığını, davalı şirketin ise ... bayisi olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten 26/03/2022 tarihinde 3 adet sıfır km, ... model, ... Full araç satın aldığını, bu amaçla sözleşme imzalandığını, davalı şirketin sözleşme imzalayıp kapora ödeyenlere sırayla araç teslimi yapıldığını söylediğini, bu kapsamda 21/04/2022 tarihinde sözleşme kapsamındaki araçların yakın zamanda tescil ve teslim işlemlerinin gerçekleşeceğini belirtip müvekkili şirkete proforma fatura düzenlediğini ve 2.000,00-Euro kaparo bedelinin müvekkili şirket tarafından davalı şirkete ödendiğini, sözleşme imzalandıktan sonra müvekkili şirketin defalarca davalı şirket ile görüşmeler yaptığını ve her seferinde araçların kısa süre içinde teslim edileceğini belirterek müvekkilini oyaladıklarını, müvekkili şirketin Kayseri 4. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numarası ile gönderdiği ihtarnameye rağmen halen araçları müvekkili şirkete teslim etmediklerini, böylece davalı şirketin araç teslim borcu bakımından temerrüt halinde olduğunu, davalı şirketin Kayseri 13. Noterliği'nin ... tarihli ve ...yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde kaporanın eksik ödendiğinden bahisle araç teslim borcunun ve sözleşmenin inkar edildiğini, müvekkilinin yaptığı araştırmaya göre müvekkili ile sözleşme yapıldıktan ve kapora alındıktan sonra davalı bayinin başka müşterilerine çok sayıda araç satıp teslim ettiğini, dava konusu sıfır araç fiyatlarının döviz üzerinden olması ve fiyatlarının artması sebebiyle müvekkili için talep edilen ve müvekkiline satılan araçların başka müşterilerine daha yüksek fiyatlardan satıldığının tespit edildiğini, davalı şirketin araç fiyatlarının artmasıyla müvekkiline sattığı araçları başkalarına daha yüksek bedellerle satıp haksız kazanç temin ettiğini, buna karşılık davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranıp araçları teslim etmemesi sebebiyle müvekkili şirketin her geçen gün araç eksiği nedeniyle zarar görmekte olduğunu ve kazanç kaybı yaşadığını, araçların teslim edileceğine güvenerek müvekkili şirketin dava konusu çekiciler için dorseler satın aldığını ancak bunları kullanamadığı için zarar gördüğünü, yine müvekkili şirketin araç ihtiyacı nedeniyle araçların teslim edilmemesinden dolayı başka firmalardan araç kiralamak ve kira bedelleri ödemek zorunda kaldığını, müvekkili şirketin davalı şirkete imzalanan sözleşme ve kesilen proforma faturaya göre araç tesliminde bakiye araç bedelini ödemeye hazır olduğunu bildirmesine rağmen söz konusu araçların kötü niyetli olarak verilmediğini, daha fazla kazanç sağlamak için başkalarına satılıp teslim edildiğini, müvekkili şirketin aynı özelliklere sahip araçları satın almak için daha yüksek bedeller ödemek zorunda kalacağını belirterek taraflar arasındaki 26/03/2022 tarihli sözleşme gereğince 3 adet ... model, sıfır km, ...Full aracın müvekkili şirkete teslimine, bunun mümkün olmaması halinde fazlaya dair hakları saklı kalmak ve kesin miktarı belirlenince artırılmak üzere, ödenen kapora da eklenerek araçların rayiç bedeli ile sözleşme bedeli arasındaki farkın şimdilik 10.000,00-TL'nın, müvekkili şirketin araçların teslim edileceğine güvenerek satın aldığı dorseler, teslim edilmeyen araçlar sebebiyle uğradığı kazanç kaybı ve teslim edilmeyen araçların yerine kiraladığı araçlar için ödediği kira bedelleri sebebiyle uğradığı zararların, fazlaya dair hakları saklı kalmak ve miktarı kesin olarak belirlenince artırılmak üzere şimdilik 10.000,00-TL'nın, ihtar tarihinden itibaren TCMB avans faizi ile birlikte müvekkil şirkete ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça kazanç kaybı ve araç kiralama bedelleri yönünden yapılmış herhangi bir arabuluculuk başvurusu bulunmaması nedeniyle davanın bu kısım yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, sözleşmede belirtilen kapora bedelinin davacı tarafça yatırılmadığını, davacı tarafın, sözleşmede 4.000,00-Euro kapora bedeli kararlaştırılmışsa da 2.000,00-Euro ödenmesinden sonra taraflar arasında kapora bedelinini 2.000,00-Euro olarak güncellendiği buna ilişkin tanıkların mevcut olduğunun belirtildiğini, bu hususun kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili firma tarafından kapora bedelinin 2.000,00-Euro'ya güncellendiği hususunun gerçek dışı beyandan ibaret olduğunu, yazılı belge karşısında tanıkla ispata muvafakatlerinin bulunmadığını, sözleşmede belirtilen kapora bedelinin eksik yatırıldığının sabit olduğunu, sözleşmenin kurulması için öngörülen bedelin davacının kendi hatasından kaynaklı olarak eksik yatırıldığını, dolayısıyla davacı tarafça sözleşme koşullarının yerine getirilmediğini, koşulları yerine getirilmeyen bir sözleşmeden 2.000,00-Euro da olsa bağlanma parası yatırılmıştır denilerek sözleşmenin gereğinin yerine getirildiğinden söz edilemeyeceğini, bahse konu sözleşmenin geçerliliğinin davacı tarafın kusuru sonucu ortadan kalktığını, davacı tarafa yatırmış olduğu kapora bedelinin iadesi için kendilerine iban bildirmesi gerektiğinin bildirilmiş olduğunu, ancak davacı tarafça bu hususta hareketsiz davranıldığını, bunun üzerine Kayseri 13. Noterliği'nin ... tarihli ve ...yevmiye numaralı ihtarnameye cevaplarında iade için davacı taraftan, kendilerine iban bildirmesinin yahut ihtarnamede belirtilen adrese başvurması gerekliliğinin bildirildiğini, ancak davacı tarafça müvekkili şirkete herhangi bir geri dönüş yahut başvuru sağlanmadığını, davacı tarafın sözleşme bedelini ödememişken müvekkilinden ödedikleri miktar da eklenerek araçların rayiç bedeli ile sözleşme bedeli arasındaki farkın talep edilmesinin tamamen kötüniyetli olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla davacının arabuluculuğa başvuru sağlamadığı talepleri yönünden davanın usulden reddine; arabuluculuk başvurusunun gerçekleştiği kısımlar yönünden davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine; mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN KAYSERİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2025/149 ESAS 2025/186 KARAR SAYILI DOSYASINDA:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkili ...A.Ş, ...bayisi olup uluslararası taşımacılıkla iştigal eden davalı ... Ltd. Şti yetkilileri ile arasında  26.03.2022 tarihinde 3 adet  ... Model ... Full araç satın almalarına yönelik sözleşme imzalandığını, Davalının taraflar arasında görülmekte olan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/480 esas sayılı dosyanın dava dilekçesinde de belirtmiş olduğu üzere müvekkili şirket, sözleşme imzalayıp kapora ödeyenlere sırayla araç teslimi yapmaktayken davalı ... Ltd. Şti, sözleşmede kararlaştırılan 4.000,00 EURO'luk kapora ödemesini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini ve sözleşmeye konu  3 adet  ...Model ... Full aracın alımına yönelik olarak üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davalının sözleşmeye dair bu ihlali sonrası davaya konu siparişi verilmiş olan araçları  müvekkilinin başka bir firmaya daha düşük bir bedele satmak zorunda kaldığını, davalı taraf yükümlülük ihlali sebebi ile müvekkili davacının uğramış olduğu zararı karşılamak zorunda olduğunu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/480 sayılı dosyasının münderecatında yer alan ticari defterlerin, 3 ve daha fazla araca yönelik alım-satımı gerçekleşen  ... Model ...model araçlara yönelik fiyat listesi değerlendirmelerinden de anlaşılacağı üzere satın alan firmalar için satış rakamının 1750.000TL(... Satışı 30.12.2022) ve 1.890.000(09.01.2023... Ltd şti)  TL olarak değiştiğini bu satış rakamlarının ortalamasına göre yapılacak hesaplamaya göre de ortalama satış bedeli 1820.000 TL olacağını, iş bu davanın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/480 sayılı dosyası ile tensiple birleşmesine, yapılacak tahkikat neticesinde davanın kabulü ile şimdilik 10000,00TL'nin davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Taraflar arasında satıma konu 3 araç için 306.000,00 Euro bedelli proforma fatura düzenlendiği görülmüştür. 26/03/2022 tarihli sözleşme tarihinden sonra yaklaşık 1 ay süre ile taraflarca karşılıklı olarak ödeme ve teslim konulu bir hareket olmadığı, ancak 21/04/2022 tarihinde sözleşmeyle alındığı belirlenen kapora bedeli olan 2.000,00 Euro'nun ödendiği tespit edilmiştir. Proforma faturalar ise alım satım işlemi gerçekleşmeden önce müşteriye sunulan bir teklif niteliğinde olup niteliği itibarı ile bir fatura değildir. Bundan başka resmi belge olarak kabul edilmemekle birlikte genellikle ihracat, ithalat, kredilendirme türlerinde kredi kullanan tarafından kredi kuruluşlarına sunulmak maksadı ile kullanılmaktadır. Satıcı proforma faturanın düzenlemesinin nedeni alıcının bankadan kredi limitleri düzenlemesini teminen evrak eksiğinin tamamlanması olduğunu beyan etmiştir. Taraflar arasında 21/04/2022 tarihli proforma faturadan sonra yaklaşık 8 ay süre ile karşılıklı olarak ödeme ve devir işlemlerinin yerine getirilmediği, her iki tarafça da bu hususta herhangi bir ihtarat yapılmadığı görülmüştür. Alıca tarafça 20/12/2022 tarihinde ihtarname ile 21/04/2022 tarihli proforma fatura ile belirlenen tutarı ödemeye hazır olduğunu, ancak görüşmelerin sonuçlandırılamadığını, işbu ihtarın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde araçların tescil ve teslim işlemlerinin tamamlanmasının aksi halde menfi ve müspet zararları talep edileceği yönünde ihtarat gönderdiği görülmüştür. Bu tarihten sonra satıcı tarafça alıcının sözleşme ile belirlenen kapora bedelini ödememesi nedeni ile sözleşmenin geçerli olmadığını ve 2.000,00 Euronun iadesi için IBAN bilgisi bildirilmesini talep ettikleri görülmüştür. Bu süreç içerisinde alıcı ihtarından sonra proforma faturada belirlenen bedelin ödenmesi noktasında herhangi bir girişimde bulunmamış, herhangi bir tevdi mahalli de belirleyerek bakiye ödemeyi yapmamıştır. Keza sözleşmenin 5. Maddesine göre satıcının bedelin tamamı ödenmediği taktirde aracı teslim etmeme hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Bedelin ödenmediği sabit olmakla satıcının bedeli ödenmeden aracın teslim etmek zorunda olmadığı, alıcının ise bedeli ödenmek istediği ihtarından sonra alacaklının temerrütü için tevdi mahalli belirleyerek bedeli ödemesi ve alacaklıyı temerrüte düşürmesi gerekirdi. TBK hükümlerine göre satım sözleşmesinde tarafların yükümlülükleri belirlenirken sözleşme hükümlerinin esas alınması gerekir. Sözleşmeye göre alıcının alım satım bedelinin tamamının ödenmesi kaydı ile satıcının teslim borcu doğacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşme ile ifadaki öncelik sırasının belirlendiği açıkça görülmektedir. Ancak edimlerin ifası için süre veya tarih belirlenmediğinden öncelikli olarak satış bedelinin tamamının ödenmesi gerekmektedir. Alıcı tarafından 21/04/2022 tarihli proforma faturadaki bedel ödenmemiştir. Öte yandan satıcının 27/12/2022 tarihli ihtarname tarihine kadar alıcıdan yaklaşık 9 aylık bir süreçte alım satım bedelini talep etmediği, sözleşmeden doğan haklarını ileri sürmediği, alım satım bedeli ödenmediği için teslim ve tescil işlemlerinin yapılmadığına ilişkin bir bildirimde bulunmamıştır.  TBK'nun 112. Maddesi hükümleri dikkate alındığında her iki tarafında kendi edimlerini yerine getirmediği görülmüştür. Alıcı açısından sözleşmeye uygun olarak bedelin ifa edilmediği ve bu bedelin ifası noktasında alacaklının temerrütü hükümleri kapsamında tevdi mahalli belirlemediğinden satıcıyı temerrüte düşürmediği anlaşılmıştır. Yine satıcının ise bedelin ödenmesi noktasında süreç içerisinde edimlerin ifası için bir tarih belirlenmediğinden borçluyu bedelin ödenmesi ve tescil işlemleri noktasında temerrüte düşürmediği görülmüştür. Nihai olarak temerrüte düşürülmeyen satıcı yönünden alıcının tazminat talep etmesinin veya aracı iade etme talebinin mümkün olmadığı, yine birleşen dava yönünden aradan geçen zaman içerisinde satıcının bedelin ödenmesi noktasında alıcıya başvuruda bulunmadığı ve temerrüte düşürmediğinden daha ucuza satılan araçlar ile ilgili tazminat talep edemeyeceği anlaşılmıştır.  Bu nedenle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş kapora bedeli ile dava konusu olmadığından değerlendirme yapılmamıştır. 1-Davanın ve birleşen  davanın ayrı ayrı REDDİNE,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı asıl ve birleşen dosya davacıları vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı/birleşen dosya davacısı ...A.Ş. vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; \"...Müvekkil birleşen dava davacısı ...A.Ş,  ...bayisi olup uluslararası taşımacılıkla iştigal eden davalı ... Ltd. Şti yetkilileri ile arasında  26.03.2022 tarihinde 3 adet  ... Model... Full araç satın almalarına yönelik sözleşme imzalanmıştır. Birleşen dosya davalısının taraflar arasında görülmekte olan asıl dava dosyasının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu üzere müvekkil şirket, sözleşme imzalayıp kapora ödeyenlere sırayla araç teslimi yapmaktayken davalı ... Ltd. Şti, sözleşmede kararlaştırılan 4000 EURO kapora ödemesini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmemiş ve sözleşmeye konu 3 adet ...Model ... Full aracın alımına yönelik olarak üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemiştir. Davalının sözleşmeye dair bu ihlali sonrası davaya konu siparişi verilmiş olan araçları davacı müvekkil başka bir firmaya daha düşük bir bedele satmak zorunda kalmıştır. Mahkemenizin de takdir edeceği üzere davalı tarafın yükümlülük ihlali sebebi ile müvekkilin uğramış olduğu zararı karşılaması gerekmektedir. Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/480 sayılı dosyasının münderecatında yer alan ticari defterlerin, 3 ve daha fazla araca yönelik alım-satımı gerçekleşen  ... Model ... model araçlara yönelik fiyat listesi değerlendirmelerinden de anlaşılacağı üzere satın alan firmalar için satış rakamının 1.750.000-TL (... Satışı 30.12.2022) ve 1.890.000-TL (09.01.2023 ... Ltd Şti) olarak değiştiği görülmektedir. Bu satış rakamlarının ortalamasına göre yapılacak hesaplamaya göre de ortalama satış bedeli 1.820.000-TL olacaktır. Bu verilere göre ise hesaplama aşağıdaki şekilde olması gerekirken eksik inceleme neticesinde davamızın reddedilmesi kabul edilemez. HER NE KADAR YEREL MAHKEMECE KARŞI TARAFIN TEMERRÜDE DÜŞÜRÜLMEDİĞİ BELİRTİLMİŞSE DE KAPORA ÖDEME İÇİN VADE TARİHİ TARAFLARCA KARARLAŞTIRILDIĞINDAN AYRICA TEMERRÜT İHTARINA GEREK BULUNMAMAKTADIR. Bilindiği üzere taraflar arasındaki ticari ilişki bir örneği dosyanızda bulunan 26.03.2022 tarihli sözleşmeye dayanmaktadır ve ilgili sözleşmede taraflar arasındaki sözleşmenin kurulabilmesi için şartlar öngörülmüştür. Bu şartlar şu şekilde belirlenmiş olup sözleşme ile de imza altına alınmıştır: ALICININ YERİNE GETİRMESİ GEREKEN YÜKÜMLÜLÜKLER; 28.03.2022 Tarihine kadar 4000 Euro kaporanın müvekkil satıcının hesabına aktarılması, 3 araç için 309.000Euro ödeme yapması, Fatura ve vergilerin ödenmesi, Görüleceği üzere söz konusu 26/03/2022 tarihli sözleşmede kapora ödeme tarihi 28/03/2022 tarihi olarak öngörülmüştür. TBK m. 117'de \"Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur...\" şeklinde düzenlenen hüküm gereği müvekkilin, birleşen dosya davalısını temerrüde düşürmek için ihtar göndermesine gerek yoktur. Zira kapora için ifa tarihi belirlenmesine rağmen birleşen dosya davalısı belirlenen vade tarihinde kapora bedeli ödemeyerek temerrüde düşmüştür. Birleşen dosya davalısının süresinden çok sonra ödediği kapora bedeli de sözleşmedeki kapora bedelinin çok altında olup birleşen dosya davalısının temerrüdünü ortadan kaldırmamaktadır. Bilirkişi heyetinde yer alan mali müşavir bilirkişinin de belirtmiş olduğu üzere satış sözleşmesinde 28.03.2022 tarihinde ödenmesi konusunda anlaşılan 4000Euro yerine birleşen dosya davalısı tarafından sadece 2000Euro ödeme yapılmış olup hesap incelemelerinde de başkaca ödemeye rastlanmamıştır. Taleple bağlılık ilkesi gözardı edilmek suretiyle \"21.04.2022 tarihli proforma fatura ile 26.03.2022 tarihinde yapılan sözleşmenin fiyat kısmının da revize edildiği ve artık 3 araç için 309.000,00 EURO değil ve fakat 306.000,00E URO alım satım bedeli belirlendiği ve bu bedelin 2.000,00 EURO’ sunun da kapora olarak kabul edildiği değerlendirilmiştir\" denilerek sözleşme bedelinin 306.000 Euro olarak kabul edildiği belirtilmişse de bu hususun kabulü mümkün değildir. Zira raporda da belirtildiği üzere beyanlarının kabulü anlamına gelmemekle birlikte birleşen dosya davalısı tarafından dosyaya sunulan 19/02/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde birleşen dosya davalısı açıkça \"tarafların imzaladığı Araç Satış Sözleşmesi'nde de 3 araç bedeli olan 309.000 Euro'dan 4.000 Euro kapora bedeli düşülerek bakiye borç 305.000 Euro olarak belirlenmiştir. Koparo 2000 olarak revize edilip ödendiğinden bakiye borcun 307.000 Euro olduğu kabul edilecektir.\" demek suretiyle sözleşme bedelinin 309.000 Euro olduğunu kabul ve beyan etmiştir. Bu nedenle bilirkişi raporunda yapılan söz konusu tespitin kabulü mümkün değildir. Dosya kapsamında alınmış olan 16/09/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ve gerekçeli kararda belirtildiği üzere müvekkilin yükümlülükleri, alıcının yükümlülüklerini yerine getirmesinden sonra doğmaktadır. Yine raporda ve gerekçeli kararda belirtildiği üzere taraflar arasındaki sözleşmede alıcının alım satım bedelinin tamamının ödemesi kaydı ile satıcının teslim borcunun doğacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşme ile öncelik sırasının belirlenmiştir. Her ne kadar birleşen dava davalısı, müvekkile göndermiş olduğu ihtarnamede araç bedelini ödemeye hazır olduklarını bildirmişse de bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sözleşmede alıcının alım satım bedelinin tamamının ödenmesi kaydı ile satıcının teslim borcunun doğacağı kararlaştırılmıştır. Kapora bedelini dahi alıcı tarafından tam olarak ödenmediğinin, araç bedelinin ödenmediğinin aşikar olması karşısında birleşen dosya davalısına ayrıca bir bildirim yapılarak temerrüde düşürülmesine gerek yoktur. Birleşen dosya davalısı, müvekkile ödeme yapmaya yönelik tevdi mahalli tayini dahil hiçbir işlem gerçekleştirmemiştir. Kaldı ki tevdi mahalli yapmasını gerektirir bir durum da söz konusu değildir. Zira  birleşen dosya davalısında müvekkile ait IBAN numarası bulunmaktadır. Bu husus eksik yatırılan kapora bedeli ile sabittir. Birleşen dosya davalısı kendi üzerine düşen yükümlülükleri hiçbir imkansızlık bulunmamasına rağmen keyfi olarak yerine getirmeyerek sözleşmenin ifa edilmesine kendisi engel olmuştur. Bu husus dahi birleşen dosya davalısının tam kusurlu olduğunu ve sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmediğini ve getirmeyeceğini göstermektedir. Zira sözleşmenin yapılmasından bu zamana yaklaşık 4 yıl geçmiştir. Birleşen dosya davalısının yükümlülüklerini ihlal etmesi sebebiyle sözleşmenin ifasının gerçekleşmediği ortadadır. Bu noktada tam kusur birleşen dosya davalısının üzerindedir. Birleşen dosya davalısı, hem iyiniyet hem de dürüstlük kuralına aykırı hareket etmektedir. Asıl olan sözleşmenin kararlaştırıldığı şekilde eksiksiz ifasıdır. Aksi halde sözleşmeden beklenen yararlar dengesi bir taraf aleyhine bozulur. Birleşen dosya davalısının eylemleri ve temerrüdü nedeniyle müvekkilin zarara uğraması nedeniyle birleşen dosya davalısı, müvekkilin zararını gidermekle yükümlüdür. KAPORA BEDELİNİN 2.000 EUROYA GÜNCELLENDİĞİ HUSUSU GERÇEĞİ YANSITMAMAKTA OLUP, YAZILI DELİL KARŞISINDA İLGİLİ İDDİANIN İSPATININ TANIKLA YAPILMASINA MUVAFAKATİMİZ OLMAMIŞTIR. Birleşen dosya davalısı, sözleşmede 4.000 Euro kapora bedeli kararlaştırılmışsa da 2.000 Euro ödenmesinden sonra taraflar arasında kapora bedelinini 2.000 Euro olarak güncellendiğini buna ilişkin tanıkların mevcut olduğu belirtilmiştir. Bu hususun tarafımızca kabulü mümkün değildir. Müvekkil firma tarafından kapora bedelinin 2.000 Euro'ya güncellendiği hususu gerçek dışı beyandan ibaret olup yazılı belge karşısında tanıkla ispata muvafakatimiz olmadığını devamlı olarak yerel mahkemeye yazılı ve sözlü olarak belirtmiş bulunmaktayız. Nitekim bu hususta HMK m. 200 açıkça \"Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.\" senetle ispat zorunluluğu aramaktadır. Birleşen dosya davalısı, üzerine düşen ifa yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebi ile müvekkilin ifa yükümlülüğü ortadan kalkmıştır. TBK m. 124 hükmünde borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa borçluya süre verilmesine gerek olmadığı açıkça düzenleme altına alınmıştır. 26/03/2022 tarihinde taraflarca imza altına alınan sözleşmeden sonra birleşen dosya davalısı tarafından 28/03/2022 tarihinde yatırılması gereken 4.000 Euro kapora yatırılmamış, 21/04/2022 tarihinde yani yaklaşık bir ay sonra 2.000 Euro kapora adı altında müvekkile ödeme yapılmış ve sonrasında birleşen dosya davalısının ihtar tarihi olan 20.12.2022 tarihine kadar yani 9 ay boyunca birleşen dosya davalısı hiçbir eylemde bulunmamıştır. Bu halde de TBK m. 124 gereği birleşen dosya davalısına süre verilmesine gerek yoktur. Müvekkil kapora bedelinin tamamlanacağı belirtilerek oyalanması nedeniyle iyiniyet göstergesi olarak proforma faturayı yalnızca birleşen dosya davalısı kredi çalışması yapabilsin diye iletmiştir. Müvekkil 2.000 Euronun iadesi için sessiz kalmamış defalarca birleşen dosya davalısı şirket ile görüşme yapmışsa da birleşen dosya davalısı IBAN bildirmekten imtina ettiğinden ilgili bedel iade edilememiştir. Son çare olarak daha önce de belirttiğimiz üzere PTT kanalı kullanılarak iade sağlanmaya çalışılmıştır. Birleşen dosya davalısı, ilgili tutarı PTT'den almaktan da imtina etmiştir. Birleşen dosya davalısı şirket yetkilisi de açık bir dille kaporanın kendilerine PTT kanalıyla gönderildiğini ancak kendilerinin kabul etmediğini \"BİZ BU DAVAYI AÇTIKTAN SONRA GÖNDERDİLER, AMA BİZ BU KAPORAYI ALMADIK, PTT İLE GÖNDERMİŞLER, BİZ KABUL ETMEDİK.\" şeklindeki beyanlarıyla ortaya koymuştur. Bu noktada tarafımızca birleşen dosya davalısından IBAN istenmiş, ancak IBAN bildirilmekten imtina edilmiş, bunun sonucunda da PTT kanalı ile iade yoluna gidilmiştir. Ancak birleşen dosya davalısı, kendisine ulaşan iadeyi kabul etmeyerek temerrüde düşmüştür. Birleşen dosya davalısının, bir tacir olarak kapora bedelini süresinde yatırmaması, geç yatırdığı ve kapora olduğunu iddia ettiği bedelin sözleşmede belirtilenden düşük olması, kaporanın daha düşük belirlendiğine yönelik herhangi bir yazılı belgesinin olmaması, tanık olarak dinlettiği kişinin şirketin ortağı olduğu, kapora bedelini eksik de olsa yatırdığını beyan etmesi değerlendirildiğinde TMK m. 2 kapsamında kötüniyetli olduğu ve temerrüde düştüğü apaçık ortadadır. Zira kapora bedeli yatırılmadığından sözleşmede dahi teslim tarihi öngörülmemiştir. Tanıklardan ...: \"Davacı firmanın kapora olarak 4.000 Euro göndereceği konusunda anlaşılmış. Ancak davacı firma söylediği tarihte kapora bedelini göndermedi, daha sonrasında eksik olarak gönderdi. Biz sözleşme hükümlerini tamamlayacak diye beklerken davacı firma ile bir kaç kez satış elemanı arkadaşlarımız görüştüler. Bana davacı firmanın araçları almak istemiyor gibi bilgi geldi, alma konusunda ağır davranıyor denildi. Biz de eksik olarak gönderdiği kaporasını iade etmek için davacı firma ile iletişime geçtik ve ıban numaralarını istedik fakat paylaşmadılar. Daha sonra davalı şirketin avukatı aracılığı ile posta yoluyla yatırdıkları kapora gönderildi.\" şeklinde beyanlarda bulunarak araçların neden teslim edilmediğini açıkça beyan etmiştir. Yine tanıklardan ...: \"Taraf şirketler arasında araç alım satım konusunda sözleşme yapıldı ancak sözleşmede kararlaştırılan kapora davacı şirket tarafından tam olarak verilmedi bu nedenle sözleşme fesh oldu. Daha sonra da bu davanın açıldığı ortaya çıktı.\" şeklindeki beyanlarıyla birleşen dosya davalısının kapora bedelinin tam yatırmaması sebebiyle sözleşmenin geçerliliğinin kalmadığını dile getirmiştir. Yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle müvekkil, birleşen dava davalısının yükümlülüklerini ihlal etmesi neticesinde zarara uğramıştır. Anılan nedenlerle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2024/480 E.  2025/932 K. Sayılı ilamında asıl dava ve  birleşen dava yönünden aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte anılan ilamı istinaf etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur. Asıl davanın reddine bir diyeceğimiz olmamakla birlikte, yerel mahkemenin gerekçe kısmında yer alan tespitlerden bir kısmı eksik inceleme neticesinde hatalı yapıldığından söz konusu aleyhe olan hatalı tespitler yönüyle ve birleşen dava dosyası için verilmiş olan kararı istinaf etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur. Yukarıda arz ve izah edilen sebepler ve mahkemenizce resen gözetilecek sebeplerle, fazlaya ilişkin bütün hak ve taleplerimiz saklı kalmak kaydıyla; öncelikle tehiri icra talebimizin kabulüne, istinaf talebimizin kabulüyle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2024/480 E.  2025/932 K. Sayılı ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak birleşen davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine; mümkün değilse Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/480 E. 2025/932 K. Sayılı ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine...\" karar verilmesini  talep etmiştir. <br>Davacı/birleşen dosya davalısı ... Ltd. Şti. vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Sözleşmedeki araç bedellerinin peşin ödeneceğine dair hüküm ve ifa sırası tamamen yanlış yorumlandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 8 ay boyunca araç bedellerinin peşin ödenmediğinden bahisle müvekkil şirketi eşit kusurlu sayılmasının hiçbir maddi ve hukuki temeli olmadığını, çünkü, sözleşmeye göre araç bedelleri peşin olarak ödenecek olsa da bundan önce satıcının yapması gereken işlemler ve bildirimler yapılmadığından ödeme aşamasına hiç geçilemediğini, satılan sıfır km araçları belirleyerek motor ve şase numaralarını içeren fatura keserek alıcıya bildirmeyen satıcı tarafın temerrüt halinde olduğu açıkken, Mahkemenin yetersiz bilirkişi raporuna itibar ederek müvekkil şirketi esit kusurlu sayması kabul edilemeyeceğini, konu daha ayrıntılı olarak 06.10.2025 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçemizde açıklanmış olduğu halde,  söz konusu teslim ve ifa süreci mahkeme heyeti tarafından dikkate alınmadığını, dolayısıyla gerekçeli karardaki \"Bedelin ödenmediği sabit olmakla satıcının bedeli ödenmeden aracın teslim etmek zorunda olmadığı, alıcının ise bedeli ödenmek istediği ihtarından sonra alacaklının temerrütü için tevdi mahalli belirleyerek bedeli ödemesi ve alacaklıyı temerrüte düşürmesi gerekirdi\" şeklindeki tespit kredili araç alımının koşullarına somut olayın özelliklerine uymayan, ifa sırasını hatalı belirleyen ve uygulayan bir tespit olduğundan, ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini, satış sözleşmesi imzalayıp bağlanma parası alan ve müvekkile sattığı araçları başkalarına teslim eden satıcının 10 ay sonra sözleşmeden dönmesi kabul edilemeyeceğini, ilk derece mahkemesinin kararı bam'ın kaldırma kararına aykırı olduğunu, davalı şirketin müvekkil şirkete satıp kaporasını da aldığı 3 aracı teslim borcu bakımından ihtar ve dava tarihi itibariyle temerrüt halinde olduğu kendi kayıtları üzerinden tespit edildiği halde istinaf edilen kararda, tarafların eşit kusurlu olduğundan bahisle davanın reddi sözleşmeye, kanuna ve işin niteliğine aykırı olduğunu, mahkeme bam kaldırma kararındaki tbk.m.112 vurgusunu dikkate almadığını, davalı şirketin yazılı sözleşmeyle müvekkile satıp kaporasını da aldığı 3 aracı teslim etmediği, (başkalarına satıp teslim ettiği) ispat edildiğine göre, TBK 112'ye göre müvekkil şirketin bu yüzden uğradığı tüm zararı gidermesi gerektiğini, mahkemenin 3 aracın aynen teslimine dair ilk kararını da uygulamaya yanaşmayan davalı şirketin terditli talebimiz olan dava tarihindeki araç bedelleriyle, sözleşmedeki bedeller arasındaki fark, dava tarihine kadar teslim edilmeyen 3 araç sebebiyle müvekkil şirketin kazanç kaybı ve kiraladığı araç bedellerinden oluşan zararı ödemesi gerektiğini, 31.01.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda 3 aracın dava tarihindeki değeri ile sözleşme bedeli arasındaki fark hesaplanmış ve müvekkil şirketin aynı dönemde ödemek zorunda kaldığı araç kira bedelleri tespit edildiğini, BAM kararındaki TBK.m.112 vurgusu gözetilerek, aynen ifa yerine terditli talebimizin ve 3 aracın teslim edilmemesi sebebiyle müvekkil şirketin kazanç kaybının hesaplanmasını beklerken, Mahkemenin bu defa davamızı tümden reddetmesi açıkça kanuna aykırı olduğunu, 16.09.2025 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına, işin niteliğine ve bam 6.hd'nin kararına aykırı tespitler ve tümüyle  hukuki değerlendirmeler içerdiğini, hükme esas alınan bilirikşi raporuna yönelik ayrıntılı ve gerekçeli itirazlarımız dikkate alınmadığını, üç aracın dava tarihindeki değeri ile sözleşme bedeli arasındaki farkın ödenmesine dair terditli talebimizin kabulü gerektiğini, ispat edilen kazanç kaybı ve zarar taleplerimiz gerekçesiz reddedildiğini, ilgili dönemde aldığı taşıma işleri için kendi araçlarının yetersiz kaldığı, dava konusu teslim edilmeyen 3 çekiciye ve bunlar teslim edilmediği için satın alınıp kullanılmayan dorselere ihtiyaç olduğu ispatlandığını, eksik, yetersiz ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre, hiçbir gerekçe gösterilmeden kazanç kaybı ve tazminat taleplerimizi reddeden ilk derece mahkemesi kararının bu yönden de kaldırılması gerektiğini, fazlaya dair hak ve alacaklarımız saklı kalmak üzere, istinaf edilen Kayseri 1. ATM'nin 2024/480 E. 2025/932 K. K. sayılı kararının kaldırılmasına, dosya kapsamında hüküm kurmaya yeterli deliller mevcut olduğundan istinaf itirazlarımız doğrultusunda yeniden hüküm kurularak dava dilekçemizdeki 2. Terditli talebimizin ve tazminat taleplerinin kabulüne veya talepleri doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Asıl ve birleşen dava, taraflar arasında düzenlendiği bildirilen araç alım satım sözleşmesi kapsamında edimlerin ifa edilmemesi nedeniyle zarar talebine ilişkindir.<br>Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, TBK'nın 112.maddesi kapsamında sözleşme taraflarının edimlerini yerine getirmediklerinin tespiti ile tazminat talep şartlarının oluşmaması nedeniyle asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle asıl dava ve birleşen dava davacılarının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından asıl dava ve birleşen dava davacılarının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 20/10/2025 tarih ve 2024/480 E - 2025/932  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla asıl dava ve birleşen dava davacılarının vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-Asıl dava için; Yatırılması gerekli 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 1.230,80 TL harçtan mahsubu ile bakiye artan  498,80 TL'nin talebi halinde asıl dava davacısı ... LİMİTED ŞİRKETİ ne iadesine, <br>Birleşen dava için; Yatırılması gerekli 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 1.230,80 TL harçtan mahsubu ile bakiye artan 498,80 TL'nin talebi halinde birleşen dava davacısı ... ANONİM ŞİRKETİ ne iadesine, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan asıl ve birleşen dava davacıları tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendileri üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 22/01/2026\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"afcfa236b8ab4868","SID":"f6ff8e22cb501d7f"}}