{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2023/565 Esas   2025/1374 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/565 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1374<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>KARAR TARİHİ\t: 09/03/2018<br>NUMARASI\t: 2017/109 Esas 2018/132 Karar<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (GKS'den kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/04/2013<br><br>KARAR TARİHİ\t: 28/11/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 28/11/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki (GKS'den kaynaklı) itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın  kısmen kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı; banka ile dava dışı borçlu arasında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmeleri akdedildiğini, sözleşmeye davalı borçlunun müşterek ve müteselsil kefil olarak imza attığını, borçlunun borcu ödememesi üzerine, Akşehir 2.Noterliği'nin 13/06/2012 tarih 3024 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borçlulara ihtar gönderildiğini, borçluların ödeme yapmamaları üzerine Konya 10.İcra Müdürlüğü'nün 2013/1957 Esas sırasında takibe geçildiğini,  borçlu kefil ...'ın süresi içinde yetkiye, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek bu nedenlerle davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %40 tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı; açılan davayı kabul etmediğini, öncelikle yetki yönünden itirazda bulunduğunu, yetki anlaşması yapılan bir sözleşme mevcut olmadığını, ikametgahının Akşehir olduğunu, asıl borçlunun ... olduğunu, bankaca limit artırımı yapıldığını, ikinci limit artırımında imzasının bulunmadığını, sonradan yapılan limit artırımının ancak kefillerin imzası ve yazılı onayı olduğu takdirde geçerli olacağını savunarak bu nedenlerle davanın reddi ile davacının en az  %20 tazminata mahkum edilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada verilen görevsizlik kararının Yargıtay 19.Hukuk Dairesince onandığını, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında imzalanan sözleşmelerde davalı borçlunun müşterek borçlu ve kefil olarak imzasının bulunduğu, davalı borçlunun imzayı inkar etmediği, takip tarihi itibariyle davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali gerektiği gerekçesiyle;\" Davacının davasının kısmen  kabulü  ile  davalının Konya 10.İcra  Müdürlüğü'nün 2013/1957 takip  sayılı  dosyasına  yaptığı  itirazın  İptali ile takibin 5.377,72-TL asıl alacak, 1.855,31-TL işlemiş temerrüt faizi, 92,76-TL BSMV ve 139,29-TL noter ihtarname masrafı olmak üzere toplam 7.465,08-TL üzerinden 13/02/2013-26/05/2013 tarihleri arasında %54, 27/05/2013-30/06/2013 tarihleri arasında %32.649, 01/07/2017-30/09/2013 tarihleri arasında %31.44, 01/10/2013-31/12/2016 tarihleri arası için %30.24, 01/01/2017 ve sonrasında %28.08 oranında temerrüt faizi uygulanarak  devamına, davalının  asıl  alacak  üzerinden % 20  sine  tekabül  eden  miktar  olan 1.075,54- TL icra  inkar tazminatı takdirine\" ilişkin karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada açılmamış sayılması kararı verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan raporun yetersiz olduğunu, yeniden rapor alınması gerektiğini, 5000-TL'lik limit arttırımında imzası bulunmayıp sorumlu olmadığını, akdi faiz ile temerrüt faiz oranının çok yüksek olduğunu, genel işlem koşulları bulunup TBK hükümlerine aykırı faiz belirleme bulunduğunu ileri sürmüştür.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; dava dışı asıl borçlunun kullandığı kredilerin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine kefil olan davalı borçlunun itirazının iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>Eldeki davanın ilk olarak Konya 5.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/209 Esasında açıldığı, mahkemesince, bu dosyada alınan 21/02/2014 tarihli bankacı bilirkişi raporunda özetle; \" müşterek ve müteselsil kefil olan davalı yönünden asıl alacak ile bu miktarın temerrüdünden sorumluluğunun devam ettiği, taleple bağlılık kuralına göre yapılan hesaplama ile ihtar masrafları da dahil 7.465,05-TL banka alacağı hesap edildiği, sözleşme gereği faiz oranının %54 olarak uygulanması gerektiği, ancak yasa gereği %30,24 oranında temerrüt faizi oranı uygulanabileceği \" hususlarının belirtildiği, ancak mahkemece, 05/06/2014 tarihinde 2013/209 Esas 2014/347 Karar numarası ile verilen kararla,\" dava dilekçesinin görev yönünden reddine görevli mahkemenin Konya Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna\" dair karar verildiğinin ve bu kararın davalı tarafça temyizi üzerine Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 11/03/2015 tarih 2014/17214 Esas 2015/3419 Karar sayılı ilamı ile onandığı, banka alacağının, ... A.Ş. tarafından temlik alındığı, akabinde dosyanın işbu incelemeye konu Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/109 Esas sırasına kaydedilerek yargılamasının sürdürüldüğü anlaşılmaktadır.<br> Davalı tarafından, HMK'nın 20 maddesi hükümlerine aykırı olarak davacının, görevli mahkemeye dosyanın gönderilmesi dilekçesi vermekle birlikte hükmü temyiz etmek suretiyle bu talebinden vazgeçmiş sayıldığını, temyiz incelemesi sonrası yapılan gönderimin ise yasal süresinde olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmakta ise de; dosya kapsamından davacı vekili tarafından gerekçeli karar tebliğinden önce 11/07/2014 ve 12/08/2014 tarihli dilekçeler kapsamında dosyanın görevli Konya Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine ilişkin usulünce talepte bulunulduğu, gerekçeli karar tebliği sonrasında ise yasal süresinde Yargıtay Temyiz yoluna başvuru hakkının kullanılarak hükmün onanarak kesinleşmesi ile de mevcut talebe dayalı dosyanın görevli mahkemeye gönderildiği anlaşılmaktadır. <br>6100 sayılı HMK 20. maddesinde düzenlenen \"Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler\" başlığı altında; \" (1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.\"<br>hükmüne yer verilmiş olup incelenen  Yasa  hükmü ve  amacına  göre  davacının, yasalsüresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi yönünde talepte  bulunduğunun kabulü gerekmiş, bu hususa ilişkin istinaf istemi yerinde bulunmamıştır. <br>Temlik eden banka tarafından, davalı kefil yönünden 724144 nolu KMH kredisine ilişkin Akşehir 2.Noterliği'nin 13/06/2012 tarih 3024 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın kat edilerek borçluya 20/06/2012 tarihinde ihtarın tebliğ edildiği, bankaca 5602,70-TL alacağın ödenmesi için verilen 7 günlük sürenin dolması ile davalı borçlunun 28/06/2012 tarihinde temerrüte düştüğü, borcun ödenmemesi üzerine banka tarafından(alacağı temlik eden ... Bankası), davalı kefil hakkında Konya 10. İcra Müdürlüğü'nün 2013/1957 Esas sayılı ilamsız takibinin 13/02/2013 tarihinde başlatılarak borçluya gönderilen ödeme emrinde; 5.589,72-TL asıl alacak, 2.441,86-TL işlemiş temerrüt faizi, 122,09-TL bsmv, 139,29-TL masraf olmak üzere toplam 8.292,96-TL alacağın, takip tarihinden işleyecek % 54 temerrüt faiziyle ödenmesinin talep edildiği, borçlunun süresinde itirazı ile duran iş bu takibe karşı, yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Davalı kefilin, 11/04/2011 tarihli Genel Kredi sözleşmesi uyarınca yasal koşulları haiz kefaleti bulunup takip dayanağı 02/06/2011 tarihinde imzalanan kredi limit arttırımına dayalı dava dışı asıl borçluya kullandırılmış krediye yönelik her hangi bir kefaleti bulunmadığını, takip konusu borçtan sorumlu tutulamayacağını ileri sürdüğü anlaşılmaktadır.<br>Temlik eden Banka İle dava dışı asıl borçlu ... arasında 03/05/2007 tarihinde 10.000,00-TL Limitli \"Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi\" imzalanarak 14/05/2008 tarihinde 5.000,00-TL limit artırımı yapılmasıyla sözleşme limitinin 15.000,00-TL olduğu, sözleşmede “müşterek borçlu ve müteselsil kefiller” olarak imzası bulunan davalı ... ve ...'ın 15.000,00-TL limitle Banka alacağına kefalet ettikleri, yine banka ile asıl borçlu arasında 11/04/2011 tarihli 25.000,00-TL Limitli \"Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi\" düzenlenerek imzalandığı, “müşterek borçlu ve müteselsii kefiller\" olarak imzaları bulunan ... ve ...'ın, 25.000,00-TL Limitle bu sözleşmeye de kefalet ettikleri banka kayıtlarından anlaşılmakta olup davalı kefilin imza inkarı bulunmadığı, kefaletin sözleşmesinin TBK hükümlerine uygun olmakla geçerli olduğu, takip konusu borç tutarı (8.292,96-TL) dikkate alındığında, limit(25.000,00-TL) dahilinde olduğu tespit edilmiş, davalının itirazına konu 02/06/2011 tarihli 5.000,00-TL tutarlı limit arttırımında imzasının bulunmamasının sonuca etkili olmadığı Dairemizce gözetilerek bu hususa ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>Mahkemece, bankacı bilirkişiden alınan 11/08/2017 tarihli rapor kapsamında bilirkişinin özetle; \" davalı-borçlu kefil “...” yönünden asıl alacak ile bu miktarın temerrütüne ilişkin sorumluluğunun devam ettiği, kefaletinin geçerli olduğu, taleple bağlılık kuralına göre yapılan hesaplamada, 13/02/2013 icra takip tarihi itibariyle Banka'nın, davalı borçlu kefilden, 724144-KMH kredi hesabı için, 5.377,72-TL asıl alacak, 1.855,31-TL işlemiş temerrüt faizi, 92,76-TL BSMV ve 139,29-TL noter ihtar masrafı olmak üzere toplam 7.465,08-TL alacağın hesaplandığını, imzalanan kredi sözleşmesinin 71. maddesinde, \"...bankaca borçlu cari şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi uygulanması\" hüküm altına alındığından, banka genelgelerinde de, temerrüt tarihinde, bankaca borçlu cari şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranı % 27 olarak belirlendiğinden; temerrüt faizi oranı da en yüksek cari faiz oranının 2 katı (427*2)=% 54 olarak belirlenerek takipten sonraki hesaplamalarda, akdedilen sözleşme gereği temerrüt faizi oranının % 54 olarak uygulanması gerektiği, ancak Ticari KMH kredisine uygulanan akdi ve temerrüt faiz oranlarına, TCMB 2013/8 sayılı tebliğ ile sınırlama getirildiğinden; 13/02/2013-26/05/2013 tarihleri arası % 54, 27/05/2013-30/06/2013 tarihleri arası % 32.64, 01/07/2013-30/09/2013 tarihleri arası % 31.44, 01/10/2013-31/12/2016 tarihleri arası için % 30.24, 01/01/2017-30/09/2017 tarihleri arası için % 28.08 oranında temerrüt faiz oranı uygulanması gerektiğini\" belirttiği görülmüş, mahkemece, bilirkişi raporu hükme esas alınarak ve davadaki talebin takip tutarı olan toplam 8.292,96-TL olduğunun kabulüyle yazılı olduğu üzere toplam 7.465,08-TL alacak yönünden davanın kısmen kabulüne yönelik karar verilmiştir.<br>Davacının, yukarıda incelendiği üzere dayanak takip dosyasında toplam 8.292,96-TL alacağın tahsilini talep ederek takip başlattığı anlaşılmakta ise de işbu itirazın iptali davasında toplam 5.602,70-TL alacak yönünden davalı borçlunun takibe itirazının iptalini istediği görülmektedir. Hal böyle olunca mahkemece, benimsenen ve hükme elverişli görülen bilirkişi raporunda yer verilen hesaplamalara göre toplam alacak tutarının 5.602,70-TL kabulüyle; 5.377,72-TL asıl alacak, 85,69-TL işlemiş faiz ve bsmv, 139,29-TL masraf yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken  HMK 26. Maddesinde yer alan taleple bağlılık prensibi göz ardı edilip talep aşılmak suretiyle 7.465,08-TL alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Yine takip konusu alacak KMH (taksitli ticari kredi) kredisinden kaynaklanmakla 5464 sayılı Kanun uyarınca kredili mevduat hesaplarında temerrüt faiz oranı, TCMB tarafından her yıl belirlenecek olup bu yetki kapsamında her yıl belirlenecek oranın uygulanmasını engelleyecek şekilde takipte sabit bir oranın belirtilmesi de infazda tereddüt yaratacak olup bu durum kamu düzenine aykırılık oluşturmaktadır. Dairemizce yeniden kurulan hüküm sırasında takip tarihinden itibaren asıl alacağa takip talebinde yer alan oranın % 54 olduğu gözetilerek bu oranı aşmamak üzere 5464 sayılı Kanun uyarınca temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Davalının, faiz oranına ilişkin itirazları bilirkişi raporu kapsamı ile kullanılan kredi türü itibariyle yerinde değilse de istinaf itirazının kamu düzeni gözetilerek belirtilen yönlerden kabulü gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık gözetilerek kaldırılmasına, davalının sair istinaf itirazlarının reddine,  davanın taleple bağlı kalınarak toplam 5.602,70-TL alacak ( Dairemizce takdir edilen 5.377,72-TL asıl alacak, 85,69-TL işlemiş faiz ve bsmv, 139,29-TL masraf  olmak üzere) yönünden kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek KABULÜ ile, Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2018 tarih ve 2017/109 Esas 2018/132 Karar  sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi ve HMK'nın 355. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın KABULÜNE, <br>3-Davalının, Konya 10.İcra Müdürlüğü'nün 2013/1957 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin; 5.377,72-TL asıl alacak, 85,69-TL işlemiş faiz ve BSMV, 139,29-TL masraf olmak üzere toplam 5.602,70-TL alacak yönünden devamına,<br>4-Asıl alacağa(5.377,72-TL) takip tarihinden itibaren geçerli olmak üzere %54 oranını aşmamak üzere 5464 sayılı Yasa hükümleri uyarınca ve TCMB tarafından her yıl belirlenecek tutarları aşmamak üzere değişen oranlarda temerrüt faizi ve faizin binde 5'i oranında BSMV yürütülmesine, <br>\t5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 54,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 561,10-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>\t6-Davacı tarafça yatırılan 54,30-TL peşin harç ve başvurma harcı 24,30-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t7-Davacı tarafça yapılan 167,50-TL posta/tebligat gideri ve 250,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 501,50-TL yargılama giderinin, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\t8-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen ve daha fazla olamayacağından 5.602,70-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t9-Davacı tarafça yatırılan gider avansından dosyada kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>\tB)1-Davalı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 179,90-TL harcın talep halinde davalıya iadesine,  <br>\t2-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin 20,00-TL yargılama giderinin davanın kabulüne karar verilmesi göz önünde bulundurularak davalı üzerinde bırakılmasına,<br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 28/11/2025<br><br>Başkan -          Üye -                Üye -            Zabıt Katibi -<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f4ef7257292911a","SID":"76733837314667bb"}}