{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO\t: 2025/1361 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/99 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 21/09/2022<br>NUMARASI\t: 2020/420 E. -  2022/136 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 28/01/2026<br><br> Dairemizin 30/05/2024 tarihli, 2022/1888E. - 2024/1047 K. sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/05/2025 tarih ve 2024/4479 Esas  - 2025/3307 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, duruşmalı yapılan inceleme sonucu; <br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde;  .... yılında yayıncılık hayatına başlayan \"...\" grubunun sınavlara hazırlık amaçlı kitaplar çıkarttığını, \"...\" eğitim sistemini takip eden okullar, kurslar ile ulusal çapta ve ....’ta çok sayıda şube ve öğretmenle hizmet verdiğini, tescilli ve \"...\" ibareli ... adet muhtelif mal ve hizmet sınıflarına ait marka bulunduğunu, bu markanın aynı zamanda ... sayı ile tanınmış marka olarak koruma altına alındığını, davalının davacı ile aynı sektörde (eğitim sektöründe) davacının herhangi bir bilgisi ve izni olmaksızın tescilli \"...\" markasını ve logosunu kullanarak faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda, davalı aleyhine Denizli 3. Hukuk Mahkemesi'nin 2020/29 D. İş sayılı tespit dosyası ile keşif yapıldığını, bu tespitte karşı tarafın tespit isteyene ait tanınmış markanın birebir aynısını tabela ve reklamlarında kullandığının tespit edildiğini, işyerinde \"...\" logo ve markasının \"...\" ve \"....\" etiketi ile birlikte kullanıldığı 4 adet gri renkli, 8 adet beyaz renkli, 1 adet mor renkli ve 2 adet mavi renkli polo yaka t-shirt, 6 adet siyah, 1adet gri 5 adet lacivert 1adet beyaz t-shirt, 2 adet siyah renkli ve 2 adet lacivert renkli kapüşonlu eşofman üstü ile 1 adet siyah, 1 adet lacivert ve 2 adet gri eşofman üstü bulunduğunun görüldüğünü, yapılan tespitte ayrıca www........com adresinin ...Şti. adına kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, davacının eğitim sektöründe yer aldığını, okul kıyafetlerinin ise eğitim sektörü ile yakından ilgili olduğunu ve tüketici nezdinde karıştırmaya neden olabileceğini belirterek, \"...\" ... markasına yönelik tecavüz teşkil eden eylemlerin durdurulması ve önlenmesini, haklı davanın kabulü ile davalı eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini ve müvekkiline  ait tescilli markaya yönelik  fiilin tecavüz olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün önlenmesini, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılması ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 5.000,00-TL manevi zararın marka hakkına tecavüzün öğrenildiği tarih olan 14.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminini, tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınmasını, özellikle masrafları tecavüz edene ait olmak üzere ele geçirilen tabela ve sair ürünlerin imhasını, haklı bir sebebin veya menfaatin bulunduğu kabul edilerek, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasının aksine markanın haksız kullanımının söz konusu olmadığını, Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin, 2020/29 D.İş. sayılı dosyasında hazırlanan raporun kendilerine tebliğ edilmediğini, bu raporu temin ederek itiraz dilekçesi ibraz ettiklerini, davacı tarafın iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, ...’ın önceki tarihlerde ....... unvanını kullandığını, bu şirketin okul kıyafetleri dikimi ile ilgilendiğini, bilahare ... tarafından ... .......Limited Şirketi’nin kurulduğunu, ...’ın, .......\" ticari unvanıyla faaliyette bulunduğu sırada 2016 ve 2017 yıllarında ... Okulları olarak faaliyet gösteren; .......’de bulunan ....A.Ş., .... .’da bulunan ...Şti., Antalya.... ‘da bulunan .......Şti., Van’da bulunan .... Şti., Amasya-.....’da bulunan ..Şti. gibi şirketlere, bu şirketlerin vermiş olduğu numunelere ve isteğe uygun olarak çeşitli ebat ve boyutlarda okul kıyafeti ürettiğini ve bedelini aldığını, 2019 yılında davalı ile ile ...... ... Lisesi arasında sipariş sözleşmesi imzalandığını, davacı ... Okulları’nın 2016 ve 2019 yıllarında, ülke çapında okul kıyafeti üretimi yapan şirketleri bünyesindeki okullarla buluşturmak gayesiyle fuarlar düzenlediğini, davalıyı da bu kapsamda fuara davet ettiğini, davalının 2016 ve 2019 yıllarında bedeli mukabilinde fuara katıldığını, ... Okulları Genel Merkezi de dahil olmak üzere ülke çapındaki ... Okullarının okul kıyafeti diken davalıya yapmış olduğu işle ilgili olarak beğenilerini sunduklarını, davalının başka kişilerle olan münasebetinde karşı tarafın referans istemeleri halinde kendilerini referans olarak gösterebileceklerini kaydettiklerini, ...... Okul Kıyafetinin üreticisi olan ... ile sipariş veren ... Okulları arasında bugüne kadar hiçbir hukuki uyuşmazlık yaşanmadığını, davalının kendisine okul kıyafeti -eşofman-şort vb dikilmesi hususunda sipariş verildiğinde, numune olarak gönderilen okul kıyafetlerinden yola çıkılarak yapılan teatilerden sonra dikilmesine karar verilen okul kıyafetlerinden birer ikişer tanesini sipariş veren okulun kabulü ile numune olarak aldığını, firma yeniden sipariş vermek isterse yeniden numune kıyafet gönderip bu zahmetli işe girişmektense kendi elinde var olan kıyafetlerden yola çıkılarak sadece ebat ve sayı mutabakatıyla üretime geçilmesinin ve işlemler daha kolay ve hızlı sonuçlandırılmasının hedeflendiğini, davalının ... Okullarının logosunu kullanmak suretiyle kıyafet satışı yapmadığı gibi, ... Okullarından habersiz bir üretim de yapmadığını, tespite konu ürünlerin adedi dikkate alındığında satışa konu edilecek sayıda olmadığının anlaşılacağını, davalının bir çok okula okul kıyafeti ürettiğini, her okulun kendi logosunu ve desenini kullandığını, tespit isteyen tarafın logosu olan kıyafetin bir başka okul tarafından ya da kişiler tarafından tercih edilmesinin mümkün olmadığını, davalının ... Okulları tarafından verilen sipariş nedeniyle ürettiği kıyafetleri numune olarak sergisine koymasının doğal olduğunu, dikişlerdeki hassasiyet, kumaşın biçilmesindeki özellikler, vb. bir başka müşteri için yapılan işin hassasiyetle yapıldığının göstergesi olabileceğini, dolayısıyla ürünün teşhir edilmesinde bir sakınca olmadığını, davalının hukuka aykırı eyleminin bulunmadığını ve bu kapsamda gelir elde etmediğini, davacı marka ve logosunu taşıyan ürünleri 3. kişiler için üretmediğini, satışa sunmadığını, gelir elde etmediğini, bu kapsamda maddi ve manevi tazminat taleplerinin de temelsiz olduğunu, eğer davacı numunelerin kendisine iadesini ve internet sitesindeki kıyafetlere ilişkin olarak da kendisinin referans olarak gösterilmemesini şifahi olarak davalıya iletseydi bu taleplerin derhal yerine getirileceğini, davalının, davacı tarafın tescilli markasını kullanmak suretiyle maske veya başka bir ürün üretmediği gibi, davacı tarafın markasının logosunu taşıyan maskeyi de internet sitesinde yayınlamak gibi bir eylemi de olmadığını beyan ederek  davanın reddini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI: İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 21/09/2022 tarihli 2020/420 E. - 2022/136 K. sayılı kararıyla; \"...Bilindiği üzere okullarda eğitim öğretim dönemi başlamadan  formaların okul tarafından temin edilmesi ve öncesinde sipariş üzerine üretilmesi olağan bir uygulamadır. Tıpkı spor kulüplerine forma üreten firmalarda olduğu gibi , bir çok firma daha önce yapmış olduğu işi ve kullandığı logoyu ürünün hangi bölümünde kullandığı, dikiş kalitesi , malzemenin niteliği gibi tüketicinin görmesi gereken hususlarda numune bulundurabilir. Aksi düşünce esnafın ticari özgürlüğünü kısıtlar nitelikte değerlendirilmelidir. Davalılar bizzat ürün satışı yapmamış, ticari defterlerin de de yapılan inceleme de satışa ilişkin kayıt bulunmamıştır. Davalının kullanımı gerekçeli kararımızda izahi yapılan SMK 7/5 kapsamında değerlendirildiğinde  markasal kullanım ve markaya tecavüzden ziyade dürüstçe ve hayatın olağan akışı içerisindeki faaliyet olarak kabulünün gerektiği anlaşılmıştır, davalının eylemi  markaya tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği gibi TTK kapsamında haksız rekabet olarak kabulünün mümkün olmadığı,, dürüst ticari kullanım kapsamında davacıların maddi kayıp iddiasında bulunmasının mümkün olmadığı gibi bunun ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile de bağdaşmayacağı, manevi zararın oluştuğunun kabulünü gerektirir herhangi bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla davacının  sübut bulmayan davasının  reddine\" karar verildiği görülmüştür. <br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkilinin davalılarla tanınmış markasını kullanmasına ilişkin hiçbir sözleşmesi bulunmadığını, davalıların eylemlerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, <br>Davalının basiretli tacir gibi hareket etmesi gerektiğini, kötüniyetli olduğunu,<br>Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/29 D.iş numaralı dosyada tespite ilişkin yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda uzman bilirkişilerce hazırlanan raporda davalıların eylemlerinin markaya tecavüz oluşturduğuna dair görüş bildirildiğini,<br>Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunun ise eksik inceleme sonucunda hazırlandığını, bilirkişilerin yalnızca davalının ticari kayıtları üzerinde inceleme yaptıklarını, kendileri tarafından sunulan delillerin incelenmediğini, hatta davalının sunduğu faturaların dahi yeterince incelenmediğini, bu nedenle raporun hükme esas alınamayacağını,<br>Davalının iş yerinde “...” logo ve markalı ürünlerin bulunduğu, ayrıca www.....com alan adlı internet sitesinde de bu ürünlerin satışına devam ettiğinin 26/10/2020 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, <br>Bir an için davalı tarafın satmış olduğu kıyafetlerin ...’e ait franchise şubelerine verilmiş olduğu düşünülse dahi, davalı tarafa ait internet adresindeki kullanımlarının işbu konudan bağımsız ve ayrı olarak dahi marka tecavüzüne sebebiyet verdiğini, bilineceği üzere internet sitesi üzerindeki marka kullanım eylemlerinin kıyafet üretiminden bağımsız olarak ayrıca bir marka ihlaline sebebiyet vereceğini,  bu konunun dahi yerel mahkemece değerlendirilmemesinin, gerekçeli kararda eksik ve hatalı hüküm verildiğini gösterdiğini,<br>Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hakkaniyetsiz ve hukuk dışı olduğunu belirterek, istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2020/420 E. Ve 2022/136 K. sayılı kararının kaldırılarak, tekrar incelenmek üzere yerel mahkemeye gönderilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAİREMİZ KARARI: Dairemizin  30/05/2024 tarihli, 2022/1888E. - 2024/1047 K.sayılı kararı ile; \"...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı ile; davacının markasına tecavüz edilmesi nedeniyle SMK'nun 149/1-ç maddesi uyarınca tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat talep edebileceği, hükmün ilan edilmesinde hukuki yararı bulunduğu, davalıların \"...\" markalı okul giysilerinden ne kadar sattıkları tespit edilememişse de, davacı tarafça talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminatın  davalılara ait iş yerinde tespit edilen \"...\" markalı giysi sayısına göre olaya uygun olduğu, yine davacının markasının tanınmış marka olması, davalıların kusur derecesi ve davacı şirketin markasının tescilli olduğu süreye göre talep edilen 5.000,00 TL manevi tazminatın da hakkaniyete uygun olduğu  kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden, kazanılmış haklar korunarak, davanın kabulüne, davalıların eylemlerinin davacının \"...\" markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, markaya tecavüz teşkil eden eylemlerin durdurulmasına, kaldırılmasına ve muhtemel tecavüzlerinin önlenmesine, tecavüze konu ürünlerin ve tanıtım evrakının toplatılmasına, karar kesinleştiğinde masrafı davalılardan alınmak suretiyle imhasına, 1.000,00-TL maddi ve 5.000,00-TL manevi tazminatın 14/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, masrafları davalılara ait olmak üzere kesinleşmiş kararın hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan günlük bir gazete bir kez ilanına...\" karar verilmiştir.<br>Dairemiz kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br>YARGITAY BOZMA KARARI: Yargıtay 11.HD'nin  12/05/2025 tarih ve 2024/4479 Esas  - 2025/3307 Karar sayılı ilamıyla; \"...Davalı tarafça dosyaya sunulan; davacının, davalının düzenlediği seminere katıldığına ve davacıya stand bedeli ödediğine dair fatura, dekont, katılımcı formuna ilişkin evrak, davacıdan alınan franchise kapsamında 3. kişilerce işletilen okullar tarafından davalıya verilmiş sipariş ile bu okullara sadece ürün üretilip teslim edildiğine dair muhtelif faturaların mevcut olduğu, davalının tüm ticari faaliyetinde işletmesine ait unvanın çekirdek unsuru olan \"....+.....\" ibaresini kullandığı, internet sitesinde  \"...\" ibaresini, diğer başka okullara ilişkin ibareler ile birlikte referans olarak kullandığı, ayrıca franchise usulü ile işletilen okullara yönelik davalının vermiş olduğu hizmet nedeniyle iş yerinde \"...\" ibaresini taşıyan az sayıda ürün bulundurduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince yapılan isabetli değerlendirmelere göre dava konusu kullanımların SMK'nın 7/5 hükmü kapsamında dürüst kullanım olduğu gözetilerek davanın reddi kararına karşı davacı taraf istinaf başvurusunun esastan reddi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçe ile yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü doğru olmamış\" şeklinde açıklanarak kararın bozulmasına karar vermiştir. <br>Dairemizce, Yargıtay bozma ilamı taraf vekillerine tebliğ edilmiş, duruşmaya katılan davacı vekili yargıtay bozma ilamına direnilmesini, davalılar vekili yargıtay bozma ilamına uyulmasını talep etmiş, usul ve yasaya uygun görülen bozma kararına uyulmasına karar verilerek, bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılmıştır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; davacının \"...\" markasının ... numarası ile tanınmış marka olarak tescilli olduğu, ayrıca ... numaralı \"...+...\" markasının 09, 16 ve 41. sınıflarda, ......... numaralı \"... ... ......+.....\" markasının 16 ve 41. sınıflarda, . ..... numaralı \"... ......\" markasının 16 ve 41. Sınıflarda, ....... numaralı \"...+...\" markasının 16. Sınıfta, ........ numaralı \"... ........\" markasının 16 ve 41. sınıflarda tescilli oldukları, bilirkişi raporu ile de çok daha fazla marka tescilinin mevcut olduğunun tespit edildiği görülmüştür.<br>Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/29 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; davacı ... ...... Ltd. Şirketi tarafından 03/07/2020 tarihinde ... aleyhine markasına tecavüz edildiği iddiasıyla delil tespiti talebinde bulunduğu, marka uzmanı ........, tekstil mühendisi ......... ve bilişim uzmanı ...... tarafından hazırlanan 26/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda; delil tespiti yapılan  işyerinde \"...\" logo ve markasının \"...\" ve \"......\" etiketi ile birlikte kullanıldığı 4 adet gri renkli, 8 adet beyaz renkli, 1 adet mor renkli ve 2 adet mavi renkli polo yaka t-shirt, 6 adet siyah, 1adet gri 5 adet lacivert 1adet beyaz t-shirt, 2 adet siyah renkli ve 2 adet lacivert renkli kapüşonlu eşofman üstü ile 1 adet siyah, 1 adet lacivert ve 2 adet gri eşofman üstü bulunduğunun görüldüğünü, bu şekildeki marka kullanımının davacıya ait markalarla  karıştırılma ihtimalinin bulunduğuna dair görüş bildirdikleri tespit edilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi'nce Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan Talimat doğrultusunda Bilirkişiler ......'tan oluşan heyetten alınan 28/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ........Şirketinin incelenen, 2018-2019-2020 yıllarına ait defter ve fatura kayıtlarında ... ibareli ünün satışının olmadığı, diğer davalı ... Tic.Şti.'nin, incelenen, 2018- 2019- 2020 yıllarına ait defter ve fatura kayıtlarında ... ibareli ürün satışının olmadığı görüş ve kanaatine varıldığını bildirilmişlerdir.<br>  G E R E K Ç E : Dava konusu uyuşmazlık; davacının \"...\" ibareli markasına yönelik tecavüzün ve  haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi , maddi ve manevi tazminat davasıdır.<br>Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Dosya incelendiğinde; davacının \"...\" markasının eğitim ve öğretim hizmetleri için tanınmış marka olarak tescilli olduğu, ayrıca \"...\" esas unsurlu başka markalarının da mevcut olduğu, davalıların markaları kullandıkları okul giysilerinin 25. sınıf kapsamında kalan ürünler oldukları, davacının .... sınıfta \"... ve ......\" için markasının tanınmış olduğunu ve okul kıyafetlerinin de bu sınıfla bağlantılı olduğunu iddia ederek dava açtığı anlaşılmıştır.<br>Davalılara ait iş yerinde ve internet sitesinde yapılan tespitlerde, bir kısım okul giysileri üzerinde \"...\" logo ve markasının mevcut olduğunun tespit edildiği, bazı okul giysilerinde \"...\" markasının davalılara ait \"...\" ve \".....\" etiketi ile birlikte kullanıldığı tespit edilmiştir.<br>Ancak, davalı tarafça dosyaya sunulan; davacının, davalının düzenlediği seminere katıldığına ve davacıya stand bedeli ödediğine dair fatura, dekont, katılımcı formuna ilişkin evrak, davacıdan alınan franchise kapsamında 3. kişilerce işletilen okullar tarafından davalıya verilmiş sipariş ile bu okullara sadece ürün üretilip teslim edildiğine dair muhtelif faturaların mevcut olduğu, davalının tüm ticari faaliyetinde işletmesine ait unvanın çekirdek unsuru olan \"......+...\" ibaresini kullandığı, internet sitesinde  \"...\" ibaresini, diğer başka okullara ilişkin ibareler ile birlikte referans olarak kullandığı, ayrıca franchise usulü ile işletilen okullara yönelik davalının vermiş olduğu hizmet nedeniyle iş yerinde \"...\" ibaresini taşıyan az sayıda ürün bulundurduğu anlaşılmakla, dava konusu bu kullanımlar SMK'nın 7/5. hükmü kapsamında dürüst kullanım olduğundan, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi yerinde olup, davanın reddi kararına karşı davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M    : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:<br>1-Davacı vekilinin istinaf isteminin esastan REDDİNE, <br>2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1,2,3 maddesi gereğince  İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 21/09/2022 tarihli 2020/420 E. -  2022/136 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA,<br>-Davanın REDDİNE,<br>3-İlk derece mahkemesi yargılaması yönünden; <br>a-Alınması gereken 732,00 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile 629,53 TL  harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>b-Mahkemece verilen ihtiyati tedbirin karar kesinleştiğinde KALDIRILMASINA, yediemine teslim edilen ürünlerin davalılara teslimine ,<br>c-Tecavüzün tespiti ve önlenmesi talebinin reddi yönünden, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca  55.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>ç-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>d-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden,  karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari  Ücret Tarifesi uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>e-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>f-Davalılar tarafından yapılan 199,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>g-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,  <br>4-İstinaf yargılaması yönünden; <br>a-Davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmediğinden alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,  <br>b-İstinaf ve Yargıtay aşamasında davalılar tarafından yapılan; 2.107,80 TL yargıtay temyiz yoluna başvurma harcı ve 1.130,00 TL teb.-müz.posta gideri olmak üzere toplam 3.237,80 TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından yapılan celse sayıda dikkate alındığında kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar yararına 22.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>ç-)Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, <br>Dair, duruşmalı  yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 28/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"03de6488e1746098","SID":"9c161682feae33f4"}}