{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/2092 <br>KARAR NO: 2026/100<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI: 2025/968 Esas sayılı derdest dosya<br>ARA KARAR TARİHİ: 30/10/2025<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 28/01/2026<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH  : 28/01/2026<br>Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda,<br>TARAFLARIN  İDDİA  VE  SAVUNMALARININ  ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; <br>Davacı müvekkilinin hazır beton sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı şirkete beton satışları gerçekleştirdiğini, faturalarını tebliğ ettiğinin, davalı şirketinde bu faturaları defterlerine kayıt ettiğini, ancak davalı şirketin 835.296,00-TL borcunu ödemediğini, daha sonra ilamsız icra takip başlattığını ancak davalı şirketin bunu durdurduğunu, davalı şirket müvekkilinin borcunu ödemeyerek sürüncemeye bırakmayı amaçladığını, son dönemlerde davalı şirketin borcunu ödemeye güçlük çektiği ve mal varlığını ellerinden çıkarma yönünde davranışları bulunduğunu öğrendiklerini, bu nedenle tahsili imkansız hale gelmemesi için gayrimenkul mallarına ihtiyati haciz konulması gerektiğini, borçlu faturalar kapsamında zaman zaman ödemeler de bulunması bu kismi ödemelerin alacaklarının zımmen ikrar nitelikte olduğunu gösterdiği, fatura konusu betonların teslim edildiğine dair e irsaliyelerin şirket çalışanları tarafından imzalandığını ileri sürerek ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;<br>Müvekkili şirketin davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, fatura, tek başına alacağın varlığını ispata yarar bir belge olmadığını, faturaya konu mal veya hizmetin eksiksiz teslim edildiğinin de davacı tarafça ispatı gerektiğini, ispat külfeti, alacak iddiasında bulunan davacı taraf olduğu, davacının, tacir olması hasebiyle bu külfeti kesin ve yazılı delillerle yerine getirmesi gerektiğini, faturaya 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi de tek başına borcun varlığını ispata yeterli olmadığını, faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, davacı yanın, irsaliye fişlerinden bahsetmiş ise de bu yeterli olmadığını, beton miktarını tevsik eden kantar fişlerini müvekkil ile paylaşılmadığını, ticari güven ilişkisine dayalı olarak süreç yürütüldüğünü, ancak gelinen noktada, davacının fiilen teslim ettiğinden çok daha fazla beton miktarını fatura ettiğini, şirket yetkilisi olmayanlar tarafından imzalanan irsaliyeleri kabul etmediklerini, davacı tarafça talep edilen faiz oranı ve türü de TBK ve TTK hükümlerine aykırı olduğunu, davacı, takip talebinde fahiş oranda temerrüt faizi işletilmesini istediğini, müvekkili şirketinin temerrüdü söz konusu olmadığından ve talep edilen oranlar yasal sınırlamaların üzerinde olduğundan, faiz talebine de açıkça itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptali davasının reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olarak alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 30/10/2025 TARİHLİ ARA KARAR ÖZETİ:<br>Mahkemece; \"İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilen bir seçenektir. İİK'nun 257/2. maddesindeki hususlar, bir vakıaya veya üçüncü kişilerle yapılan işlemlere dayandığından, bu konuda mahkemeye kanaat verilmesi için gerekli her türlü delilden yararlanmak mümkündür. Özellikle resmi makamlar tarafından düzenlenen ve bu konudaki tespitleri içeren resmi belgelerin dikkate alınması olanaklıdır.<br>Dilekçe ekinde sunulan belgeler incelendiğinde, ihtiyati haciz talep edenin, aleyhine talep ettiği kişiden alacağının mevcut olduğunu ve miktarını gösterir, daha geniş bir anlatımla İİK'nun 257. maddesinde sayılan yasal koşulların bulunduğu ispat etmeye elverişli, mahkemeye yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmaması, alacağın yargılamayı gerektirmesi ve davanın esasını çözümler mahiyette haciz kararı verilemeyecek olması nedeniyle talebin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,\" şeklinde karar vermiştir.<br>Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>İSTİNAF SEBEP VE GEREKÇESİ :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;<br>Verilen kararın hatalı olduğunu, davalının borcuna karşılık kısmi ödemeler yapmasının alacağın varlığını ispat ettiğini, davalı şirketin kıymetli evrak karşılığı borcunu ihtiyati haciz kararı alınması üzerine itirazsız süresinde ödediğini, ancak faturaya dayalı olarak başlatılan takibe ise alacağı davalı sürüncemede bırakmak istediğini, fatura konusu malların davalıya teslim edildiğine daire e-imzalı ve ıslak imzalı irsaliyeler mevcut olduğunu, GİB sistemi üzerinden e-irsaliyelerin karşı tarafa iletildiğine ve onaylandığına dair alınan liste ve ekran görüntüleri dava dilekçeleri ekinde mevcut olduğunu ileri sürerek uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER :<br>Tapu Kayıtları, dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler.<br>İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : <br>HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması, müeccel para alacağı yönünden ise İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların  bulunması gerekir.<br>İİK'nın m.258/1. ikinci cümlesinde \"Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.\" şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir. Salt fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli olmayıp, alacağın varlığının başka delillerle alacaklı tarafından kanıtlanması gerekir.<br>Somut olayda ihtiyati haciz isteyen davacı, takip talebine temel faturayı ve sevk e-irsaliyesini dosyaya sunmuştur. E-irsaliyeler davalıya tebliğ edilmiştir. Bir kısım sevk irsaliyelerinde de tesellüm eden kişilerin imzasının bulunduğu anlaşılmıştır. Takip tarihine dayanak faturalardan 8.040,00-TL ile 16.908,00-TL'lik faturaların takip talebine eklenmediği görülmüştür. Yaklaşık ispat şartı sağlanmış olmakla ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>A-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜNE, Kayseri Asliye Ticaret 1. Mahkemesi'nin 2025/968 Esas sayılı 30/10/2025 tarihli ara kararının yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA;<br>B-DAVANIN YENİDEN ESASIYLA İLGİLİ OLARAK;<br>1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kısmen KABULÜNE; <br>2-İcra ve Kanunun 259. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere alacağın (810.348,00-TL) %15'i olan 121.552,20-TL nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz olunduğunda davalı ...Limited Şirketi'nin taşınır ve taşınmazlar ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının İcra ve İflas Kanunun 257. maddesi gereğince İHTİYATEN HACZİNE,<br>3-İhtiyati haciz kararının teminatın ibrazından sonra İcra ve İflas Kanunun 261. maddesi gereğince yetkili icra dairesince infazına,<br>C-İSTİNAF YARGILAMASI YÖNÜNDEN;<br>1-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf maktu karar harcının isteği halinde  yatırana iadesine,<br>2-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>3-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin esas karar ile birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,<br>4- Kararın taraflara ilk derece mahkemesince tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 ve 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28.01.2026   \t\t\t\t\t\t<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"982675ebdb96a440","SID":"deee9014b86af4f9"}}