{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:29/12/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:04/10/2022<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:29/12/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; müvekkilinin arkadaşı olan ...'nın ...'dan otomobil kiraladığını ve bu otomobil ile kazaya sebebiyet verdiğini, kazadan sonra aracı kiraya veren davalı ...'ya 30.000,00-TL'lik senet imzalattığını, müvekkilinin dilsiz olduğunu, senedin ne olduğunu bilmeden imza attığını, bir süre sonra da icra takibi yapıldığını, müvekkilinin icra dosyasında belirtilen borç ile ilişkisinin olmadığını beyan ederek karşı tarafa borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili; uyuşmazlık konusunun kambiyo senedinden kaynaklandığını, öncelikle davada görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı ve dava dışı ...'nın müvekkilinin ...'ya borçları karşılığında 29.04.2020 vade tarihli, 30.000,00-TL bedelli senedi verdiğini ve vadesi geldiğinde senet bedelinin ödenmesi talep edildiğinde davalı tarafça geçiştirildiğini, alacağını tahsil edemeyen ve karşı yanlara ulaşamayan müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından arkadaşı ...'in dışarı çıkartılarak kendisine bilgi verilmeden senet imzalatıldığı iddia edilmiş ise de, davacının arkadaşı ...'in müvekkiline borçları karşılığında kendilerinin imzalayarak senedi getirdiklerini ve bir kaç gün içinde bir yerden paralarının geleceğini, geldiğinde müvekkiline ödemeyi getirip senetlerini alacaklarını beyan ettiğini, davacının ikrarı ve tam ehliyetli olduğunun da göz önüne alınarak haksız açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, İstanbul 2013, s. 346). Menfi tespit davası 2004 sayılı İİK'nin 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir.<br>Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK'nın m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Diğer bir değişle, alacaklı olduğunu iddia eden kişi borcunun dayandığı hukuki sebebi ve onun geçerli olduğunu ispat etmek zorundadır. Ancak alacaklı bonoya dayalı alacağını talep ettiğinde ispat soyutluğu karinesi nedeniyle sebep göstermek zorunda değildir. Alacağını bonoyu sunarak iddiasını ispatlamış kabul edilmektedir. Artık borcunun olmadığını ispatlamak zorunda olan borçludur. İspat yükü borçluya geçmiştir.<br>Davacı taraf dava dilekçesinde, davaya konu senetteki imzaya ilişkin herhangi bir itirazda bulunmamakla birlikte, davacı ... ...'ın ... ve dilsiz olduğunu, senedin ne olduğunu bilmeden imza attığını, bir süre sonra icra takibi yapıldığını, müvekkilinin icra dosyasında belirtilen borç ile ilişkisinin olmadığını beyan etmiştir.<br>4721 sayılı TMK'nin 14 ve devamı maddeleri uyarınca; ayırt etme gücü bulunmayanların küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyetinin bulunmadığı, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiillerinin hukuki sonuç doğurmayacağı, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça kendi işlemleri ile borç altına giremeyecekleri düzenlenmiştir. Davacının fiil ehliyetinin tam olduğu davacı tarafça da kabul edilmektedir. Davacının borç altına girmesine engel olacak herhangi bir akıl rahatsızlığı bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı taraf, davacının ... ve dilsiz olması nedeniyle senedin ne olduğunu bilmeden imza attığını iddia etmiş ise de, ayırt etme gücü tam olan ve herhangi bir irade bozukluğu haline ilişkin bir iddiada da bulunulmadığından, davacının kabulünde olan imzanın geçersizliğinden bahsedilemeyecektir.<br>Buna göre, davacının davaya konu ettiği senedin ve imzanın geçerli olduğu, herhangi bir ödeme iddiasında bulunulmadığı, öte yandan, davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmadığı için kesin delil olan yemin delilinin de hatırlatılamadığı, dolayısıyla bu haliyle davacının davasını ispit edemediği ve davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>Davalının İİK 72/4 maddesi gereği davacıdan kötüniyet tazminatı talep ettiği anlaşılmış ise de, İİK'nin 72/4 maddesi hükmü \"...Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez...\" düzenlemesini içerir. Somut olayda davacı tarafça davada talep edilmiş herhangi bir ihtiyati tedbir talebi olmadığından ilgili maddenin uygulama alanı yoktur. Bu nedenle davalının da bu yöndeki talebinin reddine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın dava dilekçesinde de belirtildiği üzere ... ve dilsiz olduğunu, arkadaşı ve alacaklılar tarafından aldatıldığını, senede hata ve hile dahilinde imza attığını, kendisinin senedin ne olduğunu dahi bilmediğini, icra takibine konu olan 30.000,00-TL ile hiç bir ilişkisinin bulunmadığını, atmış olduğu imza ile borç altına girdiğini anlayabilecek düzeyde de olmadığını, kazaya sebebiyet veren müvekkilinin arkadaşı ...'nın da senet bedelini ödemediğini, davalı ile borçlu müvekkilinin dilsiz olmasından faydalanarak müvekkilini borçlu duruma düşürdüklerini, Mahkemece belirttikleri hiç bir husus dikkate alınmadan karar verildiğini,  müvekkilinin durumundan faydalanarak hata ve hile ile senede zorla imza attırıldığını, delillerin toplanması ile belirttikleri hususların net olarak anlaşılacağını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>6102 sayılı TTK'nın 670. maddesi gereğince, \"sözleşme ile borçlanmaya ehil olan kişi, kambiyo senetleri ile borçlanmaya da ehil\" olduğundan ancak medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olan kişiler kambiyo senedi düzenleyebilirler. Başka bir deyişle, kanun koyucu kambiyo senetlerinin düzenlenmesi için özel bir ehliyet aramamıştır. Şu halde, medeni hakları kullanmak ehliyetinden kısmen ya da tamamen mahrum bulunan kişiler, kambiyo senedi düzenleyemezler. Bu nedenle borçlunun \"senedi düzenlediği tarihte\" fiil ehliyete sahip olması gerekir. Aksi takdirde, senet geçerli olmaz. Alacaklı, senedi düzenleyen kişinin ehliyetsiz olması halinde, iyiniyetli olduğunu dahi ileri süremez.<br>Bilindiği üzere; davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt edebilme kudreti bulunmayan bir kimsenin kendi iradesi ile hak kurabilme, borç altına girebilme ehliyetinden söz edilemez. Nitekim 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir” biçimindeki 9. maddesi, şahsın hak elde edebilmesini, borç altına girebilmesini, fiil ehliyetine bağlanmış, 10. maddesi de, fiil ehliyetinin başlıca koşulu olarak ayırtım gücü ile ergin olmayı kabul ederek “ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan bir ergin kişinin fiil ehliyeti vardır.” hükmünü getirmiştir. Ayırtım gücü, eylem ve işlev ehliyeti olarak da tarif edilerek, aynı yasanın 13. maddesinde “yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk yada bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes bu kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.” denmek suretiyle açıklanmıştır.<br>Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ışında somut olayın değerlendirilmesinde; davacı yan dilsiz olmasından yararlanılarak ve senedin ne olduğunu bilmeden bono imzaladığını, takibe konu bonoya ilişkin borç ile bir ilgisinin olmadığından borçlu olmadığının tespitini talep etmişse de;  ... ve dilsiz kimselerin borçlandırıcı işlem yaparken tam ehliyetli oldukları ve bu durumun hukuken bononun geçerliliğini etkilemeyeceği, davacının kısıtlanmasın gerektirir bir durumunun da bulunmadığı, bu sebeple İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, her ne kadar davacı yan istinaf dilekçesinde hata ve hile ile senede zorla imza attırıldığını ileri sürmüşse de, İlk Derece Mahkemesi yargılaması sırasında ileri sürülmeyen hususlar istinaf aşamasında ileri sürelemeyeceğinden davacı yanın istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 29/12/2025<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1203a5501fea9832","SID":"7cab6454578c44f5"}}