{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1344 <br>KARAR NO: 2026/113<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 04/06/2024<br>NUMARASI\t: 2023/168 E. - 2024/170 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/01/2026<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  1953 yılında faaliyete başlayan ... Anonim Şirketi’nin stratejik önemi olan sağlık sektöründe, üretim ve pazarlama faaliyeti gösteren yüzde yüz ... sermayeli bir şirket olduğunu, ...’in, ... ... sektörünün lider firması, en büyük yerli eş değer ... üreticisi, ... ... sektörünün en büyük üretim tesisine sahip,  ... ... sektörünün en büyük ... merkezine sahip olduğunu, ...’in tanınmış marka olduğunu, \"...\" sektöründe \"...\" denildiğinde akla gelen müvekkili firma olduğunu, davalı şirketin ... numaralı başvurusu ile \"...\" ibareli markanın ... nezdinde başvurusunu dosyalamış ancak müvekkili olan şirket tarafından yapılan itiraz neticesinde markalar arasında iltibas oluşturacak derecede benzerlik bulunması sebebiyle davalı şirket başvurusunun reddedilmiş olduğunu, taraf markalarının benzerliğinin kurum tarafından da tespit edildiğini, ... markasında münhasır ayırt edici unsurun müvekkili adına tescilli ve 64 yıllık ticari unvanı olan ... ibaresinden ibaret olduğunu, davalının müvekkilinin tescilli markasını izinsiz, hukuka aykırı ve de iltibas yaratacak şekilde kullanmakla birlikte müvekkili ile özdeşleşmiş \"...\" ibaresini ticaret unvanında kullanarak haksız rekabet hükümlerini açıkça ihlal ettiğini belirterek; davalının tescilli markaya yönelik tecavüzünün tespitine, durdurulmasına, \"...\" ibaresinin her nevi mecrada kullanmasının ENGELLENMESINE, mevcut olanların imhasına ve düzeltilmesine, davalının bundan böyle Müvekkiline ait söz konusu \"...\" markasını veya markayı anımsatacak/iltibas oluşturacak herhangi bir ibare taşıyan ürünleri kullanma, satma ve tescil başvurusundan bulunmaktan men'ine, davalının ticaret unvanından \"...\" ibaresinin terkinine, masrafları davalıya ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesine, yargılama gideri ile her türlü masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; \"...\" ibaresinin evrensel bir ibare olduğunu, zayıf marka niteliğinde olduğunu, çok sayıda \"...\" sözcüğünü içeren marka olduğunu; müvekkili markasındaki ayırt edici unsurun \"...\" ifadesi olduğunu;  müvekkilinin, bir ... firması değil, \"destekleyici ek gıda\" üreten bir firma olduğunu; müvekkili markasının davacı firma markasıyla karıştırılma ya da davacı markasının yan ürünü olarak algılanma riski bulunmadığını; müvekkili firmanın piyasadaki ürünlerinin raporda belirtildiği üzere \"...\", \"...\" gibi birleşik sözcükler içeren isimlerle kullanıcıya arz edildiğini; söz konusu ürünlerin her birinin isminin ... Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil edildiğini;  davacının, tescil ile korunmasını talep ettiği markası gibi, müvekkilinin de işbu ürünlerin isimlerinin korunmasını ve kullanımının sınırlanmamasını talep etme hakkı olduğunu; bu ürünler üzerinde kullandıkları şirket logosunun (... ...) ise, davacı firmanın markasıyla karıştırılma imkanı olmayan, görsel ve fonetik açıdan tamamen farklı olan bir logo olduğunu; davacı tarafın internet sitelerine erişimin engellenmesine ve sitelerin kapatılmasına yönelik taleplerinin kabul edilmesinin müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zararlara uğratacağını; müvekkili firmanın ürettiği ürünlerle piyasada muhatap olacak ve bu ürünleri kullanacak/ ortalama tüketiciye önerecek olan kişilerin doktor, eczacı veya veteriner gibi kendi alanında belirli bir uzmanlığa sahip olan meslek grupları olduğunu;  bilirkişi raporunun başlangıcında bu görüşe yer verilip, devamında ise bu görüşle tamamen zıt olarak \"davacı tarafın yan ürünü gibi algılanabileceği\" hususunda görüş bildirilmesinin de hem çelişkili, hem de hukuka aykırı bir tespit olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.  İlk Derece Mahkemesince; ''1-Davalı tarafın \"...\" ve \"...\" şeklindeki markasal kullanımları dolayısıyla davacı tarafın \"...\" ana unsurlu markaları yönünden MARKA HAKLARINA TECAVÜZ ETTİKLERİNİN TESPİTİNE, Tecavüzün  DURDURULMASINA ve ... ibaresini kullanmasının her nevi mecrada kullanmasının ENGELLENMESİNE, Masrafı davalıdan alınmak suretiyle davalıya ait tecavüze konu ürünlere EL KONULMASINA ve KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İMHASINA, davalının \"...\" markasını veya marka ile iltibas oluşturacak herhangi bir ibare taşıyan ürünleri kullanma, satma ve tescil başvurusundan bulunmaktan MEN'İNE,2-Davalı tarafa ait \"... ...  A.Ş.'nin\" ticaret unvanında bulunan \"...\" ibaresinin TİCARET SİCİLİNDEN TERKİNİNE, 3-Davalı adına tescilli \"https://www...com\" ve \"https://www...com.tr\" internet adreslerinin kapatılmasına ve ile alan adına erişimin engellenmesine, karar kesinleştiğinde erişimin engellenmesi yönünden kesinleşmiş karar örneğinin Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilmesine, \" karar verilmiştir.Mahkemece verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, davalı vekili Dairemize sunmuş olduğu 26/01/2026 tarihli feragat dilekçesi ile istinaf başvurusundan feragat ettiğini beyan etmiştir. Yapılan incelemede, davalı vekilinin vekaletnamesinde kanun yollarından feragat yetkisi bulunduğu anlaşılmakla, 6100 Sayılı HMK'nın 349. maddesi gereğince davalı tarafın istinaf talebinin feragat sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf aşamasında istinaftan feragat etmesi sebebiyle istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 349/2. maddesi gereğince REDDİNE,<br>2- Peşin alınan  427,60 TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde istinaf talebinde bulunan davalı tarafa iadesine,<br>3- İstinaf talebinde bulunan davalı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-  İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/01/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7fcaa0644aa57ea0","SID":"11638f2f55a71f56"}}