{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1093 <br>KARAR NO\t\t: 2026/85<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/654 Esas - 2023/250 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Ortaklıktan İhraç Kararının İptali <br>KARAR TARİHİ \t: 22/01/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 22/01/2026<br>                     <br>Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/04/2023 tarih  2022/654 Esas 2023/250 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA \t: Davacı vekili, davacının 11.10.2017 tarihinde davalı kooperatife üyelik kaydı için yazılı beyanda bulunarak kooperatifin iki ayrı payı için sermaye payı ödediğini, Kooperatifler Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca yetkili kurullarca üyeliğinin kabulüne dair geri bildirimde bulunulmadığını, ortaklık payı belgesi verilmediğini, davacının kooperatifin olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarına davet edilmediğini, kooperatifin ticari defterleri ve belgelerini inceleme hakkı tanınmadığını, oy hakkının kısıtlandığını, davalı kooperatifin 10.05.2021 tarihli ihtarname gönderdiğini, ardından ortaklıktan çıkarılmaya yönelik yönetim kurulu kararını içeren 10.06.2022 tarihli ihtarname gönderdiğini, davacının yasal sürede itirazda bulunduğunu, 20.08.2022 tarihinde yapılan 2022 yılı olağan genel kurulunda itirazının reddedilerek ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, bu kararın da davacıya tebliğ edilmediğini iddia ederek, 20.08.2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan ortaklıktan çıkarma kararının iptali ile davacının kooperatif ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP\t: Davalı vekili, ihraç kararının davacıya tebliğ edildiğini, davacının 3 ay içinde dava açmadığından yönetim kurulu kararının kesinleştiğini, davacının aidat yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine 10.05.2022 tarihli yönetim kurulu kararının ihtarname ile davacıya tebliğ edildiğini, davacının da katılımıyla yapılan 20.08.2022 tarihli genel kurulda davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini ve yüzüne karşı izah edildiğini, ayrıca genel kurul kararının tebliği zorunluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 1163 sayılı Koop. K.nun 27. maddesine göre akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortağa sonuçları da belirtilmek suretiyle ilk ihtarnamede münasip bir süre, ikinci ihtarnamede bir aylık süre tanınarak borcu ödemeye davet etmek gerektiği, ihtarnamede borçların neden kaynaklandığının ve ne miktar olduğu ile dönemleri, yani parasal yükümlülüklerinin ayrıntılı şekilde açıklaması ve bu yükümlülüklerin gerçek olması gerektiği, ortağın ihraç kararının tebliğinden itibaren bu işlemin iptalini dava edebileceği, davalı kooperatif ana sözleşmesinin 14. maddesinde de Kanunun 16. ve 27. maddesi hükümlerine paralel bir düzenleme bulunduğu, ortaklıktan çıkarma kararı yetkisinin yönetim kuruluna verildiği, akçalı yükümlülük yerine getirilmediği için kooperatif ortaklığından ihraç kararının geçerli ve hukuka uygun kabul edilebilmesi için, birinci ve ikinci ihtarnamelerin düzenlenip usulüne uygun ortağa tebliğ edilmesi, buna rağmen aidatın ödenmemesi halinde yönetim kurulunun toplanıp ihraç kararı alması, ihraç kararına itiraz halinde genel kurulca alınmış ihraca yönelik bir kararın varlığı gerektiği, davacı ortak hakkındaki kooperatif genel kurulunca ihraç kararının alındığı 20.08.2022 tarihinden itibaren dava tarihine kadar üç aylık yasal sürenin sona ermediği, 08.06.2021 tarihinde düzenlenen birinci ihtarnamede ve 05.10.2021 tarihinde düzenlenen ikinci ihtarnamede 140.000,00 TL borcun 10 gün ve 1 aylık süreler içerisinde ödenmesinin istendiği, ancak bu borcun neden kaynaklandığının (aidat, faiz vs.) ve hangi döneme ilişkin olduğunun açıklanmadığı, ikinci ihtarnamenin 05.10.2021 tarihinde düzenlendiği, bilahare davalı kooperatif tarafından 24.02.2022 tarihinde noterden düzenlenen ihtarname ile bu kez davacıdan 12.12.2021 tarihi itibariyle toplam 180.000,00 TL'nin 30 gün içerisinde ödenmesinin istendiği, yine bu borcun neden kaynaklandığının (aidat, faiz vs.) ve hangi döneme ilişkin olduğunun açıklanmadığı, daha sonra 10.05.2022 tarihinde düzenlenen ihtarname ile davacı ortağın 10.05.2022 tarih ve 2022 sayılı yönetim kurulu kararı ile kooperatif ortaklığından çıkarıldığının bildirildiği, ancak yönetim kurulu kararının davacıya tebliğ edildiğine ilişkin delil ve belgenin bulunmadığı, bu ihtarnamenin tebliği üzerine davacı ortağın ihraç kararına genel kurul nezdinde itirazda bulunduğu, en sonunda genel kurulca dava konusu ihraç kararının alındığı; son celse öncesine kadar davalı tarafça ihraca ilişkin yönetim kurulu karar metnini ibraz edemediği, mahkemece 22.03.2023 tarihli celse ara kararı ile tanınan kesin süre içerisinde davalı vekilinin 29.03.2023 tarihli kısa dilekçesine ekli kayıtlar arasında yer alan yönetim kurulu kararının davacıyı da kapsar beş ortağın ihracına ilişkin olduğu, ancak 1163 sayılı Koop. K.nun 98. maddesi atfı ile TTK'nun 64/3 ve 4. maddesine aykırı olarak yönetim kurulu karar metninin adi yazılı şekilde düzenlendiği, 10.05.2022 tarihinde düzenlenen ihtarnamede yönetim kurulu karar tarihinin 10.05.2022 olarak belirtildiği halde, mahkemeye sunulan karar metninde 19.04.2022 olarak yer aldığı, yönetim kurulu üyesi ....'ın metin altında isminin bulunmasına rağmen imzasının yer almadığı ve kararın oybirliği ile alındığının belirtildiği, yönetim kurulu ihraç kararı olarak davalı vekili tarafından sunulan metnin hiçbir hukuki kıymetinin bulunmadığı; davalı tarafından davacı hakkında iki defa düzenlenen ilk iki ihtarnameden sonra ihraç kararı alınmayıp tekrar birinci ihtarname başlıklı 24.02.2022 tarihli ihtarname düzenlenerek davacıya gönderildiği, bu ihtarnamede ödeme için davacıya 30 gün süre tanındığı, tüm ihtarnamelerde borcun neden kaynaklandığının dönemleri ile birlikte ayrıntılı şekilde açıklanmadığı, davacı ortağın borcunun kaynağını ve tutarını net şekilde bilme ve borcunu ödeme imkanının tanınmadığı, öte yandan, hukuka uygun ve geçerli şekilde alınmış yönetim kurulu kararının bulunmadığı, bu hali ile dava konusu ortaklığın ihracına ilişkin genel kurul kararının usule, kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı kooperatif genel kurulunun 20.08.2022 tarihli 14. maddesi ile alınan davacı ....ın ihracına ilişkin kararın iptaline, davacının davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespitine karar verilmiştir. <br>Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, parasal yükümlülüklere uyulmadığı hususunda yapılan ihtarlar neticesinde davacının ortaklığının kendiliğinden düştüğünü, müvekkilinin öncelikle 08.06.2021 tarihinde borcun ödenmesi için 10 günlük süre verilen birinci ihtarnameyi, ardından 05.10.2021 tarihinde 1 aylık süre tanınan ikinci ihtarnameyi davacıya gönderdiğini, ardından çıkarılma şartlarının oluşmasına rağmen müvekkili tarafından iyiniyetli olarak hak kaybı olmaması adına ödeme yapılmadığı için 24.02.2022 tarihinde tekrar bir ihtarname gönderildiğini, Kooperatifler Kanunu'nun ortağın parasal yükümlülüklerini yerine getirmeme nedeniyle aramış olduğu şartların yerine getirildiğini, ortağın ortaklık sıfatının kendi iradesi dışında nihayete erdiği bu son durumda, ayrıca bir yetkili organ kararına ihtiyaç bulunmadığını, şartların gerçekleşmesi ve ilgili prosedürün işletilmesi ile birlikte ortaklık sıfatının kendiliğinden sona erdiğini, ardından alınacak olan organ kararlarının usuli işlemler olduğunu, aksi kanaatte olunsa dahi yönetim kurulu kararının hukuka uygun olarak alındığını, 19.04.2022 tarihli yönetim kurulu kararının üç kurul üyesinin ikisinin katılımı ile toplandığını ve katılanların oybirliği ile karar aldıklarını yönetim kurulu karar defterine yazdıklarını, bu kararın 10.05.2022 tarihinde noter aracılığı ile davacıya tebliğ edildiğini, mahkemece \"yönetim kurulu kararı metninin adi şekilde düzenlendiği\" şeklinde bir kanıya varmışsa da, mahkemeye sunulan kararın yalnızca sureti niteliğinde olduğunu, karar defterinin yerinde incelenmesi gerektiğini, ayrıca ihtarname düzenlenirken karar tarihinde sehven hata yapıldığını, ihtarın geçersizliğini ileri sürmenin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının katıldığı genel kurulda ihraç kararının onandığını, çıkarılma kararının ortağa tebliğ edilmek üzere notere tevdiinin çıkarılma kararının geçerlilik şartı olmadığını, bu hukuki sonucun doğal uzantısı olarak, tebliğ şartı noter aracılığı ile yerine getirilmediği takdirde çıkarılma kararının yine geçerli olarak hüküm ve sonuç doğuracağını, dava açmak için öngörülen üç aylık hak düşürücü sürenin geçtiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.\t<br>GEREKÇE\t:  Dava, ihraç kararının iptali ile kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne, ihraç kararının iptaline, davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine karar verilmiştir.<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Kooperatifler Kanununun 16. maddesinde “Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler ana sözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar ana sözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Ana sözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir. Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. ... Üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir.\" şeklinde düzenleme mevcuttur.<br>Şahsi nitelik taşıyan ihraç kararların bağlayıcı olabilmesi için tebliği gerekmekle birlikte çıkarma kararının onaylı örneğinin tebliği ile kararın niteliğinin ve üyenin hangi gerekçelerle ihraç edildiğinin öğrenilmesi sağlanmış olur. Bu nedenledir ki ortağın  ihraç kararının tüm unsurları ile içeriğini bildiğini kanıt yükü davalı kooperatiftedir. Bu kapsamda her ne kadar yukarıda da belirtildiği üzere davacıya borcun bulunduğu hususu   08.06.2021, 05.10.2021,  24.02.2022 ve  10.05.2022 tarihli tarihli ihtarnameler ile bildirilmiş ise de, söz konusu ihtarnamelerde belirtilen borcun hangi döneme ait olduğu, nasıl hesaplandığı ve yasal dayanaklarının eksik olduğu anlaşılmakla borcun varlığının denetlenebilir olmadığı, gönderilen ihtarnamelerin usulsüz olduğu yönündeki mahkeme değerlendirmesinin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla davalı yanca bu kapsamda ileri sürülen istinaf talebi yerinde görülmemiştir.<br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.22/01/2026<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9e80ddeee672f48e","SID":"2a777f18ff884b5b"}}