{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/127 <br>KARAR NO: 2026/98<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/07/2022<br>NUMARASI: 2016/35 Esas - 2022/581 Karar<br>DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:14/01/2016<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili; ... Bankası ... şubesine ait 150.000-TL bedelli, 31.07.2015 keşide tarihli ... numaralı 1 adet çekin müvekkili banka şubesince verilen kuryede iken taşıma esnasında çalındığını, ödeme yasağı talepli olarak İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/518 esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını ve çek hakkında mahkemece ödeme yasağı kararı verildiğini, çekin vekil hamili olan müvekkili bankanın elinden rıza dışında çıkan bu çek için davalı tarafından İstanbul 1. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında takip başlatıldığını, takibe karşı  İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/659 esas sayılı dosyasında itiraz ettiklerini, akabinde üzerinde tahrifat olduğu çıplak gözle fark edilen bu çek için İstanbul C Başsavcılığının 2015/132154 soruşturma numaralı dosya üzerinden suç duyurusunda bulunulduğunu, çekin son cirantası olduğunu belirten davalının, çeki kötü niyetli olarak eline geçiren kişilerden ciro aldığını, hukuki olarak bu ciro silsilesinin bir geçerliliğinin bulunmadığını belirterek, söz konusu çekin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı ...; davacı tarafça çekin rızası hilafına kaybolduğu beyan edilmiş ise de çekin kuryeye verildiğine ilişkin bir belge sunulamadığını, çekin kuryede iken çalındığı hususunun ispat edilemediğini, müvekkilinin söz konusu çeki ticari ilişkisi nedeni ile ve usulüne uygun ciro ile aldığını ve usulüne uygun bir şekilde ibraz ile icra takibine geçtiğini, çekin istirdadına karar verilebilmesi için öncelikle çekin davacının rızası hilafına kaybolduğunun ve daha sonra müvekkilinin kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; davaya konu çekin keşidecesinin ... İnşaat, lehtardan sonraki cirantaların sırasıyla ..., ..., ... ve ... olduğu, çekin 30/09/2015 tarihinde ödeme için ibraz edildiği ancak işlem yapılmadığı, çekin ... tarafından takibe konu edildiği, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/434 esas 2019/341 karar sayılı dosyasında sanıklardan ... hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması için dava açılmış ise de, yapılan yargılama sonucunda sanığın üzerine atılı müsnet suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli kesin, inandırıcı, yeterli delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği, kararın İstanbul BAM 34. Ceza Dairesinin 2020/1708 esas 2021/1886 karar sayılı esastan ret kararı ile kesinleştiği, TTK'nın 792. maddesi uyarınca davacının çekin yetkili hamili olduğunu ve rızası dışında elinden çıktığını ve ayrıca davalının çeki kötü niyetle veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat yükü altında olduğu, davacı tarafça davalının rızası dışında elinden çıkan çeki niteliğini bilerek kötü niyetle veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili; çekteki son ciranta davalının, çeki kötü niyetli olarak eline geçiren kişilerden ciro ile aldığını, hukuki olarak bu ciro silsilesinin geçerliliğinin bulunmadığını, mahkemece yeterli inceleme yapılmadan davanın reddine karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine dayalı olarak çekin istirdatı istemine ilişkindir.TTK’nın 792. maddesine göre, \"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı,  ister  ciro yoluyla devredilebilen  bir çek  söz konusu  olup da  hamil  hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' TTK'nın 790. maddesinde ise, \"cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır\" hükmü düzenlenmiştir.Çek istirdatı davalarında davacının; çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır.Somut olayda; dava konusu...bank ... Şubesine ait keşidecisi ... İnşaat olan 150.000-TL bedelli, 31.09.2015 keşide tarihli, ... numaralı çekin ... İnşaat şirketi lehine keşide edildiği, çek arkasındaki cirantaların lehtar firma sonrasında sırasıyla ..., ..., ... ile davalı ... olduğu, çekin davacı banka tarafından verilen kuryede iken çalındığı, davacı tarafından açılan zayi nedeniyle iptal davasında ödeme yasağı kararı verildiği, çekin ödeme yasağı nedeniyle ibrazında bankaca ödeme yapılmaması üzerine, davalı tarafından çeke dayalı olarak keşideci şirket ile davalının da aralarında bulunduğu cirantalar aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. İspat yükü üzerinde bulunan davacı, öncelikle çekte yetkili hamil olup çekin rızası dışında elinden çıktığını, sonrasında ise davalının çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu kanıtlamak zorundadır. Bu kapsamda davacının çekte yetkili hamil olduğu ve çekin rızası dışında elinden çıktığı ceza soruşturma dosyasındaki deliller ile kanıtlanmıştır. Çek 31.07.2015 keşide tarihli olmasına rağmen, keşide tarihinin tahrifat yapılarak 31.09.2015 olarak değiştirildiği keşidecinin icra hukuk mahkemesinde açtığı davada yaptırılan bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiştir. Yine çek cirantaları hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dolayı açılan kamu davasında İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/434 esas 2019/341 karar sayılı ilamıyla, şüpheli ...'ın beraatine, ...'nin her iki suçtan mahkumiyetine, ...'ın sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilmiş olup, mahkemece yaptırılan imza incelemesinde, çek üzerinde cirantalar ... ve...'e atfen atılan imzaların bu kişilerin eli ürünü olmayıp kendilerinden sonra gelen ciranta ...'nin eli ürünü olduğu belirlenmiştir. Çekte davacıdan önce ciranta olan ... ceza soruşturması ve yargılamasında alınan ifadelerinde, çeki ...'dan aldığını, kendisinden önce gelen ... ve... adına ciroları kendisinin yazarak imzaladığını, çeki davalının babası olan ...'a kırdırarak karşılığında para aldığını, diğer ifadesinde ise davalıya kırdırarak para aldığını beyan etmiştir.Davalı ... ise 02.05.2018 tarihli savunmasında, çeki ...'ye kredi çekerek verdiği para karşılığında aldığını savunmuş iken, mahkeme huzurundaki savunmasında, babasının ...'den alacağı karşılığında çeki bu kişiden aldığını savunmuştur.Ceza yargılamasında kesinleşen maddi olgular ve sanıkların ifadelerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; üzerinde cirosu bulunmasa da keşide tarihi tahrif edilmiş çekin hakkında benzer suçlardan dolayı dava ve soruşturmalar bulunan ... tarafından ...'ye verildiği, ...'nin 2 kişi adına sahte ciro düzenleyerek sonrasında kendisi adına da ciro etmek suretiyle, daha önce de çek kırdırdığı ...'ın oğlu olan davalı ...'a verdiği sonucuna varılmaktadır. Bu tespitler karşısında davalının çeki iktisapta ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmekte olup, davanın kabulü gerekirken mahkemece yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile \"davanın kabulüne\" karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2022 Tarih 2016/35 Esas - 2022/581 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;\"Davanın kabulüne, ...bank ...Şubesine ait keşidecisi ... İnşaat olan 150.000-TL bedelli, 31.09.2015 keşide tarihli, ... çek numaralı çekin davalıdan alınarak davacıya verilmesine\"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;\"Alınması gereken 10.246,50-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 2.561,62-TL harcın mahsubu ile kalan 7.684,87-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye ödenmesine,Davacı tarafından yatırılan 2.590,83-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından sarf edilen 700-TL bilirkişi ücreti, 147-TL posta masrafı olmak üzere toplam 847-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\"Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde isteği halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 108-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9b8f0f00ff0ff1ab","SID":"0edccf8dae04dded"}}