{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2019/169 <br>KARAR NO\t: 2019/1072<br>DAVA\t: İflasın Ertelenmesi<br>DAVA TARİHİ\t: 09/02/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 02/10/2019<br>Mahkememizde görülmekte olan iflasın ertelenmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t:<br>Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle ; öncelikle davanın mahiyeti gereği ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkili şirketin 100.000,00 TL sermaye ile, 05/08/1993 tarihinde İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil ve 12/08/1993 tarihinde ilan edilerek kurulduğunu, şirketin bugün ki sermayesinin 898.000,00 TL olduğunu, toplam 1796 payının 898'inin ..., 898'inin ...'ya ait olduğunu, bu iki ortağın şirketin mevcut hali ve kuruluştan bugüne temsil ve imzaya yetkili olduklarını, müvekkili şirketin sektörde 1974 yılından itibaren bulvar, cadde, yol ve park aydınlatma sistemlerinde önemli gelişmeler sağlayarak yaklaşık 40 yıllık geçmişi ile günümüze kadar faaliyetin edevam ettiğini, son teknoloji ürün ledli aydınlatma sistemlerini tamamıyla kendine özgü dizaynı ile birleştirerek ortaya çıkardığı modern harici aydınlatma armatürlerine uygulayarak dünyanın içinde bulunduğu enerji sıkıntısını asgarilere indirdiğini, aynı zamanda ülke ekonomisine de büyük katma değer kazandırdığını, müvekkili firmanın enerji tasarruflu lamba, devlet bakanlığı tarafından da takdir edilerek 2008 iyi tasarım öüle ile ödüllendirildiğini, müvekkili şirketin merkez ofisi ve imalathaneleri ile 4 ayrı adreste faaliyet gösterdiğini, kısa süre içerisinde üretime geçecek şirketin fabrika kurulumunu tamamladığı için kurulum maliyetinin tamamlandığını ve ek kurulum maliyetinin olmayacağını, müvekkili şirketin Türk Standartları Enstitüsü Hizmet Yeterlilik Belgesine sahip olduğunu, aydınlatma armatürleri bakım onarım ve montaj yetkili servis belgesine haiz olduğunu, yine ... tarafından verilen ... kalite yönetim sistemi ve ... belgesinin ve ... tarafından ... belgelerinin mevcut olduğunu, müvekkili şirketin hali hazır imalathaneleri ile ülke geneline ve yurt dışına hizmet verecek büyülükte işletme kurduğunu, Manisa Muradiye'de kurulu fabrikasının faaliyete başlaması ile üretim kapasitesi fazlası ile büyüyecek ve mevcut halinden yaklaşık 3/4 katı daha fazla üretime yapabileceğini, şirketin 2009 yılında 897.944,23 TL, 2010 yılında 1.403.899,06 TL, 2011 yılında 1.715.226,09 TL, 2012 yılında 5.145.559,60 TL ve 2013 yılında 3.443.222,19 TL brüt satışının olduğunu, hali hazır durum itibari ile müvekkili şirketin borçları aktifinden fazla olduğunu, müvekkili şirketin yıllık bilançonun tabi olduğu değerleme ilkelerine müspet TTK madde 376 ve 377 ile İİK 179/I de öngörülen aktiflerin satış fiyatları ölüsüne göre de borca batık durumda olduğunu, şinrketin aktiflerinin o andaki payasa satış değerleri ile şirket pasiflerinin yine o anda arz ettikleri durumun karşılaştırılmasında sonuç pasif lehine olduğunu ve borca batıklık durumunun sabit olduğunu, şirketin toplam 1.061.530,67 TL özvarlığının bulunduğunu, ticari bilançoda maddi duran varlıklar binalar, tesis, makine cihazlar, taşıtlar ve demirbaşlardan oluşup net değerinin 4.844.600,00 TL olduğunu, mevcut durumunun önümüzdeki 5 yıl içinde sipariş ve cari sözleşmelere dayalı olarak müspete çevrileceğini, şirketin yatırımdan kaynaklı finansman maliyeti ve faiz yükü mevcut olup, yatırım tamamlandığından başkaca finansman maliyetinin olmayacağı, şirketin alacaklıları tarafından haciz ve muhafaza işlemlerine başlanacak olup, erteleme süresi boyunca haciz ve muhafaza işlemlerine maruz kalınmaksızın işletme faaliyeti sürdürülürse öngörülen satış ve kar hedeflerine ulaşılmaları kuvvetle muhtemel olduğunu ileri sürerek, sonuç olarak; müvekkili şirket hakkında iflasın bir yıl süre ile ertelenmesine, şirketin borca batık olmadığına karar verilmesi halinde ise davanın açılmamış sayılmasına, tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini, yapılmış veya yapılacak olan her türlü icra takibinin vs. tedbiren durdurulmasını, bankalara tahsil amacıyla verilen çeklerin müvekkili şirkete ödenmesine, banka teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin tedbiren önlenmesine, müvekkili şirket lehine verilmiş olan ipoteklerin nakde çevrilmesinin tedbiren önlenmesine, yargılama giderlerinin ve tüm masraflarının davanın mahiyeti gereği taraflarına yükletilmesine karar verilmesine talep ve dava etmiştir. <br>Asli müdahil vekilleri, ayrı ayrı talep dilekçelerini tekrarla gerek kredi gerekse ticari ilişkiden dolayı davacıdan alacaklı olduklarını iddia ederek ve dayanaklarını bildirerek davaya katılmışlardır. <br>Dava, iflasın ertelenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.<br>Davacı şirketin kayyım ücretini yatırmadığı, kayyımın beyanından anlaşılmıştır.<br>Mahkememizin ... esas ve ... karar sayılı dosyası ile davanın reddine dair verilen hüküm, BAM .... Hukuk Dairesinin 26/10/2018 tarihli kararı ile, müdahil vekillerinin istinaf talebinin kabulüne, mahkememiz hükmünün kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.<br>Keyfi oluşturulan ara kararlara rücu edilmeden karar verilmeyeceğine dair herhangi bir yasa hükmü yada yargıtay içtihadı bulunmamaktadır. Mahkemenin koymuş olduğu ara kararı yerine getirmeden karar vermesi ara karardan zımni olarak vazgeçmedir. Ayrıca, gerekçe göstermeye gerek yoktur.<br>Davada ilk tedbir kararının 19/02/2015 tarihinde verildiği kayyımın 30/06/2017 tarihinde ve sonraki tüm raporlarında şirketin borca batıklıktan çıktığını bildirdiği, bilirkişi heyetinden alınan 14/02/2018 tarihli üçüncü ek raporda da şirketin borca batık olmaktan çıktığının belirlendiği, tüm bu belirlemelere rağmen mahkememiz tarafından 26/02/2018 tarihinde 3 nolu ara kararı ile yeniden anlaşılamayan şekilde ek rapor alınmasına karar verildiği, mahkememiz 26/10/2018 tarihli celsede dosyadaki bilgi ve belgeleri yeterli bulduğundan yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek görmeden karar verdiği kararın davacı ve müdahil ... vekili tarafından istinaf edildiği her iki istinaf dilekçesinde de hukuki dinlenme haklarının engellendiğine dair bir itirazların olmadığı, kaldı ki müdahil ... şirketi vekilinin, davanın iflas etmesi gerektiği yönünde istinaf talebinin de bulunduğu görülmüştür. <br>BAM .... Hukuk Dairesince; mahkememizin sadece kayyım raporlarına göre sonuca varıldığı şeklinde eksik inceleme tespit edilmiştir. Ancak, mahkememizce 30/06/2017 tarihide dahil olmak üzere ilk rapor ve sonrasında alınan tüm bilirkişi tespit raporları, 09/10/2017 tarihli bilirkişi raporu ve 30/06/2018 tarihli kayyım raporları dikkate alınarak davacı şirketin özvarlığının müspet olduğu tespit edilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir. <br>Öte yandan, kayyım ücretini dahi yatırmayan davacı yan, somutlaştırma yükünü yerine getirmemiştir. Özellikle de davayı açan, iddiasını ileri süren ve delillerini bildiren davacının teksif ve usul ekonomisi ilkelerine aykırı davrandığı, bu yükümlülükleri yerine getirmediği, dolayısıyla hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğine dair talebi dahi bulunmadığı halde hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğinden söz edilmesinin mümkün olmadığı, bu durumun hukukun mantığına ve hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiği, ayrıca davanın iflasın ertelenmesi talebi olduğu, sürekli ve kalıcı iyileşme olasılığının ciddi ve inandırıcı olmasının gerektiği, bu talebin sadece süre kazanmaya yönelik yapılması ve devam etmesi halinde hukuki tedbirlerin koruması altında olmayacağı açıktır. Kaldı ki; davacı şirketin son kayyım raporunda da borca batıklıktan çıktığı belirlenmiştir. Neticeten, davacının TTK'nın 376 ve 377, İİK'nın 179 , 179/a - b maddelerine göre, gerek şekli anlamda gerekse maddi anlamda borca batık bulunmadığı, rayiç değerlerinin borçlarını karşıladığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM:<br>1-Açılan davanın reddine, <br>2-Mahkememizce atanan kayyımın görevine son verilmesine,<br>3-Mahkememizce konulan tüm tedbirlerin kaldırılmasına,<br>4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44,40.-TL ilam harcının peşin alınan 27,70.-TL harcın mahsubu ile 16,70.-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,(Bakiye harç HMK Yönetmeliğinin 46. maddesi gereği terkin sınırları içinde kaldığından harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesine yer olmadığına),<br>5-Davanın mahiyeti gereği yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>Dair; davacı vekili  asli müdahil ... vekili Av. ..., asli Müdahil ... vekili Av. ..., asli müdahil ... vekili Av. ..., asli müdahil ...bank vekili Av. ..., asli Müdahil ...'ün yüzlerine karşı, diğer müdahillerin yokluklarında gerekçeli kararının  davacı vekiline tebliğinden itibaren on gün içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf- temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br>02/10/2019<br>Başkan...<br>e-imzalı<br>Üye ...<br>e-imzalı<br>Üye ...<br>e-imzalı<br>Katip...<br>e-imzalı</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5102fe293178c30f","SID":"d3a77d5afd145915"}}