{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO:2025/891 Esas<br>KARAR NO\t:2026/25<br><br>DAVA:Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz<br>DAVA TARİHİ:28/01/2025<br>KARAR TARİHİ:22/01/2026<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;  ... Davalı ... ... ...-0 sayılı siciline kayıtlı bir şirket olduğu, Müvekkili Şirket yönetim kurulu, 2024 mali yılı için bağımsız denetçi seçimi için olağanüstü genel kurul yapılması kararı aldığı, bu doğrultuda 19.11.2024 tarihinde saat 10:00'da gerçekleştirilecek Olağanüstü Genel Kurul Toplantısına usûlüne uygun şekilde çağrı yapıldığı ve toplantıya davet 01.11.2024 tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde  ilan edildiği, Akabinde bağımsız denetçinin seçimi için Müvekkili Şirketin tüm pay sahiplerinin katılımıyla 19.11.2024 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı gerçekleştirildiği, toplantıya yönetim kurulu üyesi sıfatıyla ... de katıldığı, bu toplantıda 2024 mali yılına ilişkin görev yapmak üzere ... Bağımsız Denetim Anonim Şirketi bağımsız denetçi olarak seçildiği, ardından bağımsız denetçi seçimine ilişkin 19.11.2024 tarihli Genel Kurul Kararı'nın tescili ve TTSG'de ilanı için 19.11.2024 tarihli ve ... tahakkuk numarası ile Davalı Müdürlüğe tescil başvurusu yapıldığı, görev kabul beyanı imzalayan Bağımsız Denetçi ise, bu başvuru sonrasında görevine başladığı, tescil başvurusuna rağmen bağımsız denetçi seçimine ilişkin 19.11.2024 tarihli Genel Kurul Kararı TTSG'de ilan edilmediği, bunun üzerine 20.01.2025 tarihinde tescil sorgusu yapıldığı, tescil talebinin \"Yönetim kurulu süresi bittiği için yönetim kurulu seçimi yapılmalıdır. TTK 407/2’ye göre en az bir yönetim kurulu üyesinin genel kurul toplantısında hazır bulunmaları şarttır\" gerekçesiyle reddedildiğinin 20.01.2025 tarihinde haricen öğrenildiği, davalı Müdürlüğün tescil talebinin reddine dair kararın; Müvekkili Şirket yönetim kurulunun görev süresinin (04.02.2024 tarihinde) sona ermiş olması tescil talebinin reddini gerektiren bir sebep olmaması ve TTK m. 407/2 uyarınca, 19.11.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında ... (her ne kadar görev süresi dolmuş olsa da) yönetim kurulu üyesi sıfatıyla hazır bulunduğu ve hazirun cetvelini imzaladığı, bu bakımdan hukuka açıkça aykırı olduğu; tescili talep edilen olağanüstü genel kurul kararının alındığı tarihte (19.11.2024'te) de Müvekkili Şirketin yeni yönetim kurulunun henüz belirlenemediği, dolayısıyla olağanüstü, acil ve zorunlu işler bakımından mevcut yönetim kurulu üyelerinin görevi devam ettiği, bağımsız denetçi seçimi de bu kapsamda acil ve zorunlu işlerden olduğu, müvekkili Şirketin faaliyetlerine devam edebilmesi ve 2024 yılı olağan genel kurul toplantısının yapılabilmesi için de bağımsız denetçinin seçilmesinin şart olduğu, o bakımdan 19.11.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında (her ne kadar görev süresi dolmuş olsa da) ... yönetim kurulu üyesi sıfatıyla hazır bulunmuş ve toplantı tutanaklarını imzaladığı, buna göre ortada tescil talebinin reddini gerektiren hiçbir sebep bulunmadığı, işbu davayı açmadan önce ve 21.01.2025 tarihinde, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.12.2024 tarihli ... sayılı kararına dayanarak ikinci kez tescil talebinde bulunulduğu ancak Davalı ..., 23.01.2025 tarihinde 21.01.2025 tarihli ikinci tescil talebimizi de hukuka aykırı bir şekilde reddettiği, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.12.2024 tarihli kararına rağmen talebi reddetmesinin apaçık bir  hukuka aykırı olduğu,  bu nedenlerle; davanın kabulü ile davalı müdürlüğün 19.11.2024 tarihli ve ... tahakkuk numaralı tescil talebimizin reddine dair kararının kaldırılmasına, ... Bağımsız Denetim Anonim Şirketi'nin bağımsız denetçi olarak atanmasına ilişkin 19.11.2024 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Kararı'nın ticaret siciline tesciline ve TTSG'de ilanına, mahkeme masrafları ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu şirket hakkında, ilgili mevzuat hükümlerinde belirtildiği şekilde bir red kararı yazılmadığı ve dava konusu tescil başvurusuna ilişkin mevzuata uygun bir “red kararı” bulunmadığı açık olduğundan bu bakımdan davanın usûlden reddedilmesi gerektiği, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Türk Ticaret Kanunu m.32 hükmü çerçevesinde işlem yaptığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.407/f.2 ve bu hükme ilişkin ikincil mevzuat kapsamında, 28.11.2012’de (28481 sayılı) Resmi Gazete’de yayımlanan “Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik” m.17’de; yönetim kurulu üyelerinden birinin, genel kurul toplantısında hazır bulunmasının şart olduğu ve yine,  genel kurul toplantı tutanağının da, mezkur Yönetmelik m.16 gereğince, yönetim kurulu tarafından hazırlandıktan sonra, toplantıda hazır bulunan yönetim kurulu üyelerinden biri tarafından imzalanması gerektiği düzenlenmiştir. mezkur kanun hükmü emredici mahiyette olduğu halde; yönetim kurulu üyelerinden herhangi birinin imzası, tescil başvurusu sırasında ibraz edilen genel kurul tutanağına ilişkin hazirun cetvelinde bulunmadığı tescil incelemesi sırasında saptanmış ve müvekkili tarafından hukuka uygun biçimde, iade gerekçelerinden birini oluşturduğu, gerek mezkur emredici mahiyetteki kanun hükmü ve bunu açıklar mahiyetteki mezkur ikincil düzenleme hükümleri karşısında, mevzuata uygun olmadığı açık bulunan genel kurul kararının tescil talebinin, Müvekkili tarafından iadesi hukuka uygun olduğu, dava konusu tescili istenen genel kurul, süresi dolan yönetim kurulu üyeleri tarafından toplantıya çağrılmış olup; tescili istenen genel kurulda yönetim kurulu seçimini öncelikle görüşülmesi gerektiği ve bu yapılmadan evvel başka bir karar alınması; yani yönetim kurulu seçimi yapılmadan denetçi atanmasının mümkün olmadığı ve genel kurul toplandığı halde,  yönetim kurulu seçimi yapılamıyorsa, organ eksikliğinden bahsedilmesinin dahi mümkün olduğu,  yönetim kurulu üyelerinin süresinin azami üç yıl olmak üzere esas sözleşme ile belirlenmesi gerektiği, görev süresi dolan yönetim kurulu üyelerinin, genel kurulu toplantıya çağırmaları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.410/f.1'deki özel düzenlemenin bir neticesi olmakla birlikte; görev süresi dolan yönetim kurulunun kural olarak toplantıya çağrı ile derhal yeni yönetim kurulunun seçimini sağlaması gerektiği,  görev süresi dolan yönetim kurulu üyeleri tarafından genel kurul toplandığı halde, bağımsız denetçi seçimi dışında karar alınmamış olmakla ve aslında, öncelikle, yönetim kurulu seçimi yapılması gerektiği halde; yeni yönetim kurulu seçimi yapılmadığı; görevi dolan yönetim kurulu tarafından toplanan genel kurulda, denetçi seçimi ve bunun yanı sıra, başka kararlar da alınması gerekiyor ise; ancak yönetim kurulu seçimi ile eş zamanlı olarak yapılabileceği, dava konusu edilen genel kurulda; yönetim kurulu seçimi, genel kurul toplandığı halde yapılamadığı ve genel kurulun toplanamaması ve/veya toplandığı halde, yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilememesi halinde, şirketin organsız kaldığının kabulünün gerektiği, organsız kalan dava konusu şirketin iade edilen başvurusu ile ilgili; denetçi seçimine ilişkin genel kurulun tescil başvurusunun, Ticaret Sicili Yönetmeliği m.22 kapsamında tescil başvurusunu yapma yetkisini haiz kişilerce yapılmadığı zira görev süresi dolmuş ve yeniden seçilmemiş kişilerin, tescil başvurusu talep yetkisinin bulunmadığı, bu nedenlerle; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:<br>Dava; Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasıdır.<br>Mahkememizin 24.04.2025 tarih ... Karar sayılı kararı ile; davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş, verilen bu karar davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine dosya İstanbul BAM'a gönderilmiş;<br>İstanbul BAM 14. HD'nin 2025/1349 Esas  2025/1747 Karar sayılı ilamı ile; \"...İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>TTK'nın 28/1. maddesine göre tescil istemi ilgililer, temsilcileri veya hukuki halefleri tarafından yetkili sicil müdürlüğüne yapılır. Görüldüğü üzere, talep edebilecek olanlar, maddede ilgililer olarak ifade edilmiştir. TTK'nın 34. maddesine göre ise ilgililer tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. İtiraz talebinde, ilgili ticaret sicil müdürlüğü yasal hasım konumundadır. Görüldüğü üzere TTK'nın 34. maddesi ile Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 22. maddesinde  bu davayı ilgililerin açabileceği öngörülmüştür. <br>Ancak davacının  Ticaret ... tescil işlemine karşı, öncelikle TTK'nın 34. maddesi uyarınca itiraz ve silme talebinde bulunmuş olmaları, ... bu talebi reddetmiş olması ve bu ret kararının tebliği üzerine sekiz gün içinde TTK'nın 34. maddesi uyarınca itiraz davasını açmaları gerekirdi. Zira TTK'nın 34. maddesinin 1. fıkrası uyarınca; ilgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. İtiraz davasında mahkemenin inceleme usulü de aynı fıkrada düzenlenmiştir.<br>Somut olayda 19.11.2024 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısı ile bağımsız denetçi seçimi yapılmış, bu kararın tescil ve ilanı için sicil müdürlüğüne başvurulmuştur. Dosyada bulunan tescil sorgulama detay ekranın çıktısından, yönetim kurulunun görev süresi bittiği için yönetim kurulu seçimi yapılması, TTK'nın 407/2. maddesine göre en az bir yönetim kurulu üyesinin genel kurul toplantısında hazır bulunması şartı, gerekçesiyle işlemin iade edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından ikinci kez tescil talebinde bulunulmuş, sicil müdürlüğü iade gerekçesinin devam ettiği, ekte sunulu mahkeme kararının şirkete karşı açılmış bir dava olduğu, bu karara ilişkin ... yapması gereken bir husus olmadığı gerekçesiyle başvuruyu tekrar eksiklerin tamamlanması için iade etmiştir. <br>İlk derece mahkemesi, sicil dosyasında yapılan incelemede, tescil başvurusu ile ilgili herhangi bir red kararı yazılmadığı gerekçesiyle itiraz dava yoluna başvurulması için gerekli olan dava şartı gerçekleşmediğinden davanın usulden reddine karar vermiştir. <br>Dosya kapsamında yapılan incelemede, ilk derece mahkemesinin 30.01.2025 tarihli müzekkeresi ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden davacının ticaret sicil kayıtları, 19.11.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının örneği, hazirun cetveli, toplantıda alınan karar ve sair tüm belgeler ile varsa muhalefet şerhinin gönderilmesi istenmiştir. Ancak ... 26.03.2025 tarihli müzekkere cevabı ekinde istenen evrakların gönderilmediği anlaşılmaktadır. Mahkeme kararında her ne kadar şirketin sicil dosyasında yapılan incelmeye göre karar verildiği yazılmış ise de dosya içeriğinde ilgili kayıtlara rastlanamamıştır.  <br>Buna göre hâkimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında, davacının  ticaret sicil memurluğuna, bu itiraz davasını açmadan önce usulüne uygun bir başvurusunun olup olmadığı, varsa başvurusunun ticaret sicil memurluğu tarafından reddedilip reddedilmediğine ve böyle bir red kararı var ise eldeki itiraz davasının TTK'nın 34/1 maddesi uyarınca sekiz günlük hak düşürücü sürede açılıp açılmadığının değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekir.  <br>Dairemizce inernet ortamında yapılan incelemede, karar tarihinden sonra tescili istenilen denetçi seçimine ilişkin genel kurul kararının tescil ve ilan edildiği 18.06.2025 tarihli sicil gazetesinin incelenmesinden anlaşılmıştır. Bu durumda, kayıtların getirtilerek ve ilanın da incelenip dikkate alınarak, yukarıda belirtilen davalının eksikliğe ilişkin yazılarının gerçekte bir ret kararı olup olmadığı, bu kararların eylemli şekilde talebin reddi niteliğinde olup olmadığı ve talep sonradan ilan edilmiş ise davanın konusunun kalıp kalmadığı hususlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece deliller tam olarak toplanıp değerlendirilmeden, tescil talebinin reddine ilişkin bir karar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine...\" karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ve işbu esas sırasına kaydı yapılmıştır.<br>Getirtilip incelenen ticaret sicil kaydına göre; ...'nin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ...-0 sicil numarasında kayıtlı \"...\" adresinde faaliyet gösterdiği,  Yetkililerinin; ... olduğu anlaşılmıştır. <br>Davacı vekili 02.01.2026 tarihli dilekçesi ile; ...'nin Davalı ... Sicil Müdürlüğüne kayıtlı bir şirket olduğu, Müvekkili Şirketin, tüm pay sahiplerinin katılımıyla 19.11.2024 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı gerçekleştirdiği ve bu toplantıda 2024 malî yılına ilişkin ... Bağımsız Denetim Anonim Şirketi'ni  bağımsız denetçi olarak seçtiği, akabinde 19.11.2024 tarih ve ... tahakkuk numarası ile Davalı ... nezdinde tescil başvurusu yapılmış ve görev kabul beyanı imzalayan Bağımsız Denetçi görevine başladığı, tescil başvurularına rağmen bağımsız denetçi seçimine ilişkin 19.11.2024 tarihli Genel Kurul Kararı TTSG'de ilan edilmediği, bunun üzerine tescil başvurusuna ilişkin Davalı Müdürlüğün internet sitesindeki \"Tescil Sorgulama\" ekranından 20.01.2025 tarihinde tescil sorgusu yapıldığı, bu sorgulama üzerine tescil talebinin \"Yönetim kurulu süresi bittiği için yönetim kurulu seçimi yapılmalıdır. TTK 407/2’ye göre en az bir yönetim kurulu üyesinin genel kurul toplantısında hazır bulunmaları şarttır\" gerekçesiyle reddedildiğinin 20.01.2025 tarihinde haricen öğrenildiği, davalı Müdürlüğün, dava konusu ret kararında TSY'nin 34/2 maddesi uyarınca tescil başvurusunda iade sebebi olarak nitelediği eksiklikleri düzeltme ve tamamlama için uygun bir süre de tanımadığı, Zira Davalı Müdürlüğün işaret ettiğini iddia ettiği eksikliklerin, TSY'nin 34/2. maddesi kapsamında uygun süre verilerek düzeltilebilecek bir eksiklik niteliğinde olmadığı, Müvekkili Şirket'in yeni bir yönetim kurulu seçmesi için en baştan bir genel kurul toplantısı yapması ve davaya konu genel kurul kararı yerine yeni bir genel kurul kararı alınması gerekeceği, dolayısıyla yeni alınacak genel kurul kararı için yeni bir tescil başvurusu yapılacağı, davalı Müdürlüğün iade olarak nitelendirdiği ret işleminin gerekçesinde yazılı şartı yerine getirmek yeni bir genel kurul toplantısı yapılmasını gerektirtiği, alınacak yeni bu kararın da dava konusu işleme hiçbir etkisi olmayacağı, o bakımdan, Davalı Müdürlüğün iade olarak nitelendirdiği bu işlem, TSY'nin 35. maddesi kapsamında yapılmış bir işlemdir ve hukuken \"tescil talebinin reddi\" hükmünde olduğu ve buna göre bu işlem başlı başına bir ret işlemi/ret kararı olduğu, dava konusu ret kararının Müvekkil Şirkete tebliğ edilmemiş olması, ortada bir ret kararının olmadığını değil; Davalı Müdürlüğün TSY'ye aykırı hareket ederek tescil işlemine ilişkin ret kararını Müvekkil Şirkete tebliğ etmediğini gösterdiği, Aksinin iddia edilmesi ise, Davalı Müdürlüğün ret kararlarına karşı ilanihâye kanun yolunun kapalı olması anlamına geldiği, istinaf başvurusundan 8 gün sonra Davalı ... hukuken hatalı olduğunu anladığı bu nedenle Davalı ..., Müvekkili Şirket tarafından hiçbir ek belge talep etmeden ret kararından dönmüş; Bağımsız Denetçi seçimine ilişkin genel kurul kararını 18.06.2025 tarihinde tescil ettiği, böylelikle Davalı ..., huzurdaki davaya sebep olan ret işleminin hukuka aykırı olduğunu ikrar ettiği, dolayısıyla huzurdaki dava yargılama sırasında konusuz kaldığı, ancak, huzurdaki haklı davanın ikame edildiği tarih itibariyle Davalı ..., tescil talebini hukuka aykırı olarak reddettiği, dolayısıyla Müvekkil Şirket, davanın açıldığı tarihte huzurdaki davayı haklı olarak açtığı, Bu nedenle, huzurdaki davanın konusuz kalmış olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, ancak davanın açılış tarihi itibariyle davayı açmakta haklı olması sebebiyle yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dosya kapsamı ve davacı vekilinin 02/01/2026 tarihli beyan dilekçesi doğrultusunda, dava konusuz kaldığı anlaşıldığından esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, davanın açıldığı tarih itibariyle davacı yanın dava açmakta haklı olması nedeni ile HMK.m.331/1 uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine  karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla;<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>2-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 732,00-TL harçtan peşin alınan  615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın  davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç,  87,50-TL vekalet harcı, 1.595,00-TL davetiye ve teskere gideri olmak üzere toplam 2.913,30 -TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>4-Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca  45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacının / davalının gider / delil avanslarından artan bakiyelerinin davacı / davalı / vekillerine iadesine,<br>Dosya üzerinden, tarafların yokluğunda,  tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2026<br><br>Başkan ...<br>  ¸e-imzalıdır  <br>Üye ...<br>  ¸e-imzalıdır  <br>Üye ...<br>  ¸e-imzalıdır  <br>Katip ...<br>  ¸e-imzalıdır  <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d57a510de4c01201","SID":"b3ee356043880696"}}