{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/1864 <br>KARAR NO\t: 2025/2852<br>KARAR TARİHİ\t: 30/12/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  <br>ÜYE\t\t: ...  <br>ÜYE\t\t: ...  <br>KATİP\t\t: ...  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t: ... ESAS ... KARAR<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...   <br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLLERİ\t:  Av. ... <br>\tAv. ...\t  \t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   :  30/12/2025<br>YAZIM TARİHİ                    : 30/12/2025<br><br>... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas,  ... Karar sayılısayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ                                           :<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; şirket ortakları tarafından davalının....'ni 5 yıl süre ile temsil yetkisinin davalıya verilmesi için karar alındığını ancak davalının tahrifat yapmak sureti ile 15 yıl olarak düzelttiğini, davalının şirketle ilgili olarak ortaklara bilgi vermediğini, şirkete ait dükkanlardaki kerestenin çürüdüğünü, şirkete ait taşınmazı 40.000,00.EURO bedelle satmasına rağmen kayıtlarda 120.000,00.TL olarak gösterdiğini, paranın banka hesabına yatırılmadığını ve kendi işlerinde kullandığını, şirkete ait 30.000,00.TL tutarındaki malların satılarak cebine koyduğunu, şirket adına bankadan kredi çektiğini ancak şirket işlerinde kullanmadığını, kendi işlerinde kullandığını, davalının şirkete zarar verdiğini ve zarar miktarının belli olmadığını belirterek şimdilik 200.000,00.TL'nin zarar tarihinden itibaren en yüksek faizi ile davalıdan tahsili ile şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talep edilen miktarı 392.938,00.TL'ye çıkarmıştır. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava hakkının ortaklara değil şirkete ait olduğunu,  davacıların taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacı ...'ın şirket ortağı olmadığını, şirket karar defterinde oynama yapılmadığını, taşınmaz satışlarının şirket kayıtlarına işlendiğini, satıldığı iddia edilen malların şirkette olmadığını, malların çalındığını ve hırsızların 10'ar yıl hapis cezasına mahkum olduğunu, şirket adına çekilen kredinin bankaya ödendiğini, şirketin 2000 yılından itibaren gayri faal durumda olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                      :<br>Yerel mahkemece verilen karar ile;  davalının şirketin yetkili temsilcisi olduğu dönemde ... apartmanında bulunan şirkete ait daireyi ... tarihinde 30.000,00.TL peşin ve 200.000,00.TL senetle olmak üzere toplam 230.000,00.TL'ye sattığı, ancak bunları şirket defterine kaydettirmediğini, davalının 30.000,00.TL'yi peşin olarak ... tarihinde aldığı, 200.000,00.TL'lik senedi ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe koyduğunu ve bu dosyanın incelenmesinde ... tarihinde tahsil harcının yatırılmış olduğu anlaşıldığından, 200.000,00.TL'yi ... tarihinde tahsil ettiğini, böylece ... Apartmanında bulunan şirkete ait daireyi satması nedeniyle tahsil ettiği 230.000,00.TL'yi şirket kayıtlarına geçirmeyerek, şirketi 230.000,00.TL zarara uğrattığını,  davaya konu ...'ta bulunan ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar davacı tarafından ... tarihinde toplam 150.000,00.TL'ye satıldığını ancak bu para davaya konu şirketin kayıtlarına geçmemekle birlikte davacı tarafından şirketin masraflarında kullanılarak en son ...tarihinde davalının şirkete bu iki dairenin satışından dolayı 65.525,73.TL borcu kaldığını, davalının şirkete ait ... Apartmanında bulunan daireyi 230.000,00.TL'ye satıp, bu parayı tahsil ettikten sonra şirket kayıtlarına geçirmemesi ve yine şirkete ait...'ta bulunan ... ve ... sayılı taşınmazları toplam 150.000,00.TL'ye satıp, şirkete yaptığı masraflardan sonra bu iki dairenin satışından dolayı bakiye kalan 65.525,73.TL'yi şirket kayıtlarına geçirmeyerek, şirketi toplam 295.525,73.TL zarara uğrattığı kabul edilerek, bu miktarlar üzerinden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVALI  VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; Davanın, 20 yılı aşkın süredir pasif olan, dava dışı ...'nin zararının şirkete ödenmesi iddiasına dayalı açılmış dava olduğunu, davacının yargılama sırasında sürekli değişkenlik gösteren tüm taleplerinin zaman aşımına uğradığını, yerel mahkemece bilirkişi raporu üzerinden hakkaniyete aykırı karar verildiğini, yerel mahkeme kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, hükmün baştan aşağı çelişkiler ve hukuki hatalardan ibaret olduğunu,  davacı ile davalının ortakları oldukları şirkete, davalının 295.525,73.TL zarar verdiğine inanıyor ise bu miktarın tamamını hangi gerekçe ve hangi yasal dayanak ile  ödenmesine karar vermesinin, anlaşılabilir tarafı olmadığını, davacı tarafın, dava dilekçelerinde zararın kendilerine değil limited ortaklığa ödenmesini talep ve dava ettiğini, ancak ilk derece mahkemesinin, yanlış kararı aynı zamanda talep sonucunu aşan ve ortada olmayan talebi karara bağladığını, bu nedenle hukuki tarafı bulunmadığını, davanın iki hissedar ortakla birlikte açıldığını, hissedarlardan birinin dava sırasında vefat ettiğini, vefat eden hissedarın mirasçıları ve vekilinin bu davacı yönünden davayı takip etmediğini, davacının şirkete 1/3 oranında ortak olduğunu ancak şirketin tüm zararının yani 3/3'ünün tamamının davacıya ödenmesine karar verildiğini, davacıya karşılık gelen miktardan fazla olduğunu, şirkete ait defterlerin ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında olduğunun defalarca söylenmesine rağmen mahkemece defterleri ibraz etmediği yönündeki nitelemesinin yargılama dosyasının gerçekliği ile örtüşmediğini, ... Apartmanı ile ilgili tüm belgeleri mahkemeye sunduklarını, ancak ne mahkemenin ne de bilirkişinin sunulan belgeleri incelemediğini, ... Apartmanının ... ili, ... İlçesi, ... Mah. ... Ada, ... parselde yer alan ...-... numaralı taşınmazın tapu kaydının mahkeme tarafından tapudan istenmediğini, bu yerlerin asıl sahibinin ... asıllı ... vatandaşı ... olduğunu, satış işlemlerinin şirket kayıtlarına ... tarihinde fatura ile kaydedildiğini ve gelir olarak işlendiğini, davacının bu işlemi şikayeti üzerine bu kişinin ...'ye gelip, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı hazırlık dosyasına ifade vermiş, ifadesinde bu yerin kendisine ait olduğunu, yabancı olduğu için üzerine alamadığını, tapu harcı aldığını, tapuyu şirket üzerinde bıraktığını, daha sonra burayı ... aracılığıyla ... yılında ...'a sattığını ve parasını da ...'den aldığını beyan ettiğini, taşınmazın ... yılında ...'a satıldığı halde, ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden 230.000,00.TL'ye satıldığını ve satış bedelinin bu olduğu sonucuna nasıl varıldığının anlaşılmadığını, takibe konu senedin 200.000,00.TL'lik olduğunu, satıştan yaklaşık 9 yıl sonra ve Türk Lirasından 6 sıfır atıldığı halde ... yılından yaklaşık 6 yıl sonra ... olduğunu, hayatın olağan akışına göre bu senedin ve takibin satışa ilişkin ve satış bedeli olduğu sonucuna varmanın hukuken ve mantıken mümkün olmadığını, senedin ön yüzündeki borçlularına bakıldığında tapu satış işleminin taraflarının olmadığını, takibe konu senedin ...'ın müvekkilini silahla tehdit etmek ve yağma suçunu işlediğini, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... karar sayılı dosyası kapsamında şikayetten vazgeçme kapsamında alınan senet olduğunu, senedin ödenmemesi üzerine takibe konulduğunu, davacı ile eşi ...'nın ceza dosyasında tanık olduğu ve durumu bildiği halde mahkemeyi yanlış yönlendirdiğini, mahkemece taşınmazın şirkete ait olmadığı sabitken senedin satış bedeline ilişkin olduğunun kabul edildiğini, taşınmazın değerinin tespit edilemediğini, taşınmazın ... yılında ... vatandaşı  ...'ye satıldığını ve satış bedelinin gelir olarak kaydedildiğini, şirketten resmi ve vergisel açıdan satılıp gelire kaydedilen taşınmazın iddia edildiği gibi ikinci kez, ...'a şirket tarafından satılmasının hukuken mümkün olmadığını, gerçekte de böyle bir durumun olmadığını, olayda taşınmazı alan ...'ın bugün itibarıyla bile taşınmazın, satış bedelini ödemediğini, ancak müvekkilinin satış bedelini malik, ...'ye bizzat ödediğini, müvekkilinin yaptığı tüm işlemleri kayıtlara işlediğini, Ticaret Mahkemesi kararında, ... ilçesi, .. ve .. nolu parsellerdeki taşınmazlar hakkında ise 150.000,00.TL'ye satıldığını ve şirketin kayıtlarına geçmediğini belirttiğini, şirket kayıtlarının ise bu durumun tamamen aksi yönde olduğunu, sunulan faturalar ve belgelerden satışların fatura kesilip kayıtlarına işlendiğini  beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE                                                                                                                                :<br>Dava, davalı şirket müdürünün eylemleriyle şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı dolaylı zarar nedeniyle davacı şirket ortakları tarafından yönetici aleyhine açılmış bir sorumluluk davası niteliğindedir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı; davaya konu şirkete ait defterlerin incelenmesinde şirkete ait olan ... ve ... nolu dairelerin ... tarihinde 150.000,00.TL'ye satıldığı (75.000,00.TL+75.000,00.TL) ve bu paranın davalı tarafından alındığı, defter kayıtlarına göre davalı yaptığı masraflarda bu parayı kullanmış olduğu ve en son ... tarihi itibariyle davalının bu daire satışlarıyla ilgili olarak şirkete 65.525,73.TL borcu kaldığı, yine davalının şirketin yetkili temsilcisi olduğu dönemde ... apartmanında bulunan şirkete ait daireyi ... tarihinde 30.000,00.TL peşin ve 200.000,00.TL senetle olmak üzere toplam 230.000,00.TL'ye sattığı, ancak bunları şirket defterine kaydettirmediği, davalının 30.000,00.TL'yi peşin olarak ... tarihinde aldığı, 200.000,00.TL'lik senedi ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe koyduğu ve bu dosyanın incelenmesinde ... tarihinde tahsil harcının yatırılmış olduğu yani tahsil ettiğinin anlaşıldığı, 200.000,00.TL'yi ... tarihinde tahsil ettiği, böylece ... Apartmanında bulunan şirkete ait daireyi satması nedeniyle tahsil ettiği 230.000,00.TL'yi şirket kayıtlarına geçirmeyerek, şirketi 230.000,00.TL zarara uğrattığı, şirketi toplam 295.525,73.TL zarara uğrattığı kabul edilerek, bu miktarlar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.<br>Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 20.187,36.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 5.662,40.TL'nin mahsubu ile bakiye 14.524,96.TL istinaf karar harcının davalıdan  alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda,  dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 30/12/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. <br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>... ¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Üye<br>... ¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Katip<br>... ¸e-imzalıdır\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b79479df00353ac8","SID":"9215ea8eda760c1d"}}