{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/3143 - 2026/12<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/3143 <br>KARAR NO\t: 2026/12<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/10/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/1100 (Ara Karar)<br>DAVACI\t: ...  <br>VEKİLLERİ\t: Av.  <br>DAVALILAR\t: 1-...  <br>\t\t2-... <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR  TARİHİ\t:07/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:07/01/2025<br>    <br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2025 tarih, 2025/1100 (Ara Karar) sayılı  kararı  aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların davacı şirketin ortağı olmasına rağmen, temsil yetkisini kötüye kullanmak suretiyle, davacı Şirket adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi, ... Mah.,519 ada 13 parsel 34 nolu , 421 ada 6 parsel 30 nolu, ... ili, ... ilçesi, ... Mah. 537  ada 267 parsel 17,18,19,20 nolu Bağımsız Bölümler (Dükkanlar)  tapuda oldukça düşük bir bedel göstererek, ortaklarda ...'ın kendi adına 18/07/2025 tarihinde kurduğu davalı ... İnş. Tur.Dış Tic.Ve San.Ltd.Şti. adına geçirdiğini, ... ili, ... ilçesi, 585  ada 12 parsel 52 nolu (Bodrum depolu 1.kat bağlantılı Ofis ve İşyeri) ise ...'ın yetkilisi olduğunu,  14/08/2024 tarihinde kurulan  diğer davalı  ... ... Pak. Tarım Ür.İnş. Tur.Tekstil Proje Dan.İth. İhr.Paz.San. Ve Tic. Ltd Şti. adına geçirildiğini, davalı Şirket müdürlerinin temsil yetkisinin kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı talebinin bulunduğunu, zira bu görevleri devam ettiği süre içinde benzer işlemlere devam etmeleri kuvvetle muhtemel olup, başkaca maddi zararlar vermelerinin de mümkün olduğunu, bu nedenle yakın ispat koşulunun olayda gerçekleştiği açık olup, HKM m.380 uyarınca İhtiyati tedbir koşullarının oluştuğu değerlendirilmediğini, açıklanan nedenlerle, davalı ortakların temsil yetkisinin dava sonuna kadar  tedbiren kaldırılmasına, Yargılama  sonunda davalıların müdürlük görevlerinden azillerine /çıkarılmasına, tazminat haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.\t\t\t\t\t\t\t\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2025 tarih, 2025/1100 (Ara Karar) sayılı kararında, tarafların ortağı oldukları şirkette organ boşluğu bulunmadığını, şirketin yöneticilerinden olan davalıların yönetim görevine devam etmesi durumunun şirkete ve ortaklarına zarar vereceğine dair HMK'nın 389. maddesi anlamında yaklaşık ispatın gerçekleşmemesi ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, davalıların temsil yetkisinin kaldırılması talebiyle temsil yetkisinin sınırlandırılmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin yerinde olmadığı, mevcut delil durumu dikkate alındığında haklı nedenlerin varlığına ilişkin delil bulunmadığını, davacının varsa 6102 sayılı TTK'nın 438. vd. maddelerinde belirtilen yasal koşullara uyarak özel denetçi atanması talep edebileceğini, sonuç olarak HMK'nun 389. maddesi anlamında, \"Davalının temsil yetkisini kullanarak  zarara yol açmaması için tebiren müdürlük yetkisinin kaldırılması;  T.T.K. m. 630 f.2 ve H.M.K. m. 389 hükümleri gereğince  mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ve imkansız hale gelecek olması sebebiyle ihtiyatı tedbir kararı verilmesini\" gerektirir bir durumun varlığını, HMK'nun 390/3 maddesi kapsamında yaklaşık olarak ispat edilemediği ve yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından davacı vekilinin bu kapsamdaki ihtiyati tedbir  talepleri yerinde görülmediğinden reddine, karar verilmiştir.<br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                  :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme red gerekçesi olarak haklı nedenlerin varlığına ilişkin delil sunulmadığı ifade edilmişse de; dava dilekçesi ekinde sunulan davacı şirkete ve davalı şirketlere ait yetkileri gösteren MERSİS kaydı,  Ticaret Sicil Tasdiknamesi, Oda kayıt sicil sureti, Ticaret Sicil Gazetesi örneği,  (tedavülsüz) şekilde dava konusu Taşınmaz kayıtları, davalı şirkete ait Vergi kaydı, Nüfus kayıt örneklerinin sunulduğunu, delil olarak da Ticari Defterler yanında Ticaret Sicil kayıtları, tedavüllü  taşınmaz kayıtları, Resmi Senetlere dayanıldığını, başka bir delilin esasen teknik olarak sunabilme ihtimalinin bulunmadığını, mahkemece UYAP üzerinden taşınmaz kayıtlarının bir tuşa tıklanılarak görülebileceği ve yetkililerin kendi şirketlerine taşınmazları aktardıkları tespit edilebilecekken, sanki davalıların tapu belgeleri KVK kapsamında verilebileceği düşünülerek yaklaşık ispat külfetinin yerine getirilmediği gerekçesiyle red kararı verilmesi, hukuka açık aykırılık taşımakta olup, dava konusu bu kadar taşınmazın başkasına devri sonucunu doğurması ve davanın sonuçsuz bırakılmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, nitekim mahkeme kısa süre içinde gerekli kayıtları dosya arasına getirtmiş olup, bunun tedbir yönünden karar vermeden önce de yapılmasının mümkün olduğunu, davalıların davacı şirketteki temsil yetkileri devam ettiği sürece başka malları da aynı şekilde kaçırmaları su götürmeyecek bir  neden olduğunu, nitekim ortak olduğu davacı şirketin malının (taşınmazını) tek ortağı olduğu kendi şirketine devretmesi davacı şirketi zarara sokmak değilse nedir dediğini, buna rağmen yaklaşık ispatın yerine getirilmediğini söylemek; ihtiyati tedbir talebini baştan sonuçsuz bırakmak olduğunu, açıklanan nedenlerle, Tedbir talebinin reddine dair 06/10/2025 tarihli Tensip ara kararın kaldırılmasına; davalı ortakların temsil yetkisinin dava sonuna kadar tedbiren kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.                                        <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2025 tarih, 2025/1100 (Ara Karar) sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>Mahkemenin 06/10/2025  tarihli ara kararı ile; ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verildiği, bu karara karşı davacı vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 Sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, yaklaşık ispat şartının yerine getirilmemiş olması, şirkette organ boşluğunun bulunmaması, delillerin toplanmaması, talebin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verilmesinin yargılamanın bu aşamasında doğru olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere                                                          :<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL harçtan peşin yatırılan 615,40.TL harcın mahsubu ile 116,60.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA,<br>Dair; HMK'nin 362/1.f maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 07/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br><br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ff58ea4a8f6338ef","SID":"83db4849777d7d93"}}