{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2025/1644 <br>KARAR NO\t: 2025/1832<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/05/2025<br>NUMARASI: 2014/378 Esas -  2025/416 Karar<br>DAVA: Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 02/02/2009<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/11/2025<br>Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; dava dışı ...Ltd Şti ve ... Ltd Şti'ye ait muhtelif emtianın nakliyesi sırasındaki rizikolara karşı sigortası ... ve ... numaralı sigorta poliçeleri ile müvekkili şirket tarafından temin edildiğini, sigortalı emtiaların 2 nolu davalı tarafından düzenlenen ... Sözleşmesi kapsamında kararlaştırılan araçlara yüklendiğini, yine bu araçların Pendik- İstanbul'dan ... Limanı'na gitmek üzere ... bindiğini, geminin  İtalya açıklarında 06.02.2008 tarihinde yanması neticesinde emtianın zayi olduğunu, hasar nedeniyle müvekkili şirket tarafından sigortalıya toplam 87.542-TL sigorta tazminatı ödendiğini, işbu ödeme ile sigortalısının haklarına akdi ve kanuni halef olan müvekkil şirketçe 1 ve 2 nolu davalılara taşımayı üstlenmeleri ve 3 nolu davalıya da gemi sigortacısı olarak gemiye  teminat vermesi nedeniyle rücu davası açılması zorunlu olduğunu belirterek 87.542-TL  sigorta tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: 1-Davalı... vekili; müvekkilinin ... isimli ... gemisinin Pendik-... seferini gerçekleştirmek üzere 03/02/2008 tarihinde Pendik Limanından hareket ettiğini, 06/02/2008 tarihinde saat 05:30 civarında geminin varma yerine  3 saat mesafe kala ana güvertede başlayan yangının 10-15 dakikalık sürede tüm gemiyi sardığını ve geminin içindeki yüklerle birlikte yanarak tamamen zayi olmasına neden olduğunu, çıkan yangından taşıyanın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, taşıyanın zarara sebebiyet vermeyen başlangıçtaki bir elverişsizlikten sorumlu tutulamayacağını,taşıyanın sorumlu tutulabilmesi için zarar ile başlangıçtaki elverişsizlik arasında uygun illiyet bağı bulunmasının şart olduğunu,  yangının çıkmasında  şahsi kusuru  bulunmadığını, yangının  gemide bulunan yük veya  yüklerden kaynaklandığını,1976 Londra Konvansiyonu'nun 2.maddesi uyarınca yükün zararından kaynaklanan tazminat alacağı dahil gemide bulunan yüklerin yanarak zayi olmasından kaynaklanan tüm tazminat alacaklarının sınırlamaya tabi olduğunu, yanarak zayi olan geminin hurda olarak ...'de yapılan açık arttırmada 2.300.000- Euro bedelle satıldığını, seferden elde edilen navlun miktarının ise 343.310 Euro olduğunu, buna göre müvekkil şirketin Und Adriyatik gemisinde bulunan ve yanarak zayi olan tüm yük ve araçlar için ödemekle yükümlü tutulabileceği tazminat miktarının 2.643.310- Euro ile sınırlı olup bu miktarın tüm tazminat alacak alacaklarına alacakları oranında paylaştırılacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>-Davalı ... vekili; dava konusu zarardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin ...koruma ve tazmin sigortacısı olup, üyesi donatanların sorumluluklarını sigorta ettiğini, kulüp sigortacısı aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>3-Davalı ... vekili; davacının halefiyet koşullarını yerine getirmediğini, davacının rücu imkanını haiz olsa bile CMRnin 17/2 hükmü karşısında davanın reddi gerektiğini, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, dava konusu hasara diğer davalı neden olduğundan mevzuat gereği müvekkilinin diğer davalı ile müşterek - müteselsil sorumluluğu bulunmadığından müvekkili aleyhine açılan davanın reddini istemiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; ... isimli ... gemisinde ortaya çıkan yangın hadisesinde zarar gören araç sahipleri/ yük ilgilileri ve sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanına karşı çok sayıda davalar açıldığını, bu dosyalardan 2008/151 esas sayılı dosya pilot dava olarak seçilerek, diğer dosyalarda ve eldeki dosyada 2008/151 esas sayılı dosyanın sonucunun beklenmesine karar verildiği; bekletici mesele yapılan dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk esas numarası 2008/151 olup ilk olarak davanın reddine karar verildiğini, Yargıtay 11.HD nin 18.07.2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna itirazların karşılanması için yeniden rapor alınması gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan) 51. ATM nin 2011/411 esasını alan dosyada 19/12/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay 11.HD nin 27/03/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulmasının ardından mahkemenin 2016/94 esası üzerinden direnme kararı verilerek dosyanın Yargıtay HGK na gönderildiği; HGK nın oy çokluğu ile aldığı 25.10.2018 tarihli 2018/11-624 esas ve 2018/1516 karar sayılı ilamı ile,\"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması\" na karar verildiği; bu aşamadan sonra 2019/211 esas sayılı dosyada, Yargıtay HGK kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alındıktan sonra 17/03/2021 tarihli karar ile; \"... gemisinin ...yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağı bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK 1019 ve 1062 maddeleri gereğince  sorumlu olduğu\" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği; iş bu kararın temyizi üzerine  Yargıtay 11.HDnin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 esas ve 2023/1074 karar sayılı ilamı ile; \"...geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıklarını, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip olduklarını, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı gerekçesi ile kararın davalı yararına bozulduğu; bozmadan sonra  2024/215 nolu esasını alan davada Yargıtay bozma ilamına uyularak, bozma ilamında açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verildiği; bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11 HD nin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı son bozma ilamı ile, eldeki dosyaya konu olan ... isimli ... gemisinde meydana gelen yangın olayında gemi donatanının \"sorumlu olmadığına\" karar verildiğinden, aynı yangından kaynaklanan zararın tahsili için davalı gemi donatanı hakkında açılan davanın reddine, kara taşıyıcısı bakımından gemide çıkan yangının kara taşıyıcısı bakımından önlenemez sebep teşkil ettiği belirtilerek davanın reddine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; bekletici mesele yapılan dosyada taraf olmadıklarını, anılan karar kesinleşmeden bu dosyanın ele alınarak karar verildiğini; yangının çıkış sebebi tespit edilemese de yangının gemide sefer başlangıcında mevcut elverişsizlikler yüzünden yayıldığını ve denetim altına alınamayarak sonunda gemideki bütün araçların ve yüklerin zayi olmasına yol açtığını, bu elverişsizliklerin sefer başına kadar tedbirli bir taşıyanın göstereceği özenle saptanmasının mümkün olduğunu, bu bağlamda davalıların TTK nın 1019. maddesi uyarınca sorumluluğu bulunduğunu donatanın mutlak sorumsuzluk hükümlerinden de yararlanamayacağı, zira sorumluluktan kurtulmak isteyen donatan/taşıyanın başlangıçta mevcut bir elverişsizlik olsa da tedbirli bir taşıyanın özenine rağmen yolculuk başına kadar keşfedilemediğini ve keşfedilememesinde kendisinin ve fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin bir kusuru olmadığını ispat edemediği, huzurdaki dosyaya emsal teşkil etmeyen dosyadan alınan ve can korkusu, panik vs. gibi tamamen subjektif tespitler içeren denetime elverişsiz raporlara dayanılarak hüküm verilmesinin haksız ve çelişkili olduğunu ileri sürerek kararın  kaldırılmasına,davanın kabulüne  karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava; davacı sigortalılarına ait  emtiaların bulunduğu dorselerin yüklendiği davalı şirket tarafından işletilen ... gemisinin Pendik- ... seferini yapmakta iken sefer esnasında içinde ki 202 adet yüklü araçlar ile birlikte yanarak tümüyle zayi olması nedeniyle oluşan zararın davalı donatan; sigortalının akdi taşıyıcısı ve gemi sigortacısından  tazmini istemine ilişkindir.<br>Aynı yangın olayında meydana gelen zayi olayları nedeniyle çok sayıda tazminat davası açılması nedeniyle mahkemece bir dava karara bağlanarak diğer davalar bakımından bekletici mesele yapıldığı anlaşılmaktadır.Pilot davanın kesin olarak karara bağlanması üzerine elde ki davada aynı mahiyette olmak üzere yangın olayında davalı Donatan'a kusur izafe edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili ;pilot davada verilen karar henüz kesinleşmeden karar verildiğini ileri sürmüş ise de ;ilk derece mahkemesince Yargıtay bozma ilamına uyarak verdiği karar şekli anlamda kesinleşmese dahi maddi anlamda kesinleştiğinden aksi yönde ki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.<br>eTTK nın 1062 .maddesi\" Taşıyan, kendi adamlarının ve gemi adamlarının kusurlarından ,kendi kusuru gibi mesuldür.<br>Zarar geminin sevkine veya başkaca teknik idaresine ait bir hareketin  veya yangının neticesi olduğu takdirde taşıyan yalnızca kendi kusurundan mesuldür. Daha ziyade yükün menfaati icabı olarak anılan tedbirler geminin teknik idaresine  dahil sayılmaz. <br>Tereddüt halinde zararın teknik idarenin neticesi olmadığı kabul edilir.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>Davacı vekili tarafından pilot davada toplanan tüm delillerin, alınan ifadelerin  alınan bilirkişi raporlarının tamamında davalının kusuru neticesinde yangının başladığı ve müdahale edilemediği, gemi adamlarının yangına müdahale edebilecek nitelikte olmadığının belirlendiğini,geminin yangın olayından evvel denize yüke elverişsizliğinin tesbit edilebileceğini bu yolda bir inceleme yapılmadığını istinaf nedeni olarak ileri sürülmüştür. Mahkeme kararından belli olduğu üzere davanın reddi ve kısmen kabulü kararları birden fazla kez Yargıtay  bozma ilamlarına  konu olmuş ,yargılama sürecinde 6 dan fazla bilirkişi kurulu raporu alınmış,farklı görüşler içeren bilimsel mütalalar sunulmuş alınan tüm bilirkişi raporları sonrası oluşan yangın nedeniyle davalı Donatanın kusurlu bulunmadığına,denizde bir geminin başına gelebilecek risk niteliğinde olduğuna  karar verilmiştir. Gerekçeli kararlarda aynı olay nedeniyle mahkemede  tazminata dair 213 dosyanın derdest olduğu belirtilmektedir. Yangın olayının büyüklüğü; yangının kısa sürede büyüyüp hiç bir emtianın kurtarılamadığı anlaşılmaktadır. Bekletici mesele yapılan dosyada; tüm yargılama sürecinde ;bir kısım akademisyenler hukuki görüş sunmak, bir kısmı bilirkişilik yaptığı; tüm araştırmalara rağmen ana güvertede çıkan yangının çıkış sebebinin belirlenemediği; yangına müdahale edilemediği, kısa sürede tüm gemiyi sardığı belirlenmiştir. Alınan bilirkişi raporlarında davalının  teknik kusuru tesbit edilememiştir. Son olarak Yargıtay 11 HD nin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 esas ve 2023/1074 karar sayılı ilamında \"geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının  denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı\" sonucuna varılmıştır.<br>Yargıtay bozma ilamında zikredildiği üzere ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü,  taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle; aynı yangın olayına ilişkin kesinleşmiş kararda çıkan yangın nedeniyle \"donatanın kusuru \"bulunmadığı, akdi taşıyıcı bakımından ... nin 17/3 maddesinde tanımlanan taşıyıcının önleyemeceği bir sebepten kaynaklandığı belirlendiğinden somut olayda ayrıksı bir sonuca varacak delil dosyada bulunmadığından davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmamış,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>Davacı tarafça yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı ... AŞ tarafından yapılan 10-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalı ...AŞ ye verilmesine, <br>Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,<br>HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 12/11/2025<br><br>              <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"97c61dbfbbf6e203","SID":"fce653449a94533c"}}