{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO\t: 2023/448 <br>KARAR NO\t: 2026/7<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 15/11/2022<br>NUMARASI\t: 2020/352 Esas - 2022/687 Karar<br>DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 05/08/2020<br>KARAR TARİHİ: 14/01/2026<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ   :<br>  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.04.2019 tarihinde davalı ...'ın  sevk ve idaresindeki davalı şirkete ait ...plakalı kamyonetle müvekkiline çarparak yere düşürdükten sonra sol bacağının üzerinden geçmek suretiyle müvekkilinin ağır derecede yaralanmasına neden olduğunu belirterek müvekkilinin maluliyeti nedeniyle çalışma gücündeki azalma ve buna bağlı olarak ekonomik geleceğinin sarsılması, yani maluliyeti nedeniyle sürekli iş göremezlik zararından şimdilik 5.000,00 TL ve müvekkilinin tedavisinin sürdüğü süre boyunca çalışamamış olması nedeniyle doğan, yani geçici iş göremezliğinden kaynaklanan zararından şimdilik 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalıların birlikte ve müteselsil sorumlu olarak kaza tarihinden fiilen tahsil  tarihine kadar  işleyecek ticari faiziyle tahsiline; ağır yaralanarak özürlü kalan müvekkilinin çektiği elem ve ızdırabın bir nebze olsun dinmesi adına 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi hariç olmak üzere, davalı araç sahibi şirket ve araç sürücüsünden  birlikte ve müteselsil sorumlu olarak kaza tarihinden fiilen tahsil  tarihine  kadar işleyecek ticari faizleriyle birlikte tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br> Davalı  ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından eksik evrak ile yapılan işbu başvurunun Karayolları Trafik Kanunu madde 97 gereğince geçerli bir başvuru olmadığının açık olduğunu, müvekkili şirketi temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet  vermediğini, davacının maluliyet oranının ATK 3. İhtisas Dairesi tarafından  tespitinin gerektiğini, avans faizi talep edilemeyeceğini,  müvekkili şirketin sorumlu olduğu azami poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak davanın reddini  talep etmiştir.  <br>Davalı ...... ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının her ne kadar özürlü kaldığını belirtmiş olsa da tüm belgeler dahilinde kalıcı bir sakatlık oluşmadığının anlaşıldığını, davacının ayağındaki yaranın iltihaplandığını bu sebeple ayağının iltihaplanması ile trafik kazası arasında illiyet bağının kurulmaya çalışıldığını, illiyet bağının kurulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca müvekkili şirket yetkilisi ... davacıyı mezkur kazadan sonra hastaneye götürdüğünü, tedavi masraflarını karşıladığını ve akabinde davacıya 1.000,00 TL para verdiğini, davacının dava dilekçesinde söz konusu kazaya ilişkin 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte talep ettiğini, davacının fahiş ve zenginleşme aracı olarak kullandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.  <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"1-Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile 18.376,99 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 134.605,66 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplamda 152.982,65 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...... ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. Yönünden kaza tarihi olan 12/04/2019 tarihinden itibaren davalı Sigorta şirketi yönünden temerrüd tarihi olan 04/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılar ... ve ...... ... San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti.'den alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davacı vekili ile davalı ...... ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; manevi tazminat talebinin tamamının kabulüne karar verilmesi gerekirken talebin çok altında bir miktara hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini, davalı sigorta şirketinden manevi tazminat talebinin bulunmamasına rağmen, manevi tazminat talebinin kısmen reddi nedeniyle davalı sigorta şirketi lehine ücreti vekalete hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.<br>Davalı ...... ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Her ne kadar kaza tutanağında müvekkilin kusurlu olduğu ifade edilse de kusurun oranının, tali veya asli kusurlu olup olmadığının değerlendirilmediğini, davacının navigasyonla yer araması durumunun oluşturduğu dikkatsizlik sonucu ortaya çıkan kusur oranı değerlendirilmeden yerel mahkemenin hüküm kurduğunu, 2 farklı maluliyet oranına göre alternatifli hesaplama yapıldığını, mahkemenin gerekçeli kararında bu hesaplamalardan hangisini hangi gerekçelerle seçtiğini açıklamadığını, bu sebeple eksik ve hatalı bir hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, doğru bir hesaplama yöntemi olarak %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, davacıya kaza tarihinden itibaren faiz veya  ticari faiz verilmesinin haksız olduğunu, hastane için ödenen paraları değerlendirmeye alınmadan tekerrür olacak şekilde karar verildiğini, manevi tazminat miktarının günümüz şartlarına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve kazadan sonra meydana geldiği iddia olunan maluliyete uygun olmadığını  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.<br>Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.<br>Dosya kapsamından 12/04/2019 tarihinde davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı kamyonet ile Yağ İskele Caddesi üzerindeki olay mahalli mevkide geri manevra yaptığı sırada aracının arka kısımlarıyla, kaplama içerisinde bulunan davacı yaya ...'e çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir.<br>Kaza tespit tutanağında; araç sürücüsü davalı ...  yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile geri geri gitmek istediği esnada  aracının arka kısımlarıyla, kaplama içerisinde bulunan davacı yaya ...'e çarpması neticesinde  meydana gelen kazanın oluşumunda sürücü ...'ın KTK'nın 67. maddesini ihlal ettiği belirtilmiştir.<br>Mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden aldırılan kusur raporunda; Davalı sürücü ...'ın idaresindeki kamyonet ile olay mahalli mevkide geri manevra yapmadan önce ve manevrası sırasında, aracının teknik özelliği ile görüş durumunu dikkate alması, görüşe kapalı alanların olması durumunda gerektiğinde bir gözcü yardımıyla manevrasını dikkatli ve kontrollü bir şekilde gerçekleştirmesi gerekirken anılan bu hususa riayet etmeksizin hatalı bir şekilde geri manevra yaptığı sırada meydana gelen olayda; %100 oranda asli kusurlu, davacı yaya ...'in olay mahalli mevkide kaplama içerisinde bulunduğu sırada gerisinden gelen kamyonetin sadmesine maruz kalması neticesinde meydana gelen olayda, atfı kabil kusuru bulunmadığı belirtilmiştir. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan ve  kaza tespit tutanağında ki kazanı oluş şekli  esas alınarak düzenlenen ATK Trafik İhtisas Dairesi kusur raporunun gerekçeli, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olmasına, 2918 sayılı KTK hükümlerine göre kusurun belirlenmesine göre kusura ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.  (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. -  2024/5474  K.,  2021/12907 E. ve 2022/6237 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda  hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf yerinde görülmemiştir.  (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E.-  2024/5474  K.,  2023/12136  E. -  2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları).  Müteselsil sorumluluğa ilişkin TBK'nın 162/1.maddesine göre ise müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. Aynı Kanun'un 163.maddesine göre borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren iki tarafın sürücü ve trafik sigortacısı ile işleteni zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Bu nedenle davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. Davalının davanın ZMMS sigortacısına yöneltilmesine yönelik istinafı yerinde değildir.Davalı tarafından davacıya ödendiği belirtilen 1.000 TL' ye  ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı nedenle mahkemece değerlendirilmemiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Bu nedenle davalı işleten bakımından talebe uygun olarak  kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur.  TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1.maddesi ve  22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı  çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi,  kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının düşük olduğu; aynı ilkelere göre yapılan değerlendirme sonucunda  takdiren davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Kabule göre de; Dava dilekçesi ile manevi tazminat davasının davalı sigorta şirketi dışındaki davalılara açıldığının belirtilmesine rağmen mahkemece davalı sigorta şirketi lehine reddedilen kısım üzerinden  vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmamıştır.Bu nedenle; davalı ...... ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.    vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b maddesi gereğince reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere   :<br>A- Davalı  ...... ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun reddine,<br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davanın  kabulü ile,  -18.376,99 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 134.605,66 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplamda 152.982,65 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...... ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. Yönünden kaza tarihi olan 12/04/2019 tarihinden itibaren davalı Sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 04/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, -Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılar ... ve ...... ... San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti.'den alınarak, davacıya verilmesine,2-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 13.865,74 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.466,65-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 10.399,09 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,  (Davalı ... Sigorta Şirketi'nin yalnızca 6.983,60 TL'sinden sorumlu tutulmasına)<br>3-Davacı tarafından yapılan; 54,40-TL başvuru harcı, 1.024,65-TL peşin/nispi harcı, 2.442,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.521,05 TL harcın davalılardan müştereken ve  müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan; 1.000,00 TL bilirkişi ücreti 1.370,00 ATK ücreti, 484,38-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.854,38-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Maddi tazminat yönünden: davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 23.947,40-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Manevi tazminat yönünden:davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T  göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...... ... San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti.'den alınarak, davacıya verilmesine<br>7-Zorunlu arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, <br>8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,  <br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;<br>1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,<br>2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 225,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>3- Alınması gereken 11.474,89-TL TL harçtan peşin alınan 2.869,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.605,89 TL harcın davalı   ...... ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>4-Davalı ...... ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, <br>6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, <br>Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/01/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"39367ae64c4ce12e","SID":"a9ff407da3615c34"}}