{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/2323 - 2026/96<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/2323 <br>KARAR NO\t: 2026/96<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                       \t   K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/96 E.  -  2023/463 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/11/2023 tarih ve 2023/96 E. - 2023/463 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin markalarının ana özelliğinin, “...” renklerden oluşmakta olup, kırmızı elipsin içine beyaz renkle marka ibaresinin yazılarak stilize edilmesi olduğunu, bir kısım markalarda ise yeşil renge yer verildiğini, bu markaların, genel olarak ... ibaresini esas unsur olarak içerdiğini, genel olarak 29, 30 ve 32. sınıflarda tescilli olduğunu, bu sınıfların ayrıca, müvekkili şirketin tanınmış bulunduğunu, davaya konu markanın ise “...” ibaresini içerdiğini, “...” renklerden oluştuğunu, tıpkı müvekkilinin markaları gibi kırmızı elipsin içine beyaz renkle markanın kelime unsurunun yazıldığını, kırmızı elipsin altına konulan yeşil rengin ise, yine müvekkilinin markalarında kullanılan bir diğer renk olduğunu, davaya konu “...” ibareli markada vurgunun ilk hecedeki “...” ibaresinde olduğunu, “...” kısmının, dava konusu markayı farklı bir marka haline getirmediğini, taraf markaları arasındaki görsel benzerliğin yadsınamayacağını, davalının önceki tarihli 98 006590 sayılı “...” ibareli markasından bahsedilmişse de, bu markanın, iş bu davaya konu markaya kazanılmış hak oluşturmadığını, davalı tarafın, müvekkiline ait markadaki ... renkleri ve ... şeklini aynen kullanmış olduğu, içerisinde tanınmış marka benzerini barındıran bir markanın özellikle de bu tanınmış markanın bilindiği sektörde seçilmesinin tesadüf olmadığını, davalının müvekkilinin tanınmış markasının benzerlerini kullanarak ve tüketicinin zihninde kalan algıdan faydalanarak piyasada yer etmeye çalıştığını, kötüniyetli başvuru yapıldığını ileri sürerek 2022-M-18286 sayılı kararının iptali ile dava konusu 2021/188184 sayılı “...” ibareli marka tescil başvurusunun iptaline ya da tescil edilmiş veya yargılama sürecinde tescil edilirse hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili,  diğer davalı şirkete ait başvuru markası ile davacı şirkete ait itiraza mesnet markaları gören ilgili tüketicilerin, başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceğini, dava konusu başvuru markası ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer markalar olmadığını, markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, 6769 sayılı SMK'nın 6/5. maddesinde sayılan risklerin varlığının davacı tarafından ispatı gerektiğini, davacının tanınmış markaya dayalı iddia ve taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, 6769 sayılı SMK'nın 6/6. maddesinde sayılan durumlardan herhangi birini içermemesi nedeniyle davacı vekilinin bu yöndeki iddiasının da dinlenebilir nitelikte olmadığını, başvurunun kötüniyetle yapıldığı yönündeki iddianın da somut delillerle ispatlanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>Davalı şirket vekili, müvekkilinin \"...\" markasının ilk defa 25.05.1998 tarihinde tescil edilmiş ve 25.05.2018 tarihinden itibaren on yıl süre ile yenilenmiş olduğunu, markasını 29, 30 ve 32. sınıftaki emtiada kullanma hakkının hali hazırda bulunduğunu, müvekkili şirketin, 2021/188184 numaralı başvurusuna konu tescil talebinin, imaj yenileme iradesine dayandığını, markalar arasında bir benzerliğin söz konusu olmadığını, “...” ibaresinin bir eylemi ifade ettiğini, bir şeyin tadına bakılması anlamını taşıyan genel mahiyette bir kavram, bir temenni olduğunu, başvurunun kötüniyet ihtiva etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerek YİDK kararının iptali istemi bakımından, gerekse markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından, dava konusu marka kapsamında yer alan emtia ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların kapsamlarında yer alan emtianın benzer olduğu, dava konusu markanın, ... formda yeşil çerçeveli kırmızı zemin üzerinde beyaz renkte \"T” harfi büyük diğerleri küçük olarak yazılmış “...” ibaresinden meydana geldiği, “T” harfinin kuyruğunun bu ibarenin alt kısmına doğru uzatılarak ve alt kısmında kalan kısımda yeşil renkte zemin kullanılarak yeşil renkte harflerle yazılmış “...” ibaresinin yer aldığı, davacı şirkete ait davaya gerekçe markaların ise “...” ibaresini asli ve baskın unsur olarak içerdiği, tali kelime unsurlarının eklenmesi suretiyle seri markalar oluşturulduğu, birçoğunun ... formda veya ... formda konuşma balonu görünümündeki kırmızı renkte zemin üzerinde beyaz renkteki küçük harflerle yazılmış “...” ibaresinden meydana geldiği, davacının \"...+...\" unsurlu markaları ile dava konusu \"...+...\" ibareli marka arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, dava konusu markada bulunan \"...\" ibaresinin markasal ayırt edici niteliğinin bulunmadığı, \"...\" ibaresinde yer alan \"...\" sözcüğünün \"Diyar, kara, arazi\" gibi anlamlarının bulunduğu, “...” ibaresinin Türkçe’deki “diyar” anlamının daha çok kullanılır ve bilinir olması, nitekim bu ibarenin alt kısmında da “...” ibaresinin yer alması nedeniyle markanın anlam bakımından “... ...” şeklinde algılanacağı, davaya konu markanın oluşturulma şekli bakımından davacının “...” markalarına vurgu yapan ve davacı markalarının bir devamı gibi algılanacak nitelikte olduğu, gerek dava konusu markanın, gerekse davacı markalarının kırmızı zemin renkli eliptik bir düzlem içinde beyaz renk ile kelime unsurlarına yer verilmiş olmasının markaları birbirine yaklaştıran başka bir unsur olduğu, davacıya ait 2016/24295 ve 2015/102382 sayılı markalarında olduğu gibi eliptik düzlemin altında içi yeşil renk ile dolu farklı bir düzleme yer verilerek oluşturulan umumi intibanın benzerinin iş bu davaya konu markada da bulunduğu, zira, dava konusu markada da eliptik düzlemin altında içi yeşil renk ile dolu farklı bir düzleme yer verildiği, davacının \"Şekil+...\" markasının 03.03.2021 tarih ve T/03668 sayıyla “Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar; yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, domates sosları dahil olmak üzere soslar” ürünlerinde tanınmış marka olarak kabul edildiği, dolayısıyla söz konusu mallar bakımından ayırt ediciliğinin yüksek olduğu, bu durumun, iş bu davaya konu marka kapsamında yer alan gıda emtiaları bakımından iltibas tehlikesini artıran başkaca bir unsur olduğu, daha önce davacı \"...+...\" markalarını gören, işiten, bu markalı mal ve hizmetlerden yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu markayı gördüğünde ya da işittiğinde, davaya konu emtiadan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı, davacıya ait markalar ile ilişkilendireceği, davalı şirketin müktesep hak iddiasına mesnet gösterdiği markasının 98/006590 sayılı \"...\" ibareli marka olduğu, 98/006590 sayılı markanın tescil tarihinin 25.05.1998 olup, davaya konu marka başvurusunun tarihi ise 29.12.2021 olduğu, bahsi geçen tarihler arasında 5 yıllık potansiyel hükümsüzlük süresinin dolduğu, davaya konu marka başvurusu kapsamı ile davalı şirketin müktesep hak iddiasına mesnet gösterdiği kök markanın tescil kapsamı 29, 30 ve 32. Sınıflarda yer alan mallar bakımından örtüştüğü, davalı şirketin 98/006590 sayılı markasının tescili kapsamında yer alan emtia üzerinde fiili olarak kullanılıp kullanılmadığı şartından bağımsız olarak, davaya konu \"Şekil+...\" ibareli markanın, önceki tarihli 98/006590 sayılı markanın asli unsuru korunarak (... ibaresi her iki markada yer almaktadır) oluşturulduğu söylenebilirse de, davaya konu \"Şekil+...\" ibareli marka, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet \"...+...\" unsurlu markalara yakınlaşacak font, renk, mizanpaj barındırdığı, başka bir deyişle; dava konusu marka, kök markadan tertip tarzı ve yazım stili olarak ayrışmakta olup, davacıya ait \"...+...\" unsurlu markalara yakınlaşacak şekilde tertip edilmiş ve mizanpajı yapıldığı, davalı şirketin kök markasının tescilli olduğu emtia üzerinde kullanıldığı varsayılsa bile müktesep hakkın tüm koşulları somut olayda oluşmadığı, davacı şirket tarafından sunulan dokümanlardan “...” markalarının davaya konu markanın başvuru tarihi itibariyle özellikle “Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar; yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, domates sosları dahil olmak üzere soslar” emtiasında tanınmışlığı bulunduğu, davacı şirkete ait “...” markası davalı kurum nezdinde 03.03.2021 tarih ve T/03668 sayıyla sayı ile tanınmış marka olarak korunduğu, davaya konu markanın davacının tanınmış \"...+...\" markası ile 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi kapsamında karıştırılma ihtimali yaratacak düzeyde benzer olması nedeniyle davalı tarafından sunulacak malların davacı şirketin seri markası olarak algılanma ihtimali bulunduğu, aynı sektörde tesciline ve kullanımına izin verilmesi halinde \"...+...\" ibaresine kazandırılmış ayırt ediciliğin zayıflatılması, davalının başvuruya konu markasının davacının tescilli markalarından haksız yararlanma sağlaması ve davacı markasının itibarına zarar vermesi gibi durumların ortaya çıkabileceği, dolayısıyla davaya konu markanın 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesi kapsamında da tescil engeli bulunduğu, davacı şirketin ticaret unvanının kılavuz unsurunun “...” ibaresi olduğu, davacı şirketin dosya kapsamına sunduğu delillerden, “...” ibaresinin “Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar; yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, domates sosları dahil olmak üzere soslar” mallarında kullanılmakta olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, davaya konu marka ile davacı şirkete ait markaların içerdiği şekil unsurları, tertip tarzı ve oluşturulma şekilleri ile birlikte “...” ibaresini ortak olarak içermekte olması nedeniyle 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi bakımından karıştırılma ihtimali yaratacağı kanaatine varılmış, bu durumun tek başına “...” ibaresini içeren ticaret unsurunun kılavuz unsuru bakımından geçerli olamayacağı düşünüldüğünden  6769 Sayılı SMK’nın 6/6 maddesi kapsamında dava konusu markanın davacı şirkete ait ticaret unvanı ile iltibas oluşturmadığı, \"www.....com.tr\"  alan adının ilk kez 09.02.1996 tarihinde, ... ... Sanayi A.Ş. (davacının önceki unvanı) adına tahsis edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. \"....com.tr\" alan adının bağlı olduğu internet sitesinin 1999 yılından itibaren alınan arşiv kayıtlarına ulaşılabilmiş, 2003 yılına ait arşiv kaydında \"...+...\" markasının, 2008 yılından itibaren alınan arşiv kayıtlarında \"...+...\" markasının kullanımına rastlanmıştır. Söz konusu markaların salça, domates ürünleri, soslar, çorba, sebze konservesi, haşlanmış ürünler, hazır yemek (barbunya pilaki, kuru fasülye, nohut konservesi, fasülye pilaki), turşu, reçel, marmetlat ürünleri üzerinde kullanıldığı tespit edilmiş olunduğundan, dava konusu markanın davacı şirkete ait alan adı ile de iltibas oluşturduğu, davacı şirketin belirtilen mallar bakımından 6769 Sayılı SMK’nın 6/6 maddesi kapsamında alan adına dayalı koruma talep edebileceği, davaya konu marka ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile, 2022-M-18286 sayılı YİDK kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının iptaline, dava konusu 2021/188184 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 98 006590 Sayılı  \"...\" markasının, davaya konu \"...\" markası için müktesep hak teşkil etiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, \"...\" ibareli ve tescilli çok sayıda markanın var olduğunu, markanın ana unsurunun “...” olarak kabulünün imkân dâhilinde olmadığını, “...” ibaresinin bir eylemi ifade ettiğini, bir şeyin tadına bakılması anlamını taşıyan genel mahiyette bir kavram, bir temenni olduğunu, davacı yanın alan adına dayalı koruma talep edebilmesinin mümkün olmadığını, SMK'nın 6/5. maddesi kapsamında, hükümsüzlük nedeninin mevcut olmadığını, ticaret unvanı bakımından iltibasın söz konusu olamayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu diğer davalı şirkete ait başvuru markası ile davacı şirkete ait itiraza mesnet markaları gören ilgili tüketicilerin, başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceğini, markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesi kapsa-mında da tescil engeli bulunduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, 6769 Sayılı SMK’nın 6/6. maddesi kapsamında bulunan koşulların oluşmadığını, YİDK’nın 2022-M-18286 sayılı kararının, 6769 sayılı SMK’nın 6/1, 6/5, 6/6. maddelerine uygun bir karar olmasına rağmen iptal edilmesinin hukuka uygun bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu marka kapsamında yer alan emtia ile mesnet markaların kapsamlarında yer alan emtianın benzer olduğu, davacının \"...+...\" unsurlu markaları ile dava konusu \"...+...\" ibareli marka arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, zira davaya konu markanın oluşturulma şekli bakımından davacının “...” markalarına vurgu yapan ve davacı markalarının bir devamı gibi algılanacak nitelikte olduğu, diğer yandan davacının \"Şekil+...\" markasının tanınmış marka olması nedeniyle iş bu davaya konu marka kapsamında yer alan gıda emtiası bakımından iltibas tehlikesini artıran başkaca bir unsur olduğu, ayrıca başvuru konusu markanın aynı sektörde tesciline ve kullanımına izin verilmesi halinde \"...+...\" ibaresine kazandırılmış ayırt ediciliğin zayıflatılması, davalının başvuruya konu markasının davacının tescilli markalarından haksız yararlanma sağlaması ve davacı markasının itibarına zarar vermesi gibi durumların ortaya çıkabileceği, dolayısıyla davaya konu marka için 6769 sayılı SMK’nın 6/5. maddesi kapsamında da tescil engeli bulunduğu, dava konusu markanın davacı şirkete ait alan adı ile de iltibas oluşturduğu, diğer yandan davacıya ait \"...+...\" unsurlu markalara yakınlaşacak şekilde tertip edilmiş dava konusu marka başvurusuna, davalı şirketin önceki tarihli markasının müktesep hak sağlamayacağı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı şirket ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı şirketten ve davalı ... alınması gereken 732,00'şer TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15'er-TL'nin davalı şirketten ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2026<br>\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b1c2813ef7ad0b2f","SID":"e3bb73717794e0df"}}