{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2026/109 <br>KARAR NO\t: 2026/246<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/10/2025<br>NUMARASI\t: 2025/318 Esas - 2025/669 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/01/2026<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı/borçlu ... Genel Müdürlüğü tarafından 08/01/2024 tarihinde Esenyurt İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan Esenyurt İlçesi, İnönü Mahallesi, 256. Sokak ... adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin müvekkili şirketin yüklenicisi tarafından giderildiğini, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşımı bedeli gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla KDV dahil toplam 20.779,54-TL borcun davalı yana tahakkuk ettirildiğini, davalı/borçlu  tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, işlemiş faiz dahil 23.750,02-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip yapıldığını ve borçluya  Örnek No: 7 ödeme emri gönderildiğini,  davalının ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla; davalının İstanbul 18. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının şimdilik 5.567,23 TL (malzeme montaj bedeli ve işbu bedel üzerinden uygulanan KDV yönünden) itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili ile tarafına ödenmesine karar verilmesini, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; Görev itirazında bulunduklarını, yargı yolunun idare mahkemeleri olduğunu, dava konusu eylemin hizmet kusuru niteliğinde olduğundan görevli mahkemenin idare mahkemeleri olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları olduğunu, husumet itirazları olduğunu, söz konusu adreste idare personelinin herhangi bir çalışması olmadığını, dava konusu yerde müvekkili idare elemanlarınca değil dava dışı ... ... ve ... ... San. Tic. Ltd. Şti. Tarafından \"2023 yılı Avrupa 2. Bölge Abone İşleri İdaresi Başkanlığı Avcılar ve Esenyurt İlçeleri İçmesuyu ve Atıksu Hatlarında Yapım Bakım ve Onarım İşi\" ihalesi kapsamında kazı çalışması yapıldığını, müteahhit tarafından yapılan çalışmalar sırasında zarar verildiğine ilişkin hiçbir delil, kayıt, bilgi ve belge sunulmadığını, sunulsa dahi bu hasardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, çalışmanın yapıldığı alanda elektrik hatlarını gösterir ikaz levhasına ve şerit banda rastlanılmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiğini, faize, icra inkar tazminatına itirazları olduğunu, davacı şirkete yazı yazılarak söz konusu adresteki tesisatların yönetmeliğe uygun olup olmadığının tespiti için gerekli plan, proje, harita diğer tüm tesisat bilgilerinin istenilmesi gerektiğini beyanla; davanın dava şartları yönünden incelenerek öncelikle usulden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesince; \"...Somut olayda davalı taraf ... olup, ... kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluştur. ...’nin kamu hizmeti görürken vermiş olduğu zararlar hizmet kusuru kapsamında değerlendirilmektedir. Hizmet kusuruna ilişkin açılacak tam yargı davalarında ise idari yargı yoluna gidilmesi gerekir. Bu hususta Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından verilen 05/02/2024 tarihli 2023/545 E. ve 2024/40 K. sayılı ilamda “17. Yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve yerleşik içtihatlar gereğince, kamu tüzel kişiliğini haiz ...İdaresi Genel Müdürlüğünün (...) hizmet kusurundan kaynaklanan zararın ilamsız icra takibine ve dolayısıyla itirazın iptali davasına konu edilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. 18. Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka sebeple idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır.19. Bu durumda, davalı idarenin hizmet kusuru sebebiyle verdiği ileri sürülen zararın tazmini istemi niteliğindeki davanın, idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.” şeklinde karar verilmiştir. Somut olayda da zarara sebep olan kazı çalışmalarının davalı idarenin görmekte olduğu kamu hizmetine ilişkin olduğu ve hizmet kusuru olarak nitelendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu sebeple hizmet kusuruna ilişkin idari yargıda dava açılması gerekirken adli yargıda dava açılmasında HMK md. 114/1-b gereğince yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.\" ve (14). Fıkrası: \"Bu madde gereğince arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma gereğince taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.\" hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak  Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: 2025/3814 sayılı dosyasından arabulucuya 4.600,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen serbest meslek makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı ve dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği gözetilerek, davacı aleyhine arabuluculuk giderlerinin yükletilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Davanın HMK. madde 114/1-b ve 115/2 gereğince yargı yolu caiz olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle reddine,  ...\" karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemenin görevli olması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : <br>İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br>Dava; Haksız eylemden kaynaklanan alacak takibine yönelik itirazın iptali davasıdır. <br>Davalı kamu kurumu olup kamu hizmeti niteliğindeki çalışmalarını özel hukuk kuralları kapsamında yapmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 16'ya göre; Kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlarının dahi tacir sayılacakları belirtilmiştir.2560 sayılı ...İdaresi Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda, ... Genel Müdürlüğü'nün genel kurul, yönetim kurulu ve genel müdürlük ile yönetileceği, denetçileri vasıtasıyla denetleneceği, yıllık çalışma ve yatırımlarının bilançolarda belirlenerek genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülünde  düzenleneceği belirtilmiştir.Bu kapsamda ...İdaresi Genel Müdürlüğü'nün de 2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak, çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı kabul edilmelidir. Davalının haksız eylem teşkil eden faaliyetinden kaynaklanan bu uyuşmazlığın da yerleşik yargısal uygulamalarda görüldüğü gibi, adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekir (HGK’nın 21/09/1983 gün ve 1980/11-2721; 1983/823  ile  29/11/1995 gün ve 1995/11-647; 1995/1043 sayılı kararları), (Emsal Yargıtay 4.HD'nin 22/12/2016 gün, 2016/15205 esas, 2016/12512 karar sayılı ilamı, Yargıtay 4.HD 06/03/2018 gün, 2018/320 E - 2018/1551 K sayılı ilamı), (Emsal Dairemizin 2022/153-522 esas ve karar sayılı, 23/02/2022, 2022/1026 esas, 2023/3958 karar sayılı, 27/12/2023 günlü, 2022/1068 esas, 2024/174 karar sayılı, 17/01/2024 günlü, 2023/4449 esas, 2024/109 karar sayılı, 10/01/2024 günlü, 2024/3937-4100 esas ve karar sayılı, 13/11/2024 günlü, 2025/2211-2846 esas ve karar sayılı, 14/07/2025 günlü ve 2025/2425-3333 esas ve karar sayılı, 24/09/2025 günlü ilamları).Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, işin esası incelenip varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile yargı yoluna ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle  davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın esası ve diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği  kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/318 Esas 2025/669 Karar sayılı, 08/10/2025 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>2-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, <br>3- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, <br>5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, <br>6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, <br>6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. ve 362/1/g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 21/01/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6ef04246599bae31","SID":"dba72844dabc3651"}}