{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1014 <br>KARAR NO\t: 2026/8<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2021<br>NUMARASI\t: 2021/820 Esas -  2021/852 Karar<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/01/2026<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı ... ... San ve Tic. A.Ş. arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, diğer davalılar ... ..., ... ..., ... ... ve İhtiyaç Maddeleri  İmalat ... Ticaret A.Ş., ... ... ...'ın sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, davalının kredi borcunun taksitlerini aksatması üzerine borçlulara ödemeyi teminen Bakırköy 25. Noterliği’nin 18.10.2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine davalılar hakkında İstanbul 23. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, borçlu tarafından, borca ve tüm fer’ilerine itiraz edilerek takibin durduğunu belirterek İstanbul 23. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine yönelik itirazlarının iptaline, takibin devamına, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" , davanın itirazın iptali davası  olduğu, 7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile, 6102 sayılı T.T.K.'nın 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen TTK nun 5/A maddesindeki düzenleme ile dava konusuna açıkça vurgu yapılarak dava konusunun bir miktar paranın ödenmesi olması şartı aranmış olduğu, sözkonusu hükmün yürürlük tarihinin 7155 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 01/01/2019 tarihi olarak belirlendiği ve davanın 14/12/2021 tarihinde açıldığı, \"dava şartı olarak arabuluculuk\" kapsamında olduğu, dava dilekçesinde arabuluculuk yoluna başvurulduğuna dair herhangi bir açıklama bulunmadığı gibi, dilekçe ekinde arabuluculuk yoluna başvurulduğuna dair tutanağın mevcut olmadığı, yine UYAP sistemi üzerinde de arabuluculuk dosyasının mevcut olmadığı anlaşılmıştır. 7155 Sayılı Kanun ile ticari  davalarda zorunlu hale getirilen arabuluculuk, tamamlanabilir bir dava şartı olmadığından 6100 Sayılı HMK un 115/son maddesinin uygulanma olanağı mevcut değildir. Yapılan bu saptamalar karşısında; 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; haksız ve mesnetsiz olarak bahse konu icra takiplerine yapılan itirazın iptali hususunda huzurda \"itirazın iptali\" davası ikame edilmiş ve işbu davanın dava şartı olan zorunlu ara buluculuk başvurusu tamamlanarak dava açıldığını, işbu arabuluculuk tutanağı dava açılırken Uyap portaldan eşleşme şeklinde girişi yapıldığından tekrar ek olarak dava dilekçesine ek yapılamadığını, dava dilekçesine ek yapılması sehven atlanmış ise de, Mahkeme tarafından gerekçe kısmında belirtilmiş olan arabuluculuk tutanağının sunulmasına ilişkin taraflarına herhangi bir ihtar gönderilmemiş ve doğrudan davanın usulden reddine karar verildiğini, gerek usul ekonomisi ilkesi gerekse dava açılmadan önce tamamlanmış olan arabuluculuk tutanağı esas alınarak verilen 15.12.2021 tarihli, 2021 /820 E. 2021/ 852 K.  sayılı kararına karşı haksız ve mesnetsiz olarak dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine ilişkin verilen kararın kaldırılması ve yeniden esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini, icra ve yargılama masrafları ile avukatlık ücretinin de davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE :\t<br>Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıdaki gerekçeler ile istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği noktasındadır.7155 sayılı Yasanın 23. maddesi ile 6325 Sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesinde ise; davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceği, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Kural olarak dava açılırken arabuluculuk son tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklenmek zorunda olup, eklenmemesi halinde  mahkeme 6325 Sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesinde  düzenleme uyarınca davacı vekiline usulüne uygun kesin süre verilmesi gerekir ise de mahkemece bu süre  verilmemiştir.Davacı tarafından sunulan Dava Şartı Arabuluculuk Son Oturum Tutanağı'nda, davacının İstanbul Arabuluculuk Bürosu 2021/17267 başvuru, 2021/118140 numaralı dosya numarası ile, 02.11.2021 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu, 02.12.2021 tarihinde arabuluculuk sürecinin sona erdiği görülmüştür.\tSomut olayda, davacı tarafından davadan önce arabuluculuğa başvuru yapılmış ve tarafların anlaşamaması üzerine, 14.12.2021 tarihinde dava açılmış olup, Mahkemece, 7155 sayılı Yasanın 23. Maddesi ile 6325 Sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesine göre, davacıya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması için süre verilmeden, 15.12.2021 tarihinde dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiş  olması doğru görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,<br>2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,<br>3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  08/01/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2741535fe15c1fd7","SID":"5bfba662f18efb7f"}}