{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/947 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/58 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t:  2021/509 Esas -  2023/172 Karar <br>TARİH:  21/02/2023<br>DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 15/01/2026<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilin ... Bankası Trabzon Değirmendere Şubesi'ne ait 30/11/2020 keşide tarihli 90.000,00-TL bedelli 001143 nolu ve 31/12/2020 keşide tarihli 90.0000,00-TL bedelli ... nolu 2 adet çeki satın aldığı mallar karşılığı ... ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi lehine keşide ettiği, 14/10/2020 tarihinde ... ... aracılığı ile davaya konu olan çekin de içerisinde bulunduğu iki adet çekin kargolandığı, çeklerin lehtarı ... ŞTİ'nin yetkilileri ... ile gönderdikleri  çeklerin kendilerine ulaşmadığı bildirilmesi üzerine müvekkil çeklerin akıbeti hakkında ... ...'ya ve ... Bankası'na başvurduğunu, müvekkilin ... ...'ya başvurusu sonucu iş bu çeklerin kaybolduğu  bilgisi ... ... Karadeniz bölge Müdürü'nün imzasını taşıyan beyan ile müvekkile iletildiğini, müvekkilin ... Bankası A.Ş.'ye başvurusu sonucu banka nezdinde yapılan sorgular sonucunda 30/11/2020 keşide tarihli 90.000,00-TL bedelli 0011423 nolu çekin ciro edilmek suretiyle bankaya ibraz edildiği bilgisinin alındığını, ... bankası tarafından sunulan çekin görselinin incelendiği ciro silsilesi içerisinde çekleri teslim almadığı olan lehtarın ... Şti.'nin  de kaşe ve imzasının bulunması üzerine müvekkil, lehtar ... Şti.'nin yetkilileri ile iletişime geçtiğini, ... ŞTİ.'nin yetkililerinin çekte bulunan kaşe ve imzanın kendilerine ait olmadığnın beyan ettiklerini, ... ŞTİ'de çekleri çalanların sahte kaşe, imza yapanların ve çeklerinin sahte kaşe ve imza ile tedavülünü sağlayanların tespiti için Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'na hırsızlık , evrakta  sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını konu alan suç duyurusunda bulunduğu, soruşturmanın 2021/4453 Esas numaralı dosya ile yürütüldüğünü, davamızın kabulüne, müvekkilin Bakırköy 11. İcra Dairesi... E. Sayılı dosyaya konu olan 31.12.2020 keşide tarihli 90.000,00 TL bedelli ... nolu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine,  Bakırköy 11. İcra Dairesi... E. Sayılı dosya ile başlatılan icra takibinin müvekkil yönünden iptaline, borca ve tüm fer’ilerine itirazımızın kabulüne, 31.12.2020 keşide tarihli 90.000,00 TL bedelli ... nolu çek için Bakırköy 11. İcra Dairesi... E. Sayılı dosya ile başlatılan icra takibinin dosyasına 18.000,00 TL nakdi teminat ve 147.750,92 TL teminat mektubu olarak toplam 165.750,92 TL tutarında teminat depo edildiğini, mahkeme huzurunda görülen yargılamanın sonuna dek işbu başlatılan icra takibinin tedbiren durdurulması kararına hükmedilmesine, yargılamanın sonuna dek teminat karşılığında icra veznesine yatırılan paranın davalılara ödenmemesine, yargılamanın sonuna dek teminat karşılığında icra veznesine depo edilen teminat mektubunun davalılara tesliminden men'ine, davalılar haksız ve kötüniyetli olduğundan müvekkil lehine %20 tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ... ... ve   Ltd. Şti. cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin Havalandırma fanı ve dıştan motorlu ... motorlarının tasarımı, üretimi ve ürettiği malları  da yurt içi ve yurt dışında satış sureti ile ticari faaliyetini gerçekleştirdiğini, davacı müvekkil şirket ile arasındaki ticari ilişkinin ve açık hesap uyarınca ... Bankası'nın Trabzon 31/12/2020 keşide tarihli ve 90.000,00-TL bedelli çekini keşide edip müvekkile ... ile gönderdiği ancak çekin müvekkile ulaşmadığını, çeklerin müvekkil şirket tarafından cirolanmadığı çekte yer alan imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığı kaşenin sahte olduğu hususları doğru olup ilgili dava ve şikayetler yapıldığını, davacı çeklerin müvekkile ulaşmadan kaybolduğunu bu durumun kendi ihmalinden kaynaklandığını kabul ettiğini, davacı ile müvekkil şirket arasında cari hesaptan kaynaklanan bir ihtilaf bulunmadığını bu sebeple açılmış olunan davanın müvekkil açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... ve  ... Ltd. Şti.vekili cevap dilekçesinde; ihtarnamede müvekkil ... ...'tan bahsedilmediğini, ihtarname ... ...'a değil ...'a çekilen bir ihtarname olduğunu, ihtarnamede yazılı hususların ... ...'a yöneltilmediğini, ... ... tarafından keşide edilmiş bir ihtarname  olmadığını ihtarnamelerin vekiller tarafından ...'a düzenlenen istifa bildiriminden ibaret olduğunu, ayrıca müvekkilin ... ...'ın ...'dan olan 3.600,00-TL 'lik alacağı için İstanbul 7.İcra Müdürlüğü  ...  Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu icra takibinden fiili haciz uygulanmış araç, gayrimenkul, sgk hacizleri uygulanması için talepler atıldığını,  davanın reddine, davacının icra takibine giriştiğinden %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının taraflarına ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Diğer davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 21/02/2023 tarih ve 2021/509 Esas -  2023/172 Karar sayılı kararında;<br>\".....Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; TTK'nun 818/1-c maddesinin yollaması ile TTK'nun 677. Maddesi uyarınca çek ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzası, sahte imzalar, hayali kişilerin imzaları veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzalar imzaların istiklali ilkesi gereğince diğer imzaların geçerliliğini etkilemeyecektir. Çeki düzenleyen keşidecinin lehtarın ciro imzasına itiraz hakkı yoktur, ciro imzasının lehtara ait olmaması anılan düzenleme karşısında imzasına itiraz etmeyen keşideci hakkında takip yapılmasına engel oluşturmaz. Mahkememiz dosyasında dava konusu çeklerin keşidecisinin davacı olduğu, keşideci imzalarının inkar edilmediği, TTK 677. maddede düzenlenen imzaların istiklali prensibi gereği lehtar imzasının geçersizliğinin davacı keşidecilerin sorumluluğunu etkilemeyeceği, dava konusu çekte lehtar imzası sahte olsa dahi ciro zincirinde kopukluk bulunduğunun kabul edilemeyeceği, davalının çekte ciro yoluyla yetkili hamil olduğu anlaşılmakla açılan davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\"gerekçesi ile, '' 1-Davanın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... ile ... ... hakkında resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, hırsızlık vb. suçlar ile ilgili yüzlerce soruşturma ve kovuşturma dosyası bulunmakta olduğunu, taraflarınca haricen tespit edilmiş olan ... ... ve ...'ın birlikte sanık ve birlikte şüpheli olarak yargılandıkları soruşturma ve kovuşturma dosyalarının sunulduğunu, İlk Derece Mahkemesince bu deliller incelenmeden ve değerlendirilmeden hangi gerekçe ile davalıların iyi niyetli hamil olduğunun açıklanmadığını, bu dosyaların incelenmesi halinde davalıların kötü niyetli olduğunun ortaya çıkacağını, dosyada delillerin toplanmadığını, davalıların ticari defterlerinin incelenmediğini, gerekçeli kararda belirtilen 'bilirkişi raporu'nun alınmadığını, davalıların kötü niyetine ilişkin iddialarını açıkça ispatlar nitelikte olan davalılara ilişkin ticari defter kayıtları ısrarlı taleplerine rağmen dosya içerisine celbedilmediğini, davalıların ticari defterlerinin incelenmediğini, aralarında ticari ilişki bulunmadığına ve dolayısıyla ciro silsilesinde bulunan davalıların birbirlerine çek ciro etmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olacağına ilişkin iddialarının aydınlatılmadığını, davanın ...  Limited Şirketi ile ...   Limited Şirketi bakımından kötü niyet araştırmasına dahi girilmeksizin kabulü gerektiğini, ...  Limited Şirketi'nin, sunmuş olduğu cevap dilekçesinde açıkça dava konusu çekin kendisine ulaşmadığını, dolayısıyla mezkur çeke hiçbir zaman hamil olmadığını, çekte bulunan kaşe ve imzanın sahte olduğunu ve şirket yetkililerine ait olmadığını belirttiğini; bu hususun dosyaya sunulan delillerle de sabit olduğunu, bu durumda ... ... Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin dava konusu çeki nasıl iktisap ettiği ve kötü niyetli olduğu hususunun irdelenmediğini, kaybolan her iki çekin de aynı ciro silsilesine sahip olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaybolan çeklerin toplam bedeli ile davalı ... ... Gayrimenkul Geliştirme Anonim Şirketi tarafından tek taraflı olarak düzenlenmiş olan 19.10.2020 tarihli fatura bedelinin bire bir aynı olduğunu, aralarında ticari ilişki bulunmayan kimselerin birbirlerine çekler vermelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ... ...'un çeki ciro ile devrettiği ...'ın bizzat ... ...'un yetkilisi olduğu, ...'ın çeki ... ...'a ciro ile devrettiği, ... ...'ın ise çeki ciro ile devrettiği...  Limited Şirketi'nin bizzat yetkilisi olduğunun görüldüğünü; bu hususun da anılan davalıların kötü niyetini açıkça göstermekte olduğunu, dosya içerisinde davalı ... ...'ın vekaletnamesinin bulunmamakta olduğunu, bu bakımdan ... ... adına yapılan tüm işlemlerin vekaletname olmaması hasebiyle geçersiz olduğunu, dosyada gerekli kişilere gerekli tebligatlar yapılmamış olmakla beraber usulsüz tebligatlar olduğunu, davalı ...'ın yargılama esnasında cezaevinde bulunmakta olduğunu; ...'ın vasisinin ... olarak tespit edildiğini ancak buna rağmen tebligatların davalı ...'ın vasisi ...'a yapılmadığını; bu sebeple ... adına çıkan tebligatların usulsüz olduğunu ve istinaf konusu mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirdiğini ileri sürmüştür. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı tarafından keşide edilerek aralarındaki ticari ilişkiye istinaden davalı ........Ltd.Şti.'ne ... ile gönderilen dava ve icra takibi konusu çekin bu davalıya ulaşmadan kargoda kaybolduğu ve lehtar adına sahte imza atılmak suretiyle tedavüle konulduğu ve davalıların çekin iktisabında kötü niyetli olduğu iddiasıyla elinden rızası dışında çakan çekten ve takibe konu borçtan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve davacı lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, kararın sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hüküm açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Mahkemece, davacı tarafın dava dilekçesinde davalı olarak gösterdiği tüm kişiler hakkında ileri sürdüğü talepleri ile ilgili olumlu/olumsuz bir karar verilmemesi, talep sonucunun karşılanmaması açık bir kanuna ve kamu düzenine aykırılık hali olup, istinaf aşamasında re’sen nazara alınması gerekmektedir.<br>Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, davacı tarafından keşide edilerek aralarındaki ticari ilişkiye istinaden davalı ........Ltd.Şti.'ne ... ile gönderilen dava ve icra takibi konusu çekin bu davalıya ulaşmadan kargoda kaybolduğu ve lehtar adına sahte imza atılmak suretiyle tedavüle konulduğunu ve davalıların çekin iktisabında kötü niyetli olduğu iddiasıyla çekten ve icra takibine konu borçtan dolayı borçlu olmadığını ileri sürmüştür. Davalı ... ... ... ve San. Tic. Ltd. Şti.vekili, dava konusu çekin davacı ile aralarındaki ticari ilişkiye istinaden davalıya gönderilmek üzere kargoya verildiğini, ancak çekin kendilerine ulaşmadan kaybolduğunu, çekin arkasındaki ilk cirodaki kaşenin ve kendileri adına atfen atılan imzanın şirketlerine ait olmadığını, bu hususta çek iptali için dava açıldığını ve savcılığa şikayette bulunulduğunu, davacı ile aralarında cari hesaptan kaynaklanan bir ihtilafın bulunmadığını savunmuş, davalılar  ... ... ve  ...  Sanayi Ltd. Şti.vekili davalıların çekte iyi niyetli yetkili hamil olduğunu, imzaların istiklali prensibi gereği davacının lehtarın imzasının sahteliğine dayanamayacağını savunmuştur. Diğer davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmadığından davacının iddiaları inkar edilmiş sayılmıştır. <br>Dava konusu 31.12.2020 keşide tarihli 90.000,00 TL bedelli ... nolu çekin davacı tarafından davalı ... ve   Ltd. Şti.lehine keşide edildiği, çekte ilk cirantanın bu davalı olduğu, sonraki cirantaların sırasıyla ... ...Limited Şirketi, ... ...   Anonim Şirketi, ..., ... ... ve...İç ve ... Limited Şirketi olduğu, çekin son hamil tarafından ibrazı üzerine çek hakkında ödeme yasağı kararı bulunduğundan ödeme yapılamadığının ve hesapta 58.610,22 TL olduğunun bankaca tespit edildiği, ibrazdan sonra çekte herhangi bir cironun bulunmadığı, çekin davalı ... ... tarafından Bakırköy  11. İcra Dairesi... esas sayılı dosyasında davacı, davalılar ... ...Limited Şirketi, ... ... ...Anonim Şirketi, ...,  ... ... ... ve San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine icra takibine konulduğu anlaşılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 818/1-c maddesinin atfıyla çekler hakkında da uygulama alanı bulan aynı Kanun'un 677. maddesi uyarınca, çekle borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içermesi halinde dahi diğer imzaların geçerliliği bu durumdan etkilenmeyecektir. Anılan hükümden hareketle birbirinden bağımsız her imza, eğer ki geçersizse, sadece imzanın sahibi yönünden hükümsüzlük sonucu doğuracaktır. İmzaların bağımsızlığı ilkesi, atılı her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzaların sahiplerinin sorumlu tutulmamasına rağmen poliçenin geçerliliğinin ortadan kalkmayacağını ifade eder. Eş anlatımla, geçerli imzaların sahiplerinin başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulmaları mümkün değildir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2025 tarih,  2024/2465 ve 2025/707 sayılı ilamı) Yukarıda belirtilen yasal mevzuat ve içtihat uyarınca somut olayda olduğu gibi keşidecinin ancak kendi imzasının sahteliği iddiasında bulunabileceği, lehtarın imzasının sahteliği iddiasında bulunarak menfi tespit talep edemeyeceği açık olup, Mahkemenin bu hususa ilişkin tespiti yerindedir. Bununla birlikte Mahkemece bu yönde yapılan tespit yerinde ise de, çekin iktisabında kötü niyetli olduğu ispat edilen kişilerin yetkili hamil olması ve çeke dayalı olarak hak talebinde bulunmalarının yasal olarak korunması mümkün değildir. Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde davalıların kötü niyetinin ispatı yönünden delil olarak  ellerinden rızası dışında çıkan çeklere ilişkin soruşturma dosyaları, menfi tespit dosyaları, davalılar ve cirantalar ... ... ...Anonim Şirketi'nin yetkilisi ... ile...İç ve ... Limited Şirketi'nin yetkilisi ... ...'ın birlikte yargılandıkları benzer suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma dosyalarının gösterildiği, Mahkemece dava konusu çeklere ilişkin soruşturma dosyalarının ve menfi tespit dosyasının celbine karar verildiği, ancak celbedilen bu dosyaların akıbetlerinin sorularak dosya arasına alınmadığı ve bu dosyalardaki delilere, alınan ifadelere ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı, bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı hususunun değerlendirilmediği, yine dilekçede dayanılan diğer dosyaların celbedilerek değerlendirilmediği, çek ciro silsilesindeki şirketlerin ticaret sicil kayıtları ve vergi dosyaları celbedilerek yetkili olup olmadıkları ve faal olup olmadıklarının ve ciro silsilesinde yer alan şirketlerin ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle aralarında ticari ilişki bulunup bulunmadığının tespit edilmediği, bilirkişi raporu alınmamasına rağmen alındığının belirtildiği, davalılar hakkındaki soruşturma ve kovuşturma dosyalarına konu çekteki ciro silsileleri ve yetkililerinin ifadeleri değerlendirilerek dava konusu çek ile birlikte elinden çıkan ve başka davanın konusu olan çekteki ciro silsilesinin aynı olduğu iddiası, davalının vekili tarafından gönderilen istifa beyanı ve davacı tarafından dosyaya sunulan haberlere ilişkin delillerin irdelenmediği, kısacası davacı tarafından gösterilen bu deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden davalıların çekin iktisabında kötü niyetli olup olmadıkları tespit edilmediği gibi, gerekçeli kararda her bir davalı yönünden hangi gerekçe ile kötü niyetli olmadıklarının kabul edildiğinin açıklanmadığı, yine davacı tarafından hem çekten hemde icra takibine konu borçtan sorumlu olmadığının, davalı ... ... ... ve San. Tic. Ltd. Şti.'ne karşı borcunu ödediğinin ve ... ... ... ve San. Tic. Ltd. Şti.tarafından davacı ile aralarında cari hesap ilişkisine ilişkin ihtilaf bulunmadığının ileri sürülmesi karşısında bu hususlar net bir şekilde açıklattırılmak suretiyle davacının davalı ... ... ... ve San. Tic. Ltd. Şti.'ne borçlu olup olmadığına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı ve sonuca göre karar verilmediği, dava dayanağı icra takibinin çekte son hamil olarak görünen şirket tarafından değil davalı ... ... tarafından başlatıldığı ve çekin ibrazından sonra ciro olmadığı gözetildiğinde bu hususun hukuki niteliğinin ve ileri sürülebilecek def'iler yönünden sonucunun değerlendirilmediği, ayrıca davacı tarafından dava dilekçesinde hem takip dayanağı çekten hemde icra takibine konu borçtan dolayı borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği görülmekle Harçlar Kanunu'nun 16 ve 30 maddeleri uyarınca davacı vekiline talebini açıklattırılıp buna göre eksik harç bulunması halinde tamamlattırılmak suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerekirken bu hususun da gözetilmediği ve usul ve yasaya aykırı olarak eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 297, 355, 353/1-a6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde tarafların tüm delilleri toplanıp her bir iddia ve savunmaları deliller ile birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine, davacının sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.  <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>-BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/02/2023 ve  2021/509 Esas ve 2023/172 Karar sayılı kararının HMK'nın  HMK'nın 297, 355, 353/1-a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, <br>5-Artan gider avansı olması ve talep halinde  yatıran tarafa iadesine, <br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, <br>  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8df3c92fa1f9b644","SID":"640cb99e1cf73681"}}