{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2024/306 <br>KARAR NO\t: 2025/1161<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 07/12/2023 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2021/278 Esas,  2023/853 Karar<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili alacaklı ... .... Ltd. Şti.'nin ... & ... Gıda İnş. ... Ltd. Şti. iş ortaklığı ile yapmış olduğu ticari iş neticesinde 25/12/2019 tarihli ve .... seri, ...sıra nolu, 298.009,00-TL bedelli faturayı düzenlediğini, davalı - borçluların fatura konusu borcun 200.000,00-TL'sini 20/12/2019 tarihinde ödediğini ancak bakiye 98.009,00-TL ödenmediğinden müvekkili alacaklının 29/09/2020 tarihinde Ankara .... İcra Dairesi'nin 2020/... sayılı dosyasından icra takibi başlatılarak bakiye 98.009,00-TL tutarındaki fatura alacağının ve 6.742,48-TL işlemiş faizinin, ferileriyle birlikte ödenmesini talep ettiğini, davalılar arasında adi ortaklık söz konusu olduğundan, her iki borçlunun da borçtan birlikte sorumlu olduğunu, icra takibine yönelik yetki itirazı kapsamında dosyanın Erzurum ... İcra Dairesi'nin 2020/.... Esasına kaydedildiğini, borçlu yanlarca haricen öğrenme üzerine borca, ferilerine ve takibe itiraz edildiğinden Erzurum... İcra Dairesi'nce, 02/02/2021 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı - borçluların takibe ve borca itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu beyanla davalı - borçluların borca itirazlarının iptali, takibin devamıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan dava hukuki dayanaktan yoksun soyut iddialardan ibaret olduğunu, müvekkillerinin davacı ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, müvekkilleri veya iş ortaklıklarının davacıdan herhangi bir şekilde ticari bir mal alımı yapmadığını, somut olayda faturanın taraflarına tebliğ edilmediğini, davacı ile herhangi bir hukuki ilişkilerinin olmadığını, davacı taraf yazılı delil ile sözleşme ilişkisinin olduğunu ispat etmesi gerektiğini, müvekkillerinin defter ve belgelerinde de böyle bir fatura  olmadığını, yapılan incelemede bu husus açıkça ortaya çıkacağını beyanla davanın reddine, davalıların % 20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İlk Derece Mahkemesince; \"...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili müvekkilinin ...&... Gıda İnş Ltd. Şti iş ortaklığı ile yapmış odluğu ticari iş neticesinde 25.12.2019 tarihli 298.009,00 TL tutarlı faturayı düzenlediğini, davalıların faturanın 200.000,00 TL'sini 20.12.2019 tarihinde ödediğini, bakiye borç için takip başlatıldığını, takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, Erzurum.... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamın karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı vekili taraflar arasında ticari ilişki olmadığını, davacının iddia ettiği ödemenin çek ile yapıldığını, çekin doğrudan davacı için yazılmış bir çek olmadığını, ciro yoluyla davacının eline geçtiğini, müvekkilleri ile davacı arasında akdi ilişkinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>Mahkememizce Erzurum Ticaret ve Sanayi Odasına müzekkere yazılarak ... Gıda İnşaat Emlak Otomotiv ..Ltd Şti yetkilileri sorulmuş gelen yazı cevabında ...'nun şirket müdürü olduğu bildirilmiştir. ...A.Ş.'ye çekin ibraz bilgileri sorulmuş, çekin davacı tarafından bankaya ibraz ediliği, banka tarafından gönderilen çek suretinde ise keşidecinin ..., lehdarın ... olduğu, çekin arka yüzünde  ...'nun cirosunun bulunduğu görülmüştür. <br>Mahkememizce tarafların ticari defterleri incelenmek üzere dosya serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişiye tevdii edilmiş, davacının defterleri incelendiğinde; resmi defterlerin yasal süreler içinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı ve takibe konu faturanın kayıtlara alındığı ve yapılan kısmi  ödemenin (200.000 TL tutarlı çekin ) kayıtlara işlendiği ve alacak bakiyesinin göründüğü, faturanın KDV beyannamesinde beyan edildiği, '''...-... Gıda İnş.emlak Otom.. Ve Tic.Ltd.Şti. İş Ortaklığ'' na ait defterler  incelendiğinde; ilgili fatura ve ödeme makbuzu ile alakalı hiçbir kaydın yapılmadığı, ilgili Vergi Dairesinden gelen yazı ve ekleri incelendiğinde fatura ile ilgili BA Formunda herhangi bir bilginin verilmediği, Resmi Defterlerin 2020 yılına ait olduğu ve 2019 kayıtlarının 2020 yılı resmi defterlerine bilgisayar ortamından yazdırıldığı, 2019 yılı Resmi Defterlerin Mahkeme Dosyasında olmadığı, Yevmiye Defteri kapanış kaydı olmadığı, defterlerin davalılar lehine delil olmayacağının tespit edildiği anlaşılmış, davacının defterlerinin usulüne uygun olması nedeniyle HMK 222 maddesi gereği lehine delil olarak değerlendirilmiş, faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının taraflar arasında ticari iş olmadığı savunması karşısında kısmi ödemenin bulunması, ödeme çek ile yapılmışsa da da çekin davacı tarafından ibraz edildiği ve davalılardan ... Gıda İnş.Ltd.Şti şirket yetkilisi tarafından ciro edildikten sonra başka bir ciro silsilesi olmadan davacı tarafından bankaya ibraz edilmiş olduğu, ... Gıda İnş Ltd. Şti ile diğer davalı ...'in adi ortaklığının bulunduğunun her iki tarafın da kabulünde olduğu değerlendirildiğinde takibe konu faturaya konu bakiye alacak  nedeniyle davalıların borçlu olduğu...\" gerekçesiyle <br>\"...Davanın kabulüne, Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin aynen devamına, <br>Asıl alacağın %20'si olan 19.601,08-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından davacının defterlerinin delil niteliğinde olduğunun kabul edildiğini, ticari defterlerin olmasının ilk şartı tarafların tacir olması olduğunu, müvekkillerinin adi ortak olup adi ortaklığın tüzel kişiliğinin olmadığını, bilirkişinin defter tasdikine 2019 yılı faturaların 2020 yılı içinde işlenmesine ilişkin açıklamaların özellikle kendi uzmanlık alanı dışına çıkarak açık şekilde hatalı hukuki değerlendirme yapılması nedeniyle tarafsızlığını ciddi şekilde gölge düşürdüğünü, başka bir bilirkişi marifetiyle adi ortaklık defterlerinin incelenmesi gerektiğini, davacının defterinde yer alan tek taraflı kaydın davanın ispatı için yeterli olmadığını, davacı ile müvekkilleri arasında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığını, ilk derece mahkemesince dikkate alınan ödeme belgesinin hukuken bir bağlayıcılığı olmadığını, çekin ciro yoluyla bir başkasının eline geçmiş olmasının çek sahibi ile hamil arasındaki hukuki ilişkinin varlığını göstermeyeceğini belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddi, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi  istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:\t<br>Dava; faturaya dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine yöneliktir. <br>İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;<br>1-) HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. <br>Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, fatura içeriği malların teslim edildiğinin ispat külfeti davacıya aittir. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağı kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olması da fatura içeriği malların teslimi sonucunu doğurmayacaktır.<br>2-) Somut olayda takip konusu alacağın dayanağı niteliği fatura münderecatında, \"3500 metrekare ihtal duvar kağıdı, 30 takım perde ve aksesuar takımı uygulama\" açıklamasına yer verilerek toplamda 298.009,00 TL tutarında irsaliyeli fatura tanzim edildiği, davacının fatura içeriği ürünlerin  konusunu oluşturan işleri yaptığını ve malları teslim ettiğini ispata yönelik davalı şirket yetkilisinin imzasını içeren teslim tutanağı ya da sevk irsaliyesi sunmadığı, bununla birlikte takibe esas teşkil eden faturanın davalı tarafın defterlerinde yer almadığı gibi davalının bağlı bulunduğu vergi dairesinden celp edilen ilgili döneme air BA formunda davacı şirketten herhangi bir mal ve hizmet alımına ilişkin bildirimde bulunulmadığını tespit edildiği anlaşılmaktadır. <br>3-) Her ne kadar ilk derece mahkemesince fatura bedelinin 200.000,00 TL'lik kısmının .... Katılım Bankasına ait .... bedelli çek kapsamında ödendiği ifade edilerek taraflar arasında takip konusu faturadan kaynaklı ticari ilişkinin varlığı sabit görülüp faturadan kaynaklı bakiye kısım yönünden davalının borçlu olduğuna karar verilmiş ise de  bir ödeme aracı olan çekin söz konusu faturaya karşılık verildiğinin, akdi ilişkinin varlığını ortaya koymak noktasında davacı tarafından yazılı ve kesin delille ispat etmesi gerekmektedir. Çekin fatura nedeniyle ihdas edildiğine dair davacı tarafça dosyaya sunulmuş kesin ve kabul edilebilir bir delile tesadüf edilmemiştir. Davacı vekili ilk derece mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ara kararı uyarınca dosyaya sunduğu 09.05.2023 tarihli dilekçesiyle de yemin deliline dayanamayacaklarını açıkça beyan etmiştir. <br>4-) Yazılı açıklama dahilinde akdi ilişkinin varlığı / fatura konusu malların teslim edildiği hususlarının davacı tarafça usulünce ispat edilememiş olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle kabulüne hükmedilmesi isabetli bulunmamıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda yazılı hukuki açıklama dahilinde kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ancak bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; davanın reddi, takibin haksız ve kötü niyetli yapıldığı dosya kapsamınca sabit görülmemekle davalı yanın tazminat isteminin reddi yönünde  dairemizce yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>I-Davalılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile; mahkemece verilen hükmün HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>II-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"1-Davanın REDDİNE,<br>2-Takibin haksız ve kötüniyetli yapıldığı ispat olunmadığından davalı yanın tazminat isteminin REDDİNE,<br>3-Harçlar Kanununun uyarınca alınması gerekli 615,40-TL karar harcından peşin alınan 1.788,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.173,50-TL'nin davacıya iadesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte olan AAÜT  uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin  davacıdan  alınarak davalılara ödenmesine,  <br>6-Arabuluculuk masrafı 1.320,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,\" şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>III-Davalılardan alınan istinaf karar peşin harcının davalılara iadesine,<br>IV-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan 1.169,40-TL başvuru harcı, 316,00-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.495,40-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>VI-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında başvuruda bulunan davalılar tarafından tehiri icra talebi uyarınca varsa yatırılan teminatın iadesine,<br>VII-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 19/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5cfe55043176cebf","SID":"d3f43ae18b3f1f7b"}}