{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.  İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2025/1558 <br>KARAR NO\t: 2026/8<br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/04/2025<br>NUMARASI\t: 2024/102 Esas, 2025/410 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 13/01/2026<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine  ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.<br>Davacı vekili; taraflar arasında fason dijital baskı nedeni ile iş ilişkisi olduğunu, davalının cari hesaptan kaynaklanan borcunu ödemediğini, girişilen icra takibine haksız olarak itiraz etmek suretiyle durmasına sebebiyet verdiğini belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, davacının taraflar arasındaki fiyatlandırmada anlaşmasına aykırı davrandığını,  davacının talebinin istenebilir bir alacak olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece; davacının iş bedelini düzenlemiş olduğu fatura ile talep ettiği, davalı tarafın ise bu faturaya iade faturası kesmek suretiyle davacı tarafa iade ettiği,  iade faturasının davacı yanca cari hesaba kaydedildiği, iadenin sebebinin davacı yanca eser sözleşmesi gereği yapılan ve davalıya teslim edilen kumaşların net metre başı 1,9 Euro'dan fiyatlanması gerektiği halde fazladan fiyat çıkartılmasından bahisle gönderildiğinin anlaşıldığı, işin metresinin 2 Eurodan yapılacağına ilişkin her ne kadar dosyada bir kısım mail yazışmaları bulunmakta isede;  mail yazışmalarının davalı yanca kabul edilmemesi sebebiyle sıhhatinin tartışmalı olduğu, bu sebeple mail yazışmasına itibar edilemeyeceği, fiyatlanmanın brüt metre üzerinden yapıldığı hususunun da davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği halde buna ilişkin geçerli bir delilin sunulmadığı,  alacağın davacı yanca ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Yerel mahkeme kararı davacı yanca istinaf edilmiştir. Dairemizin 26/12/2023 tarih, 2021/185 esas 2023/1496 karar sayılı ilamıyla,  taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davacı taraf iş bedelinin tahsili amacıyla davalıya fatura düzenlenerek gönderilmiş; davalı ise iade faturası düzenlemiştir. Davalı vekili savunmasında,  27.07.2017 tarih 13:36 saatli email ile  davacı tarafından  1,9 Euro üzerinden teklif edildiğini ve bunu kabul ettiklerini beyan etmiş ise de söz konusu email dosya kapsamında bulunmamaktadır. Bu durumda, 27.07.2017 tarihli e-mailin taraflardan temin edilerek dosya içerisine alınması ve mahkemece değerlendirilmesi gerektiği, Dosya kapsamı ve bilirkişi incelemelerinde, dava konusu iş için davacı tarafından toplam 11 adet fatura düzenlenmiştir. Bu faturaların bir kısmı metre üzerinden, bir kısmının ise Kg üzerinden ve ayrıca net ve brüt ayrımı yapılarak gönderildiği görülmektedir. Mahkemece taraflar arasında düzenlenen tüm  faturaların celbi sağlanarak, taraflar arasındaki ticari ilişkide baştan itibaren fiyatlandırmanın ne şekilde yapıldığı (kilo veya metre), net veya brüt üzerinden mi faturalandırıldığı hususunda ayrıntılı inceleme yapılması ve ayrıca 27.07.207 tarihli email ve sonraki gönderilen emailler değerlendirilerek;  ek rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmaksızın  yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesi ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>Mahkemece dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapılmıştır. Mahkemece, 27.07.2017 tarihli e-mailin taraflardan temin  edilmiş olup  davalı tarafça 26/02/2024 tarihinde  sunulan 27/07/2017 tarihli mailin öneri mahiyetinde olduğu bir kabulün ya da sözleşmenin mevcut olmadığının anlaşıldığı, davacı tarafından sunulan mailde yer alan  adres ile davalı tarafından sunulan adresin aynı olduğu dolayısıyla davacı tarafından sunulan 30/03/2018 tarihli mailin geçersizliğinin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, dolyasıyla m² sinin 2 Euro olduğu ve yazışmalara göre de net metre üzerinden anlaşıldığı kanaatine varılmış olup 10/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda m² sinin 2Euro olması halinde davacının kesmiş olduğu 9.837,11 Euro bedelli faturanın kabul edilebileceği belirtilmiş olup takip tarihi olan 10/05/2018 takih tarihindeki kur ( 5,10 TLX9837,11 euro ) dikkate alındığında  davacının 50.169,26-TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne ve likit olan alacağı davalı tarafça haksız itiraz edildiği anlaşıldığından davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporlarının tümüyle sabit olduğu üzere  Davalı ... .... İnş.im.gıda Paz.tic. Ltd. Şti. Ticari defterlerinin usulüne uygunluk yönünden tetkiki:\"Davalının incelemeye sunulan 2018 yılına ait ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, yevmiye defterlerinde TTK mad.64/3 hükmü uyarınca bulunması gereken kapanış tasdiklerinin mevcut olduğu, defterlerin TTK hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğu kanaatine varılmış olup  ticari defterler yönünden davalı müvekkil şirket davacıya borçlu olmadığından HUMUK 222/3 maddesi gereğince  davacı ticari defterlerinin lehlerine delil olarak kullanılmasının mümkün olmadığını,  birbirleri ile çelişik alacağın varlığını ortaya  konulamayan  bilirkişi raporları nedeniyle  Ticari defterler üzerinden hüküm kuramayan esas mahkemenin bir elektronik postanın (e-mail) delil olarak kabul edilebilmesi için söz konusu e postanın  gönderildiğinin kesin bir şekilde tespit edilmesi gerektiği noktada   taraflarınca  gönderilen maili bir öneri kabul edip sözleşmesel  ilişkinin kurulmasına yeterli saymayan mahkemenin   davacı tarafça ibraz edilen, ancak tarafımızca asla kabul görmeyen bir takım yazışmalara neden itibar  edildiği  gerekçelendirilmeden davacı tarafından gönderildiği iddia edilen maile yapılan  savunmayı dürüstlük kuralına aykırı  bularak  davacı lehine  kurulan  hüküm hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.\t<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen Eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.<br>Davacı davada, taraflar arasında fason dijital baskı nedeniyle iş ilişkisi kurulduğunu,  iş sebebiyle davalıdan alacaklı olduklarını, ihtarname gönderdiklerini ancak davalı taraından dijital baskı birim fayatının metre başına 1,9 Euro olduğunu ve fiyatlandırmanın net sevk edilen metre üzerinden yapılması gerektiğini, cari hesap alacağını 1.047 Euro kısmını kabul ettiklerini bildirdiklerini, birim fiyatının metre başına 2 Euro olduğunu ve fiyatlandırmanın brüt metre üzerinden yapılması gerektiğini, alacakları için icra takibine başladıklarını takibe itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasında fason dijital baskı işi yönelik eser sözleşme ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasında 2 Euro üzerinden bir yazılı anlaşma bulunmadığını aksine 27.07.2017 tarihli mail ile birim fiyatının 1,9 Euro olarak teklif edildiği, bu teklifin kabul edildiğini, davacı buna aykırı olarak fatura düzenlediğini, fiyatlandırmanın net teslim edilen ürün üzerinden yapılması gerektiğini, davacının brüt metre üzerinden fiyatlandırma yapmasının doğru olmadığını, 6.501,80 Euro iade faturası düzenlenerek tebliğ edildiğini, ayrıca 21.04.2018 tarihli 193,191 ve 192 numaralı faturalar itibariyle 3.252,64 Euro tutarında fiyat farkı faturası kesildiğini, fatura tebliği tek başına alacağın varlığını ispat etmediğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, dosya kapsamı, bilirkişi raporu dikkate alarak, ürünün m2 sinin 2 Euro olduğu kabul edilerek davacının 9.837,11 Euro alacaklı olduğunu, takip tarihi itibariyle alacak miktarının 50.169,26 TL olduğunu kabul ederek bu bedel itibariyle davanın kabulüne ve takibin bu miktar üzerinden devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar vermiştir. Taraflar arasında, özellikle düzenlenen faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde yer alması sebebiyle  sözlü eser sözleşmesi kurulmuştur. TBK 470 maddesi gereğince eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. TBK 471 maddesi gereğine yüklenici eseri sadakat ve özenle meydana getirmek zorundadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık ve dairemizin daha önce kaldırma kararında belirttiği gibi, iş bedelinin metre kare üzerinden mi, kg üzerinden mi ve birim fiyatının 1,9 Euro veya 2 Euro olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. TBK 481 maddesinde; Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirleneceği düzenlenmiştir. Taraflar bedel hususunda bir anlaşmazlıkları varsa, bedel mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenir. Ancak taraflar arasında yazılı bir belge mail yazışması veya zımni kabul varsa bu bedel esas alınması gerekir. Bunun için tarafların kabulü gerekir. Bununla birlikte, gönderilen mail vb. Gereğince düzenlenen faturalar itibariyle işin yapılmış olması ve faturaların ticari defterlere itirazi kayıt olmadan kaydedilmiş olması fiyat zımni kabul olduğu kabul edilmesi gerekir. Davalı tarafından faturalar kabul edildikten sonra sonradan iade fatura düzenlemesi ve mail yazışması itibariyle kabul etmediğini bildirmemesi dikkate alındığında, MK 2 dürüstlük kuralı gereğince mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda metre kare birim fiyatının 2 Euro olarak kabul edilmesi doğru olmuştur. Somut olayda, taraflar arasında zımmi bile olsa kabul edilen birim fiyat üzerinden fatura düzenlenmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından kesilen iade faturası yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen kabul kararı doğru olmuştur. <br>Bununla birlikte, dava dilekçesi ile davacı, Küçükçekmece 2.İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasında takip borçlusu davalının itirazın iptali ile takibin devamını talep etmiş ve dava değeri olarak 9.735,18 Euro ( 62.090,00 TL ) olarak dava tarihindeki kur üzerinden talepte bulunmuştur. <br>Mahkeme bilirkişi raporu doğrultusunda 9.837,11 Euro üzerinden yapmış olduğu hesaplama ile davanın kabulüne karar vermiştir. Oysa, taleple bağlılık kuralı gereğince İcra takip tarihi olan 10.05.2018 tarihinde Merkez Bankası 1 Euro satış kuru 5.0836 TL esas alınmak suretiyle taleple bağlı kalınarak 9.735,18 Euro itibariyle, 49.489,76 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi, ayrıca, alacak miktarı yargılama ile belirlenmiş olup, davacının icra inkar tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A)1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE <br>2-BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 25/04/2025 tarih ve 2024/102 Esas, 2025/410 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3- Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, <br>Davalının Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğü...  esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 49.489,76 TL asıl  alacak yönünden  iptali ile takibin bu miktar itibariyle  asıl alacak üzerinden  devamına, <br>Davacının davasının 12.600,24 TL kısmının REDDİNE, <br>Dava konusu alacak yargılama ile belirlenmiş olması sebebiyle icra inkar tazminat talebinin reddine, <br>B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN<br>1-Alınması gereken 3.380,64 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 767,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.613,22 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, <br>2-Davacı tarafından yatırılan 767,42 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>3-Davacı tarafından yapılan 6.900,00TL bilirkişi ücreti, 307,10TL posta masrafı olmak üzere toplam 7.207,1.-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 5.744,53-TL'sının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 12.600,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN<br>1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,<br>2-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere13/01/2026  tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ed85ccd33512156c","SID":"a4cdd5e7fa362a33"}}