{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/710 Esas   2025/1383 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/710 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1383<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/10/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/394 Esas 2024/661 Karar<br><br><br>DAVA\t: Menfi Tespit <br>DAVA TARİHİ\t: 27/02/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 28/11/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 28/11/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki menfi tespit  istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, dava dışı ... Mühendislik A.Ş ile davalı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşlerinde kefil sıfatıyla yer almakta ise de kefaletin geçersiz olduğunu, bu nedenle müvekkili hakkında takip başlatılmasının ve itirazın iptali davası açılmasının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek  müvekkilinin 05/08/2019 tarihli 25.000.000,00 TL tutarlı, 30/05/2018 tarihli  25.000.000,00 TL tutarlı ve 09/06/2020 tarihli 50.000.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmelerindeki müteselsil kefaletinin şimdilik her bir genel kredi sözleşmesi için 1.000 TL üzerinden  olmak üzere toplam 2.000 TL tutar üzerinden kefalet sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile iptaline, bu genel kredi sözleşmelerine istinaden Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2023/96389 Esas sayılı dosyasına konu edilen 593.665,41 TL tutarındaki alacaktan dolayı şimdilik 2.000,00 TL tutar üzerinden davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; dava şartı olan zorunlu arabuculuk müsessesine başvurulmamış olup davanın usulden reddi gerektiğini,  menfi tespit davalarının kısmi dava olarak açılmasının mümkün  olmadığını, itirazın iptali davası açılmış iken, davalı/karşı davacı borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, borcun yenilenmediğini, müvekkilinin alacaklı olduğunu, kefaletin geçerli olduğunu, davacının tesis ettiği ipotek bulunmadığından kefaletten önce teminata başvurulması gerektiğine ilişkin iddiaları gerçek dışı olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; karşı davacı vekilince 10.06.2024 tarihli yenileme dilekçesi verilmesi üzerine 10.06.2024  aynı tarihli yenileme tensip zaptı ile dosyanın yenilenmesine karar verilmekle birlikte aynı tarihli tensip ara kararı ile   karşı davanın menfi tespit talebine ilişkin bulunması nedeni ile kısmi dava olarak açılamayacağı belirtilerek eksik harcın ikmali ve gider avansının ikmali  için karşı davacı vekiline ihtaratlı kesin  süre verilmesine rağmen, yasal 3 aylık süre içerisinde eksik harcın ikmal edilmediği gerekçeleriyle Harçlar Kanunun 30,32  maddeleri ve  Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150  maddesi gereğince  davanın  açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılabileceğinden tam davanın harcının ikmalinin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kısmi dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; davacının müteselsil kefil sıfatıyla  yer aldığı 05/08/2019 tarihli 25.000.000,00 TL tutarlı, 30/05/2018 tarihli  25.000.000,00 TL tutarlı ve 09/06/2020 tarihli 50.000.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmelerindeki müteselsil kefaletinin şimdilik her bir genel kredi sözleşmesi için 1.000 TL üzerinden olmak üzere toplam 2.000 TL tutar üzerinden kefalet sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile iptali, bu genel kredi sözleşmelerine istinaden Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2023/96389 Esas sayılı dosyasına konu edilen 593.665,41 TL alacaktan dolayı şimdilik 2.000,00 TL tutar üzerinden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tSomut olayda, davalı bankaca dava dışı ... Mühendislik A.Ş ile akdedilen ve davacı şirketin de müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı  05/08/2019 tarihli 25.000.000,00 TL tutarlı, 30/05/2018 tarihli  25.000.000,00 TL tutarlı ve 09/06/2020 tarihli 50.000.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan kredi boçlarının ödenmediği iddiasıyla hesabın katedilerek Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2023/96389 Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin davalının itirazı nedeniyle durması üzerine dava değeri 593.665,41 TL olarak gösterilmek suretiyle Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/140 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığı, davalı ... Mühendislik ... A.Ş vekilince sunulan 02/03/2024 tarihli cevap dilekçesi ile itirazın iptali davasının reddi talep edilerek ... Mühendislik A.Ş'nin  davalı banka ile dava dışı ... Mühendislik A.Ş  akdedilen 05/08/2019 tarihli 25.000.000,00 TL tutarlı, 30/05/2018 tarihli  25.000.000,00 TL tutarlı ve 09/06/2020 tarihli 50.000.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmelerindeki kefaletlerinin geçersiz olduğu iddia edilerek anılan sözleşmelerdeki müteselsil kefaletin şimdilik her bir genel kredi sözleşmesi için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL tutar üzerinden kefalet sözleşmelerinin geçersizliğinin tespiti ile iptali ve bu sözleşmeler dayanak gösterilerek  Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2023/96389 Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde talep edilen 593.665,41 TL tutarındaki alacaktan dolayı şimdilik 2.000,00 TL tutar üzerinden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle karşı dava açtığı, <br>\tMahkemece 31/05/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında  karşı davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydının yapılmasına karar verilerek menfi tespit davasının aynı mahkemenin 2024/394 Esas numarasına kayıt edildiği, <br>\tMahkemece 2024/394 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sırasında 10/06/2024 tarihli tensip tutanağı ile davacı vekiline Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2023/96389 Esas sayılı dosyasında takibe esas alacağın davacı şirket bakımından 587.665,41 TL olduğu belirtilerek bu tutar üzerinden 10.035,85 TL peşin harç ve 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 10.463,45 TL harcın yatırılması için Harçlar Kanununun 30.maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde Harçlar Kanununun 30.ve HMK'nun 150.maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılacağı ve mütakip işlemlere devam edilmeyeceği ve 3 aylık yasal süre sonunda davanın açılmamış sayılacağı hususunun ihtarına karar verildiği, <br>\tDavacı yanca kesin süre içerisinde harçların yatırılmaması üzerine 17/07/2024 tarihli \"Duruşma Dışı Ara Karar\" ile davanın HMK'nun 150.maddesi uyarınca yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği,<br>\tMahkemece 18/10/2024 tarihinde de davacı yanca kesin süreye rağmen harçların tamamlanmadığı gerekçeleriyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. <br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazları doğrultusunda dosyamız kapsamında halli gereken uyuşmazlığın, somut olayda davanın açılmamış sayılması koşullarının  oluşup oluşmadığının belirlenmesi noktasında toplandığı görülmüştür.<br>Davacı tarafça dava değeri, toplam 100.000.000,00 TL limitli  genel kredi sözleşmelerindeki kefaletin geçersizliği nedeniyle iptali istemi yönünden şimdilik 2.000,00 TL,  Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2023/96389 Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde talep edilen 593.665,41 TL tutarındaki alacaktan dolayı da şimdilik 2.000,00 TL gösterilmek suretiyle karşı dava açılmıştır.<br> Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi “Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılıyorsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409. maddesinde (HMK 150) gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” şeklinde, 32. maddesi ise “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.<br>Harçlar Kanunu'nun uygulanması kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle hakim tarafından re'sen  gözetilmesi gereken bir husustur.<br>İlk derece mahkemesi karar tarihi itibarıyla dosyanın işlemden kaldırıldığı 17/07/2024 tarihinden itibaren 3 aylık sürenin geçtiği, bu süre içerisinde mahkeme ihtarına konu eksik peşin harcın karşı davacı şirket  tarafından tamamlanmadığı görülmüştür.<br>\tHal böyle olunca, mahkemece usulüne uygun ihtara rağmen karşı davacı şirketin eksik peşin harcı verilen kesin sürede ikmal etmediği gibi, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık süre içerisinde de eksik peşin harcın ikmal edilmediği gözetilerek Harçlar Kanunun 28, 30, 32. maddesi göndermesiyle HMK'nun 150. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın açılmamış sayılması yönündeki kararında isabetsizlik görülmediğinden  davacı vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28.11.2025<br><br>Başkan-                Üye -                      Üye -         Zabıt Katibi -<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e4b2c5036270a17","SID":"e162ac8224d358aa"}}