{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1147 Esas<br>KARAR NO: 2026/95 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/10/2022<br>NUMARASI:2021/449 E.  -  2022/224 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:22/01/2026<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde;  müvekkilinin ... ... tanınan bir firma olduğunu ve \"... ...\" nin sahibi olup, ... merkezlerinin işletme adının, \"...\" olarak geçtiğini ve aynı ibareli tescilli markasının da bulunduğunu, müvekkilinin ... isimli kurumsal internet sitesi üzerinden hastaları ile iletişime geçtiğini, \"...\" servisini kullandığını ve bu yolla yeni hastalara ulaştığını, ancak, davalının izlediği reklam politikaları nedeniyle müşteriler tarafından müvekkiline ait \"...\" markasının \"... davalının işletmesine ait reklamların yer aldığını, davacının Üsküdar .... Noterliği aracılığıyla göndermiş olduğu ihtarnamesinde davalıya, ... reklamlarından haksız rekabet oluşturan \"...\" ve \"...\" kelimelerini kaldırmasını ihtar ettiğini, davalının ihtarname cevabında \"...\" kelimesinin ... üzerinde anahtar kelime olarak tanımlanmadığını beyan ettiğini, bunun üzerine davacının davalıya, ikinci bir ihtarname gönderdiğini, bu ihtarname ile davalının \"...\" kelimesini negatif anahtar kelime olarak tanımlaması gerektiğini, aksi durumda kendine ait markanın reklamlarda kullanılması durumunun sona ermiş sayılmayacağı ve marka hakkına tecavüz olduğunun ihtar edildiğini, davalının da \"...\" ve \"...\" kelimelerinin global terimler olduğunu, bu terimlerin negatif anahtar kelimeler arasına eklenmesinin hukuki bir dayanağının olamayacağını belirttiğini, dilekçe içeriğinde ihtarnameler ile bu duruma ilişkin doktrin görüşlerinin sunulduğunu, davalının ... hesabı incelenerek reklamları için kullandığı anahtar kelimeleri tespit etmenin mümkün olduğunu, ayrıca davacı yanca \"...\" adlı program ile tespitler yapıldığını ve davalının markası için \"... şikayet\" ve \" ...\" kelimelerinin yazılması ile çıkan reklamlar ve buna ilişkin ücretlendirmelerin görüldüğünü belirterek, açıklanan nedenlerle, davalının, müvekkilinin haklarını ihlal eden kullanımlarının SMK kapsamında tecavüz oluşturduğunun tespit edilmesini, tecavüzün önlenmesini ve kaldırılmasını, haksız rekabetin tespitine, menine ve haksız rekabetin sonuçlarının tamamıyla ortadan kaldırılmasına, davalının haksız  rekabet sonucunda elde ettiği muhtemel kazanç da dikkate alınmak ve bilirkişi incelemesiyle zararın tamamının belirlenebileceği karşısında belirsiz alacak olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, hükmedilecek tazminata söz konusu ihlal ve tecavüzün davalı ... hesabında ve internette yer aldıkları zamanın tespit edilerek bu tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizinin işletilmesine, hükmün ilanına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde;  davalının \"... Grubu\" adı altında \"...\" \"... ... ...\" tescilli markasıyla faaliyet gösteren ... polikliniklerinden biri olarak yıllardır ağırlıklı olarak sağlık turizmi kapsamında uluslararası hizmet verdiğini, davanın ... reklamları ile ilgili olup, her iki tarafın da ... müşterisi olarak bu sistem kuralları uyarınca sistemi kullandıklarını, ancak müvekkilinin \"...\" markasına reklam vermediğini, davacı tarafın istediği negatif anahtar kelime durumunun haksız rekabet yaratacak nitelikte olduğunu, \"...\" kelimesinin ... ..., reklam hususunun ...'ın sistemi kapsamında değişkenlik gösterdiğini ve davalının hiçbir zaman \"...\" markası anahtar kelime olarak kullanılarak reklam vermediğini, ... nezdindeki kayıtlar talep edildiğinde bu hususun görüleceğini, dilekçede sundukları 21.05.2021 tarihli ... ... \"...\" ... \"...\" adresinin yer aldığını, davalıya ait ... Grubu'nun internet adresi olan \"...\" adlı internet sitesinin ise davacı şirketten sonra geldiğini, ayrıca, söz konusu \"...\" kelimesi yazıldığında davacı şirketin bilgilerinin, ambleminin ve adresinin ekranda açıkça göründüğünü, bu durumun tamamen ... sistemi ile ilgili olduğunu, reklam bölümünün billboard tabelası gibi bir bölüm olup, arama moturu aratmasıyla ilgili bir alan olmadığını, daha önce davacının yolladığı ihtarnamelerin cevabında da \"...\" kelimesini davalının ... üzerindeki reklamlarında anahtar kelime olarak hiçbir zaman tanımlanmadığını belirttiklerini, \"...\" ibaresinin ise davalı tarafından hiç kullanılmadığını, ayrıca \"...\" ve \"...\" kelimelerinin davacı tarafın tekelinde olacak kelimeler olmadığını, bu ibarelerin ... hizmetleri sunan şirketin markasında ayırt edici olmadığını, sistem gereği \"...\" kelimesinin negatif anahtar kelime olursa \"...\" ve \"...\" aramalarında davalı tarafın çıkmayacağını, yani hastane - ... ve ...aranınca ... hastanesi aramasında çıkmaması durumunun haksızlığa sebebiyet verecek bir durum olduğunu, ayrıca \"...\" markasının negatif anahtar kelime tanımlanmasının hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, davalı tarafın ... vermiş olduğu reklamlarda \"...\" kelimelerini hiçbir şekilde kullanmadığını, davalı tarafın davacıya ait adı/amblemi veya logo ve ayırt edici özellikleri kullanmadığını, davacının markası evrensel kelimelerden oluştuğu için \"...\" ve \"...\" ibarelerinin tekeline almasının ve ayırt edicilik vurgusu yapmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın sunduğu ... raporlarının hukuken geçerli bir rapor olmadığını, ... kayıtları ilgili şirketten istendiğinde hangi anahtar kelimelere reklam verildiğinin anlaşılacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI: Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 19/10/2022  tarihli 2021/449E. - 2022/224 K.  sayılı kararıyla; \"...Somut olayda; yukarıda anılı bilimsel ilkeler ve toplanan tüm deliller ışığında alınan rapor ve ek raporlar karşısında; davalının davacıya ait markaları anahtar kelime olarak kullanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda tartışılması gereken husus anahtar kelimenin pozitif olarak kullanılması suretiyle marka hakkının ihlali değildir. Tartışılacak husus davalının davacıya ait markaların esas unsurlarının negatif kelime olarak tanıtıp tanıtmadığı ve negatif anahtar kelime olarak tanıtmanın tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağıdır. <br>Davalıdan, davacıya ait \"...\" markasının içerdiği ibareyi tek başına ya da \"...\" ve \"...\" olarak ayrı ayrı negatif anahtar kelime olarak tanımlamasını beklemek, söz konusu kelimelerin tarafların ticari faaliyet alanlarında ...\" kelimesinin İngilizce kısaltılmış formu olmalarından bahisle, ticari hayatın olağan gerekleri ile uyumlu olmadığı, davalının ticari rakiplerinin tümünün markalarını ve bu markaların ayrı ayrı birleşenlerini negatif anahtar kelime olarak tanımlamak yükümlülüğü olmadığı gibi sektörel açıdan tanımlayıcı kabul edilebilecek ayrı ayrı bileşenlerin negatif anahtar kelime olarak tanımlama yükümlülüğünün davalı aleyhine ve serbest rekabet ortamına aykırı, haksız sonuçlar doğurma ihtimali yarattığı, bu itibarla davalının, negatif anahtar kelime seçmemek şeklindeki eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olarak nitelendirilemeyeceği hukuki kanaatine ulaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacının davasının reddine...\" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini,Taleplerinin Türkçe ve İngilizcede tek başına anlam ifade etmeyen “...” kelimesi ile markaları olan “...” kelimesinin anahtar kelime olarak kullanılmaması ve bu kelimeler adına hiçbir surette reklam verilmemesine ilişkin olduğunu, müvekkilinin markalarından başka firmaların yararlanmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu,İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. ...’dan aldıkları uzman görüşünde “...” sözcüğünün anahtar kelime olarak kullanılması konusunda bilirkişi raporunda bir değerlendirme yapılmaması gerektiğini, aksi takdirde bu kelimenin anahtar kelime olarak kullanılmadığına dair kesin ve bütün unsurları kapsar bir değerlendirme yapılamayacağı, haksız rekabet için de aynı durumun söz konusu olduğu, Mahkemenin bu eksik temelde hüküm kurmasının hukuken yerinde olmadığına dair görüş bildirildiğini,Davalı yanın ... hesabı üzerinde yeterli inceleme yapılmadığını, öncelikle sistemin işleticisinden gerekli bilgiler alındıktan sonra inceleme yapılması gerektiğini, hukuki durum açıklığa kavuşmadığından, kararın şüphe edilir durumda olduğunu,Yine uzman görüşünde, davalının negatif anahtar kelime olarak davacının markasını bildirmemiş olmasının dahi marka hakkına tecavüz teşkil ettiğine dair görüş bildirildiğini,SMK’nın 7/3. maddesinin özüyle birlikte değerlendirilmesi ile negatif eşleşmeyi kapsar bir anlama sahip olduğunun ortaya çıktığını, Kanunun özünün gereği olan işbu sonucun, çıkarlar dengesini optimal düzeyde koruyan, ölçülü çözümlere imkan sağlayan bir durum olduğunu,Somut durumda, davalı yandan defaatle talepte bulunulmuş olmasına  rağmen, ilgili ibarelerin negatif anahtar kelime olarak seçilmemiş olmasının müvekkili şirketin tanınırlığından yararlanma çabasının tezahürü olduğunu, bilirkişi raporunda da davalının, davacının faaliyetleri ile kendini ayrıştırma bakımından talep edilen özen ve dikkati göstermediği, tek başına “...” veya “...” ibarelerini negatif eşleme listesine dahil etmeyerek ticari rekabetin suistimalinin oluştuğu kanaatinde bulunulduğunu, fakat işbu hususun hüküm tesis edilirken göz ardı edildiğini belirterek, arz ve izah edilen ayrıca re’sen takdir edilecek nedenlerle; yapılacak İstinaf incelemesi sonucunda T.C. Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/449 E. – 2022/224 K. sayılı ve 19/10/2022 tarihli ilamının istinaf talepleri doğrultusunda kaldırılması ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, tehiri icra taleplerinin kabul edilerek, istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar icra takibinin geriye bırakılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ... tescil numaralı \"...+Şekil\" markasının 41. sınıfta \"Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b. Gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılması, dağıtımına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri.\" İçin, ... nunmaralı \"...SPA+Şekil\" markasının \"Cerrahi, tıbbi, ... hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar\" ile \"Tıbbi hizmetler\" dahil 10,35,41, 44. sınıflarda, ... numaralı \"... \" markasının 41. sınıfta, ... numaralı \"... ... ...+Şekil\" markasının \"... hekimliği hizmetleri\" de dahil 44. sınıfta, ...numaralı \"...+Şekil\" markasının \"... hekimliği hizmetleri\" de dahil 05,10,44 sınıflarda davacı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince marka vekili ..., marka vekili ...ve bilgisayar mühendisi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 11/05/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; \"...15.04.2022 10:30’da, davacı vekili Av. ..., davalı vekili Av. ..., davalı şirket ajans dijital pazarlama uzmanı ..., davalı ajans direktörü..., davalı şirket İK direktörü ... ve dosyada sayın mahkemece görevlendirilen teknik bilirkişi... katılımı ile \"...\" isimli online platform üzerinden davalı şirkete ait ... kimlik numaralı ... reklam sistemleri üzerinden teknik incelemeler ekran görüntüleri de alınmak suretiyle gerçekleştirildiği, Dava dilekçesi netice-i talep bölümünde ve dava öncesi ihtarnamelerde belirtilen “...”, ”...” ve “...” anahtar kelimeleri heyetimizce incelenecek olan anahtar kelimeler olarak belirlendiği, İncelenen ... reklam hesabının davalı tarafından işletildiği,  Davalı tarafından 20.03.2020 – 03.04.2021 tarih aralığında ... reklam hesabı üzerinde “...”, “...” ve “...” anahtar kelimelerinin pozitif anahtar kelime olarak kullanılmadığı, Davalı tarafından 20.03.2020 – 03.04.2021 tarih aralığında ... reklam hesabı üzerinde tek başına “...”, “...” ve “...” kelimelerinin negatif anahtar kelimeler listesine eklenmediği, davalının tek başına “...”, “...” ve “...” kelimelerinde reklamlarının görüntülenmeyecek şekilde ayarlanmadığı, Söz konusu teknik tespitler dikkate alınarak SMK ve Haksız Rekabet kapsamında değerlendirme yapıldığında, Davacı adına tescilli ... tescil numaralı ... ibareli markanın SMK kapsamında zayıf marka olarak tanımlanamayacağı, ayırt edici niteliği haiz olduğu, Teknik rapor çerçevesinde davalının pozitif anahtar kelimeler bakımından fiillerinin Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7/3-(d) bendi delaletiyle SMK 29 anlamında marka hakkı ihlali olarak değerlendirilemeyeceği, Teknik rapor çerçevesinde pozitif anahtar kelimeler bakımından TTK 54 vd şartlarının oluşmadığı, Davalı tarafın pozitif eşleme yapmadığı, negatif eşleme hususunda da ... ibaresini içeren muhtelif ibareleri kullandığı, bu anlamda negatif anahtar kelimeler bakımından SMK 7-3/d bendindeki şartların gerçekleşmeyeceği, Negatif anahtar kelimeler bakımından davalının, davacının faaliyetleri ile kendini ayrıştırma bakımından talep edilen özen ve dikkati göstermediği, tek başına “...”, “...” veya “...” ibarelerini negatif eşleme listesine dahil etmediği, negatif eşleme veya negatif anahtar kelimeler bakımından takdiri mahkemeye ait olmak üzere haksız rekabet şartlarının gerçekleşmiş sayılabileceği...\" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. <br>G E R E K Ç E: Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasıdır.<br>Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davalının ... hesabının şifresi ile hesabına girilerek davacının markasında yer alan \"...\", \"...\" kelimeleri ile \"...\" ve \"... \" kelimelerinin pozitif anahtar kelime olarak kullanılıp kullanılmadığına dair inceleme yapıldığı ve davalının bu kelimeleri kullanmadığının tespit edildiği, yapılan bu incelemenin yeterli olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının ... hesabında anahtar kelime listesinin içerisinde, davacıya ait \"...\", \"...\" veya \"...\" ibareli markaları içeren anahtar kelimelere rastlanmadığı, davalının arama ağı anahtar kelime listesinde bu kelimeler olmamasına rağmen davalının reklamlarının görünmesinin nedeninin ... reklam algoritması tarafından anahtar kelime geniş eşleşme politikasına göre \"alakalı aramalar\" olarak değerlendirilmesi olduğu, davalının reklam hesaplarında eklemiş olduğu tam eşleşmeli negatif anahtar kelimelerin, davalının reklamlarını \"...\", \"...\" veya “...” anahtar kelime aramalarında gösteremez şekilde ayarlanmadığı, içinde \"...\" kelimesi geçen hiçbir aramada davalının reklamlarının gösterilmemesi anlamına gelen \"geniş eşleşmeli negatif kelime\" ayarının ise, \"...\" ibaresiyle birlikte başka kelimeler eklenerek yapıldığı, bu nedenle \"...\" kelimesinde davalının reklamlarının gösterilmesinin mümkün olabildiği hususlarının tespit edildiği, davalının \"geniş eşleşmeli negatif kelime\" ayarının tek başına davacının markasına göre yapılmaması nedeniyle, markaya tecavüz ve haksız rekabet eyleminin sabit olduğunu ileri sürmenin yasal düzenleme dikkate alındığında mümkün  olmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7/3-d maddesinde \"işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ve de benzeri biçimde kullanılmasının\" markaya tecavüz teşkil edeceği, 6769 sayılı Kanun'un 29/1-a maddesinde, marka sahibi tarafından önlenebileceği düzenlenmiş olup, davalının, davacının markasını tek başına negatif eşleşmede kullanmaması marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği gibi, haksız rekabet de teşkil etmeyeceği anlaşılmakla ( örnek Yargıtay 11. HD’nin 04/12/2024 tarihli, 2024/385 Esas, 2024/8637 Karar sayılı kararı), Mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerindedir.Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:<br>1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 732,00  TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL eksik harcın  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,<br>5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,  Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 22/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae99cd80e3634999","SID":"6cfb2fa21710bed0"}}