{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2026/71 Esas<br>KARAR NO:2026/118<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ARA KARAR TARİHİ:29/12/2025 <br>NUMARASI:2025/997 Esas<br>DAVANIN KONUSU:KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>KARAR TARİHİ:22/01/2026<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Holding'in gayrimenkul yatırımları alanında, diğer müvekkili ... A.Ş. nin özel hastane işletmeciliği alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili gerçek kişinin ise her iki şirketin sahibi ve şirketlerin borçlarına müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, iflasa tabi kişilerden olmadığını, müvekkili şirketlerin zaman içinde ekonomik durumlarının bozulduğunu, bu yüzden konkordato teklifinde bulunmak zorunda kaldıklarını, dosyaya sundukları konkordato projeleri kapsamında müvekkillerinin borçlarını ödeyeceğini ileri sürerek konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 26/12/2025 tarihli dilekçesi ile, ortada hukuken geçerli bir iflas kararı kalmadığı gibi iflas idaresinin kararlarının bir hükmü ve iflas tedbirlerinin devamını gerektirir hukuki bir gerekçenin kalmadığını, birinci alacaklılar toplantısında alınan kararların hukuken hiçbir hükmünün kalmadığını, zira alacaklılar toplantısı yapılmasının hukuki gerekçesi olan iflas kararı ortadan kalktığını, yedieminde olan hastanenin 05.12.2025 tarihinde müvekkili tarafından tekrar devralındığını, hastanenin, bakım ve açılış için hazırlıklarının bittiğini, hastanenin halihazırda açılışa hazır durumda olduğunu, hastanenin kapalı kalmasının kamunun zararına olduğunu belirterek hastanenin faaliyetlerine devam edebilmesi için karar oluşturulması talebinde bulunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemenin 29/12/2025 tarihli ara kararı ile; Mahkemenin 09/12/2025 tarihli ara kararı ile davacılar vekilinin talebi hakkında karar verildiğinden, davacılar vekilinin talebi hakkında yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ<br>29/12/2025 tarihli ara karar yasal süresinde davacı ... Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf ... Anonim Şirketi istinaf nedenleri olarak; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2025 tarihli ve 2025/1115 E. ve 2025/1261 K. sayılı kararı ile müvekkil hakkındaki iflas kararı kaldırıldığını, dolayısıyla ortada hukuken geçerli bir iflas kararı kalmadığı gibi iflas idaresinin kararlarının bir hükmü ve iflas tedbirlerinin devamını gerektirir hukuki bir gerekçenin kalmadığını, hukuki dayanağını tamamen yitirmiş iflas idaresinin daha önceden vermiş olduğu faaliyetin sonlandırılması gerektiğine dair kararın devamının hukuken kabul edilebilir bir tarafı bulunmadığını, müvekkiller açısından konkordato ve davadan da feragat edildiğini, huzurdaki davada yargılaması devam eden tek hususun müvekkiller açısından iflas kararı verilip verilmeyeceğidir ki bu hususun da faaliyet izni açısından hiçbir önemi bulunmadığını, huzurdaki istinaf yolu ile amaçlanan tek husus daha önceden verilen ancak sonradan kaldırılan iflas kararı doğrultusunda, geçmişte verilen ve artık hiçbir hükmü kalmayan faaliyetin sonlandırılmasına dair kararın artık bir hüküm ifade etmediğinin tespit edilerek müvekkil şirkete ait hastaneye faaliyet izni verilmesi yahut faaliyete devam etmesinde hukuken bir sakınca olmadığının bildirilmesi olduğunu, İstinaf kararı ile ortadan kaldırılan bir iflas kararı olduğu düşünüldüğünde; iflas tedbirlerinin, iflas idaresinin kararlarının ve iflastan kaynaklı kısıtlamaların devam etmesi hukuki olmadığı gibi hakkaniyetli de olmadığını, birinci alacaklılar toplantısında alınan kararların hukuken hiçbir hükmünün kalmadığını, alacaklılar toplantısı yapılmasının hukuki gerekçesi olan iflas kararının ortadan kalktığını, iflas kararı varmış gibi kısıtlamalar olması halinde telafisi imkansız zararların doğacağını, hastanenin faaliyete geçmesini 100'ü aşkın çalışan beklediği gibi bölge halkının da uzun yıllardır kullandığı ve yüzlerce hastanın hastane ihtiyacını karşılayan hastanenin faaliyete geçmesine ciddi kamu yararının da bulunduğunu, İcra ve İflas Kanunu m.40/2'de yer alan düzenlemesine göre Mahkemenin iflas kararı kaldırıldığı için iflas kararı öncesindeki mevcut duruma geri dönülmesi de hukuki bir gereklilik olduğunu, Yerel Mahkemenin 25/12/2025 tarihli celsesinde dosyanın yeni duruşma gününün 29/01/2029 tarihine bırakılmasına karar verilmiş olduğundan arada geçecek olan süre boyunca müvekkillerin haklarının korunması, ticari faaliyetlerine devam ederek doğması muhtemel zararların önüne geçilmesi amacıyla özellikle müvekkillerden ... şirketinin işlettiği hastanenin faaliyetine devam etmesi ciddi önem arzettiğinden bir faaliyet izin yahut tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, bu talebin haksız ve mesnetsiz bir gerekçeyle reddedildiğinden istinaf kanun yoluna başvurmak zorunluluğu doğduğunu, daha önceden yedieminde olan hastanenin 05.12.2025 tarihinde müvekkili tarafından tekrar devralındığını, yeddiemin devir teslim tutanağının dosyaya sunulduğunu, hastanenin, bakım ve açılış için hazırlıklarının bittiğini, hastanenin halihazırda açılışa da hazır olduğunu. durum böyle iken açılışa tekrar hazır hale gelen ve günde yüzlerce hastaya hizmet verecek bir hastanenin kapalı kalmasının kamu zararına olduğunu, müvekkilinin hastane faaliyetine izin verilmesi halinde; uzun yıllar sağlık sektöründe özellikle Medikalpark sağlık grubunun 5 hastanesinde genel müdürlük ve koordinatörlük yapmış uzman bir doktor yönetiminde açılacağını ve izin verildiği anda kendisine de vekâlet ve yetki verileceğini, buna ilişkin belgeleri de Mahkemeye derhal sunabileceklerini belirtiklerini, dolayısıyla hastanenin uzman eller tarafından tekrardan ayağa kaldırılması için faaliyet izninin gecikmeksizin verilmesinin ciddi önem taşıdığını belirterek ilk derece Mahkemesinin 29/12/2025 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Talep, iflas kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılması üzerine şirketin yeniden faaliyetinin devamına karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemenin 29/12/2025 tarihli ara kararı ile; Mahkemenin 09/12/2025 tarihli ara kararı ile davacılar vekilinin talebi hakkında karar verildiğinden, davacılar vekilinin talebi hakkında yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Mahkemenin 09/12/2025 tarihli ara kararı ile; Davacılar tarafından açılan konkordatonun tasdiki davasının yapılan yargılaması sonucunda 26.06.2025 tarihinde verilen 2025-278 esas 2025-503 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesini 17 Hukuk Dairesinin 21.12.2025 tarih ve 2025-1115 esas, 2025-1261 sayılı kararı ile kaldırıldığı, kararın İstanbul Anadolu 3. İcra Müdürlüğüne bildirildiği, davacıların talebi üzerine mahkememizce oluşturulan 11.11.2025 tarihli ara kararı ve daha sonra oluşturulan 25.11.2025 tarihli ara kararları ile borçlu şirketlere ait araçların kaydında iflas şerhi baki kalmak kaydıyla yakalamaları yönünde verilen tedbir uygulamasının kaldırılmasına karar verildiği, iflas müdürlüğünce daha sonra mahkememize gönderilen 04.12.2025 tarihli eki karar örneklerinde davacı ... A.Ş'nin işletimiminde bulunan hastahanenin 04.07.2025 tarihli karar gereği İİK 210/1 maddesi uyarınca birinci alacaklılar toplantısına kadar faaliyet devam talebinin kabulüne karar verildiği, birinci alacaklılar toplantısına faaliyetin devam edip etmeyeceğinin konuşulup alacaklılarca karara bağlanması yönünde verilen karar gereği 08.09.2025 tarihli birinci alacaklılar toplantısında alacaklılarca müflis şirketin faaliyetinin sonlandırılmasına karar verildiği, bu şekli ile Mahkememizce hastahanenin faaliyetinin devamı konusunda bir karar verilmesine hukuken imkan bulunmadığından, bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, ara kararının davacılar vekiline tebliği ile bir örneğinin İstanbul Anadolu 3. İcra Dairesini ... iflas sayılı dosyasına gönderilmesine karar verilmiştir.İlk derece Mahkemesinin 27/06/2025 tarihli kararı ile konkordato komiser raporlarına göre, İİK’nun 289/3’uncu maddesi kapsamında “kesin mühlet” şartı olan konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı ve davacı şirketin borca batık olduğu gerekçesiyle davacılar yönünden koşulları oluşmayan konkordato tasdiki talebinin reddine, davacı ... Hizmeti şirketi ile diğer davacı şirketin borca batık olması nedeniyle iflasına karar verilmiştir. İflasın açılması ile birlikte iflas dairesi yapacağı işlemler arasında masa malları hakkında gerekli muhafaza tedbirlerini almaktır. İflasta işletmenin faaliyetinin devamına yönelik kararın da İcra ve İflas Kanunda geçen ifadesiyle (teminat tedbirleri başlığıyla İİK 210.maddesi) bir muhafaza tedbiri olarak kabul edildiği görülmektedir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 28/02/2018 tarih 7101/7 maddesi ile değişiklik yapılan Teminat tedbirleri başlıklı 210. Maddesinin 1. fıkrasında: \"İflas dairesi, müflisin mağazalarını, eşya depolarını, fabrikalarını, imalathanelerini ve üretimine yönelik sair yerlerini, perakende satış dükkanlarını ve buna mümasil yerlerini, masa hakkında faydalı olacağı anlaşılırsa ilk alacaklılar toplanmasına kadar kontrolü altında idare eder; aksi halde bu yerleri kapatıp mühürler...\" şeklinde düzenlenmiştir.Adi tasfiyede iflas idaresinin yukarıdaki madde uyarınca müflise verdiği faaliyet izni geçici nitelikte olup, iflas idaresi tarafından alınan tedbirin devamına ya da kaldırılmasına alacaklılar toplanmasında alacaklıların yetkisindedir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 28/02/2018 tarih 7101/8 maddesi ile değişiklik yapılan Toplanmada verilen kararlar başlıklı 224. Maddesinin 1. Fıkrası: \"Alacaklılar toplanması, bilhassa müflisin sanat veya ticaretinin devamı, fabrikaları, imalathaneleri ve üretime yönelik sair yerleriyle mağazalarının, eşya depolarının perakende faaliyetlerine devam edip etmemesi, muallak davalar ve pazarlıkla satışlar hakkında müstacel kararlar verebilir...\" şeklinde olup, İİK 224/1 maddesi uyarınca müflisin işletmelerinin devamına ya da kaldırılmasına ilişkin karar birinci alacaklılar toplanması tarafından verilecektir.Somut olayda, 08/09/2025 tarihli birinci alacaklılar toplantısında davacı ... Anonim Şirketi hakkında  faaliyetinin sonlandırılmasına karar verilmiştir.İlk derece Mahkemesinin verdiği iflas kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2025/1115 E-2025/1261 K sayılı 09/10/2025 tarihli kararı ile; şirketlerin gerçek ve fiili durumunu gösterecek şekilde şirketin rayiç değerlerine göre borca batık olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi yerinde olmadığı gerekçesi ile ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Dairemizin 09.10.2025 Tarih, 2025/1115 Esas, 2025/1261 Karar sayılı ilamı sonrasında müflis şirket ile ilgili dava dosyasının yeni esası 2025/997 olmuştur. İ.İ.K.'nun 164/4. Maddesi; \"Bölge adliye mahkemesince iflâs kararı kaldırılırsa, borçlunun malları üzerindeki tedbirler devam eder. Şu kadar ki, ticaret mahkemesi davanın seyrine göre bu tedbirleri değiştirmeye veya kaldırmaya yetkilidir.\" hükmü düzenlenmiştir.İİK'nun 159. Maddesinde iflas talebi üzerine Mahkemelerin alacaklıların menfaatini gözeterek gerekli gördükleri tüm muhafaza tedbirlerine karar verebileceği belirtilmiştir.\"...İflas kararının bozulması, temyiz incelemesi sonucunda olabilir. Bu halde (aşağıda görüleceği gibi) bozma ile iflastan önceki durumun geri döndüğünden (yani iflasın açılmış olmasının sonuçlarının sona erdiğinden) söz edebilmek için, bu bozma kararının kesinleşmiş, yani, ya bozma kararına karşı karar düzeltme yoluna başvurulmamış veya başvurulmuş olup da Yargıtay karar düzeltme talebini reddetmiş olması gerekir. Buna karşılık temyiz incelemesi sonucunda iflas kararı onanmış olup da, karar düzeltme talebi üzerine iflas kararı bozulur ise, bu bozma kararı kesindir ve bununla(az sonra görüleceği gibi) iflastan önceki durum geri döner.İflas kararının bozulması(bozmanın kesinleşmesi) ile iflasın açılmış olmasının sonuçları sona erer; yani iflastan önceki duruma geri döner; misaller:'İflas kararı bozulur ise iflas kararından önceki halin avdet edeceği, iflasın açılmasının neticelerinin sona ereceği izahtan varestedir.'\" (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, cilt 3, üçüncü baskı,  sayfa 2725 ) İflas kararına bağlı olarak, iflas idaresince resen alınan önlemler ve işlemlerin yürütülmesi, iflas halinin devamı süresince mümkün olacak iken, iflas kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması halinde, iflasın, tüm sonuçları ile birlikte ortadan kalkacağı ve hakkında iflas kararı verilen şirket, iflasın kaldırılması ile iflas öncesi duruma geçeceğinden, bu tasfiye işlemlerinin sona erdirilmesi, tedbirlerin de gözden geçirilmesi ve gerekirse tamamen kaldırılması gerekecektir. Zira yukarıda da açıklandığı üzere iflasın kaldırılmasına rağmen, iflas müdürlüğünce İİK 208 ve 210 maddeleri uyarınca gerçekleştirilen muamelelerin ve İİK 224/1 maddesi gereğince alacaklılar kurulu tarafından alınan şirketin faaliyetine son verilmesi yönündeki kararın uygulanmaya devam edilmesi halinde, şirketin hiçbir faaliyeti mümkün olmayacağından, iflas kararının kaldırılmasının bir anlamı da olmayacaktır. Bu nedenle, iflas kararın istinaf incelemesi sonucu kaldırılması halinde, mahkemece, İİK 164 maddesi uyarınca, borçlunun malları üzerinde iflas idaresince alınan tedbirler de dahil olmak üzere, davanın seyrine göre yeniden değerlendirme yapılarak bu tedbirlerin değiştirilip değiştirilmeyeceği veya kaldırılıp kaldırılmayacağına karar verme yetkisi olduğu dikkate alındığında, iflas kararının kaldırılması ile şirketin iflas öncesine dönecek şekilde faaliyetlerine devam edip etmeyeceğinin yeniden değerlendirme yetkisinin de İİK nun 164/4 maddesi ve 159. Maddesi gereği  Ticaret Mahkemesine ait olduğu sonucuna varılmıştır.Bu açıklamalara göre, Dairemizin 09/10/2025 tarihli kaldırma kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin nitelikte olması nedeniyle iflas kararının kaldırılması ile iflasın açılmış olmasının sonuçlarının sona ereceği ve iflas kararından önceki halin avdet edeceği dikkate alındığında, Mahkemece, İİK 159 ve 164/4 maddeleri kapsamında değerlendirme yapılarak, davacı... şirketinin faaliyet izni talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.<br>Açıklanan nedenlerle ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece Mahkemesinin 29/12/2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı  ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurularının KABULÜNE,<br>2-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/997 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 29/12/2025 tarihli ara kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,<br>4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf harçları davacı ... Anonim Şirketi tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>5-Davacı ... Anonim Şirketi tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.22/01/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8c33b405e7e2bd2e","SID":"89ecf68de9404b95"}}