{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1753 Esas<br>KARAR NO: 2026/55<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/10/2025<br>NUMARASI: 2025/697 Esas, 2025/1136 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İFLAS (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))<br>KARAR TARİHİ: 15/01/2026<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında 28.11.2023 tarihli adi yazılı sözleşmenin imzalandığını, üst hakkının devrine ilişkin sözleşmenin TMK 780, 781, ve 826, Tapu Kanununun ... Noterlik Kanununun 60.maddesi ve HGK.nın 15.11.2000 tarih, 2000/13-1612 Esas, 2000/1704 Karar sayılı kararı gereğince geçersiz olduğundan ödenmiş olan bedelin iadesi için dava açıldığını, Küçükçekmece 9. Asliye Hukuk Mahkemesi 2024/ 139 Esas- 2024/ 424 Karar sayılı 18.11.2024 tarihli kararı ile müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğuna karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, bahse konu karar uyarınca davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığını, 4-5 icra emrinin borçlu vekiline tebliğ mazbatasında da belirtildiği üzere 17.12.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, tebliğ tarihinden itibaren yedi günlük yasal süre içerisinde ödeme yapılmadığı gibi icra dosyasına tehir- i icra kararının da sunulmadığını, yapılan sorgulamalar neticesinde davalının aktifinde bulunan tüm irtifak haklarını ve taşınmazlarını elden çıkardığının tespit edildiğini, ayrıca bankalara gönderilen haciz müzekkerelerinin cevaplarından da banka hesaplarında da borca yeter miktarda ödeme bulunmadığını, bu nedenlerle davalının İİK madde 177/ 1 hükmü uyarınca ihtiyati hacze konu takibin iptali ile mal varlığının aktifini azalttığı hatta yok ettiği sabit olduğundan doğrudan doğruya iflasına karar verilmesi gerektiğini, yine İİK'nun madde 177/2 hükmü uyarınca borçlunun ödemelerini yapabilecek durumda olmadığından her halûkarda iflasına karar verilmesi gerektiğini, ayrıca her halükarda 2004 sayılı İİK m. 177/4' te düzenlenmiş olan doğrudan doğruya iflas sebeplerinden olan ilama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemiş bulunduğundan davalının iflasının gerektiğini belirterek davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemenin 2025/222 E-2025/602 K sayılı 22/05/2025 tarihli kararı ile; İcra ve İflas Kanunun 177/1-4. bendinde, ilama müstenit alacağın icra emriyle istendiği halde ödenmediği takdirde, Türkiye’de bir yerleşim yeri veya mümessil, bulunan borçlunun dinlenmek için kısa bir müddetle mahkemeye çağırılacağının düzenlendiği, somut davada, davacı alacağının ilama dayanmakla birlikte, davacının söz konusu ilama dayanan alacağın ödenmesi için icra takibi başlattığı ve yapılan tebligatlara rağmen davalının borcu ödediğine dair beyanda bulunmadığı, eldeki davada davacı alacaklının İİK 177/4 uyarınca bendine göre doğrudan doğruya iflas talebinde bulunduğu, bu nedenlerle; davanın kabulüne; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı davalı ... Şirketi'nin İİK'nun 177.maddesi uyarınca iflasına, İflasın 22/05/2025 günü, saat 12:34 itibariyle açılmasına karar verilmiştir.<br>Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.DAİREMİZİN 2025/928 E- 2025/1016 K SAYILI 16/07/2025 TARİHLİ KARARI İLE; Davacı dava dilekçesinde, İİK 177/4. fıkrası yanında, İİK 177/1 ve 2. Fıkra hükümlerine de dayanarak doğrudan iflas talebinde bulunduğu, davaya dayanak ilamlı takibin iptaline karar verildiğine göre, bu durumda Mahkemece ilamlı takibinin iptaline ilişkin İcra Mahkemesi kararının akıbetinin ve İcra mahkemesince verilen karara karşı kanun yollarına başvuruda bulunulup bulunulmadığının araştırılarak, kanun yoluna başvurulmuş ise İstinaf incelemesi sonucu ortadan kaldırılması veya temyiz incelemesi sonucu bozulması halinde ve takibin usulüne uygun yapıldığına sonuç itibariyle karar verilmesi halinde, yargılama yapılarak İİK 177/4 fıkrası gereğince değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi, İcra mahkemesinin takibin iptaline ilişkin kararının bu şekilde kesinleşmesi halinde ise, davacının dayandığı İİK 177/1 ve 2. Fıkrasındaki diğer doğrudan iflas nedenleri bakımından gerekli araştırma yapılarak, dayanılan doğrudan iflas koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin isabetli görülmediği, diğer taraftan dosya kapsamında, İİK 166/2 fıkrası uyarınca usulüne uygun ilanların yapıldığına dair ilanlara da rastlanılmadığı, somut olayda Mahkemece İİK 166/2 fıkrasında öngörülen usulüne uygun ilanların yapılıp yapılmadığı araştırılmadan, ilanlara ilişkin müzekkere cevapları dosya kapsamına eklenmeden, karar tarihli duruşma zaptında ilanların yapıldığı belirtilerek yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsiz olduğu gerekçesi ile ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Dairemizin kaldırma kararından sonra ilk derece Mahkemesinin 2025/697 E-2025/1136 K sayılı 16/10/2025 tarihli kararı ile;Küçükçekmece 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2024/910 Esas – 2024/1009 Karar sayılı ve 31.12.2024 tarihli kararı ile söz konusu takibin 250.000 USD asıl alacak ve 5.388,70 USD faiz yönünden iptaline karar verildiği, kararın asıl alacak yönünden iptali içermekte ise de bununla birlikte takibe konu ilamdaki birlikte asıl alacak ve faiz yönünden iptal kararı verilmiş olup icra takibi vekalet ücreti ve yargılama gideri alacağı yönünden takibin devam ettiğinin anlaşıldığı, İcra ve İflas Kanunun 177/1-4. bendinde, ilama müstenit alacağın icra emriyle istendiği halde ödenmediği takdirde, Türkiye’de bir yerleşim yeri veya mümessil, bulunan borçlunun dinlenmek için kısa bir müddetle mahkemeye çağırılacağı düzenlendiği, somut davada, davacı alacağı ilama dayanmakla birlikte, ilamdaki faiz ve ferileri bakımından takibin aynen devam ettiği dikkate alındığında davacının söz konusu ilama dayanan alacağın ödenmesi için icra takibi başlattığı ve yapılan tebligatlara rağmen davalı borcu ödediğine dair beyanda bulunmadığı, eldeki davada davacı alacaklı İİK 177/4 uyarınca  bendine göre doğrudan doğruya iflas talebinde bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı davalı ... İnşaat Limited Şirketi'nin İİK'nun 177.maddesi uyarınca iflasına, İflasın 16/10/2025 günü, saat 11:17 itibariyle açılmasına, davalı şirketin iflasına karar verildiğinin ve gerekli işlemlerin başlatılmasının Bakırköy 1. İcra ve İflas Müdürlüğüne Uyap üzerinden derhal bildirilmesine, davalı şirketin iflasına karar verildiğinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne de bildirilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ<br>Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili şirket yetkilisinin duruşmada dinlenmek üzere meşruhatlı davetiye ile Mahkemeye çağrılmadığı ve dinlenmediğini, emredici nitelikte olan ve esasen resen dikkate alınması gereken anılan düzenleme uyarınca usule aykırı olarak verilen iflas kararının kaldırılması gerektiğini, yabancı para üzerinden takip yapılması mümkün olmadığından böyle bir takibe dayalı olarak davalı şirketin iflasına karar verilmesinin mümkün olmadığını, Mahkemece usulüne uygun bir ilamlı icra takibi bulunmadığından İİK 37 ve 177/4 maddesine dayanan iflas davasının reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulünün hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından yatırılması gereken 2025 yılı iflas avansı tutarının ödenmediğini, Mahkemece de iflas avansının tamamlatılmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, Küçükçekmece 4 İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/910 E-2024/1029 K sayılı kararı ile takibin asıl alacak ve faizi yönünden iptaline karar verildiğini, kararın istinaf aşamasında olduğunu, icra takibi ve alacak miktarının kesinleşmediğini, karar asıl alacak yönünden iptali içermekte ise de, takibe konu ilamdaki vekalet ücreti ve yargılama gideri alacağı yönünden alacaklı vekili tarafından yeni düzenlenecek takip talebi ile icra müdürlüğünce icra emri düzenlenip bakiye borç için icra emrinin tebliğe çıkarılmadığını, İİK 166/2 maddesi uyarınca 16/10/2025 tarihinden önce ilanların yapılmadığını belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinaf cevap dilekçesinde; kanun maddeleri ve gerekçe ile iflas kararının doğruluğunun sabit olduğunu, kesin hükme dayalı olarak müvekkilinin alacaklı olduğunu, yargılamada usuli eksiklik bulunmadığını, davalının borcunu ödemediğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının onanmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, İcra İflas Kanunu'nun 177/1,2 ve 4. maddesine dayalı olarak doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir.2004 sayılı İİK uyarınca davacı tarafından iflas avansı yatırılmıştır.Ticaret sicil kayıtlarına göre davalı şirketin merkezinin dava tarihi itibariyle Başakşehir/İstanbul olması nedeniyle davada Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkilidir.Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Küçükçekmece 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024 / 139 Esas ve 2024 / 424 Karar sayılı 18/11/2024 karar tarihli ilamı ile ; \"Davacının davasının KABULÜ ile 250.000,00.USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince işleyecek Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı birlikte birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" şeklinde karar verildiği ve kararın 25/02/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçekmece 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024 / 139 Esas ve 2024 / 424 Karar sayılı 18/11/2024 tarihli kararı, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyası ile ilamlı icra takibine konu edilmiştir.Uyuşmazlık, İİK'nun 177/4 maddesi kapsamında iflas şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK'nun 177. maddesinde, \"Doğrudan Doğruya İflas Halleri\" üst başlığı altında, \"Evvelce takibe hacet kalmaksızın İflas, Alacaklının talebi\" düzenlenmiştir. 177/1. fıkrada, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen 4 bent ise sırasıyla \"1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa, 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa, 3-308 inci maddede ki hal varsa, 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,..\" şeklinde sayılmıştır.Dosya kapsamına sunulan Küçükçekmece 4 İcra Hukuk Mahkemesi'nin  2024/910 Esas ve 2024/1009 K sayılı 31/12/2024 tarihli ilamında; Somut olayda; 03/12/2024 tarihinde ibraz edilmiş, 03/12/2024 tarihinde elektronik imza ile imzalanmış ilk takip talepnamesinde diğer alacakların yanında 250.000 USD asıl alacak ile 5.388,70 USD işlemiş faiz alacağının tahsili istenmekle birlikte yabancı para alacağının TL karşılığı gösterilmediği gibi, harca esas değerinin de Türk Lirası olarak yazılı olmadığı görülmektedir.  Bu noksanlık kamu düzeni ve devletin hükümranlık hakları ile ilgili olup, takibin her safhasında res'en göz önünde tutulmalı ve takibin iptaline karar verilmelidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12/05/1999 tarih ve 1999/12-271 esas, 1999/301 karar sayılı kararı). Her ne kadar icra dosyasına davalı alacaklı vekili tarafından 06/12/2024 tarihinde UYAP üzerinden harca esas değeri gösteren yeni takip talepnamesi ibraz edilmiş ise de; 2004 Sayılı İİK 'nun 43/2 maddesinde belirtilen istisnai durum hariç takip talepnamesi değiştirilemeyeceğinden bunun sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. \" gerekçesi ile 2004 sayılı İİK'nun 41,16 ve 58. Maddesine dayalı şikayetin kabulüne, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyasında davacı borçluya karşı yürütülen ilamlı icra takibinin 250.000 USD asıl alacak ile 5.388,70 USD işlemiş faiz alacağı yönünden iptaline karar verilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/2637 E- 2022/2489 K sayılı  27.04.2022 tarihli kararında:\"...1-Davacı tarafından davalı şirket aleyhine  Sivas 2. AHM'nin 21/05/2015 tarih ve 2014/265 E., 2015/268 K. Sayılı ilamına dayanılarak 11.04.2019 tarihinde Sivas 4. İcra Müdürlüğünün  ... sayılı dosyasıyla ilamların icrası yolu ile icra takibine geçilmiş, borcun ödenmemesi üzerine açılan iflas davası sonucunda mahkemece davalı şirketin iflasına karar verilmiş ise de   Sivas 2. İcra Hukuk Mahkemesinin  23.12.2021 tarih ve 2021/72E.,2021/317 K. sayılı ilamı ile Sivas 4. İcra Dairesinin... sayılı dosyasından yapılan  ilamlı iflas takibinin iptaline karar verilmiştir. Davaya dayanak ilamlı iflas takibi iptal edildiğine göre bu durumda mahkemece iflas takibinin iptaline ilişkin mahkeme kararı nedeniyle gerekli araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş istinaf mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması uygun görülmüştür. <br>2- Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları ile davalı şirket tasdik kayyımları vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik  incelenmesine gerek görülmemiştir...\" denilmiştir.Somut olayda Dairemizin 16.07.2025 tarihli kararı ile,  davaya dayanak ilamlı takibin  iptaline karar verildiğine  göre, bu durumda Mahkemece ilamlı takibinin iptaline ilişkin İcra Mahkemesi  kararının akıbetinin ve İcra mahkemesince verilen karara karşı kanun yollarına başvuruda bulunulup bulunulmadığının araştırılarak, kanun yoluna başvurulmuş ise İstinaf incelemesi sonucu ortadan kaldırılması veya Temyiz incelemesi sonucu bozulması halinde ve takibin usulüne uygun yapıldığına sonuç itibariyle karar verilmesi halinde, yargılama yapılarak İİK 177/4 fıkrası  gereğince değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi, İcra mahkemesinin takibin iptaline ilişkin kararının bu şekilde kesinleşmesi halinde ise, davacının dayandığı İİK 177/1 ve 2. Fıkrasındaki  diğer doğrudan iflas nedenleri bakımından  gerekli araştırma yapılarak, dayanılan doğrudan iflas koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek  sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli  olmadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1.a.6 bendi gereğince  ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.Dairemizin kaldırma kararından sonra ilk derece Mahkemesince Küçükçekmece 4 İcra Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak dosyanın bir örneği Uyap sistemi üzerinden celbedilmiştir. Ancak duruşma zaptında dosyanın bir örneğinin Uyap üzerinden celbedildiği belirtilmesine rağmen, dosyanın hangi aşamada olduğu ve kararın kesinleşip kesinleşmediği yönünde bir tespit yapılmadığı gibi, yukarıda belirtildiği şekliyle kaldırma kararının gereği yerine getirilmeden karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkemece Dairemizin  2025/928 Esas, 2025/1016 Karar sayılı kararının kesin nitelikte olduğu gözetilerek kesin nitelikte kaldırma kararı gereğinin yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetli  görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun diğer istinaf nedenlerinin incelenmeksizin kabulü ile  kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,<br>2-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/697 Esas, 2025/1136 Karar sayılı ve 16/10/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,<br>4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı  tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.15/01/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f1367b2dbc0c7b83","SID":"d5cbc617b691178c"}}