{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/1744 Esas<br>KARAR NO: 2026/48<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 17/10/2025<br>NUMARASI:2025/761 Esas<br>TALEP:İHTİYATİ HACİZ <br>KARAR TARİHİ:15/01/2026<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br> Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalıya ait araçlarla müvekkili şirketin işletme hakkı sahibi olduğu Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Çevre Otoyolu’ndan geçiş ücreti ödemeksizin ihlalli geçiş yapıldığını, davalının otoyolu kullandığı anlarda HGS hesaplarının müsait olmadığını, HGS hesabını müsait tutmanın ve geçiş ücretini ödemeye yetecek bakiye bulundurmanın davalı borçlunun sorumluluğunda olduğunu, ticari iş nedeniyle alacağın ticari faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğini, hükmolunan faiz alacakları katma değer vergisine tabi olduğundan, temerrüt faizi üzerinden katma değer vergisi hesaplanmasının uygun olduğunu, geçiş ücreti ve 4 katı tutarında gecikme cezası ile işlemiş faiz ve KDV alacağının tahsili için davalı aleyhine İstanbul 29. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takipte borca ve ferilerine haksız olarak itiraz ettiğini, dava açmadan önce arabulucuya başvurmuşlarsa da anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davalının takibe itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine ve davalı üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesi 17/10/2025 tarihli ara kararı ile;  2004 sayılı Yasanın 258 ve 259.maddesi gereğince ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecbur olduğu, somut olayda geçişlerin varlığına, tahakkuk edecek ücretin miktarına dair yaklaşık ispat bulunmadığı, bu hususun açıklığa kavuşmasının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Ara karar, yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalıya ait araçlar ile müvekkili şirketin işlettiği köprü ve otoyolun ücret ödemeksizin kullanıldığını,  sundukları ihlalli geçiş listesi, görüntü ve provizyon kayıtları ile davalıya ait araçların müvekkili şirketin işletme hakkı sahibi olduğu köprü ve otoyoldan ücret ödemeksizin geçiş yaptığının sabit olduğunu, bu nedenle ihtiyati haczi haklı gösteren sebeplerin ve şartların mevcut olduğunu, yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiğini belirterek usul ve yasaya aykırı ara kararın kaldırılarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:<br>Talep, İİK'nun 265. maddesi gereğince ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılması ve ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. İstanbul 29. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası incelendiğinde; davacının davalı aleyhinde 32.852,50 TL asıl alacak (Geçiş ücreti/para cezası), 7.634,48 TL işlemiş faiz ve 1.526,89 TL KDV olmak üzere toplam 42.013,87 TL alacağın tahsili için takip başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına  karar verildiği görülmüştür.2004 sayılı İİK'nun 257 ve devamında ihtiyati haciz düzenlenmiştir. İhtiyati haciz şartlarına 257. maddede, 258. maddede ise ihtiyati haciz kararına yer verilmiştir. 258. maddenin ilk fıkrasında alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu ifade edilmiştir. İcra ve İflas Kanunun 258. maddesinin 2. cümlesinde \"Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri (m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur.\" düzenlemesi yer almaktadır. Kanun, senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır.Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için \"alacağın yargılamayı gerektirmesi\" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.İhtiyati hacizde teminat İİK 259. maddede düzenlenmiştir. Maddede, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun veya üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve HMK 96’cı maddesinde yazılı teminatı vermeye mecbur olduğu, ancak, alacağın bir ilama müstenid ise teminatın aranmayacağı, ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkemenin teminata lüzum olup olmadığını takdir edeceğine yer verilmiştir.Açıklanan yasal düzenlemeler ve genel ilkeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, davacı tarafından ihlalli geçişlere ilişkin görüntü kayıtları ve provizyon geçiş dökümlerini içeren tablo sunulduğu, buna göre İİK'nun 258. maddesinde yer verilen kanaat getiren delillerin gösterilmiş olduğunun kabulü ile teminat karşılığı ihtiyati asıl alacak tutarı yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken ihtiyati haciz talebinin reddi kararı yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere:<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile  İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/761 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 17/10/2025 tarihli ara kararın KALDIRILMASINA,<br>2-a)Davacının ihtiyati haciz talebinin, İcra ve Kanunun 257/1. fıkrasına uygun görüldüğünden KABULÜNE,<br>b)İcra ve İflas Kanununun 258. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere alacağın %15'i oranında nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz olunduğunda davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının  32.852,50 TL asıl alacak ile sınırlı olmak kaydıyla İcra ve İflas Kanununun 257. maddesi gereğince İHTİYATEN HACZİNE,<br>c)İhtiyati haciz kararının, teminatın ilk derece mahkemesine ibrazından sonra İcra ve İflas Kanununun 261. maddesi gereğince  İstanbul 29. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası üzerinden infazına ve kararın infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene VERİLMESİNE, <br>3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>4-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin mahkemece verilecek esasa dair kararda değerlendirilmesine,  <br>5-Dosyanın gerekli işlemlerin yerine getirilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2 bendi ile aynı kanunun 362/1-f bendi ve İİK'nun 258/son fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.15/01/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2653611843f02c11","SID":"2bbc1fabf41f8187"}}