{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2024/619 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/221<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 31/07/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 05/03/2025<br>            Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA:<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin ortağı olduğu şirketin 08.07.2024 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların tümünün azınlıkta kalan müvekkilini zarara uğratmak amacı ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı olarak yapılan toplantının iptalinin gerektiğini, kararların şirket ana sözleşmesine ve dürüstlük kuralına da açıkça aykırı olduğunu, şirketin 02.03.2023 tarihinde kurulmuş olup, müvekkili ile...'in müşterek temsil yetkisi olmak üzere müdür seçildiklerini, müvekkilinin müdür olduğu dönemde yapılan toplantılarda hiçbir zaman huzur hakkı kararı alınmadığını, müvekkilinin diğer ortaklara karşı olan  sorumluluklarını tüm özverisi ile yerine getirmesine rağmen diğer ortakların müvekkilinden habersiz olarak şirket kasasından uhdelerine para geçirmesi sebebi ile anlaşmazlıklar başladığını, görüşmelerden netice alınamaması üzerine müvekkilinin, 17.01.2024 tarihinde suç duyurusunda bulunduğunu, sonrasında ortaklar arasındaki problemlerin daha da büyüdüğünü ve müvekkilinin can güvenliği korkusu ile şirkete gidemez hale geldiğini, bunu fırsat bilen diğer ortakların, kötü niyetli olarak davalı şirketin işlettiği restaurantların faaliyetlerine son vererek gerek şirketi gerekse müvekkilini kasten zarara uğrattıklarını, ayrıca genel kurulun toplantıya çağrılmasına izin verilmesi talebi ile İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... karar sayılı dosyasıyla dava açtıklarını,  dava açtıktan hemen sonra şirketin işletmesi olan restaurantı kapatarak, kapalı olan şirketin adresine klasik usule göre tebligat yapılmasını sağlayarak, müvekkilinin davadan haberdar olmasının önüne geçtiklerini, böylelikle, diğer ortakların talebi doğrultusunda şirketin savunması alınmadan mahkeme tarafından olağanüstü genel kurul yapılması kararı verildiğini, olağanüstü genel kurul kararı ile halihazırda müdür olarak atanan...'in, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada müşterek temsil gereği müvekkili ile beraber hareket etmek yerine, müvekkili ile karşılıklı husumet güden diğer ortakların yanında yer alarak, şirkete açılan davada şirketi temsil için avukat vekaleti vermeye bile yanaşmadığını, hatta  bu durumu diğer ortaklara bildirerek dosyaya sunulu vekalete dahi itirazı sağladığını, hal böyle iken bu kişi şirkete tek başına müdür olarak atandığını, davaya konu kararlara ret oyu verilerek gerekçeli olarak muhalefet şerhlerini tutanağa geçirttiklerini, bir numaralı kararda toplantı başkanı olarak... ve yazman olarak...'ın seçildiğini, oluşturulan heyete toplantı tutanağına imza yetkisi verildiğini, müvekkili ile toplantı başkanı seçilen ortak da dahil olmak üzere diğer ortaklar arasında hukuki ve cezai boyutlara varmış anlaşmazlıkların söz konusu olup, karşılıklı yargıya intikal eden suç duyuruları sebebi ile müvekkiline karşı husumet güdüldüğünün sabit olduğunu, hal böyleyken olağanüstü genel kurul toplantısıyla şirkete müdür olarak atanan...'in şirketi tek başına temsilde müvekkilinin lehine iş ve işlemler yapacağından bahsedilemeyeceğini ve münferiden imza yetkisi ile müvekkili aleyhine ve müvekkilini zarara uğratacak eylemlerin gerçekleşmesine zemin hazırlandığını, toplantı başkanı seçilen ortağın davalı şirket aleyhine açmış olduğu davalar da mevcut olup şirket zararına yapmış olduğu eylemlere karşı soruşturmaların devam etmesinden kaynaklanan husumet sebebi ile davalı şirket zararına kararlar verilebileceğini, bu nedenlerle imza yetkisinin verilmiş olmasının hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu, üç numaralı kararda şirketin merkez adresinin \"... Mahallesi... Bayraklı-İZMİR\" olarak tadil edilmesine oy çokluğu ile karar verildiğini, diğer ortaklar tarafından davalı şirketin en büyük tadilat maliyetine sahip olan... adresinde bulunan işletmesine ilişkin İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesinin... D.İş sayılı dosyasında yapılan tespite ilişkin keşif esnasında diğer ortakların, tadillat şirketi sahibine \"şirketin merkez adresini değiştirdik, fiilen boşta kalacak bu işletmeyi de başkasına devredeceğiz\" şeklinde beyanda bulunduklarını, bu beyanları ile de şirket merkezini değiştirmelerinin altında yatan kötüniyeti ortaya çıkarak bu kararın şirkete ve  müvekkiline zarar vereceğini adeta ikrar ettiklerini, şirkete hiçbir faydası olmayan ve zararı olacağı aşikar olan bu genel kurul kararının iptalinin gerektiğini, dört numaralı kararda şirket müdürüne Temmuz 2024 ayından başlamak üzere aylık 25.000,00TL huzur hakkı verilmesine oy çokluğu ile verilen kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, şirketin 02.03.2023 tarihinde kuruluşu ile birlikte şirket ana sözleşmesiyle müvekkilinin şirket müdürü seçildiğini, müvekkilinin müdür olduğu dönemde özveri ile çalışmasına rağmen hiçbir zaman huzur hakkından bahsedilmemesine rağmen diğer ortaklar ile oluşan sorunlar sebebi ile yapılan genel kurul ile azınlıkta kalan müvekkilinin müdürlüğünün iptal edilip tek müdür olarak... için huzur hakkı kararı alınmasının açıkça dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bu nitelikteki kararın eşitlik ilkesini zedelememesi, şirketin ekonomik yapısına aykırı, azlık pay sahipleri zararına ve dürüstlük kuralına aykırı  olmaması ile örtülü kar dağıtımı şeklinde olmaması gerektiğini, müvekkilinin müdür olduğu dönemde 2 farklı adreste faaliyet gösteren restaurantların diğer ortaklar tarafından kapatıldığını, alınan karar ile şirket adresi olarak yeni bir adres belirlendiğini, şirketin faaliyetine yeni yeni başlayacak durumda olduğunu, hal böyle olunca yöneticinin olağanüstü bir çalışma yapmasını gerektiren bir faaliyetinin bu aşamada kesinlikle bulunmadığını, şirketin ekonomik durumu ve faaliyetleri göz önünde bulundurulduğunda kararlaştırılan huzur hakkı ödemesi ile azınlık olan müvekkilinin kar hakkının elinden alınmak istendiğini ve diğer ortakların örtülü kazanç transferi yapmak istediklerinin ortada olduğunu,   Müvekkili ile husumet güden şirket ortakları adına müvekkiline ve şirkete dava açan, müvekkiline karşı ortaklara vekaleten suç duyurularında bulunan, müvekkili tarafından yapılan suç duyurularında şüphelileri temsil eden avukat..., Olağan Üstü Genel kurulda bir kısım şirket ortaklarını temsilen karar almasının yasaya aykırı olup, kararların bu sebeple de iptale tabi olduğunu bildirmiş, TTK 449 gereği genel kurul kararlarının yürütülmesinin geriye bırakılmasına, 08/07/2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında müvekkilinin muhalefet şerhi koymuş olduğu maddelerin şirket sözleşmesine ve dürüstlük kurallarına aykırı olması sebebi ile iptaline,kararın tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMA:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin 02.03.2023 tarihinde kurulmuş olup, davacı ile...'in müşterek yetki ile müvekkili şirketin müdürleri seçildiklerini, şirketin ...ve ... unvanlı şirketi satın alıp, bu işletmeye tek başına davacının atandığını, davacının eşinin seçtiği ve yönlendirdiği ... tarafından yapılan işlemler ile ilgili olarak bilgilendirilmeyen  davacı dışındaki diğer ortakların, kendi imkanları ile şirketi zarara ugratacak sekilde bir takım muvazaalı işlemlerin yapıldığı bilgisine ulaştıklarını, müşterek yetkili müdürlerin koordineli bir çalışma yürütmedikleri, düzenli toplantı, görüşme ve bilgilendirmeleri yapmadıklarının, ivedilikle yapılması gereken işlemlerde karar alma ve işlerin yapılmasında gecikildiği için şirketin zarara uğratıldığının, ayrıca şirketçe  devralınan ...... Şirketinin iş ve işlemlerinin müşterek yetkiyle adı geçen müdürlerce birlikte yerine getirilmesi gerektiği halde şirket yetkilisi olarak sadece...'in yetkili gösterilerek müştereken yapılması gerekli işlemlerin adı geçen kişi tarafından tek başına yerine getirildiginin anlaşıldığını, davacının diğer şirket ortaklarının tüm itirazlarına rağmen...i şirket bünyesinde işe aldığını, şirketin kiraladığı gayrimenkullerin, hizmet için gerekli fiziki duruma hazır hale getirilmesi amacıyla yapılması zorunlu olan inşaat işlemlerinin gizli ortak olan davacının eşine ait... Şirketi tarafından yapılmasına rağmen yapılan işlerle ilgili ne şirkete ne de diğer ortaklara hiçbir bilgi, belge ve fatura ibrazının yapılmadığını, tüm demirbaşların diğer ortakları tarafından satın alınarak tedarik edildiğini, bir süre sonra davacının  üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi neticesinde  müvekkili şirketin hesap ve  işlemlerinde belli başlı aksaklıkların ortaya çıktığını ve gerekli ödemelerin yapılmaması nedeniyle şirket hesaplarına Gelir İdaresi Başkanlığınca vergi borçlarından kaynaklı blokeler konulduğunu, davacının payına düşen ödenmesi gerekli olan sermaye bedelini de ödemediğini, bu aksaklıkların çıkması üzerine diğer ortakların muhasebe işlemlerini gerçekleştiren ...'den bilgi talep ettiklerini, ...'in davacı dışındaki tüm ortakların yüklü miktarda borçlu olduğunu gösterir bir bilanço ortaya koyduğunu, borcun kaynağının... Şirketi  olduğunu beyan ettiğini, diğer ortakların, bu şirketin  2023 yılı Mart ayına kadar davacıya ait olup, müvekkili şirkete davacının ortak olmasından belli bir süre önce eşine devrettiğini öğrendiklerini, bunun üzerine diğer ortakların ...'den tüm evrakları ve faturaları ibraz etmesini istediklerini, ...'in mali müşavir olmadığını, şirketin asıl muhasebecinin... isimli şahıs olduğunu, kayıtların onda olduğunu beyan etmesi üzerine birlikte...'e gidip talepte bulunduklarını, ... evrakların ...e olduğunu belirttiğini, bunun üzerine tutanak düzenlenerek İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma nolu dosyasında suç duyurusunda bulunulduğunu,  yüklü miktardaki borca konu faturaların ... Şirketi tarafından kesildiğinin anlaşılması üzerine şirketin diğer ortaklarının organize bir dolandırıcılık eylemin tam içinde bulunduklarını ancak fark ettiklerini, şirketin müşterek müdürü...'e yapılan hiçbir iş ve işlem ile ilgili görüşünün sorulmadığınının, ödemelere ilişkin yetkisinin sahte kararlar ile elinden alındığının, sonradan devralınan ... isimli şirketin hesap hareketlerine bile müdahalesinin bulunmadığınının belirlenmesi üzerine bu yetkilerin tek başına davacıya, şirket genel kurulu kararı olmadan nasıl gerçekleştiğinin sorgulamasının yapıldığını, yapılan incelemede 31/03/2023 tarihli genel kurul toplantı tutanağında davacının tek yetkili müdür olarak atandığına ilişkin kararı gördüklerini, ancak bu atamaya ilişkin genel kurul kararındaki imzaların diğer ortakların kendilerine ait olmadığını ve sahte imza ile oluşturulduğunu fark ettiklerini ve toplantıyı düzenleyen ve altında imzası bulunan şahsın... olduğunun ortaya çıktığını, ayrıca ... ile ... isimli şahısların, davacının bilgisi dahilinde şirket hesaplarından belirli aralıklarla nakit para çektiklerininin tespit edildiğini, bu paraların ne amaçla ve nerede kullanıldığının bilinmediğini, olağan üstü genel kurul toplantısı çağrısı yapılmasına rağmen herhangi bir cevap verilmemesi ve  müvekkili şirketin daha çok zor duruma düşeceğini, mevcut hiçbir belge ve bilgiye ulaşamayacağını anlayan diğer şirket ortaklarının  İzmir.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...esas sayılı dosyasında şirketin olağanüstü genel kurul toplantısının yapılabilmesi için talepte bulunduklarını, mahkemece genel kurul toplantısı yapılmasına karar verildiğini, davacının bu kararının yerine getirilememesi için kötü niyetli olarak birçok eylemde bulunduğunu, usulsüz tebligat iddiasıyla yaptığı itirazın reddine karar verildiğini, davacının yetkilendirdiği vekilin dosyada işlem yapmaya çalıştığının fark edilmesi üzerine vekaletnamenin geçersiz olduğunun, şirketin müşterek temsil yetkisi ile temsil edilebileceğinin dosyaya bildirildiğini, mahkemece verilen süre içinde usulüne uygun vekaletname sunulmaması üzerine ancak toplantının gerçekleştiğini, dava dilekçesinde dile getirilen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, hukuka  ve usule uygun olarak yapılmış olan tüm genel kurul kararlarının ortada olup, davacı tarafından iddia edildiği üzere davacıyı zarara sokma kastı ile hiçbir karar ve işlem yapılmadığını, aksine ortağı bulundukları müvekkili şirketin kuruluş aşamasında tüm yetki ve belgeleri, davacıya vermiş olmalarından dolayı gerek müvekkili şirket, gerekse şirketin diğer ortaklarının bu süreç içerisinde maddi ve manevi birçok kayba uğradıklarını, İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesince yapılmış tespit ve tarafsız raporlar ile ... Ticaret Limited Şirketi tarafından kesilen faturaların hukuki dayanaktan yoksun, gerçeği yansıtmadığının kanıtlandığını, davacının, genel kurul kararlarının şirketin çıkarlarına aykırı olduğunu ileri sürmesinin, hiçbir somut delile dayanmadığını, iddiaların soyut ve dayanaksız olup, kötü niyetli olduğunu, genel kurul toplantısının, Türk Ticaret Kanunu’nun ve ilgili mevzuatın öngördüğü şekilde çağrı yapılarak gerçekleştirildiğini, tüm ortaklara usulüne uygun bildirim yapılmış olup, toplantı gündeminin de mevzuata ve esas sözleşmeye uygun olarak belirlendiğini, Türk Ticaret Kanunu ve şirket esas sözleşmesi uyarınca alınan genel kurul kararlarının, şirketin iç yönetimine ilişkin olup, mahkemenin bu konuda müdahil olmasını gerektiren bir hukuka aykırılık bulunmadığını bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>Dava, davacının ortağı olduğu davalı şirketin 08/07/2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında davacının muhalefet şerhi koyduğu, toplantı tutanağının 1,3 ve 4.maddelerinde oy çokluğu ile alınan kararların kanun, ana sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla  iptali istemine ilişkindir.<br>Toplanan tüm delil ve belge örnekleri ile; davalı şirketin 02/03/2023 tarihinde sicile tescil edildiği, kurucu ortaklarının... paylarla..., 700'er paylarla... ve... olup, ana sözleşme ile aksi karar alınıncaya kadar davacı ve ortak... olmakla birlikte davacının müdürler kurulu başkanı olarak seçildiği, davacının 2023 yılı olağan genel kurulu toplantısını yasal süre içinde yapmaması üzerine diğer ortakların, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında 30/04/2024 tarihli kararla, davaya konu genel kurul toplantısının kararda belirtilen gündem konuları ile ilgili olarak yapılmasına ve toplantı ile ilgili işlemlerin ortak ... tarafından yapılmasına karar verildiği, toplantının 04/06/2024 tarihinde yapıldığı, alınan kararla, davacının müdürlük yetkisinin kaldırılmasına ve aksi karar alınıncaya kadar ortak...'in şirketi münferiden temsile yetkili seçildiği, ardından davaya konu 08/07/2024 tarihli olağan üstü genel kurul toplantısının yapıldığı, toplantıda davaya konu kararların alındığı, davacı ile diğer ortakların karşılıklı olarak farklı suçlamalarla birbirleri hakkında suç duyurusunda bulundukları, davacının, diğer ortaklar hakkında yaptığı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma sayılı dosyasında 31/05/2024 tarihli ek kararla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür. <br>TTK'nun 622(1) maddesinde; anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümlerin, kıyas yolu ile limited şirketlere de uygulanacağı, 621(1/f).maddesinde; şirket merkezinin değiştirilmesine ilişkin genel kurul kararının önemli karar niteliğinde olup, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde alınabileceği, TT'nun 446(1/a).maddesinde; toplantıda hazır bulunup, karara olumsuz oy veren ve muhalefetini tutanağa geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceği, 445(1).maddesinde; iptal davasının, karar tarihinden itibaren üç ay içinde açılabileceği düzenlemiş olup, TTK'nun 447.maddesinde; batıl olan nitelikteki genel kurul kararları sayılmış, Yerleşmiş Yargıtay kararları ile toplantı ve karar nisabı sağlanmaksızın alınmış kararların yokluğunun tespitine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.<br> Davacının ret oyu kullandığı davaya konu kararlar; tutanağın birinci maddesinde alınan...'e genel kurul tutanaklarını imzalamaya yetki veren karar, üçüncü maddede alınan ve şirket merkezinin değiştirilmesine ilişkin karar ile dördüncü maddede alınan şirket müdürüne huzur hakkı ödenmesine ilişkin karardır. <br>Davaya konu kararlardan butlana tabi niteliği olan karar mevcut değildir. Yalnız şirket merkezi adresinin değiştirilmesine ilişkin karar, önemli karar niteliğinde olup, bu karara davacı vekilinin verdiği ret oyuna karşılık diğer ortakların kabul oyu vermesi karşısında kararın 3.350/5000 oyla alınmış olması nedeniyle TTK'nun 621(1).maddesinde aranan karar nisabına uygun şekilde alındığı görülmüştür. <br>Davacı vekili, TTK'nun 446.maddesinde aranan dava şartına uygun olarak davaya konu her üç karar için ret oyu kullanmıştır. Bunun yanında üç ve dört nolu kararlara muhalefet ettiğini tutanağa şerh ettirmiş, bir nolu karara ilişkin olarak açık ve anlaşılır bir biçimde muhalefet şerhini kaydettirmemiş ise de, oylamadan sonra tutanağa geçirttiği; oylamanın, diğer ortakların, müvekkili aleyhine ve zararına hareket ettiklerine ve bu nedenle kararı kabul etmediklerine ilişkin beyanının muhalefet şerhi niteliğinde olduğu kabul edilmekle, davaya konu her üç karar yönünden TTK'nun 446.maddesinde aranan muhalefet şerhi yazdırılmasına ilişkin dava şartının mevcut olduğu kabul edilmiştir. <br>Davanın niteliği, genel kurul kararlarının içeriği, taraflar arasındaki uyuşmazlık noktaları dikkate alınarak tarafların bildirdikleri tüm delillerin toplanması yanında tanıkların dinlenmesi ve bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınması suretiyle uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir. <br>Davacı tanığı ... yeminli beyanında; davalı şirketin önceki kiracısından iş yerini devraldığını, kendisiyle görüşüp  01/03/2023 tarihinden başlayarak bir yıl süreyle kiracısı olduğunu, bir yıllık kirayı peşin ödediğini, bir yıldan sonra ödeme yapılmadığını, bunun üzerine ihtarname çektiğini, ikinci ay ödeme yapılmaması üzerine bir kez daha ihtarname çektiğini, üçüncü ayda tahliye davası açmayı beklerken şirket ortaklarının kendisini arayıp aralarında sorun olduklarını, halletmeye çalıştıklarını, iyi niyetli olduklarını, kirayı ödemek istediklerini söylediklerini, bir sonraki ayda kira artış oranını da uygulayarak bir yıllık peşin ödeme yaptıklarını, daha sonra aralarında sıkıntı olduğunu, iş yerini devretmeyi ve küçülmek istediklerini söylediklerini, oturdukları ay kadar kirayı alıp kalan kısmını iade ettiğini, ikinci yılın haziran veya temmuz ayında tahliye ettiklerini, başka bir şirkete iş yerini devrettiklerini, kontratın feshi ile ödemeyi vekil müdürün yaptığını, davacı tanığı... yeminli beyanında; davacının eşi olup, şirketin kuruluş aşamasında diğer ortaklarla kendisinin tanışık olduğunu, şirketin daha önce küçük bir yeri olduğunu, daha sonra...'ta bir yer bulunduğunu,  ...taki yer için hava parası ve tadilatlarla ilgili eşi tarafından ödemeler yapıldığını, daha sonra kira bedellerinin ödendiğini, sözleşme imzalandığını, sonrasında işletmenin faaliyete geçtiğini, mevcut alacak verecek hesapları görmeyi istediklerinde diğer ortakların sorun çıkardılarını ve  önce dükkanı devralmak istediklerini, sonrasında anlaşmazlık çıkınca dükkanı  kapattıklarını, dükkan sahibinin ihtarname çektiğini, diğer ortakların dükkan sahibinin kirasını ödediklerini, sonra da dükkanı devrettiklerini, şirket için 250.000 USD kadar para harcadıklarını, bir takım hesapların silindiği tespit edince bununla ilgili görüşmeye gittiğini, konuşmalar üzerine eşinin ortaklıktan çıkmak istediğini söylediğini, 200.000,00 USD civarında TL karşılığı bir rakamı söyleyerek bununla ortaklık biter diye...nin söylediğini, sonra müşteri bulduklarını, 4,5 Milyon TL teklif edildiğini, kabul etmediklerini, dükkan sahibi ile sözleşmeye gittiklerinde bir kısmının nakit verildiğini, eşinin,... ile birlikte bankaya giderek şirket adına hesap açtıklarını, eşinin parayı şirket hesabına yatırdığını ve buradan dükkan sahibinin hesabına eft yapıldığını, eft yapılan kısmın kiranın resmi olan bölümü olduğunu, geri kalan kısım için ...ın senet verdiklerini, ...'in, kendi şirketinin mali müşavirliğini yapan ve şimdi yanımda çalışan muhasebeci olduğunu, diğer ortakları 2018 yılından beri işlettikleri restoranta gitmeleri nedeniyle tanıdıklarını, davacı tanığı ...yeminli beyanında; ...n kardeşi olduğunu, şirketin kardeşine ve kendisine ait dükkanı kiraladıklarını, kira bedellerini peşin olarak ödediklerini, davalı tanığı...yeminli beyanında; davalı şirketin ortağı olduğunu, genel kurul toplantısına bizzat katılmadığını, davalı şirketin halen batık durumda olup, müdürler kurulu başkanı olan davacının emriyle restorantın kapandığını,   .  davalı tanığı... yeminli beyanında; şirket ortağı olduğunu, davacı tarafından yapılmayan genel kurul toplantıları için defalarca ihtarname çekip dava açtıklarını, davacının, genel kurul toplantısına gerek olmadığını söylediğini, olağan genel kurul toplantısı yasal süre içinde yapmadığını, mahkemenin  toplantıyı yapmak üzere kendisini kayyım olarak atadığını, toplantıda yapılan işlemler ve alınan kararların usulüne uygun olarak yapıldığını, toplantıdan önce mart ayı itibari ile şirket ve şirkete ait dükkanların kapatıldığını, kapatılma sebebinin davacının müdürler kurulu başkanı olarak görevini ihmal etmesi olduğunu, fiili olarak iş yapıp yapmadığını kendisinin daha iyi bildiğini, davacı tarafından açılan icra takipleri olduğunu, kira borçları ve çalışanların borçlarının olduğunu, tedarikçilerin ücretlerinin ödenmediğini, ortaklar arasında para toplayıp kiraların bir bölümünü karşılamaya çalıştıklarını,  sonrasında işlerin resmi çerçevede devam ettiğini, davalı tanığı ... yeminli beyanında; şirket ortağı olduğunu, şirketin işletimindeki restorantın kiralarının davacı tarafından ödenmediğinden mülk sahibinin ihtarname çektiğini, çalışanların ve tedarikçilerin ödemesinin yapılamadığını, kendilerinin  hesapları görme şansının olmadığını, davacının, toplantıya gerek olmadığını söylediğini ve olağan toplantıların hiçbirinin yapılmadığını, şirketin, muhasebecisinde olması gereken tüm defterlerinin davacının eşinde olduğunu öğrendiklerini, bununla ilgili tutanak tuttuklarını, dükkan sahibine kendi imkanlarıyla ödemeyi yaptıklarını, dükkanın kapandığını, şirketin iki dükkanı olup,  ikinci dükkanın da aynı durumda bulunduğunu, kiraları ödenmediği için o şekilde durduğunu, muhtemelen kapatılacağını bildirmişlerdir.<br>Bilirkişi, raporunda; genel kurul toplantısı başkanlığına seçilen ... ile yazman...'ın  görevlerini layığı ile yapmadıkları, toplantının yönetiminin ve toplantı tutanağının mevzuat hükümlerine aykırı tutulduğu konusunda herhangi bir iddia ve belgeye rastlanmadığını, TTK'nun 621.maddesi uyarınca, şirket merkezinin değiştirilmesine ilişkin kararın bu madde de gösterilen karar nisabına uygun şekilde alındığını, davalı şirketin en büyük tadilat maliyetine sahip olan ... Caddesi adresinde bulunan işletmesinin, bu adresten ayılması nedeniyle maddi kayba uğrayıp uğramayacağı, mülkiyetinin davalı firmaya ait olup olmamasına, kiralık ise kira sözleşme süresinin dolup dolmadığına, bedellerinin ödenip ödenmediğine, yapmış olduğu tadilat masraflarını mal sahibi veya bir sonraki kullanıcından talep edilip edilemeyeceğine, firmanın bu adreste beklediği iş hacmi ve karlılığa ulaşıp ulaşmadığına, ekonomik gücüne, geleceğe yönelik iş beklentileri dahil pek çok faktöre bağlı olup  bulunulan adresteki faaliyetinden zarar eden firmanın adres değişikliğine giderek kar elde edebileceği yeni adres arayışına girmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, ... tarafından, davalıya keşide edilen 02.05.2024 tarihli ihtarname ile 01.03.2023 tarihli kira sözleşmesi gereği bir yıllık kira bedeli olan 720.000,00 TL'nin ödenmesinin ihtar edildiğini, muhtemelen zarar eden ve finansman sorunu yaşayan davalının kira bedelini ödeyemediği için 08.07.2024 tarihli genel kurul kararı ile adres değişikliği kararı almış olabileceğini, davalı şirketin 25.11.2024 tarihli genel kurul kararı ile işletmenin mühürlenmesi, menkullerin fiili olarak haczedilerek yediemin deposuna kaldırılması, kira  bedelinin ödenmemesi ve benzeri nedenlerle adresini bir kez daha değiştirmek durumunda kalmış olduğunun anlaşıldığını, adres değişikliğinin davalının maddi kaybına neden olması halinde, bu değişiklikten sermayedeki payı oranında her ortağın kayba uğraması söz konusu olacağından, adres değişikliğinden sadece davacının kayba uğramayacağı, her ortağın sermayedeki payı oranında bu kayıptan payını alacağından, adres değişikliğinin sadece davacı hissedarı zarara uğratmak için yapılmış olmasının hayatın olağan akışına uygun olmayacağını, TTK'nun 394.maddesinde, yönetim kurulu üyelerine tutarı esas sözleşme ile veya genel kurul kararı ile belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kardan pay ödenebileceğinin düzenlendiğini, davalı şirketin ana sözleşmesinde müdürler için bir ücret öngörülmediğini, davaya konu toplantının 4. maddesinde şirket Müdürüne Temmuz 2024 tarihinden itibaren aylık 25.000,00 TL huzur hakkı ödenmesine oy çokluğu ile karar verildiğini, davalının 2023 yılı Kurumlar Vergi Beyannamesi verilerine göre 2023 yılında toplam net 2.071.391,75 TL satış hasılatı elde eden davalı şirketin toplam 3.212.930,27TL'lik genel yönetim giderinin de etkisi ile 2023 yılını 2.170.484,14 TL zarar ile kapattığını, bu kadar yüksek zarar karşısında 1.457.380,00 TL ödenmiş sermayenin yetersiz kaldığını, ve 31.12.2023 tarihi itibariyle öz varlığını yitiren şirketin 713.123,94 TL ve  enflasyon düzeltmesine göre 455.138,45 TL borca batık hale geldiğini, firmanın dönen varlıklarının 1.759.889,54 TL, duran varlıklarının 2.905.278,02 TL ve ticari borçlarının 4.854.391,16 TL olduğunu, bu veriler ve aylık  asgari ücretin brüt 20.002,50 TL olduğu Temmuz 2024 tarihi itibariyle şirket müdürüne aylık brüt 25.000,00 TL huzur hakkı ödenmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu değerlendirilmekte birlikte, davalı şirketin 31.12.2023 tarihi itibariyle borca batık hale geldiği ve kira bedelini ödeyemeyerek 07.08.2023 tarihli karar ile...'ta bulunan faaliyet merkezini terk etmek durumunda kaldığı dikkate alındığında, mevcut finansman yapısı itibariyle, faaliyetlerinden sağlayacağı katma değer ile şirket müdürüne aylık 25.000,00 TL huzur hakkını ödeyemez halde bulunması nedeniyle huzur hakkı ödenmesinin şirketin finansman yapısı ve faaliyet durumu ile uyumlu olmadığını, dava tarihinden sonra yaşanan işletmenin mühürlenmesi, menkullerin fiili olarak haczedilerek yediemin deposuna kaldırılması ve kira bedelinin ödenememesi gibi gelişmeler sonucunda davalı şirketin fiilen faaliyetine devam edemeyecek duruma geldiğini bildirmiştir. <br>Davaya konu bir nolu karar; oy birliği ile toplantı başkanlığına seçilen şirket yöneticisi...'in toplantı tutanaklarını imzalamaya yetkili kılınmasıdır. Her ne kadar davacı taraf,...'in, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada müşterek temsil gereği davacı ile beraber hareket etmek yerine, davacı ile karşılıklı husumet güden diğer ortakların yanında yer alarak, şirkete açılan davada şirketi temsil için avukat vekaleti vermeye bile yanaşmadığı, hatta bu durumu diğer ortaklara bildirerek dosyaya sunulu vekalete itirazı sağladığı, davacı ile toplantı başkanı seçilen ortak da dahil olmak üzere diğer ortaklar arasında hukuki ve cezai boyutlara varmış anlaşmazlıkların söz konusu olup, karşılıklı yargıya intikal eden suç duyuruları sebebi ile davacıya karşı husumet güdüldüğü,...'in şirketi tek başına temsilde davacının lehine iş ve işlemler yapacağından bahsedilemeyeceği ve münferiden imza yetkisi ile davacı aleyhine ve davacıyı zarara uğratacak eylemlerin gerçekleşmesine zemin hazırlandığı,...'in, davalı şirket aleyhine açmış olduğu davaların mevcut olup, şirket zararına yapmış olduğu eylemlere karşı soruşturmaların devam etmesinden kaynaklanan husumet sebebi ile davalı şirket zararına kararlar verilebileceği, bu nedenlerle imza yetkisinin verilmiş olmasının hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu iddiasında bulunmuş ise de, dile getirilen iddiaların toplantı başkanı olarak seçilen şirket yöneticisi ve ortağının toplantı tutanaklarını imzalama yetkisi verilen genel kurul kararı alınmasına engel olmayı gerektirir nitelikte yasal nedenler olmadığı gibi TTK'nun 422(1).maddesinde tutanağın, toplantı başkanlığı tarafından imzalanacağı, aksi halde geçersiz olduğuna ilişkin amir hüküm göz önünde tutulduğunda, toplantıya katılan ortakların, toplantı başkanına tutanakları imzalama yetkisi verilmesine ilişkin kararın, kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu iddia edemeyecekleri ancak toplantı tutanağını imzalamaya yetkili başkanın usulsüz tutanak tuttuğu veya yasa hükümlerine aykırı işlem ve kayıtlar yaptığı iddiasını ileri sürebilecekleri birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın bir nolu genel kurul kararına ilişkin iddia ve isteminde haklılık görülmemiş, bu karara yönelik davasının reddine karar verilmiştir. <br>Davaya konu üç nolu karar; şirket merkezi adresinin değiştirilmesine ilişkindir. Bu kararla şirketin lokanta nitelikli olarak... Caddesi no...Alsancak'ta bulanan adresi, ... Mahallesi... Bayraklı olarak değiştirilmiştir. Tüm dosya kapsamı ile şirketin her iki adresi kiralama yöntemiyle edindiği ve faaliyet konusuna bağlı olarak bu adreslerde lokanta nitelikli iş yerleri açtığı anlaşılmaktadır. Şirket merkezinin belirlenmesi ana sözleşme ile kurucu ortaklara ve şirketin faaliyet dönemi içinde ise TTK'nun 621(1/f).maddesi uyarınca genel kurula ait yetkidir. Yasal mevzuatımızda bu yetkinin mahkemece sınırlandırılması veya kaldırılmasına ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi ana sözleşmede de bir hüküm bulunmamaktadır. Şirket merkezinin dürüstülük kurallarına aykırı olarak değiştirilip değiştirilmediği ise somut olaya göre belirlenmelidir. Dosyada toplanan tüm deliller ve tanık beyanları ile; şirket merkezinin faaliyet konusuna uygun olarak işlettiği lokanta nitelikli iş yerlerine bağlı olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporu ve dinlenen tanık beyanları ile; şirket merkezinin değiştirilmesinden önceki adresteki lokantanın zarar ettiği, şirketin kira bedellerini ödemekte zorlandığı, iş yeri sahibinin rızası ile peşin ödenen bir yıllık kira bedelinin iş yerinin tahliye edilmesinden sonraki döneme ait bölümünün iadesinin alındığı, şirketin borçları nedeniyle iş yerinde bulunan menkul malların fiili olarak haczedilip yedi emin deposuna kaldırıldığı, işletmenin mühürlendiği gibi sebeplerle iş yeri ve buna bağlı olarak şirket merkezi adresinin değiştirilmesinde dürüstlük kurallarına aykırılık bulunmadığı, bunun yanında lokanta nitelikli işletmeler yönünden, işletmenin bulunduğu yerin fiziki ve diğer özellikleri, konumu, kapasitesi, ulaşımın uygunluğu, ödenen kira bedeli miktarı, müşteri profili ve yoğunluğu, hedeflenen karlılığın sağlanıp sağlanamayacağı, beklenen iş hacmi, gelecekteki iş beklentileri gibi çok sayıda faktörün bir arada değerlendirilip, şirketin işletme ve buna bağlı olarak şirket merkezini değiştirme kararına esas olacak nedenlerin takdirinin ancak şirket ortaklarına ait olup, şirket ortakları tarafından alınacak genel kurul kararı ile ve TTK'nun 621(1/f).maddesinde belirlenen nitelikli oyla alınmasının mümkün olup, davaya konu kararın nitelikli oy çokluğuna uygun şekilde alındığı gibi davacı tarafın bu konudaki kararının dürüstülük kurallarına aykırı olarak alındığı iddiasını kanıtlar nitelikte hiçbir delil ve belge sunamadığı dikkate alınarak, bu konuda alınan kararın iptali isteminin de reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Davaya konu dört nolu karar, şirket müdürüne huzur hakkı ödenmesine ilişkindir. Oy çokluğu ile alınan kararla genel kurulda şirket münferiden temsile yetkili seçilen şirket müdürüne Temmuz 2024 ayından başlamak üzere aylık 25.000,00 TL huzur hakkı ödenmesine karar verilmiştir. TTK'da ve şirket ana sözleşmesinde, şirket yöneticilerine huzur hakkı, maaş, ikramiye gibi ödemelerin yapılamayacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi TTK'da bu ve benzer nitelikteki ödemelere şirket genel kurulu tarafından karar verilebileceği düzenlenmiştir. Bununla birlikte bu konuda dürüstlük kurallarına aykırı karar alınıp alınmadığının şirketin mali yapısı, iş hacmi, geçmişteki uygulamaları, karlılık oranı, ücret miktarı gibi her somut olayın özelliklerine göre belirlenmesi gerekmektedir. Şirket ana sözleşmesinde, şirket müdürlerine görevleri nedeniyle herhangi bir ödeme yapılacağı konusunda bir hüküm bulunmamaktadır.  <br>Bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davalı şirket 2023 yılında  2.071.391,75 TL net satış hasılatı elde etmesine rağmen  3.212.930,27TL'lik  genel yönetim gideri nedeniyle  2023 yılını 2.170.484,14 TL zarar ile kapatmıştır. Buna karşın ödenmiş sermayesi 1.457.380,00 TL olup  31.12.2023 tarihi itibariyle öz varlığını yitirmiş ve borca batık durumdadır. Bununla birlikte işletmesine ait kira bedelini ödeyememesi nedeniyle şirket merkezini değiştirmiş, işyeri mühürlenmiş işyerindeki menkul malları haczedilmiştir. Bu durumun sonucu olarak faaliyetinin durduğu dosyada toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanları ile belirlidir. Şirketin faaliyetinin sona ermiş olması işletmesinin kapatılması ve borca batık olması yanında geçmişte şirket müdürlerine bir ödeme de yapılmadığı göz önünde tutulduğunda, şirket yetkilisine aylık 25.000,00 TL huzur hakkı ödenmesine ilişkin genel kurul kararının dürüstlük kuralına aykırı olduğu açık ve anlaşılır olmakla davacının bu yöndeki iddialarında haklılık bulunduğu dikkate alınarak, bu konudaki genel kurul kararının iptaline karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:<br>1-Davalı şirketin, davaya konu 08/07/2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine yönelik davanın KISMEN KABULÜ ile;<br>Dava konusu 08/07/2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının 4. maddesi ile şirket müdürüne huzur hakkı ödenmesine ilişkin oy çokluğu ile alınan kararın  iptaline, <br>2-Davalı şirketin davaya konu 08/07/2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine yönelik davasının KISMEN REDDİ ile;<br>Dava konusu 08/07/2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının  1. ve 3. maddeleri ile alınan kararların iptali isteminin REDDİNE, <br>  3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 427,60TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 187,80 TL harcın, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,  <br>4-Davacı tarafça yatırılan  427,60TL peşin harcın, davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,<br>5-Davanın kabul edilen bölümü için; davacı yararına takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin, davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,<br>6-Davanın reddedilen bölümü için; davalı yararına takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin,  davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,<br>7-Davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacı tarafça yapılan 427,60TL başvurma harcı, 700,00TL dört tebligat gideri, 110,00TL on bir adet elektronik tebligat gideri, 2,00TL kep reddiyatı, 4.500,00TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 5.739,6‬0TL yargılama giderinden 1/3'ünün karşılığı olan 1.913,2‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2/3'ünün karşılığı olan 3.826,4‬0 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,  <br>8-Davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davalı tarafça yapılan 525,00-TL üç adet tebligat giderinden oluşan yargılama giderinden 2/3'ünün karşılığı olan 350-TL yargılama giderinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 1/3'ünün karşılığı olan 175‬-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, <br>9-Taraflarca peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2025<br><br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye...<br> e-imza<br>Üye...<br> e-imza<br>Katip ...<br> e-imza<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d56f4fd8b0114d75","SID":"806b9fe66c736fe2"}}