{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/132 - 2026/124<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/132 <br>KARAR NO\t: 2026/124<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/633 E.  -  2023/433 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06/07/2023 tarih ve 2022/633 E. - 2023/433 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili,  Davacı vekili, taraflar arasında  04/04/2016 tarihli  ... A.Ş. mal ve hizmet alımına ilişkin esas ve usullere göre yapılacak olan Erzurum ( Erzincan, Bayburt, Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan) posta ayırım / dağıtım hizmetlerine ilişkin sözleşme imzalandığını, 3065 sayılı KDV Kanununun 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin (VC.2.1.3.2.5.) bölümü uyarınca, söz konusu sözleşmelere istinaden anılan Şirkete yaptığı ödemelerden KDV tutarının 9/10'unu sorumlu sıfatıyla tevkif edip kendi vergi dairesine ödenmesi gerekirken KDV tutarının tamamının davalı şirkete ödendiğini, akabinde ise KDV mevzuatından  kaynaklanan  zorunluluklar gereği 9/10 oranındaki tevkif KDV'yi 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 371. maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödenmek durumunda kalındığını, davalı tarafından katlanılması gereken vergi yükünün hak ediş ödemelerinde KDV tevkifatı yapılmaksızın tam olarak ödenmesi nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, 1.502.707,75-TL'nin temerrüt tarihi olan 08/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı vekili, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan sözleşme hükümlerine dayanılamayacağını, alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin, vergi sorumlusu davacı tarafından tevkifat yapılmayan KDV'leri ilgili dönem beyannameleriyle vergi dairesine beyan ederek ödediğini, bunun dışında tevkifatlı işlemlerle ilgili bir yükümlülüğünün bulunmadığını, KDV tevkifatından davacı alıcının sorumlu olduğunu, davacı tarafından 2 no.lu KDV beyannameleri ile bildirilip ödenen KDV tutarlarının aynı dönemde verilmiş olan 1 no.lu KDV beyannamelerinde indirim konusu yapılması gerektiğinden Kurum aleyhine bir sonuç meydana gelmediğini, taraflar arasındaki sözleşmede işçilerin sevk, idare ve kontrolünün müvekkiline ait olduğunu, bu nedenle davacının hukuka aykırı KDV tevkifatı uygulamasının çok sayıda vergi mahkemesi kararına konu olduğunu, söz konusu faaliyetin KDV tevkifatına tabi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava dışı kişiler tarafından davacı ...'nin aynı nitelikteki KDV tevkifatı işlemi nedeniyle karşı  Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı'na açılan iki davada, ilk derece mahkemesince şirket tarafından üstlenilen işin iş gücü temin niteliğinde olduğundan bahisle yapılan 9/10 oranındaki Katma Değer Vergisi Tevkifatında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle verilen davanın kabulüne, dava konusu istemin iptaline ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi'nin kararlarının Danıştay 4. Dairesi tarafından onandığı (Danıştay 4. Dairesi'nin 17/01/2023 tarih, 2022/513 Esas 2023/234 Karar ve 17/01/2023 tarih, 2022/2295 Esas 2023/230 Karar sayılı kararları), taraflar arasında imzalanan  04/04/2016 tarihli sözleşmede, yüklenicinin, sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri çerçevesinde yükleniciye ait olduğu, ...'nin yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin muhatabı ve sorumlusu olmadığına ilişkin hüküm bulunduğu, bu nedenle davalı tarafından üstlenilen işin Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin 2.1.3.2.5.2 maddesi kapsamında iş gücü temini niteliğinde ve KDV tevkifatına tabi olmadığı, KDV tevkifatına tabi olmayan bir iş nedeniyle davacı tarafından yapılan tevkifat işleminin mevzuata aykırı olduğu, KDV tevkifatından davalının davacı idareye borcunun bulunmadığı, davalının sebepsiz zenginleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine  karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  taraflar arasındaki sözleşmesinin KDV Genel Uygulama Tebliği'nin 2.1.3.2.5.2.maddesi kapsamında işgücü temini niteliğini taşıdığını, 9/10 KDV tevkifatına tabi bulunduğunu, mahkemece atıf yapılan Vergi Mahkemesi kararlarının o davanın taraflarını bağladığını, eldeki uyuşmazlık bakımından bağlayıcı olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, taşıma sözleşmesine dayalı olarak ödenen KDV bedelinin istirdadı istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİlk derece mahkemesince düzenlenen 06/07/2023 tarihli gerekçeli kararda, eldeki dosyanın tarafları, konusu ve sebepleri ile tamamen ilgisiz başka bir dosya için yazılan gerekçeye  yer verildiği ancak yapılan bu açık maddi hatanın 11/09/2023 tarihli tashih şerhi ile açıklanıp düzeltilerek, dosya kapsamına uygun gerekçenin yazıldığı anlaşılmıştır.<br>\tDosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 3065 sayılı KDV Kanunu ve KDV Genel Uygulama Tebliği'nin ilgili hükümleri uyarınca, \"iş gücü temini hizmeti alınması durumunda\", alıcıların satıcılara KDV tutarının tamamını ödemeyip, 9/10'luk kısmını tevkif etmesinin ve bu kısmı kendi vergi dairesine beyan edip ödemesinin, buna karşılık 1/10'luk kısmının ise satıcıya ödenmesinin, satıcının da bu 1/10'luk kısmı kendi vergi dairesine beyan ederek ödemesinin gerektiği, somut uyuşmazlıkta da davacı tarafça davalıdan alınan hizmet bedelinin KDV tutarının tamamının davalıya ödenmesinin ardından, davalıdan alınan hizmetin \"iş gücü temini hizmeti\" olduğundan bahisle daha önce davalıya ödenen KDV tutarının 9/10'luk kısmının, bu kez vergi dairesine beyan edilerek tekrar ödendiği, işbu davada ise davacı tarafça ödenen anılan 9/10'luk bu kısmın davalı taraftan geri istendiği anlaşılmaktadır. <br>\tKatma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin \"Kapsam\" başlıklı 2.1.3.2.5.2. maddesinde, \"Gerçek veya tüzel kişiler, faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü, kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmektedirler.<br>\tBu tür hizmetler, esas itibarıyla, temin edilen elemanların, hizmeti alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girmektedir.<br>\tBu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanır:<br>\t- Temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir.<br>\t- Temin edilen elemanların, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edilir.<br>\tDolayısıyla işgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler göz önünde bulundurulur, bu hususların varlığı, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar da dikkate alınarak tespit edilir.<br>\tİşgücü temin hizmeti veren mükellefin, söz konusu hizmeti bir başka mükelleften temin ettiği elemanları kullanarak sunması halinde, sadece kendisine verilen işgücü temin hizmetinde tevkifat uygulanır. ...\" hükmü yer almaktadır. <br>\tDolayısıyla anılan hüküm uyarınca, bir sözleşmenin iş gücü temin hizmet sözleşmesi olarak kabul edilebilmesi ve hizmet alanın tevkifat sorumlusu olabilmesi için hizmetin ifasında kullanılan elemanların iş gücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler kabul edilmiş olup, bu hususların varlığının, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar dikkate alınarak tespit edileceği hüküm altına alınmıştır. Diğer bir deyişle taraflar arasındaki sözleşmenin iş gücü temin hizmeti sayılabilmesi için KDV Genel Uygulama Tebliği 2.1.3.2.5.2. maddesinde yazılı olduğu üzere \"elemanların sevk, idare ve kontrolünün\" hizmet alan davacıda olması gerekmektedir. <br>\tSomut uyuşmazlıkta ise taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin 27. maddelerinde açıkça, \"... yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin muhatabı ve  sorumlusu değildir.\" şeklinde hüküm yer almaktadır. Bu hükmün işçilerin sevk ve idaresinin hizmet alınan davalı tarafta olduğunu gösterir. Dolayısıyla Dairemizce, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde yüklenicinin, sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri çerçevesinde yükleniciye ait olduğuna, ...'nin yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin muhatabı ve sorumlusu bulunmadığına ilişkin düzenlemeye yer verildiği, bu nedenle davalı tarafından üstlenilen işin Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin 2.1.3.2.5.2 maddesi kapsamında iş gücü temini niteliğinde olmadığı ve KDV tevkifatına tabi bulunmadığı, KDV tevkifatına tabi olmayan bir iş nedeniyle davacı tarafından yapılan tevkifat işleminin mevzuata aykırı bulunduğu, KDV tevkifatından dolayı davalı tarafın davacı idareye borcunun bulunmadığı ve taraflar arasındaki akdi ilişki dikkate alındığında, davalının sebepsiz zenginleştiğinden bahsedilemeyeceği kanaatine varılmıştır. <br>\tKaldı ki Dairemize intikal eden dosyalardan, dava dışı kişiler tarafından davacı ...'nin aynı nitelikteki KDV tevkifatı işlemi nedeniyle Vergi Dairesi Başkanlığı'na açılan davalarda, ilk derece mahkemelerince, yüklenici şirketler tarafından üstlenilen işin, iş gücü temini niteliğinde olduğundan bahisle yapılan 9/10 oranındaki Katma Değer Vergisi tevkifatında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle verilen davanın kabulüne, dava konusu işlemlerin iptaline dair kararların, derecattan geçerek kesinleştiği görülmektedir. <br>\t(Ankara 2. Vergi Mahkemesinin 30/03/2023 tarih ve 2022/1910 Esas- 2023/427 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 21/02/2024 tarih ve 2023/1284 Esas - 2024/307 Karar sayılı istinaf isteminin reddi ilamı ile kesinleştiği,<br>\tAnkara 3. Vergi Mahkemesinin 06/06/2023 tarih ve 2022/1684 Esas- 2023/1034 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 23/10/2024 tarihli ve 2023/2150 Esas - 2024/1661 Karar sayılı istinaf isteminin reddi ilamı ile kesinleştiği,<br>\tAnkara 2. Vergi Mahkemesince verilen 29/04/2021 tarih ve 2020/2458 Esas, 2021/704 Karar sayılı kararın, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 15/12/2021 tarih ve 2021/1395 Esas, 2021/1938 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 4. Dairesinin 17/01/2023 tarih, 2022/513 Esas, 2023/234 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, <br>\t Ankara 7. Vergi Mahkemesince verilen 15/10/2021 tarih ve 2021/829 Esas, 2021/1417 Karar sayılı kararın, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin  02/03/2022 tarih ve 2021/2198 Esas, 2022/336 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 4. Dairesinin 17/01/2023 tarih, 2022/2295 Esas 2023/230 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, <br>\tAnkara 3. Vergi Mahkemesinin 23/05/2022 tarih ve 2021/2031 Esas, 2022/1372 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 31/05/2023 tarih ve 2022/1871 Esas, 2023/715 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesinin 18/04/2024 tarih ve 2023/7757 Esas-2024/1800 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, <br>\tAnkara 3. Vergi Mahkemesinin 23/05/2022 tarih ve 2021/2033 Esas, 2022/1374 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 31/05/2023 tarih ve 2022/1872 Esas, 2023/716 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesinin 18/04/2024 tarih  ve 2023/7758 Esas-2024/1801 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, <br>\tAnkara 3. Vergi Mahkemesinin 23/05/2022 tarih ve 2021/2032 Esas, 2022/1373 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 31/05/2023 tarih ve 2022/1873 Esas, 2023/717 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesinin 18/04/2024 tarih ve 2023/7759 Esas-2024/1799 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, <br>\tAnkara 3. Vergi Mahkemesinin 23/05/2022 tarih ve 2021/2016 Esas, 2022/1371 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 31/05/2023 tarih ve 2022/2240 Esas, 2023/718 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesinin 2023/7760 Esas-2024/1798 Karar sayılı kararıyla temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır).<br>\tBöylelikle idari yargıda verilen kararlar ile taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin \"işgücü temini\" niteliğinde olmadığı, yani 9/10 KDV tevkifatına tabi bulunmadığı, davacının vergi dairesine yaptığı dava konusu ödemelerin hatalı olduğu hususları kesinleşmiştir. İdari yargıda kesinleşen bu tespitlerin, adli yargı mahkemeleri için de kesin delil teşkil edeceği, aksinin kabulünün hukuk yargılamasında geçerli bulunan hukuki belirlilik ilkesi ile uyuşmayacağı açıktır. <br>\tTüm bu nedenlerle Dairemizce de davalı tarafça üstlenilen işin Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin 2.1.3.2.5.2 maddesi kapsamında iş gücü temini niteliğinde olmadığı ve KDV tevkifatına tabi bulunmadığı, KDV tevkifatına tabi olmayan bir iş nedeniyle davacı tarafından yapılan tevkifat işleminin mevzuata aykırı olduğu, KDV tevkifatından davalının davacı idareye borcunun bulunmadığı, davalının sebepsiz zenginleşmediği kabul edilmiş, somut uyuşmazlıkta da aynı tespitleri içeren yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2026<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0187adc8f0c8c8d5","SID":"9b4e6dfbb6d90df9"}}