{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1684 <br>KARAR NO: 2026/45<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/07/2025<br>NUMARASI: 2024/269  Esas - 2025/627 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 14/01/2026<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili tarafından davalı sigorta şirketi nezdinde ... nolu ... Sigorta Poliçesi yapıldığını, söz konusu sigortalı davacının riziko adresinde yapılan inşaat sırasında dava dışı ...'un 09/07/2020 tarihinde vefat ettiğini, bu nedenle mirasçıları tarafından davacı için arabulucuya başvuru yapıldığını, davalı taraf ile yapılan poliçeden kaynaklı olarak dava dışı kişilere ödenen 350.000,00 TL'nin ödenmesi için davalıya başvuru yapıldığını, ancak ödeme olmadığından ötürü İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, başlatılan bu takibe karşı olarak borçlu olan davalının haksız olarak itiraz ettiğini, itiraz hiçbir haklı nedene dayanılmadan yapıldığını, basit bir dilekçe ile gerekçesiz ve süreci uzatıp vakit kazanmak maksadıyla yapıldığını, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı  vekili cevap dilekçesi ile; Müvekkili sigorta şirketi ile davacı ... arasında, 31.12.2019- 31.12.2020 vadeli ... no'lu İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi akdedildiğini, poliçede ve Genel Şartların 1 maddesinde kapsam altına alınan kişilerin, \"...işyerinde meydana gelebilecek iz kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler...” olarak belirtildiğini, müteveffa ... ile davacı arasında herhangi bir iş ilişkisi bulunmadığından sigorta şirketine yapılan başvurunun reddedildiğini, ödendiği iddia edilen 350.000 TL maddi tazminat ilişkin evrakların sunulmadığını, ödemenin dayanağı olan aktüer ve kusur raporları sunulmadığını, ödemenin neye istinaden yapıldığının belirsiz olduğunu, yapılan itirazın haklı olduğunu, bu nedenlerle; davanın reddine,  yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, \"İşveren ...Sigorta Poliçesi yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı ...’in  İşveren .. Sigorta Poliçesinde belirtilen; A... Güngören/İSTANBUL riziko adresindeki inşaat şantiyesinde SGK hizmet akdi ile bağlı olarak Sosyal Sigortalar Kanununa tabi çalışan işçilerinin iş sahasında çalışmaları sırasında meydana gelebilecek iş kazası neticesinde, işçilerin cismani olarak yaşayabilecekleri rizikolar ve bu sebeple talep edecekleri maddi tazminat taleplerini teminat altına almak maksadıyla davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından, İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları kapsamında 31.12.2019 başlangıç 31.12.2020 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde 81961311 numaralı İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesi tanzim edilmiştir.Olayın oluş şekli itibariyle yapılan değerlendirmede 09.07.2020 tarihinde bir kişinin vefat etmesi suretiyle gerçekleşen kazaya bağlı meydana gelen cismani zarardan işveren olarak davacı ...‘in kusuru nispetinde sorumluluğunun bulunduğu, müteveffa ...‘un davacı ...’e ait riziko adresindeki şantiyede SGK hizmet akdi ile bağlı olarak Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçi statüsünde çalışmadığının dosya münderecatındaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, bu suretle meydana gelen zararların davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortacı sıfatı ile İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları kapsamında düzenlenen ... numaralı İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesi hükümleri gereği teminat dışında sayılan haller kapsamında olduğu, mezkur kaza sonucunda zarar gören müteveffa ...‘un, vefat etmesi neticesinde gerçekleşen zararın sigorta teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.... Poliçesi yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı ...’e ait ... Güngören/İSTANBUL riziko adresinde bulunan inşaat şantiyesinde meydana gelebilecek rizikolara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 31.12.2019 başlangıç 31.12.2020 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde ... numaralı... Sigorta Poliçesi tanzim edilmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından, davacı ...‘e ait şantiyede üçüncü şahıs konumunda bulunan kişilerin maddi veya cismani olarak uğrayacakları zararlar Olay Başına teminat limiti 100.000,00-TL sigorta bedeline kadar teminat altına alındığı,  dava konusu olaya ilişkin  Bakırköy 35. Asliye Ceza Mahkemesi 2021/11 Esas sayılı dosyası nezdinde görülen dava dosyası içeriğinde delil ve ifadelerden müteveffa ...'un inşaatta çalışması sırasında kazanın meydana geldiğinin tespit edildiği, meydana gelen hasarın poliçenin başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki vadesinde gerçekleştiği, Her ne kadar davacı taraf durumu 5 gün içerisinde davalı tarafa bildirmemiş ise de davalı tarafın davacı tarafın talebini red gerekçesinin süresinde başvuruya dayanmadığı, bu yönde de herhangi bir itirazının bulunmadığı, her ne kadar bilirkişi raporunda Üçüncü Şahıslara Karşı ... Sigortası Genel Şartlarının 7. Maddesine atıf yapılmış ise de davalı tarafın davacı tarafın talebini red gerekçesinin süresinde başvuruya dayanmadığı, bu yönde de herhangi bir itirazının bulunmadığı, davacı tarafça davalı tarafa makul sayılabilecek bir süre içerisinde başvuruda bulunduğu, davacı tarafın dava konusu kazanın meydana gelmesinde %40 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla buna göre poliçede yer alan olay başına teminat limiti (100.000,00 TL) dikkate alınarak yapılan hesaplamada  90.000 TL asıl alacak ve  288,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 90.288,49 TL üzerinden davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 90.000,00 TL asıl alacak ve 288,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 90.288,49 TL  üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına fazlaya ilişkin taleplerin reddine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Ekte sunulan poliçenin 2.sayfasına bakıldığı asıl teminatlar düzenlendiğini ve 3.şahıs mali mesuliyet teminatı, maddi bedeni ayrımsız 500.000 TL olduğunu, poliçe teminatı 500.000 TL olup 350.000 TL hasarın, %10  muafiyeti indirildiği zaman talebimiz olan 350.000 TL yine teminat kapsamında kaldığını,  dava konusu... Sigortasında kusur önemli olmadığı gibi hesap bilirkişi tarafından ölenin zararı 4.920.435,62 TL hesaplandığını ve davacının toplam kusuru ise %90 olup ölenin zararı olan 4.428.392,0  TL olduğu, görüldüğü gibi poliçe limiti olan 500.000 TL'den fazla olduğunu, davalı taraf cevap dilekçesinde ne kusura ne de poliçe teminatına karşı herhangi bir beyan ve itirazı olmadığını, icra inkar tazminatın şartları oluşmasına rağmen bu talebimizin ret edilmesi de yerinde olmadığını ileri sürmüştür.Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Müvekkil sigorta şirketinin ... numaralı ... Sigorta Poliçesi  ve .. nolu ... Poliçesinden kaynaklı  herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, hasarın gerçekleştikten sonra sigortalının hasarı öğrendiği tarihten itibaren 5 iş günü içerisinde sigorta şirketine bildirimde bulunması gerektiğini, oysaki hükme esas alınan  ...numaralı poliçe kapsamında müvekkil şirkete yapılan herhangi bir başvuru bulunmadığını, işbu poliçe kapsamında hasar dosyası açılmadığını,12.02.2021 tarihli müzekkere cevabında da işbu husus bildirildiğini, kaldı ki dosyada mübrez evraklarda da görüleceği üzere  ödemeye esas gösterilen arabuluculuk belgesine deliller kısmında dayanılmadığını hükme esas alınan arabuluculuk belgesi deliller içerisinde yer almadığı halde işbu tutanak doğrultusunda hüküm kurulması hatalı olduğunu, zararın poliçe kapsamında kaldığını kabul anlamına gelmemekle birlikte hükme esas alınan arabuluculuk tutanağında yer alan anlaşma kalemleri, tutar olarak birbirinden ayrılmadığını, kaldı ki, ödeme yapılan kalemler arasında işçilik alacakları da yer aldığını, dava dışı  ...'un vefatı sebebiyle hangi tazminatların, hangi tutarlarda ödediği tespit edilemediğinden müvekkil şirketin işbu tutanağa bağlı kalarak ödeme yapması beklenemeyeceğini, davacı taraf, dava dilekçesinde müteveffanın mirasçıları tarafından davacı için arabulucuya başvuru yapıldığını ve yapılan görüşmeler sonucunda 350.000 TL'lik maddi tazminat ödemesi yapıldığını beyan ettiğini fakat yapılan ödemeye ilişkin evrakları sunmamış olup, ödemenin neye göre yapıldığı belirsiz olduğunu, ödemenin dayanağı olan aktüer ve kusur raporları sunulmamış olup ödemenin neye istinaden yapıldığı belirsiz olduğunu belirterek ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE<br>HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, davacı sigortalının riziko adresindeki inşaat sırasında vefat eden dava dışı işçiye ödenen tazminatın, ... Sigorta Poliçesi kapsamındaki üçüncü şahıslara karşı mali mesuliyet teminatı klozu'na istinaden tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamına göre; Davacı tarafından yapımı üstlenilen İstanbul ili ... adresinde bulunan inşaat projesinin, davacı sigortalı tarafından, davalı sigorta şirketi nezdinde 30/12/2019-2020 tarihleri arasında \"... Sigorta Poliçesi\" ile sigortalandığı, 09/07/2020 tarihinde inşaatta çalışan dava dışı ...'un geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle hayatını kaybetmesi sonucunda dava dışı çalışanın mirasçılarınca varılan sulh gereğince yapılan ödemenin  ... Sigorta Poliçesi kapsamında rücuen tazmini amacıyla  İstanbul 25.  İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyası ile  350.000,00 TL asıl alacak, 9.752,05 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 359.752,05 TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının  yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde takibe yönelik itirazın  iptali amacıyla huzurdaki  davanın açıldığı anlaşılmıştır.Somut olayda;  müteveffa ...‘un davacı ...’e ait riziko adresindeki şantiyede SGK hizmet akdi ile bağlı olarak Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçi statüsünde çalışmadığından davalı sigorta şirketinin İşveren ... Sigorta Poliçesi kapsamında bir sorumluluğu bulunmaktadır. Nitekim davacı taraf, dava dilekçesinde dava dışı işçiye ödenen tazminatın ... Sigorta Poliçesi kapsamında tazmini talep etmiştir.Poliçe'nin Özel Şartları'nda  yer alan ... Sigortası'na bağlı Üçüncü Şahıslara Karşı Sorumluluk Sigortası Klozu, Teminat Kapsamı \" Bu kloz, sigortalıyı, sigortanın yürürlüğü esnasında sigortalanmış olan inşaat ve montaj işlerinin ifası sebebiyle meydana gelen bir olay neticesinde<br>a) Üçüncü şahısların ölmesi veya bedeni zarara uğraması<br>b) üçüncü şahıslara ait mallarda ziya ve hasar husule gelmesi sebebiyle poliçede gösterilen sıfat, faaliyet ve hukuki münasebetlerden dolayı, kendisine karşı, üçüncü şahıslar tarafından ileri sürülebilecek zarar ve ziyan taleplerinin neticelerine karşı, Türkiye Cumhuriyetinin hukuki sorumluluk hükümleri çerçevesinde ve aşağıda belirtilen haller ve özel sonuçlar göz önünde tutularak, poliçede belirtilen teminat limitleri dahilinde temin edilir\" şeklinde kararlaştırılmıştır.<br>Somut olayda; Davacı tarafından sigortalanan inşaatın yapımı sırasında, 09/07/2020 tarihinde, davacıya herhangi bir  SGK hizmet akdi ile bağlı olmadan çalışan dava dışı işçinin geçirmiş olduğu iş kazası (beş katlı inşaatın çatı katından düşmesi sonucu) nedeniyle vefat ettiği, söz konusu işçinin vefatından kaynaklı başlatılan arabuluculuk faaliyetinde tarafların sulh olması sonucu davacı işveren tarafından dosyaya sunulan ödeme makbuzundan anlaşıldığı üzere işçinin mirasçılarına 28/07/2020 tarihinde toplam 350.000,00 TL elden nakit olarak ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Öte yandan davacı sigortalı tarafından, davaya konu iş kazasının meydana geldiği bildirilerek bu kapsamda  ortaya çıkacak tazminat yükümlülüğü gereğince hesaplama yapılması ve çıkacak tazminatın, ... nolu İşveren ... Sigorta Poliçesi ile ... nolu ... Sigorta Poliçesi kapsamında  ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının 23/07/2009 tarihinde davalı sigorta şirketine tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere davalı sigortacının, davacı sigortalının, sigortalanan inşaatının yapımı sırasında dava dışı işçinin ölümü nedeniyle uğradığı zarardan,... Sigorta Poliçesi kapsamında üçüncü şahıslara karşı mali mesuliyet teminatı ile poliçede belirtilen teminat limitleri dahilinde sorumludur. Davacı vekili her ne kadar, üçüncü şahıs mali mesuliyet teminatı, maddi bedeni ayrımı yapılmaksızın 500.000,00 TL olduğunu iddia etmiş ise de poliçenin 11. sayfasında 3. Şahıs Mali Mesuliyet teminatı beher olay başı limit : 100.000,00 TL, proje süresi boyunca maddi/bedeni ayrımsız kombine limit : 500.000,00 TL olduğu belirtilmekle poliçenin 2. sayfasında  500.000,00 TL olarak kararlaştırılan  3. Şahıs Mali Mesuliyet teminat bedelinin, herhangi  bir maddi olay ayrım yapılmaksızın  toplam teminat bedeli olduğu görülmüştür. Dolayısıyla poliçe süresi içerisinde meydana gelebilecek her olayda azami teminat limiti 100.000,00 TL ile sınırlandırılmış ve 3, Şahıs Mali Mesuliyet Hasarlarında, hasarın %10'u asgari 1.000,00 USD  tenzili muafiyet uygulanacağı kararlaştırılmıştır.Dosyaya ibraz edilen iş hukuku/hesap uzmanı bilirkişi ile sigorta uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 08/11/2024 tarihli raporda; dava dışı işçinin vefat etmesinden kaynaklı toplam tazminat miktarı 4.920.435,62 TL hesaplanmış, iş güvenliği uzmanı tarafından düzenlenen 01/02/2025 tarihli raporda; dava dışı işçinin, beş katlı inşaatın çatı katından düşmesi sonucu hayatını kaybettiği olayda  asıl işveren davacının  kazanın meydana gelmesinde %50, şantiye şefi Muhammet Alpaslan'ın % 40, dava dışı işçinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle %10 oranında kusurlu olduğu tespiti yapılmıştır. Hesaplanan tazminat miktarına ve kusur oranlarına yönelik tarafların bir istinafı bulunmadığından bu yönde bir değerlendirme yapılmamıştır.Davacı asıl işveren, şantiye şefinin kusurundan da TBK 116 maddesi  uyarınca yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlu olup,  poliçede her bir olay başına kararlaştırılan azami 100.000,00 TL teminat bedelinin, kusur oranına göre hesaplanan tazminat miktarının altında kaldığından %10 tenzili muafiyet uygulanmak suretiyle 90.000,00 TL üzerinden tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davacı tarafça süresinde yapılmış bir başvuru olmadığı itirazı yönünden; yukarıda açıklandığı üzere, davacı sigortalı tarafından, davaya konu iş kazasının meydana geldiği bildirilerek bu kapsamda ortaya çıkacak tazminat yükümlülüğü gereğince hesaplama yapılması ve çıkacak tazminatın, ... nolu İşveren ... Sigorta Poliçesi ile ... nolu ... Sigorta Poliçesi kapsamında ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış, başvuru evrakının 23/07/2009 tarihinde davalı sigorta şirketine tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketince ... nolu ... Sigorta Poliçesi kapsamında herhangi bir hasar dosyası açılmamış, ... nolu ... Sigorta Poliçesi kapsamında açılan hasar dosyasında, işveren ile müteveffa arasında iş ilişkisi olmadığı, dolayısıyla davalı sigortacının davaya konu kaza nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle ödeme yapılmamıştır.Sigorta ettiren, poliçe teminatına girebilecek herhangi bir iş kazası vukuunda yerine getirmekle yükümlü olduğu hususlar Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları \"Hasar Halinde Tarafların Durumu\" başlıklı 7. Maddesinde; \"İşbu mukavelenameye göre, sigortalının mali mes'uliyetini mucip olabilecek bir vakıanın  hudusunda, sigortalı ıttıla tarihinden itibaren beş gün içinde sigortacıyı yazı ile haberdar  etmekle mükelleftir.Bu ihbarın kazanın nerede, hangi tarih ve saatte, ne gibi sebeplerle ve hangi hal ve şartlar altında  vukua geldiğine ve kazada ölen ve yaralananlara, zarar gören mallar ile bunların sahiplerine ve  zamanın vüs'atine dair tafsilatlı ve doğru malumatı ihtiva etmesi iktiza eder. \"8. Maddesinde ; \" Zarardan dolayı sigortalının dava yolu ile veya sair suretle bir tazminat talebi karşısında kalması  veya aleyhine cezai takibata geçilmesi halinde, zarar ve ziyan talebine müteallik davetiye,  ihbarname, ihtarname, adli tebligat, dava arzuhali, mektup ve diğer bilcümle vesikaların  istenmesi beklenmeksizin ve derhal sigortacıya tevdii mecburidir. Sigortacının, gecikmenin  avakibini belirtmek suretile sigortalıdan yazı ile isteyeceği malumat ve vesaikin sigortacıya en geç 8 gün içinde gönderilmesi muktezidir.Sigortalı, zarar ve ziyan talebinin tetkiki ve haklarınn müdafaası hususunda sigortacıya elinden  gelen yardımda bulunmaya mecburdur. Sigortacı tarafından sarahaten müsaade edilmedikçe, sigortalı, zarar ve ziyan talebini tamamen veya kısmen kabul edemeyeceği gibi, buna ait  herhangi bir tazminat tediyesinde de bulunamaz. \" şeklinde düzenlenmiştir.Sorumluluk sigortalarına ilişkin bu husus TTK'nın  \" Bildirim Yükümlülüğü\"  başlıklıklı \"MADDE 1475- (1) Sigortalı sorumluluğunu gerektirecek olayları, on gün içinde, sigortacıya bildirir.(2) Sigortalı kendisine yöneltilen istemi, aksi kararlaştırılmamışsa derhâl sigortacıya bildirir. Bu bildirim üzerine veya zarar görenin sigortacıya doğrudan başvurması hâlinde 1427 nci madde uygulanır.(3) Bildirim yükümlülüğünün ihlali hâlinde, 1446 ncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri kıyas yolu ile  uygulanır.\"Sigortacının Yardımları\" başlıklı MADDE 1476- (1) Sigortacı, 1475 inci maddeye uygun olarak bildirimde bulunulması tarihinden itibaren beş gün  içinde, zarara uğrayanın istemleriyle ilgili olarak ve sigortalının adına, fakat sorumluluk ve tüm giderler kendisine ait olmak üzere, gerekli hukuki işlemlerin gerçekleştirilip, kararların alınmasını ve ayrıca savunmaya yardımda bulunmayı üstlenip  üstlenmeyeceğini sigortalıya bildirir; aksi hâlde bu maddenin dördüncü fıkrası uygulanır.(2) Birinci fıkrada belirlenen sürenin sonuna kadar yapılması zorunlu işlemleri sigortalı yürütür.(3) Sigortacı birinci fıkra anlamında üstlenmede bulunmuşsa, sigortalının hak ve menfaatlerini gözetir.(4) Sigortacı bildirimde bulunmamışsa, sigortalı aleyhine kesinleşen tazminatı öder. Ancak, sigortalının sigortacının  onayını almadan yaptığı sulh sözleşmesi, bildirimden itibaren onbeş gün içinde onay verilmemişse, sigortacıya karşı geçersizdir; sigortacı haklı olmayan sebeplerle sulhe onay vermekten kaçınamaz.\"Riziko Gerçekleştiğinde' başlıklı MADDE 1446- (1) Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir. (2) Rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması, ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre, tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilir.(3) Sigortacı rizikonun gerçekleştiğini daha önce fiilen öğrenmişse, ikinci fıkra hükmünden yararlanamaz\"Tazminat ödeme borcu\" Genel Olarak\" başlıklı MADDE 1427- (1) Aynen tazmine ilişkin sözleşme yoksa sigorta tazminatı nakden ödenir.<br>(2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya  verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. .. sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez\"  hükümlerine yer verilmiştir.Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı sigortalının, sigorta ettirenin sorumluluğunu gerektirecek bir hadiseyi 5 gün içinde sigortalıya bildirmesi gerekmektedir. Ancak burada teminat altına alınan iş kazası değil iş kazası sonucu talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat talepleri ve rücu davaları sonucunda ödenecek tazminat tutarlarıdır.Nitekim  Üçüncü Şahıslara Karşı ... Sigortası Genel Şartları 8. Maddesinde, sigortalının, dava yolu ile veya sair suretle bir tazminat talebi karşısında kalması  veya aleyhine cezai takibata geçilmesi halinde, sigortacıyı derhal haberdar etmesi gerektiği belirtilmiştir. TTK 1446/2 maddesine göre  rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması, ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre, tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidileceği düzenlenmiştir. Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, tazminata konu ölümlü iş kazası 09/07/2020 tarihinde gerçekleştiği, söz konusu kazaya ilişkin yapılan başvurunun 23/07/2020 tarihinde davalı sigorta şirketine tebliğ edildiği,  vefat eden işçinin mirasçıları ile düzenlenen anlaşma tutanağının 24/07/2020 tarihinde düzenlendiği ve mirasçılara 28/07/2020 tarihinde ödeme yapıldığı dikkate alındığında yasal süresi içerisinde bildirim yapıldığı anlaşılmıştır.Davalı vekili diğer bir istinaf nedeni olarak ; hükme esas alınan arabuluculuk tutanağında yer alan anlaşma kalemleri, tutar olarak birbirinden ayrılmadığını, kaldı ki, ödeme yapılan kalemler arasında işçilik alacakları da yer aldığını, dava dışı  ...'un vefatı sebebiyle hangi tazminatların, hangi tutarlarda ödediği tespit edilemediğini ileri sürmüştür. Anlaşma tutanağı incelendiğinde ; Anlaşmaya konu iş kazası 09/07/2020 tarihinde gerçekleşen iş kazası sonucu Müteveffa ... hayatını kaybetmesi sonucunda müteveffanın mirasçıların başvurusu üzerine arabulucuk sürecine başlandığı, davacı ... ile birlikte ...., ... tarafından müteveffanın mirasçılarına 350.000,00 TL ödeme karşılığında tarafların anlaştığı görülmüştür. Her ne kadar tarafların anlaştığı 350.000,00 TL bedel içinde anlaşmanın konusunu oluşturan  davaya konu vefat tazminatı ile birlikte  tedavi gideri, cenaze gideri,  ücret, kıdem, ihbar, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, iş kazasından doğan tazminatlar ... vs. olarak gösterilmiş ise de taraflarca sulh olunan 350.000,00 TL içinde davaya konu poliçe ile karlaştırılan tazminat tutarını da kapsadığı ve hükmedilen tazminat miktarının sulh olunan 350.000,00 TL'yi aşmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davacı vekilinin icra inkar tazminatı yönünden ; İcra inkar tazminatı yönünden; İİK 67/2 maddesinde \"...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" düzenlemesi yer almaktadır.Dava konusu uyuşmazlığın, sigorta poliçesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olması nedeniyle alacak likit olmayıp yargılama neticesinde belirlendiği için İİK 67/2 maddesi uyarınca  koşulları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiştir.Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri  ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı ve  davalı vekilinin istinaf başvurularının  6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1.Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,<br>3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye  116,60 TL'nin davacıdan tahsili hazineye irat kaydına, davalı tarafından yatırılan 1.542,00 TL harcın mahsubu ile arta kalan 810,00 TL'nin ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, <br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere istinaf karar harcı yönünden oy çokluğu, esasa yönelik ve sair incelemeler yönünden oybirliği ile karar verildi.14/01/2026<br>MUHALEFET ŞERHİ<br>492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde \"Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olduğu\" belirtilmiştir.Harçlar Kanunu Genel Tebliği, (1) Sayılı Tarife Yargı Harçları'nın III- karar ve ilam harcı başlıklı 1/a maddesinde \"Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı\",<br>1/e maddesinde \"(değişik:5235/m. 52) yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri,Danıştay ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı\" belirtilmektedir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2021 tarih ve 2021/9035 E. 2021/7367 K. sayılı ilamında da ''... Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen karara yönelik olarak yapılan temyiz başvurusu üzerine HMK'nin 344 maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilen muhtıra kapsamında 1 haftalık kesin süre içerisinde gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nin 366/1 maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 344/1 maddesi uyarınca davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen 05/11/2021 tarihli ek kararda hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nin 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi 05/11/2021 tarihli ek kararının onanmasına'' dair karar verildiği nazara alındığında; nisbi değere tabi bulunan davalarda, davanın kabulüne/kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhine davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması halinde Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalının istinaf başvurusunun esastan reddi ile nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun bu konuya ilişkin görüşüne katılmamaktayım.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6558aa9bb3a0e913","SID":"b67010c0e2e374b5"}}