{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/389 <br>KARAR NO: 2026/52<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/07/2020<br>NUMARASI: 2018/1280  Esas - 2020/369 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 14/01/2026<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun 21/08/2011 tarihli Olağanüstü Genel Kurulda ve 01/02/2015 tarihli Olağan Genel Kurulda alınan karar gereği daire başına düşen borç bedelini ödemediğini, borcu ödememesi üzerine Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, davalının ödeme emrini tebliğ aldığı ve borca itiraz ettiği, hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptaline, takibin devamına, kötü niyetli itirazdan dolayı davalının alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin itiraz eden davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ile;  davalı müvekkili ve eşinin 23/12/1997 tarihinde davacı kooperatif yönetim kurulu ile sözleşme yaparak 2 adet daire satın aldıklarını, ödemenin tamamlandığını ve çevre düzeni dışında herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep edilmeyeceğine dair sözleşme ile imza altına alındığı, 2003 ve 2005'de dahil olmak üzere uzun yıllar ödemeler talep edildiği, müvekkillerinin aksatmaksızın ödediğini, 2007 yılında yine ödemeler alındığı ve hiçbir borcu olmadığına ilişkin kooperatiften yazı alındığını, müvekkillerine yapılan usulsüz ve mesnetsiz alacak takiplerine itiraz ettiklerinde alacağın isminin değiştirilerek yeniden ve arttırılarak önlerine sürüldüğünü, zorla ve hile adeta durmadan dolandırılan müvekkillerinin hukuki açıdan korunabilmesi için 16/03/2017 tarihinde Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını, davanın reddine ve haksız takip nedeni ile %20'den aşağı olmamak üzere davacının icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>Mahkemece, \"...Davacı kooperatif tarafından 21/08/2011 tarihli olağanüstü genel kurul ve 01/02/2015 tarihli olağan genel kurulda alınan kararlar gereği davalıdan alacaklı olunduğunun ileri sürüldüğü, davacı kooperatifin 21/08/2011 tarihli genel kurulunda alınan karara göre kooperatif üyelerinden 30/09/2011 tarihinde 2.750,00 TL, 30/10/2011 tarihinde 2.750,00 TL, 30/11/2011 tarihinde 2.750,00 TL, 30/12/2011 tarihinde 2.750,00 TL, 30/01/2012 tarihinde 2.750,00 TL olmak üzere toplamda 13.750,00 TL'nin 5 eşit taksitte toplanmasına, ödemelerini zamanında ödemeyenlerden aylık % 3 gecikme faizi uygulanmasına 25 kabul 2 red oyuna karşılık kabul edildiği, 01/02/2015 tarihli genel kurulda alınan karara göre 2015 yılı tahmini bütçesinin bir defaya mahsus olmak üzere 28/02/2015 tarihinde 450,00 TL olarak alınmasına ve ödemeyen üyeden aylık % 1,5 gecikme faizi alınmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Kooperatif Genel Kurul kararları kooperatifin tüm ortakları için bağlayıcı nitelikte, kooperatif ile üyeler arasında yapılmış bir sözleşme niteliğindedir. Genel Kurul tarafından alınmış bulunan kararların sonradan başka bir genel kurul kararı ile kaldırılmadığı ve değiştirilmediği ya da mahkeme kararı ile iptal edilmediği sürece yürürlükte olacağı ve bu genel kurul kararları ile alınan aidat veya para toplanması kararlarının tüm kooperatif üyeleri için uygulanacağı izahtan varestedir. Bu husus 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23.maddesinde yer alan \"hak ve vecibelerde eşitlik\" ilkesinin de bir gereğidir. Dava konusu alacağa dayanak yapılan her iki genel kurul kararının da sonradan değiştirilmediği ve kaldırılmadığı, davacı tarafça bu genel kurul kararlarının iptali veya geçersizliğine ilişkin dava açıldığının da iddia ve ispat edilemediği görülmüştür. Davalı tarafça tüm borçların ödendiği ve kendilerine borcun bulunmadığına ilişkin belge verildiği ileri sürülerek borçlu bulunulmadığı savunulmuş ise de ileri sürülen belge ve kayıtların kooperatif genel kurul kararlarından önceki tarihli olduğu, dolayısıyla kooperatif genel kurulları ile belirlenen alacakların ödendiğinin davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği halde ispat edilemediği kanaatine varılarak davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmıştır.Davalı tarafça her ne kadar Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/209 Esas sayılı dosyasına sunmuş bulundukları kayıtlar ile mahkememize sunulan kayıtların karıştığı ileri sürülmüş ise de, davalı tarafça savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında tüm delillerin cevap dilekçesi ekinde sunulması gerektiği, ayrıca karıştığı ileri sürülen kayıtların da genel kurul kararları tarihinden önceki döneme ait olan kayıtlar olması neden ile bu savunmaya da mahkememizce itibar edilmemiştir. Asıl alacağın ve faiz ve oranı (gecikme zammının) belirlenmesinde ise, mahkememizce aldırılan üç kişilik bilirkişi heyeti raporunun hüküm kurmaya elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu, alacağın hesaplanmasında gerek asıl alacak  ve gerekse gecikme zammı yönünden  genel kurullarda alınan kararların esas alınması gerektiği kanaatine varılarak, raporda genel kurul kararlarına uyumlu olarak yapılan hesaplamaya göre davanın kısmen kabulüne, asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık % 1,5 oranında gecikme zammı uygulanmasına, alacağın miktarının hesaplanması kooperatif defter ve kayıtlarının incelenmesini gerektirmesi ve bilirkişilerce ayrıntılı olarak hesaplanması nedeni ile alacağın net miktarının davalı tarafça bilinemeyecek olması yani alacağın likit olmadığı \" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Büyükçekmece 2. İcra dairesinin ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 8.706,48 TL asıl alacak ve 7.362,94 TL gecikme zammı üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, devamına karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %1,5 oranında gecikme zammının uygulanmasına, alacağın miktarının hesaplanması kooperatif defter ve kayıtlarının incelenmesini gerektirdiğinden alacağın likit olmadığı kanaatine varılarak davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; hiç bir borcunun olmadığı söylenen davalıya daha sonra yapılan genel kurullarla borç yüklenerek icra takibi yapıldığını, 2011 yılında yapılan genel kurul ile daha önce tahsil edemediklerini, ileri sürdükleri aidat borçaları vesair giderleri, hiç bir borcu olmayan birkaç daire sahibine yükleyerek kendilerini ve durumu kurtarmaya çalışan yönetim bunu açıkça daire sakinlerine söylediğini, dolayısıyla ortada dayandırabilecekleri hiç bir belge, delil bulunmadığından, hukuki gerekçeleri de olmadığını, bu durumda alacaklı olduğunu iddia eden davacının davasını ispat edememesi, maddi gerçeğin tüm açıklığı ile ortaya konamaması söz konusu olduğunu, bilirkişi raporlarında da açıkça görüldüğü üzere müvekkilinin hiç bir borcu yoktur yazısı aldıktan sonra usulsüz kararların alındığı genel kurullarda hazırun cetvelinde imzası bulunmadığını, alınan usulsüz kararlardan haberdar olmadığını, ortada açıkça görülen hukuksuzluk,davacının tahsil ettiği paraları ne yaptığının bilinmemekle beraber yeniden bir borç tablosu çıkararak kooperatif üyelerinden ikinci kez tahsilat yapmaya kalkıştığını ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacının, kooperatifin 21/08/2011 tarihli Olağanüstü Genel Kurul ve 01/02/2015 tarihli Olağan Genel Kurul kararlarına istinaden  kooperatif aidat alacağına ilişkin 12.576,74 TL asıl alacak, 9.364,70 TL  işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.941,44 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek aylık %1,5 gecikme faizi ile tahsili için  takip başlattığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Somut olayda; davalı ...'nın, davalı kooperatif yönetim kurulunun 30/09/2007 tarihli kararı ile 132 nolu üye numarası ile ortaklık defterine kaydının yapıldığı ve halen kooperatif üyesi olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmaktadır. Davacı kooperatif takibe konu aidat alacağını  kooperatifin 21/08/2011 tarihli Olağanüstü Genel Kurul ve 01/02/2015 tarihli Olağan Genel Kurul kararlarına dayandırmıştır.Davalı kooperatifin 21/08/2011 tarihli Olağanüstü Genel Kurulunun 3. Maddesinde, 2011 yılı tahmini bütçenin genel kurulunun onayına sunulduğu, 30.09.2011 tarihinde 2.750,00 TL, 30.10.2011 tarihinde 2.750,00 TL, 30.11.2011 tarihinde 2.750,00 TL, 30.12.2011 tarihinde 2.750,00 TL 30.01.2012 tarihinde 2.750,00 TL toplam 13.750 TL 5 eşit taksitte toplanmasına, ödemelerini zamanında ödemeyenlerden aylık %3 gecikme faizi uygulanmasına, 01/02/2015 tarihli Genel Kurul'da  görüşülen 2015 yılı tahmini bütçesinin bir defaya mahsus olmak üzere 28.02.2015 tarihinde 450,00 TL olarak alınmasına ve ödemeyen üyeden aylık %1,5 gecikme faizi alınmasına karar verildiği görülmüştür.Mahkemenin gerekçesinde Yargıtay emsal kararlarında ifade edildiği üzere; aidat yada işletme giderini ilişkin genel kurul kararları, başka bir genel kurul kararı ile kaldırılmadığı ve değiştirilmediği ya da mahkeme kararı ile iptal edilmediği sürece tüm ortakları bağlayıcı niteliktedir. Somut olayda ise, dava konusu alacağa dayanak yapılan her iki genel kurul kararının da sonradan değiştirildiğine, kaldırıldığına yada söz konusu kararlanın iptali veya geçersizliğine ilişkin mahkeme kararı bulunduğuna dair dosyaya sunulmuş bilgi ve belge bulunmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davalı kooperatif defter ve belgeleri ile davalı vekili tarafından sunulan belgeler üzerinde üçlü bilirkişi heyetinden alınan raporda; takip tarihi olan 03/05/2016 itibariyle genel kurul kararları gereğince  davalının 8.706,48 TL aidat borcu, 7.362,94 TL gecikme zammı borcu tespit edildiği,  yasal faiz oranının % 9 olması nedeni ile TBK'nun 120.maddesi uyarınca istenebilecek aylık faiz oranının bu oranın 2 katını yani aylık % 1,5 oranını aşamayacağı ve davacı kooperatifin de aylık % 1,5 faiz  talep etmiş olmakla bu oran üzerinde gecikme faizin hesaplandığı bildirmiştir. Alınan rapor denetime açık, hüküm kurmaya elverişli olması yanında davalı vekilinin hesaplamaya yönelik bir itirazının bulunmaması ve dayanak yapılan genel kurul kararlarından sonra aidat borcunun ödendiği ispatlanamadığından hesaplanan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri  ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 274,42 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 457,58 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/01/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7857b10fddf2fc3d","SID":"dec405c2cb87e064"}}