{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T. C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1941 <br>KARAR NO: 2026/43<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/07/2024<br>NUMARASI: 2021/251 Esas, 2024/763 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>DAVA TARİHİ: 31.03.2021<br>İSTİNAF KARARININ <br>VERİLDİĞİ TARİH: 15.01.2026<br>YAZILDIĞI TARİH: 15.01.2026<br>Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/251 Esas, 2024/763 Karar sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ...'nın yaklaşık 15 yıldır ... Ustalığı yaptığını, sektörde son derece uzman ve deneyimli olduğunu, müvekkili ...'nın ... tarihinde davalılardan ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu konumundayken, davalı ...'nin yüksek promil alkollü olması ve hızlı araç kullanması nedeniyle kavşak içerisinde birden fazla kez takla atarak kaza yapması sonucunda ağır şekilde yaralandığını, sürücünün olay sonrası alınan rapor ile 2,35 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini ve Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/71 E sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda kazada aşırı derece alkollü ve hızlı araç kullanmasından dolayı asli (tam) kusurlu bulunduğunu, olay nedeniyle müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, olay günü araçta bulunan bir başka şahsın ise vefat ettiğini, davalı hakkında Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/71 E. sayılı dosyası ile bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralamasına sebep olma suçundan 5 yıl hapis çezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, gerçekleşen olay nedeniyle davacının kaburga kemiklerinde birden fazla kırık meydana geldiğini aylarca yoğun bakımda kalan müvekkilinin kazanın üzerinden 5 ay geçmesine rağmen halen ... Hastanesinde tedavi görmeye devam ettiğini, kazanın üzerinden uzunca bir zaman geçmesine rağmen hala yürüyemediğini, vücudunda ve özellikle kaburgasında kalıcı nitelikte hasar kaldığını bu yaralanmaları nedeniyle davacının tüm yaşamı boyunca sürecek şekilde iş ve meslekte kazanma gücü kaybına uğradığı, meslekte gelişme ve ilerleme şansını kaybettiğini,  vücut bütünlüğünü kaybetmesi ve sürekli bakıma muhtaç duruma gelmesi sonucunda maddi zarara uğradığını, kazanın sebebiyet verdiği ağır hasar nedeniyle yürüyemediğini yatalak olarak hayatını devam ettirmeye çalıştığını, bir bakıcıdan yardım aldığını, kazanın sebebiyet verdiği hasarların iyileşmemesi halinde de bundan sonraki hayatına bakıcı yardımı ile devam edeceğini, bu nedenle davalılardan söz konusu bakıcı giderlerini talep ettiklerini, dava konusu olayda müvekkilinin geldiği durum sonucunda ruhi ve asabi sağlığını derinden etkilendiğini, ayrıca araç sürücüsü ...'nin kaza sırasında alkollü olması, kazaya bilinçli taksirle sebebiyet vermesi hususlarının da göz önünde bulundurularak, bu üzüntüyü bir nebze olsun azaltmak ve söz konusu kazaya sebep olan kişi açısından caydırıcılık oluşturarak, dikkat ve özen göstermesi gereken konularda yaptırım uygulamak adına davalı ...'den TBK madde 56/1 kapsamında 130.000,00 TL manevi tazminat talep etiklerini, davalı ... idaresindeki ... plakalı aracın diğer davalı ...Anonim Şirketi tarafından ... poliçe numarası ile sigortalandığını bu suretle zarardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin uğramış olduğu zarara ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak belirlendiği anda arttırılmak üzere şimdilik 10.000 TL (9.850 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı, 50 TL geçici iş gücü kaybı tazminatı, 50 TL tedavi giderleri, 50,00 TL bakıcı giderleri için) maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, manevi zarara ilişkin 130.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; tacir olmadığını bu nedenle kendisine yönelik Ticaret Mahkemesinde dava açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesi 2021/71 Esas sayılı dosyasında davacı tarafın kendisinden şikayetçi olmadığından da anlaşılacağı üzere bu davanın usulsüz ve avukat tarafından art niyetli olarak açıldığını, olay günü davacının ... ve... ile birlikte aşırı derecede alkollü olarak yanına geldiklerini, eve gideceği sırada kendilerini çorba içmeye götürmesini teklif ettiklerini, kırmamak için çorba içmeye götürdüğünü, çorba içtikten sonra kendilerine taksi ile gitmelerini söylediğini ancak kendisine ısrar ettiklerini, kazada bir kastının bulunmadığını, Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/71 Esas numaralı dosyasından davacı şikayetçi olmadığını beyan etmesine rağmen vekilinin ısrarla şikayetçi olduklarını belirttiğini, davanın tensip zaptı kendisine tebliğ edilince karşı tarafa mesaj attığını, davacının bu davadan haberi olmadığını, olay değerlendirildiğinde davacının gelip kendisinin tanımadığı insanları arabasına bindirerek cebren bir yerlere götürmesini istediğini, sonrasında iradesi dışında kazanın gerçekleştiğini, 6 ay ceza evinde yattığını, bu süreçte kredi kartlarının icralık olduğunu, kazada hiç tanımadığı vefat eden ...'ı getirip aracına bindirenin yine davacı olduğunu, kazadan dolayı 600.000 TL zararının olduğunu, bundan dolayı karşı tarafı rahatsız etmediğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine ve mahkeme masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava başlangıçta ...A.Ş ve ... aleyhine açılmış, davacı vekilince sunulan 31/01/2023 tarihli dilekçe ile ve 05/04/2023 tarihli duruşmada davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat edildiği bildirilmiş, mahkememizin 05/04/2023 tarihli duruşmasının (2) nolu ara kararı ile sigorta şirketi yönünden davanın bu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilmiş, tefrik olan dosya mahkememizin 2023/328 Esas numarasına kaydedilmiş ve mahkememizin 2023/328 Esas ve 2023/226 Karar sayılı kararı ile sigorta şirketi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Eldeki dosyada davalı olarak araç şoförü ... kalmıştır.<br>Hastane kayıtları, SGK kayıtları, trafik kaza tespit tutanağı, kazaya ilişkin görüntüler, sosyal ve ekonomik durum araştırmalarının sonuçları, Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/71 esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, emsal ücret araştırması için kurumlara yazılan müzekkerelere gönderilen cevabi yazılar, tanık beyanları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, gerekli bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.<br>Trafik kusur uzmanından rapor alınmış ve dosyaya mübrez 15/11/2021 havale tarihli bilirkişi ...'nun hazırlamış olduğu bilirkişi raporunda; dava konusu trafik kazasının ... günü saat 02:10 sularında Kayseri ili ... ilçesi ...Mah. ... Cad. İle ... Cad. Kavşağında (...kavşağı) meydana geldiği: kazanın meydana geldiği kesimin meskun mahal içi bölünmüş, asfalt, cadde, düz, kuru, eğimsiz, 3 şeritli, şerit çizgili, aydınlatmalı yol şartlarında ve kaza mahallinde 50 km hız sınırının olduğu, gece saatlerinde, yolda çalışmanın, görüşe engel durumun olmadığı, kazaya karışan ... plaka sayılı ... marka araç sürücüsünün 1987 doğumlu B sınıfı sürücü belgeli ... olduğu, araçta 3 kişinin de yolcu olduğu, araç sürücüsünün 2,35 promil alkollü olduğu, araçta bulunan yolcuların emniyet kemeri takıp takmadıkları konusunda açık ve net bir bulgunun olmadığı, kaza tutanağında da \"Tespit edilemedi\" olarak işaretlendiği, anılan trafik kazasının oluşum süreci irdelendiğinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken  kavşağın sağa kıvrımlı oluşunu fark edemediği düşünülmekle, yolun solunda bulunan orta refüj kaldırım taşına çarptığı ve aracının direksiyon hakimiyetini kaybettiği, devamında 3-4 metre ileride orta refüjün yola yakın tarafında bulunan ağaca çarptığı, bu çarpmanın etkisiyle savrularak istikametindeki yol üzerine takla atarak ilerlediği (28 metre), böylece kavşak içine giriş olduğu ve tavanı üzerinde durabildiği, trafik kazasının bu şekilde meydana geldiği, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nin 80-100 km hız ile seyrettiği, aracın ağaca çarpmasına rağmen takla atarak 28 metre ileride durabildiği, yol ve şartların gerektirdiği hız limitine riayet etmediği, direksiyon hakimiyetini ve aracının kontrolünü kaybettiği cihetiyle kural ihlalinin olduğu, açıklanan sebeplerle; bahse konu trafik kazasında, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...nin 2918 sayılı K.T.K. m.52/1-b maddesine istinaden tam kural ihlalinin olduğu kanaatine varılmıştır. Kazanın tek taraflı trafik kazası oluşu, başka bir araç ya da üçüncü kişinin kazaya karışmaması, Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/71 Esas sayılı dosyasından aldırılan 03/02/2021 tarihli kusur raporu, tüm ceza dosyası kapsamı ve kaza tespit tutanağı birlikte değerlendirildiğinde meydana gelen kazada kusurun tamamının davalı ...'ye ait olduğu kanaatine varılmış ve rapor hükme esas alınmıştır.<br>Davacının tüm tedavi evrakları getirtilerek kaza tarihinde yürürlükte bulunan \"Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik\" hükümlerine göre maluliyet oranının tespiti için rapor alınmasına karar verilmiş, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın ... tarihli raporunda: ...'nın ... tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik kırıkları, akciğer kontüzyonu, hemopnömotoraks ile mevcut patolojileri nedeniyle sürekli iş göremezlik halinde kaldığı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğu, erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik kapsamında tüm vücut fonksiyon kaybı oranının veya engel oranının %96 olduğu, trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafı hususunda ek bilgi, belge sunulması halinde bu hususların değerlendirilebileceği yönünde görüş bildirmişlerdir.<br>Dava dilekçesinde davacının ... ustası olarak ayda 10.000,00-TL maaş ile çalıştığının beyan edildiği, SGK kayıtlarına göre davacının en son 2020 yılı Ocak ayı itibariyle ...'ya ait iş yerinde sigortalı olarak çalışmakta olduğu, 18/01/2020 tarihinde işten ayrılış bildirgesinin verildiği, ... Müdürlüğü'nün ... tarihli yazı cevabına göre kazadan evvel ... tamircisi olarak çalıştığı ve aylık 10.000,00-TL gelir elde ettiği, tanıklar ... ve ...'nın mahkememizde alınan beyanlarında davacının aylık 10-15 bin TL civarında kazancının olduğunu söyledikleri, emsal ücret araştırması için ...Sendikası ve ... Sendikası yazı cevapları ile TÜİK verileri ile tanıkların beyan ettiği 10.000,00-TL'nin aritmetik ortalamasının alınması sonucunda davacının aylık gelirinin asgari ücretin 2,63 katı olduğu anlaşılmış ve aktüer bilirkişi raporundaki hesaplamanın bu miktar üzerinden yapılması mahkememizce de uygun bulunmuştur. <br>... havale tarihli aktüer bilirkişi raporunda; davacının dava konusu kaza sonrasında  sürekli iş göremezlik zararının 6.739.186,49-TL (Talep 9.850,00-TL) bakıcı gideri zararının 4.016.209,80-TL (Talep 50,00-TL), tedavi giderleri zararının hesaplanamadığı (Talep 50,00-TL), geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı, davacının %96 olan maluliyeti de nazara alınarak sürekli iş göremezlik zararının olay tarihinden itibaren hesaplandığı (Talep 50,00-TL) bildirilmiştir.<br>Aktüer bilirkişi ek raporunda: davacının dava konusu kaza sonrasında sürekli iş göremezlik zararının 13.392.802,42-TL, bakıcı gideri zararının 8.177.725,74-TL, tedavi giderleri zararının hesaplanamadığı, geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı, davacının %96 maluliyeti nazara alınarak sürekli iş göremezlik zararının olay tarihinden itibaren hesaplandığı yönünde görüş bildirmiştir.<br>Davacı vekili dosyaya sunduğu 23/02/2024 havale tarihli talep artırım dilekçesinde: sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat taleplerini 13.382.952,42-TL artırmak suretiyle 13.392.802,42-TL olarak kabulüne, bedele kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, bakıcı gideri nedeniyle maddi tazminat taleplerini 8.177.675,74-TL artırmak suretiyle 8.177.725,74-TL olarak kabulüne, bu bedele kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, yargılama giderlerinin davalı ...'ye yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Talep artırım dilekçesi sunulmasına rağmen eksik harcın yatırılmadığının tespiti üzerine davacı vekiline eksik harcın ikmali için süre verilmiş, ancak davacı vekilince eksik harç ikmal edilmemiştir. Mahkememizce dava dilekçesindeki talep sonucu üzerinden değerlendirme yapılmıştır.<br>Sigorta şirketince davacıya ödenen ve feragat edilen 760.000,00-TL yönünden müteselsil sorumlulukta borcun sona ermesine ilişkin TBK 166/1 maddesi uyarınca davalının da sorumluluktan kurtulduğu, ancak bu tutar aktüer bilirkişisinin ek raporunda hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatından mahsup edildiğinde dahi davacının halen dava dilekçesindeki talep sonucundan daha fazla tutarda alacaklı olduğu anlaşılmakla davacının sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin tam kabulüne, geçici iş göremezlik dönemi bulunmadığından bu talebin reddine, tedavi giderine ilişkin SGK tarafından karşılanmayan belge ibraz edilmemesi nedeniyle tedavi gideri taleplerinin de reddine karar vermek gerekmiştir.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun \"tazminatın belirlenmesi\" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; \"tazminatın indirilmesi\" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.<br>Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) <br>Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Somut olay bu açıdan irdelendiğinde davacının kaza tespit tutanağına göre emniyet kemerinin takılı bulunmaması ve araç şoförünün alkollü olduğunu bile bile araca binmesi nedeniyle meydana gelen kazada müterafik kusurunun bulunması sebebiyle hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekmiştir. Ancak talep arttırım miktarının harcı yatırılmadığı için dava dilekçesindeki talep miktarı üzerinden karar verilmiş olmakla müterafik kusur indirimi yapılmasına rağmen davanın tam kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.<br>Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği TMK'nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.<br>Somut olayda, ekonomik ve sosyal durum araştırması, kazanın oluş şekli, davacının kusursuz oluşu, çekilen ızdırap, davacının %96 gibi bir oran ile sürekli iş göremez hale gelişi, hayatı boyunca başkalarının sürekli bakımına muhtaç durumda kalacak olması, müterafik kusur durumu ve yukarıda açıklanan kıstaslar çerçevesinde talep edilen 130.000,00-TL manevi tazminatın tamamının davalı sürücüden tahsiline karar vermek gerekmiştir.<br>Arabulucu ücreti tefrik edilen dosyada (2023/328 Esas) sigorta şirketine yüklendiğinden ve bu dava şartının sadece sigorta şirketi yönünden zorunlu olduğu da gözetilerek bu dosyada yeniden bir değerlendirme yapılmamış; davanın kısmen kabulü ile: 9.850,00-TL sürekli iş göremezlik ve 50,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 9.900,00-TL tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının geçici iş göremezlik ve tedavi gideri taleplerinin reddine, 130.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, dair karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Davacı vekilinin 13/08/2024 tarihli dilekçesinde özetle; hükümde hem maddi tazminat açısından hem de manevi tazminat talepleri açısından lehlerine tek vekalet ücretine hükmedildiğini, Yargıtay içtihatları ve AAÜT uyarınca lehlerine ayrı ayrı vekalet ücreti hükmedilmesinin gerektiğini, bu nedenle hükmün tahsis-tavzih edilmesini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesinin 14.08.2024 tarihli ek kararı ile; Talebin KABULÜ ile mahkememizin 2021/251 Esas - 2024/763 Karar sayılı 17/07/2024 tarihli gerekçeli kararının ''Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 22.384,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,'' şeklindeki 7 nolu fıkrasının<br>'' Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hükmedilen maddi tazminat istemi yönünden 9.900,00-TL manevi tazminat istemi yönünden 20.800,00-TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 30.700,00-TL  vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine\"  şeklinde hükmün tashihine, dair ek karar verildiği görülmüştür. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, işbu davanın süresi içerisinde yetkili ve görevli mahkemeye açılmadığını, dava dosyası incelendiğinde dosyanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığından ilk derece mahkemesince davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığından ilk derece mahkemesince davanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi gerekirken dosyanın incelenerek karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince müterafik kusur indiriminin davanın açıldığı değer üzerinden yapılmadığını, hatalı olduğunu, davanın bu şekliyle kabulünün hukuka açıkça aykırı olduğunu, davacı tarafın ıslah yapıp buna ilişkin ıslah harcını yatırmadığını ve davanın dava dilekçesinde yazan miktar yönüyle karara bağlanmasını istediğini, buna göre dava değeri üzerinden müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin davacı ve arkadaşlarını evlerine taksiyle göndermeyi teklif ettiğini ancak davacı ve arkadaşlarının alkollü olduğu için müvekkiline karşı zorluk çıkardıklarını, müvekkilinin de ısrarlara dayanamayarak onları evlerine bırakmak üzere hareket ettiklerini, ilk derece mahkemesince alınan raporun hukuka açıkça aykırı olduğunu, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının mekanik bilirkişilerce tespitinin mümkün bir olay olduğunu, dolayısıyla bu konuda yetersiz bir bilirkişiden rapor aldırılarak bu şekliyle karar kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, alınan raporda herhangi bir gerekçe ve somut bilgi verilmeden müvekkilinin tam kusurlu olduğu şeklinde karar verildiğini, eksik ve hatalı rapor baz alınarak hüküm tesis edildiğinden bu kararın kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın kazanın olduğu esnada herhangi bir yerde çalışmamasına rağmen davacı tarafın beyanlarıyla bir ... ustası olduğu kabul edilmiş ve bu minvalde gerekli yerlere yazı yazılarak ortalama maaş hesaplaması yapıldığını, ancak davacı tarafın kazadan yaklaşık 4-5 ay öncesinde çalışmadığını, hal böyleyken davacı bir ... ustası olarak çalışıyormuşçasına hazırlanan aktüerya bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, ayrıca davacının maaş hesabı yapılırken asgari ücretin yaklaşık 2,63 katı maaş aldığının tespit edildiğini, ancak bu tespitin de Türkiye gerçeklerine oldukça uzak bir tespit olduğunu, zira maaşlara zam yapılırken asgari ücrete yapılan zam oranında hiçbir sektörün zam yapmadığını, bu haliyle alınan aktüerya bilirkişi raporunun tümden hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE <br>Dairemizce, HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınmak suretiyle yapılan incelemede;<br>Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre davacı ...'nın davalı ...'nin kullandığı araçta yolcu olarak bulunduğu, davalının %100 kusuru ile sebebiyet verdiği tek taraflı kazada yaralandığı, maluliyet raporunun Yargıtay kararlarına uygun olacak şekilde ERÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alındığı, aktüerya raporunun yine Yargıtay kararlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %10 iskonto yöntemine göre hazırlandığı, davacının kaza tarihindeki aylık gelirinin asgari ücretin 2,63 katı olarak tespit edildiği, davacı tarafın ıslah talebinde bulunduğu ancak gerekli harçları yatırmadığı, ilk derece mahkemesinin müterafik kusura ilişkin değerlendirmesinin yerinde olduğu, taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararda herhangi bir isabetsizlik olmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle dairemizce istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince başvurunun esastan reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>1-) Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi  gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-) İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 9.563,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 2.390,85 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 7.172,55 TL istinaf karar  harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>3-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-) Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>5-) İstinaf yargılaması bakımından davalı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,<br>6-) Kararın kesin olmaması nedeniyle taraflara tebliği işlemlerinin Dairemizce yapılmasına, <br>Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca Yargıtay yolu AÇIK olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15/01/2026<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e5445b1cefb8dbd","SID":"b396530458e50a77"}}