{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   1. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>1. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2024/1003 <br>KARAR NO\t: 2026/176<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...  <br>ÜYE\t: ...  <br>ÜYE\t: ...  <br>KATİP\t: ... <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: ...<br>NUMARASI\t: ...Esas, ...Karar<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... <br>\t  Av. ... <br>DAVALI\t: ... <br>\t\t<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...\t  <br>\t  Av. ... <br>DAVANIN KONUSU\t: Kusursuz Sorumluluktan Kaynaklanan Tazminat<br>DAVA TARİHİ                  \t: ...<br>DAİRE KARAR TARİHİ \t: 21/01/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21/01/2026<br><br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK'nın 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili ilk derece mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili Şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın, Şirket yetkilisi ...'in konutunun bulunduğu ... adresinde bulunan araç otoparkında park hâlinde iken... günü binanın doğu kısmında bulunan ve davalı şirketin inşa ettiği taşınmazın çatısının uçtuğunu, çatının müvekkiline ait araç üzerine düşmesi sonucunda büyük hasara uğradığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdıklarını, dosyadan alınan rapora göre \"Çatının uçmasının nedeni hatalı imalat ve bu çatının beton içerisindeki demirlere kaynatılmadığı, doğru malzeme seçilmediği gibi standartlara uygun yapılmamış\" olduğunun tespit edildiğini, aracın değer kaybının 80.000,00 TL, hasar bedelinin 243.184,60 TL olduğuna dair rapor sunulduğunu, olayla ilgili olarak arabuluculuğa başvurduklarını bir anlaşma sağlayamadıklarını, davalı Şirkete ait binanın inşaat çatısının... tarihine müvekkiline ait aracın üzerine düşmesi sonucunda müvekkil Şirkete ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle müvekkil Şirketin zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 323.184,60 TL tazminatın bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edilecek miktara ilişkin artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla zarar tarihi olan... tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, alacağı karşılığında davalıların taşınır ve taşınmaz mallarıyla 3. kişilerdeki hak ve alacakları istihkakları vasıtaları, banka mevduatları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili ilk derece mahkemesine verdiği cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davanın usulden ve esastan reddinin gerektiğini, davanın görevsiz Mahkemede açıldığını, davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerinde olduğunu, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş, ... Karar sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, dosyada alınan raporun yetersiz olduğunu, hükme esas teşkil edemeyeceğini, zarar ile müvekkili arasında illiyet bağı bulunmadığını, araçta meydana gelen zararın oluştuğu gün medyada ve AFAD'da şiddetli fırtınaya ilişkin haberlere yer verildiğini, kazanın olmasına sebep olanın kuvvetli rüzgarın olduğunu, zarar ile yaşanan olay arasında illiyet bağının müvekkili Şirkete bağlanmaması gerektiğini, zarar müvekkiline isnat edilse dahi, bilirkişilerce araçlarda meydana gelen zararların, fahiş olarak hesap edildiğinin ortada olduğunu, yapılan hesaplamada araçların yapım bedeli, araçların ikinci el fiyatını dahi aşan fahiş miktarları olduğunu, araçların tamir ücretlerinin fahiş tutarda hesap edildiğini, bu nedenle yapılan hesaplamayı miktar olarak kabul etmediklerini ileri sürerek, davanın görev yönünden reddine, işin esasına girilmesi hâlinde ise zarar ile meydana gelen olay arasında illiyet bağı olmaması sebebiyle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:  <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; olay tarihindeki rüzgar her ne kadar  fırtına boyutuna yakın kuvvetli bir rüzgâr etkisi mevcut ise de  mücbir sebep olabilecek şiddette olmadığı, çatı imalatının hatalı olduğu, bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının yerinde olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu, araçta oluşan hasar ve değer kaybının piyasa fiyatların göre makul seviyede olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; 323.184,60 TL (80.000,00 TL değer kaybı, 243.184,60 TL hasar bedeli) tazminatın zarar tarihi olan... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine yönelik karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İstinaf yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, zararın oluşmasına neden olan olay 24.02.2022 tarihinde, Hatay çevresinde özellikle Dörtyol'da meydana gelmiş fırtına olup, doğal risk kapsamında olduğunu,  dava konusu kazanın öngörülemez bir durum olan dogal risk kapsamında kalan bir olaydan kaynaklandığını, hasarla ilgili olarak müvekkili şirkete her hangi bir kusur yüklenemeyeceğini, zarar ile sorumluluk arasındaki illiyet bağınının kesildiğini gösterdiğini, bu hususta dosya kapsamında aldırılmış olan ... tarihli bilirkişi raporunda bilirkişilerce; Rüzgâr tablosuna göre 24,2 m/sn Kuvvetli fırtına olarak kabul edildiği şeklinde tespit edilmiş olmasına rağmen müvekkili şirkete kusur izafe edilmesini kabul etmediklerini, yalnızca davacı taraflarca yaptırılmış olan, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş, ... Karar sayılı delil tespitinde yer alan bilirkişi değerlendirmesine atıf yapmak suretiyle, yapılan çatı imalatı için seçilen uygun olmayan malzeme ve hatalı imalattan kaynaklandığı değerlendirmesine yer verildiğini, ancak zarara neden olan olayın olduğu gün, çatının yapımına yeni başlandığını, o gün ustaların dahi orada olduğunu, yarım bulunan çatının yapım aşamasında bulunduğu için hava almasının engellenmesinin olanaksız olduğunu, çatı sabitleme işinin dahi daha yapılamamış olduğunun gözden kaçırıldığını, müvekkili şirket tarafından inşa edilen apartmanın çatısının, kazanın yaşandığı gün henüz yapım aşamasında bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından gerekli tüm güvenlik önlemlerinin alındığını, olayın meydana geldiği tarihte çok siddetli fırtına olduğunu, olayın bir dogal afet olarak degerlendirilmesi gerektiğini, o gün yaşanan fırtına sebebiyle ... Adliyesinin çatısının dahi uçtuğunun bilirkişilerce dikkate alınmadığını, kusur durumunun bu hususlar dikkate alınmadan yaptırılan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, bilirkişilerce araçlarda meydana gelen zararların da, fahiş olarak hesap edildiğinin açıkça ortada olduğunu, yapılan hesaplamada araçların yapım bedeli, araçların ikinci el fiyatını dahi aşan fahiş miktarlar olduğunu, araçların tamir ücretleri fahiş tutarda hesap edildiğini, mahkeme hükmüne bakıldığında, hükmedilen tutarlar zarar gören araçların sıfır alım bedelini dahi aşmakta olduğunu, yine meydana gelen zararda, illiyet bağının kesilmediği mahkeme tarafından kabul edilse dahi, müvekkilinin kusuru oranında bir zararın hesaplanması gerekeceğini, mevcut zararda yaşanan fırtınanın etkisi hiç gözetilmeden, müvekkilinin kusur oranı belirlenmediğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında, kusura ilişkin değerlendirmelerin hakim tarafından yapılması gerektiği yönünde olduğunu, mahkeme hükmünde zarar tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, meydana gelen zarara yasal faiz uygulanması gerektiğini bu yönü ile de mahkemece kurulan hükmün kaldırılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE: <br>Taraflar arasındaki dava, Kusursuz Sorumluluktan Kaynaklanan Tazminat istemine ilişkindir.<br>Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. (TBK m.69; BK m.58)<br>Yapı malikinin sorumluluğu, bir bina ya da diğer bir inşa eserinin bizatihi kendisinden kaynaklanan bir nedenle oluşan zarardan sorumluluğu kapsamakta olup, niteliği itibariyle kusursuz sorumluluk türlerinden \"olağan sebep sorumluluğu\"dur. Burada malike kurtuluş kanıtı sunma olanağı tanınmamıştı Malik ancak illiyet bağını kesen sebeplerin varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir.<br>Bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğunu ortadan kaldıran, bir başka deyişle, zarar ile yapımdaki bozukluk ve özen eksikliği arasında uygun “nedensellik bağı”nı kesen nedenler ise mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru ve üçüncü kişinin kusuru olarak belirlenmiştir.<br>Somut olayda, davacı şirkete ait aracın, şirket yetkilisinin konutunun bulunduğu yerde, park halinde bulunduğu esnada, davalı şirketin inşa ettiği çatının uçarak aracın üzerine düşmesi sonucunda araçta meydana gelen hasar ve değer kaybının davalı şirketten tahsilinin talep edildiği, davalı tarafça mahkemenin görevli olmadığı, esasa yönelik ise zararın şiddetli fırtına nedeniyle meydana geldiğini illiyet bağının bulunmadığını, müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara ilişkin davalı şirket vekilinin istinaf yoluna başvurduğu görülmektedir.<br>Yargılamaya konu davanın taraflarının ticaret şirketleri olduğu, kazada zarar gören aracın davacı şirkete ait araç olduğu, davalı şirketin inşaat şirketi olduğu, davalının inşa ettiği çatının uçması sonucu araçta zararın meydana geldiği, bu haliyle davanın ticari dava olduğu anlaşılmakla görev yönünden davalının itirazları yerinde değildir.<br>İlliyet bağı yönünden yapılan değerlendirmede ise; kazanın hemen akabinde davacı tarafın talebi üzerinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş, ... Karar sayılı dosyasından yapılan delil tespiti ile alınan inşaat bilirkişisi raporunda ve yargılama sırasında alınan bilirkişi heyeti raporlarında, olay günü olayın meydana geldiği bölgede şiddetli rüzgar bulunmakla birlikte bu durumun mücbir sebep sayılabilecek nitelikte olmadığı,  rüzgarın davalının sorumluluğunu ve illiyet bağını ortadan kaldırmadığı, çatının uçmasının hatalı imalattan uygun malzeme kullanılmamasından, çatının standartlara uygun yapılmamasından kaynaklandığı belirtilmiş olması karşında, araçta meydana gelen hasardan ve aracın değer kaybından davalının sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik yoktur. <br>Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sair itirazlar yerinde değildir.<br>Dosya içeriğine, toplanan delillere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi gereği istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesine ait kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından,  davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK.nun 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M  : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, esastan REDDİNE,<br>2- Davalının istinafı reddolunduğundan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 22.076,74 TL istinaf karar harcından peşin alınan 5.519,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.557,56 TL harcın istinafa gelen davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, <br><br>3-İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, HMK'nın 333. maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,<br>4-Dairemizce celse açılmadan gerekli inceleme yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>5-Kararın taraflara tebliğine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde, Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 21/01/2026<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> ¸e-imza.  <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imza.  <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imza.   <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imza.   <br><br><br><br><br><br>  ¸e-imza.\t\t¸e-imza.\t\t¸e-imza. \t                      ¸e-imza.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4e3678cfc35a5b14","SID":"dd9aeb2355149f50"}}