{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11.HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 23/12/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacılar vekili; davalı tarafından müvekkili aleyhine Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi yapıldığını, dosyanın bilahare takipsiz kalması nedeniyle işlemden kaldırıldığını ve yenilerek ... esasına kaydedildiğini, müvekkili hakkında haciz işlemleri yapıldığını, müvekkilleri hakkında yapılan icra takibine esas alınan bononun müvekkillerinden ...'e 07/03/2006 tarihli harici senet ile satılan ... plaka sayılı Ford marka araç için ... firmasına teslim edilen 07/03/2006 tanzim 25/07/2006 vade tarihli 32.000,00 TL meblağlı bono olduğunu, sözleşmede müvekkilinden 25/07/2006 günlü 32.000,00 TL bedelli senet alındığının da belirtildiğini, sözleşmede araç satıcısının ... olarak gösterildiğini müvekkilinin sözleşme gereğince teslim ettiği bonoda alacaklı hanesini boş bıraktığını ve bonoya satıcının zorlaması ile ... ile ...'in de kefil sıfatıyla imzalarının alındığını, takibe konu bononun araç satıcısı .... firması çalışanı ...a teslim edilmesine rağmen bonodaki alacaklı hanesinin ... tarafından haksız ve kötü niyetle aynı iş yerinde birlikte çalıştığı amcasının oğlu davalı ... adına bonoyu icra takibine koyduğunu, ... ve ...'ın akraba olduklarını, sözleşmeye konu edilen aracın müvekkiline usulüne uygun şekilde satış ve tesliminin yapılmadığını, araç satışı olmadığı için müvekkilinin bonoyu geri istediğini ancak kaybedildiğinden bahisle değişik bahanelerle bononun iade edilmediğini, takibe konu edilen bononun düzenleme nedeninin araç satışı olduğunu, araç satışı gerçekleşmediğinden bedelsiz kalan bononun iadesinin gerektiğini, müvekkillerinin davalıya hiçbir borcunun bulunmadığını, bu nedenle davanın kabulü ile müvekkillerinin Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası sebebiyle borçlu olmadığının tespitiyle icra takibinin iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili; müvekkilinin alacaklı sıfatıyla Denizli 2.İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile davacılar aleyhine takip başlatmak suretiyle alacağını tahsil edebilmek iradesinde olduğunu, söz konusu icra takibinin yenilenme sonrasında Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip kaydı altında devam ettiğini, söz konusu bono içeriğinde bononun düzenlenme tarihinin 07.03.2006, ödeme tarihinin 25.07.2006 olarak gösterildiğini, müvekkiliyle beraber davacıların tümü tarafından imza altına alındığını, bonoya göre davacılardan ...'in aracı satın alan konumunda olup diğer davacılar ... ve ...'in kefil konumunda bulunduğunu, bono içeriğinde bedelin 32.000,00 TL olduğunun açıkça görüldüğünü, dava konusu bononun zorunlu şekil şartlarına haiz olduğunu ve kambiyo senedi vasfı taşıdığı noktasında herhangi bir tereddüt bulunmadığını, davacıların müvekkiline “ asıl borcu ödeyelim, sen de faiz alacağından vazgeç” önerisinde bulunduklarını, müvekkilinin yaptığı satım işleminin 2006 yılına ilişkin bir satım olduğunu, aradan geçen 15 yıllık süreçte Türk Lirasındaki menfi değişimler nedeniyle hakkaniyetsizlik yaratması sonucunda müvekkilinin teklifi kabul etmediğini ve akabinde borçlu davacılar tarafından işbu davanın ikame edildiğini, davacıların da aracın satıldığını ve alıcı ...’in aracı teslim aldığını bildiklerini, davacı tarafın açıkça hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı davranmakta olup, aradan geçen 15 senelik sürece rağmen 2006 yılındaki 32.000,00 TL tutarındaki asıl borcu ödemediğini, taraflar arasındaki satışa konu edilen ... plakalı aracın davacı taraf mülkiyetine geçtiği ve taraflarınca aracın karşı yana teslim edildiğine dair EGM - Trafik Sicil Müdürlüğü kayıtlarının celbi ile tespitinin mümkün olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece; \"... Araç satıcısının ... olması ve lehtarın ... olması yönünden ise bonoda lehtarın boş bırakılmış olduğu davacıların kabulündedir. Bu husus bononun sebepten mücerretliğini sakatlamaz. 07.03.2006 tarihli sözleşmede bono bilgileri açıkça belirtilmiştir. Sözleşme ve bono birlikte incelendiğinde  32.000,00 TL'nin ... plakalı araç için bono düzenleneceği ve 25.07.2006 vade tarihi olacağı 07.03.2006 tarihli sözleşme ile açıkça düzenlenmiştir. Açıkça düzenlenmiş olduğundan HGK'nın 14/03/2001 tarih, 2001/12-233 ve 20/06/2001 tarih ve 2001/12-496 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile ispatlandığının kabulü ile davacının  Denizli 2. İcra Dairesi'nin  ... Esas sayılı dosyasında takibe konu 25.07.2006  ödeme tarihli, 32.000,00 TL  bedelli keşidecisi ...  olan lehtarı ... olan avalistleri ... ve ... olan  bonodan dolayı davalı ...'a borçlu olmadığına karar verildi. İİK'nın 72/5. maddesinde borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa borçlunun talebi üzerine haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata karar verileceği düzenlenmiş olup, davacı lehine tazminata karar verilebilmesi için davalının kötüniyetli olduğunun ileri sürülüp kanıtlanması gerekir. Olayda davalı 3. kişidir ancak davalı ...'ın 22.03.2006 tarihli araç satış sözleşmesinde komisyoncu olarak sözleşmeyi imzalamış olduğu görülmekle  dava konusu sözleşme tarihi 22.03.2006 olmakla ve ...'ın yer aldığı sözleşme tarihi 07.03.2006 tarihi olmakla sözleşme tarihlerinin yakınlığı ve davalının araç satış komisyoncusu olması ile temlik amaçlı değil tahsil amacı ile kötü niyetli olarak yapılmış olduğu kanaati ile davacılar lehine kötü niyet tazminatına hükmolundu\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin, alacaklı sıfatıyla Denizli 2.İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile davacılar aleyhine takip başlattığını, söz konusu icra takibinin yenilenme sonrasında Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip kaydı altında devam ettiğini, takibe konu edilen müvekkili emrine keşide edilmiş olan muharrer bononun takip dosyası içeriğine sunulduğunu,  kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe geçildiğini, söz konusu bono içeriğinde bononun düzenlenme tarihinin 07.03.2006 ödeme tarihinin 25.07.2006 olarak gösterildiğini ve müvekkili ile beraber davacıların tümü tarafından imza altına alındığını, işbu bonoya göre davacılardan ...'in aracı satın alan konumunda olduğunu, diğer davacılar ... ve ...'in kefil konumunda bulunduğunu, ayrıca bono içeriğinde bedelin 32.000,00 TL olduğunun açıkça görüldüğünü, dava konusu bononun zorunlu şekil şartlarına haiz olduğunu ve kambiyo senedi vasfı taşıdığını, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu, bononun geçersizliği, bedelsizliği vb. itirazların ancak yazılı delille ispatının mümkün olduğunu, bu noktada Yüksek Mahkeme içtihatları doğrultusunda ispat yükünün ve ispat şeklinin tespit edilmesi gerektiğini, Yargıtay kararlarında da sabit olduğu üzere bononun sebepten ari olarak borç ihtiva ettiğini, bu borcun aksinin iddia edilmesi halinde yazılı ispat kuralının geçerli olduğunu, menfi tespit isteminde bulunan davacının ispat yükünün kendisinde olduğunu, davacıların kötü niyetli olduğunu, ispat yükünün de davacılar üzerinde olduğunu, taraflar arasındaki satışa konu edilen aracın ...plakalı Ford model araç olduğunu, söz konusu aracın davacı taraf mülkiyetine geçtiğini ve dolayısıyla da aracın karşı yana teslim edildiğine dair kayıtların EGM- Trafik Sicil Müdürlüğü’nden istenmek suretiyle tespitinin mümkün olduğunu, davanın reddedilmesi gerektiğini, davacıların takipten 12 yıl sonrasında menfi tespit isteminde bulunduklarını, menfi tespit talebinin sunulmasından hemen evvel taraflarınca davacı borçlu ...’in kamulaştırma bedeli üzerine haciz şerhi konulduğunu, bu hacze binaen davacı taraflarca işbu haksız ve kötü niyetli menfi tespit isteminin söz konusu hacizden kurtulmak gayesiyle, maksatlı olarak ileri sürüldüğünü, davacıların borçtan kurtulabilmek amacıyla aradan geçen süreye de bakıldığında işbu davayı son çare olarak ikame ettiklerini, TMK'nın 2. maddesinde; ister alacaklı ister borçlu konumunda olsun hakların ileri sürülmesi ve kullanılmasında dürüst, makul bir asgari davranış biçimi ve hakların kazanılmasında uyulması icap eden kötüniyet barındırmayan hal ve tavırların kullanılması gerekliliğinin vurgulandığını, bu açık hükme karşın davacıların satış gerçekleşmesine rağmen borçlarını inkar ettiklerini, bu inkarlarının da makul süreden oldukça sonra gerçekleştirdiklerini, hem dürüstlük kuralı hem de hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı gerçekleştirilmiş olan bu tutumun hukuk düzeni tarafından korunamayacağının açık olduğunu, istinaf istemlerinin kabulü ile kararın kaldırılması gerektiğini  istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, İİK'nın 72. maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde;  07.03.2006 tarihli harici araç satış sözleşmesinde bono bilgileri açıkça belirtilmiş olup bononun hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile ispatlandığından davanın kabulüne, davacının Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ....Esas sayılı takip dosyasına konu 07/03/2006 tanzim 25/07/2006 vade tarihli 32.000,00 TL meblağlı senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, dava ve takip dayanağı bononun keşidecisinin davacı ..., lehtarının ..., keşideci lehine kefil olanların diğer davacılar ... ve ... oldukları anlaşılmıştır.<br>Dava, ihdas nedeni hanesi boş olan bonodan dolayı başlatılan icra takibinde borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacılar vekili, senedin müvekkili tarafından dava dışı ...a araç alım satımı amacıyla boş olarak teminat amacıyla verildiğini, daha sonra  senedin davalı tarafından icra takibine koyulduğunu iddia etmiş, davalı ise senedin araç alım satımı için düzenlenip verildiğini ancak aracın davacı tarafa teslim edildiğini savunmuş, her iki tarafça dosyaya ....plakalı aracın harici satımına ilişkin alıcısı ... satıcısı ..., komisyoncu ... arasında 07/03/2006 tarihli sözleşmenin ibraz edildiği, sözleşmenin alt bölümünde \"... 25/07/2006 gününe 32.000 Yeni Türk Lirası senet alındı\" notunun düşüldüğü görülmüştür. <br>2918 sayılı Kanunun 20/d maddesi uyarınca trafik siciline kayıtlı araçların mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmenin geçerliliği resmi şekilde yapılmalarına bağlıdır. Burada sözü edilen resmi şekil, sözleşmenin noterde re’sen düzenleme şeklinde yapılmasıdır. Bu şekil şartı geçerlilik şartı olup, bu şekle uygun yapılmayan sözleşmeler baştan itibaren geçersizdir. <br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı tarafça senedin araç satış sözleşmesinden dolayı teminat amacıyla verildiği aracın teslim edilmediğinden senedin bedelsiz kaldığının iddia edildiği, davalı tarafça da davacı tarafça sunulan harici araç satış sözleşmesinin bir örneği ibraz edilerek aracın teslim edildiği, emniyet kayıtlarının getirtilmesini talep edilmiş ise de, resmi kayıtlarda aracın davacıya devredilmediği, böylelikle senedin araç alışverişine karşılık düzenlendiğinin ve malın teslim edildiğinin ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça ispatlanamadığı görülmekle İlk Derece Mahkemesi tarafından davacıların takip konusu bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.977,77 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 994,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.983,32 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.23/12/2025\t\t<br>\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e2ac7b4436a4bee","SID":"c81d90e173a1ec8d"}}