{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:20/03/2025<br>DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:16/01/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ:16/01/2026<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/09/2021 günü davacı müvekkilinin sürücüsü olduğu ... plaka sayılı motosiklete, kontrolsüz bir kavşakta bir aracın çarparak olay yerini terk ettiği, bu aracın plaka ve sahibinin belirlenemediği, müvekkilinin kaza sonrası yaralandığından bahisle artırılmış haliyle 33.570,18 TL geçici ve 330.366,27 TL sürekli iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 363.936,45 TL maddi tazminatın 27/05/2022 başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının maddi olayın trafik kazası şeklinde gerçekleştiğini ve kazaya sebebiyet veren aracın tescilli bir araç olduğunu ispatlaması gerektiği, müvekkilinin sorumluğunun karşı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğu, maluliyetin ve kusurun usulünce belirlenmesi gerektiği, tedavi ve geçici iş görmezlik zararından sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı beyanla davanın reddini istemiştir.<br>DELİLLER:<br>Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, tedavi evrakları, maluliyet raporu, keşif, kusura yönelik bilirkişi raporları, tanık beyanı, tazminat bilirkişisi raporu, tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; trafik kazasının meydana gelmesinde karşı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, trafik kazası sonucu davacının yaralanmasının %3 engellilik hali oluşturduğu ve iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, bu yaralanma şekline göre aktuer bilirkişiden tazminat raporu alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; 33.570,18 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 330.366,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 363.936,45 TL’nin başvuru tarihi olan 27/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının olay mahalline ambulans çağrıldığını söylese de ambulans çağrısına dair bir kayıt bulunmadığı, yaralanmanın trafik kazasına bağlı gerçekleştiği kabulünde salt davacının beyanı ile bağlı kalındığı, maddi gerçekliğin ispat edilemediği, davacının müvekkiline KTK'nın 97. maddesi gereğince yazılı olarak başvurmasına rağmen başta sağlık kurulu raporu olmak üzere eksik evrak ibraz ettiği, dolayısıyla dava şartlarının oluşmadığı, hükme esas alınan maluliyet raporunun yetersiz olduğu, kişinin olaydan en az 12 ay sonra sürekli iş görmezlik raporunun tazmini amacına hizmet edecek şekilde bizzat muayene yapılması gerektiği, tazminatın 1,8 teknik faiz hesap yöntemi kullanılarak belirlenmesi gerektiği, müvekkilinin temerrüte başvuru tarihinden itibaren 15 gün sonra düşeceği, 8 iş günü koşulunun araç hasarlarına ilişkin olduğu, geçici iş görmezlik tazminatının sağlık giderleri teminatına dahil olup Güvence Hesabına karşı ileri sürülemeyeceği, davacının olay tarihinde çalışmadığı, çalışmayan kişiye geçici iş görmezlik tazminatı ödenemeyeceği, davacının kask ve koruyucu giysi kullanmadığı için müterafik kusurun bulunduğu, arabuluculuk ücretinden müvekkilinin sorumlu olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: <br>Davacı vekili istinafa cevap vermemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Davalı Güvence Hesabı, kazaya sebebiyet veren araç tespit edilemediğinden maddi zarardan 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince sorumludur.<br>Davacı vekili, müvekkilinin sürücüsü olduğu motosiklete seyir halinde iken plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın ani manevrası sonucu çarparak sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda yaralandığı iddiasıyla eldeki maddi tazminat davasını açmış, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>1-Dava dosyası içerisinde bulunan tıbbi belgelerinden anlaşıldığı üzere davacı 22/09/2021 tarihinde ve 25/10/2022 tarihinde olmak üzere iki kez motosiklet kazasına bağlı olarak yaralanmıştır. 22/09/2021 tarihli kazada sol diz bölgesinden yaralanmış, 25/10/2022 tarihi kazada ise sağ el bileği kırılmıştır.<br>Eldeki dava 22/09/2021 tarihli trafik kazasına ilişkindir.<br>Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde; davacının 23/09/2021 tarihli kolluk ifadesinde ... marka bir aracın kendisine çarptığını, bir süre sonra sol ayağında şiddetli ağrı hissettiğinde hastaneye gittiği, çekilen filmlerde sol dizde kırık ve çatlaklar olduğunu öğrendiği, sol ayağının alçıya alındığını beyan etmiş, 22/09/2021 tarihli Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen Adli Olgu Bildirim Formu'nda yaralanmanın öyküsü \"bisikletle giderken arabanın yandan sürtmesi sonucu düşmüş\" şeklinde not edilmiş, davacının sürücüsü olduğu motosiklete çarpan araç sürücüsünün tespit edilememesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 22/03/2022 tarihinde soruşturma dosyasının daimi aramaya alındığı görülmüştür.<br>İlk derece mahkemesince mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenilen tanık ... beyanında; \"ekmek büfesi önünde iken çarpışma sesi duyduğu, dönüp baktığında motosikletin ... Market'in önünde düşmüş olduğu gördüğünü, beyaz ... tarzı bir aracın başta kaza yerinde durduğunu, sonrasında yoluna devam ettiğini, plakayı alamadıklarını\" beyan etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince toplanan bu deliller itibariyle davacının sürücüsü olduğu motosikletin kaza yapmasına ve davacının diz bölgesinden yaralanmasına sebebiyet veren aracın beyaz ... marka ... tipi bir araç olduğu, bu aracın plaka ve sahibinin tespit edilememesi nedeniyle davacının yaralanması ile sonuçlanan zarardan dolayı davalı Güvence Hesabının sorumlu olduğu anlaşılmıştır.<br>2-Gerek mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 27/01/2023 tarihli bilirkişi raporu ve gerek Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 06/04/2023 tarihli raporunda tüm kusur kimliği tespit edilemeyen karşı araç sürücüsüne izafe edilmiştir.<br>3-Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 05/02/2024 gün ve ... karar sayılı raporunda olay tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre; kas-iskelet sistemi, alt ekstremiteye ait sorunlar, diz ve tibia kırıkları ile diz artroplastisine bağlı özürlülük, Tablo 3.33.b’ye göre alt ekstremite özürlülük oranı %5 olup Tablo 3.2’ye göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir.<br>Bu raporun tıbbi belgelerin tetkiki bölümünün 4. bendinden anlaşıldığı üzere; maluliyetin belirlenmesinde 25/10/2022 tarihinde ikinci kaza sonucu oluşan sağ el bileği kırığı etkili olmamıştır.<br>Yine aynı raporun 2. bendinden de anlaşıldığı üzere Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen engellilik oranının, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 12/09/2023 tarihli yazısına esas muayenesi sonucu belirlendiği anlaşılmaktadır.<br>4-Davacı taraf eldeki davayı açmadan önce 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereği 26/05/2022 tarihli dilekçe ile davalı Güvence Hesabına tazminat talebi için başvurmuş ve bu talebine 27/06/2022 tarihli yazı ile olumsuz cevap verilmiştir.<br>Yine dava açılmadan önce taraflar arasında arabuluculuk sürecine girilmiş ve taraflar tazminat konusunda anlaşamadığı için 30/09/2022 tarihinde arabuluculuk süreci sonlandırılmıştır.<br>Davadan önce gerek davalı tarafa yazılı olarak tazminat başvurusunda bulunulması ve gerek arabulucuya başvurulmuş olması nedeniyle dava şartında eksiklik bulunmamaktadır.<br>5-Tazminat bilirkişisi tarafından maddi zararın davacının asgari ücret seviyesindeki gelirine göre TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle hesaplandığı, prograsif rant yönteminin uygulanmasının Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin süregelen içtihatlarına uygun olduğu, kişi çalışmasa dahi 18 yaşından büyükler için geçici iş görmezlik süresi içerisindeki zararının tazmini gerektiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin uygulamaları gereği geçici işgöremezlik gideri de anılan kanun hükmü kapsamında tazmini gereken zararlar arasında olduğundan geçici iş görmezlik tazminatından davalının da sorumlu olduğu, davacının motosikletle seyir halinde iken koruyucu giysi ve dizlik kullanmadığı tespit edilemediği, bu halden kaynaklanan müterafik kusurun davalı tarafça ispat edilemediği gözetildiğinde maddi zararın belirlenmesinde usule aykırı bir yön görülmemiştir.<br>6-İlk derece mahkemesince davalı Güvence Hesabının 27/05/2022 tarihinde temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarih itibariyle tazminata faiz uygulanmıştır.<br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1 maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.<br>Davacı taraf 26/05/2022 tarihli dilekçe ile davalıya başvuru yapmış, bu dilekçe 27/05/2022 tarihi itibariyle davalıya ulaşmış ve işleme alınmıştır. Davalı 8 iş günü içerisinde ödeme yapmadığından 07/06/2022 tarihinde temerrüte düşmüş bulunmaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince temerrüt tarihinin dilekçenin kayda alındığı tarih olarak yanlış belirlenmesi doğru görülmemiştir.<br>7-İlk derece mahkemesince davadan önce arabulucuya başvurulduğundan Bakanlık bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 09/09/2024 gün ve ... esas, ... karar sayılı ilamında vurgulandığı gibi;<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06/12/20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; \"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.<br>Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26/04/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile; \"zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir.\" ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.<br>Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik  Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında \"Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz.\" ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına  başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.<br>Bir başka deyişle tahkimin veya başka  alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.<br>İlk derece mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle  dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.<br> Hal böyle olunca; açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı vekilinin sair yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin temerrüt tarihine ve arabuluculuk ücretine yönelen istinaf isteminin kabulüyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi suretiyle; davacının açtığı maddi tazminat davasının kabulü ile 33.570,18 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 330.366,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 363.936,45 TL’nin 07/06/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arabuluculuk ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından ilk derece mahkemesi hüküm tarihinden sonra 02/05/2025 tarihinde yatırılan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin karar kesinleştiğinde ve talebinde halinde davalıya iadesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin sair yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı vekilinin temerrüt tarihine ve arabuluculuk ücretine yönelen istinaf istemlerinin KABULÜNE,<br>3-İlk derece mahkemesi olan Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı, 20/03/2025 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA,<br>4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;<br>a)Davacının açtığı maddi tazminat davasının KABULÜ ile 33.570,18 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 330.366,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 363.936,45 TL’nin 07/06/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 24.860,49 TL nisbi harçtan; davacının yatırdığı 80,70 TL peşin harç ve 1.243,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile kalan 23.536,79 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye verilmesine, ancak davalı tarafından ilk derece mahkemesi karar tarihinden sonra 02/05/2025 tarihinde bakiye karar harcı ödenmiş olmakla, bu harcın mahsubu suretiyle yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına,<br>c)Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 peşin harç, 1.243,00 TL tamamlama harcı ve davacı tarafından yapılan 11.605,00 TL yargılama gideri ki toplam 13.009,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>ç)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktara göre ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>d)Dosyanın arabuluculuk aşamasındaki kısmında Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazineye verilmesine,<br>e)Davalı tarafından ilk derece mahkemesi hüküm tarihinden sonra 02/05/2025 tarihinde yatırılan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin karar kesinleştiğinde ve talebinde halinde davalıya iadesine,<br>f)Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgililerine iadesine,<br>5-Davalı peşin yatırılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 6.215,20 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davalıya iadesine,<br>6-Esas ilişkin istinaf istemlerinin reddedilmesi ve başvurunun salt hükmün ferisi yönünden kabul edilmesi sebebiyle istinaf giderlerinin başvuran davalı üzerinde bırakılmasına,<br>7-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,<br>İİlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 16/01/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf1ce8cf41c79f3d","SID":"ddaccc5abc3f2fbe"}}