{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ... - ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t\t: .....  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/03/2025<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI\t: ........ <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>İSTİNAF EDEN DAVALI: ........ \t  <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVA\t\t: Alacak<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 13/01/2026<br>YAZIM  TARİHİ\t: 13/01/2026<br>Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 05/03/2025 tarihinde tesis edilen karara karşı, davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 27/04/2017 tarihli iki adet sevkiyatının davalı ........'nun Konya deposunda yapılan hatalı barkodlama işlemi neticesinde gerçek alıcısına teslim edilemeyerek ........'ye gitmesi gereken sevkiyatının Polonya'ya, Polonya'ya gitmesi gereken sevkiyatının ise ........'ye gittiğini, bu hata neticesinde sipariş edilen paletlerin yerlerine ulaşamadığını, davalı yanın hatalı barkodlama sisteminden dolayı bu sorunun meydana geldiğini, davalı yanın bunu kabul ettiğini, müvekkili şirketin davalının yapmış olduğu hata nedeniyle son derece mağdur olduğunu, ........' ye gönderilen malların hatalı sevkiyat nedeniyle İstanbul Halkalı Gümrüğünde bekletildiğini, Polonya'ya giden hatalı ürünün ise ........'bi hava alanında halen beklediğini, yapılan yurt içi ve yurt dışı görüşmeler ve araştırmalar neticesinde müvekkili şirketin ve müvekkili şirketin iş yaptığı diğer şirketlerin mağdur olmaması nedeniyle aynı nitelikteki aynı malların bedellerinin ve kargo ücretlerinin karşılanması suretiyle alıcılarına tekrar gönderildiğini, davalı şirket tarafından hatalı barkodlama sonucu ortaya çıkan bu mağduriyetin giderilmesi ve mükerrer sevkiyattan kaynaklanan ekstra masrafları içeren tahsilatlı açıklamaları davalı şirkete 08/03/2018 tarihinde noter kanalı ile ihtarname göndermek suretiyle bildirdiklerini, müvekkili şirketin zararının tazminini talep ettiklerini ancak davalı yanın 21/03/2018 tarihli cevabi ihtarnamesinde davalı şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığının bildirildiği, netice itibariyle yapılan masrafların da karşılanmadığını ve müvekkili şirketin mağduriyetinin giderilmediğini, maddi olarak zararlarının giderilmesini, mükerrer yapılan gönderim işlemlerine ilişkin oluşan maddi zararın talepleri ile birlikte manevi zararın karşılanmasına ilişkin de taleplerinin bulunduğunu, netice itibariyle toplam 4.542,50 Euro, 12.220,00 Dolar ve 912,83 TL lik maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline ve 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yapılan tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı yana hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre, zamanaşımı, husumet, derdestlik, dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettikleri, davaya bakmakla yetkili mahkemenin İstanbul Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin ise, taşıma şirketine teslim edilecek bir ürünün gönderileceği yerin gönderici tarafından beyan edilmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin gönderim işlemlerini davacı yan tarafından verilen ve beyan edilen adreslere teslim ettiğini, müvekkili şirketin üzerine düşen edimi eksiksiz olarak yerine getirdiğini, aynı zamanda davacı şirketin olaydan neredeyse 1 yıl geçtikten sonra bu şekilde bir talepte bulunduğunu ve bu talebinde haksız ve kötü niyetli olduğunu, aynı zamanda davacının manevi tazminat taleplerinin de reddinin gerektiğini, müvekkili şirkete bir kusur izafe edilemeyeceğini, açılan davanın reddi ile yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı yana hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"....Davalı yanın hak düşürücü derdestlik ve dava şartı yokluğu itirazı genel ifadelerle yapılmış somut verilere dayanmadığından itibar edilmemiştir.<br>Husumet itirazı: Taşıma sözleşmesi davalı ile yapıldığından itibar edilmemiştir.<br>Zamanaşımı defii yönünden; yukarıda belirtilen madde hükümlerine göre; 1 yıllık ve 3 yıllık zamanaşımı süreleri vardır. <br>Somut olayımızda; dava öncesi davalı yana ihtarname çekilmiş ve dava açılmıştır. Eldeki dava konusunda zamanaşımı, başlangıcı değerlendirmesi yapıldığından emtianın davalıya teslim tarihi, gönderilen teslim tarihi (kaldı ki teslim edilmesi gereken emtialar hiç teslim edilememiştir.) ihtarname tarihi, dava tarihi dikkate alındığında kısa zamanaşımı dahi dikktate alınsa zamanaşımına uğramadığı sonucuna varılmaktadır. Oysaki Mahkememizce, yukarıdaki anlatımımıza göre 3 yıllık zamanaşımına tabi olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>Manevi tazminat talepleri yönünden ise; Medeni Kanun'un 24. Maddesinde ( Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.) hükmünün bulunduğu, Anayasanın 12. Maddesi ile TMK'nın 24,25. Maddeleri ve TBK'nın 49, 50, 51, 58. Maddeleri ile FSEK'nin 70. Maddesi ile Düzeltme ve cevap hakkı Radyo ve Televizyonlarının Kuruluşu Hakkında Kanunun 18. Maddesi dikkate alınmış ve başkaca yasal düzenlemelerde de manevi tazminat yönünden yasal düzenlemelerin var olduğu muhakkaktır.<br>Tüzel kişilerin manevi tazminat hakkı olup olmadığı tartışmalı olmakla birlikte; manevi tazminat konusunda değişik kanunlarda birçok düzenlemeler vardır, ancak davacı yan bu düzenlemelerden hangisine dayandığı konusunda herhangi bir açıklaması yoktur, bu durumda somut olayımızda HMK 33 maddesi de dikkate alındığında) genel hükümlere göre değerlendirmek gerekir. Başka bir ifade ile TMK ve TBK hükümlerine göre değerlendirme yapılıp sonuca gitmek gerekir (TMK 24,25,4 TBK 49,50,51,58)<br>Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/4164 Esas ilamı da dikkate alındığında,<br>Somut olayımızda; emtiaların tam zıya nedeniyle çevresinde itibarının sarsıldığının ve direkt veya dolaylı zararının meydana geldiğinin kabulü aklın gereğidir. Manevi tazminat değerlendirilmesinin yapılmasında yukarıdaki kanuni düzenlemeler, emsal kararlarla birlikte değerlendirildiğinde yine Yargıtay karar ve uygulamalarına göre olay tarihi ile karar tarihi de dikkate alınacağı kararları da dikkate alınarak kısmen kabul kısmen reddi ile Davacının, davalı aleyhine açtığı manevi tazminatın kısmen kabul, kısmen reddi ile 25.000,00TL'nin dava tarihi olan 16/04/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.<br>Ayrıca maddi tazminata ilişkin hüküm döviz üzerinden kurulduğundan (Y. 11. HD 20/04/2016 tarih 2015/9645 Esas, 2016/4426 Karar sayılı ilamı ve yine aynı dairenin 2016/13870 Esas, 2018/7291 Karar sayılı ilamı) harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru esas alınarak hüküm tesis edilmiştir....\" gerekçesiyle; <br>A) Maddi tazminat yönünden; davacının, davalı aleyhine açtığı Tazminat davası nedeniyle; 4.542,50€ (Euro)'nun ve 12.220,00$ (Dolar)'ın dava tarihi olan 16/04/2018 tarihinden itibaren işletilecek 3095 Sayılı Kanun'un 4/A maddesi gereğince T.C. Devlet Bankalarının bir yıl vadeli Euro ve Dolar cinsindeki dövize uyguladıkları en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 912,83TL'nin dava tarihi olan 16/04/2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>B) Manevi tazminat yönünden; davacının, davalı aleyhine açtığı manevi tazminatın kısmen kabul, kısmen reddi ile 25.000,00TL'nin dava tarihi olan 16/04/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... talimat sayılı dosyasından alınan 08/11/2024 tarihli bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu, bu raporun yasalara ve usule aykırı olduğunu, rapora karşı itirazlarına itibar edilmediğini, müvekkili şirketin hatalı işleme dair herhangi bir kabulünün bulunmadığını, mahkeme kararının 2. ve 3. sayfalarında bilirkişi raporundan alıntı yapılarak müvekkili şirketin hatalı işlemi kabul ettiğinin belirtilmesinin gerçeklere aykırı olduğunu, müvekkilinin edimini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, husumetli tanık beyanlarıyla da hüküm kurulmasının yasalara aykırı olduğunu, davacı tanığının iş akdinin müvekkili şirket tarafından feshedildiğinden tanığın müvekkiline kin beslediğini, yerel mahkeme tarafından 10/11/2023 tarihli müzekkere ve daha önceki ara kararlar ile davacı taraftan mal alım satım sözleşmelerinin, malların isim ve mahiyetleri bakımından ihracat beyannamelerinin, şu an bulundukları yere dair belgeler talep edilmesine rağmen özellikle dava konusu gönderilere dair  alım satım sözleşmeleri ve diğer uyumlu belgelerin davacı tarafça sunulmadığını, dosyadaki raporların çeliştiğini, bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, dava konusu sevkiyatların içeriği, cinsi, nevi, miktarı ve kıymetinin davacı tarafça kanıtlanamadığını, kararda yazılı belgelere dayanılmayan meblağlara hükmedildiğini, 22.1.2022 tarihli raporun 7 ve 8. sayfalarında; \"ödendiği belge ile kanıtlanması kaydı ile , dava dilekçesindeki iddialara göre \" denilerek hesaplama yapıldığını, raporda özel çekme hakkının hesaplanmadığını, TTK 882. maddesindeki tazminat sınırı nazarının itibara alınmadan karar verildiğini, davada iddia edilen hatalı işlemin müvekkili tarafından yapılmadığından, müvekkiline herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğini, davacı tarafın manevi bir zararının doğmadığını, manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; davacının, davalı kargo şirketinin hatalı işlemi nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Davalı tarafından ilk parti malların teslim edildiği, ........  A.Ş. ve ........ A.Ş.'nden malların teslimi ve ihracatına ilişkin tüm belgelerin, ayrıca davacı malları ikinci defa göndermek zorunda kaldığını belirttiğinden ikinci defa gönderdiğine ilişkin tüm belgelerin getirtilerek davacının üst taşıyıcı, davalının fiili taşıyıcı olup olmadığının belirlenmesi, davacının mal sahiplerine ödeme yapıp yapmadığının belirlenmesi ve buna göre davacının talep edebileceği miktarın belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi, ayrıca kabule göre de manevi tazminata hükmedilmesi için kişilik haklarının zedelenmesi, buna neden olan hareketin haksız olması ve nedensellik bağının olması gerektiği, her sözleşmeye aykırılığın tek başına  manevi tazminatı gerektirmeyeceği, aynı zamanda kişilik haklarına yönelik bir saldırının mevcudiyetinin gerektiği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20/11/2017 tarih, 2016/12249 Esas 2017/6326 Karar sayılı ilamı), davalının malları yanlış yere göndermesini tek başına davacının kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olmadığı halde manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile  HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra karar verilmek üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/03/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 1.686,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/01/2026 tarihinde oybirliği ile  HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. \t\t<br>\t\t<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br>.....<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b0b5bd76c4b6d87f","SID":"a2ca9c8e90ee0d4f"}}