{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/1890 <br>KARAR NO:2025/1954<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu  5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:16.04.2025<br>NUMARASI:2024/930 Esas - 2025/288 Karar <br>DAVA:Zayi belgesi verilmesi<br>Zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin anlaşmalı olduğu ... Şirketine ait depoda gerçekleştirilen hırsızlık sonucu müvekkili şirkete ait 2012,2013,2014,2015,2016,2017 ve 2018 yıllarına ait yevmiye, defteri kebir ve  envanter defterlerinin çalındığını, anılan şirket yetkisi ...'ün  şikayeti üzerine İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/496 E ve 2024/151 K. sayılı karar ile sanık hakkında 5 yıl hapis cezasına hükmedildiğini, depodaki bir takım evrakların müştekiye iade edilmesine rağmen müvekkiline ait defterlere ulaşılamadığını ileri sürerek, çalınarak zayi olan müvekkiline ait defterler için zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZET:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... 6102 Sayılı TTK'nın 82/7. Maddesinde; 'Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın , su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir ziyai öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasına da emredebilir.' şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Karar defteri TTK 82. Maddesi bağlamında tutulması ve tasdik edilmesi zorunlu defterlerdendir. Belirli sürelerde saklanması da kanuni zorunluluktur.  TTK 82/7. Maddesi uyarınca bu defter ve belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi doğal afetlerle veya hırsızlık gibi  eylemlerle ziyaa  uğraması halinde  zayi  belgesi verileceği düzenlenmiştir. TTK'nın 82/7. Maddesinde zayi belgesi  verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de; tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olmamış durumda olması gerekir. Ayrıca, ziya durumun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur.Somut olayda zayi olan belgelerin yevmiye, defteri kebir, envanter defterleri olduğu , dosya içindeki İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/496 E 2024/151 K sayılı ilamın incelenmesi sonucu zayi olan belgeler için  suç tarihinin 05.06.2023 olduğu ,  zayi belgesi talebi için 03.12.2024 tarihinde dava açıldığı, TTK 82/7 maddesi uyarınca 15 günlük hak düşürücü sürenin geçtiği...\"  gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkilin daha önce anlaşmalı olduğu muhasebe şirketinin deposunda gerçekleştirilen hırsızlık sonucu müvekkilinin 2012 ila 2018 yıllarına ait yevmiye, defteri kebir, envanter defterlerinin çalındığını, şirket yetkilisinin şikayeti üzerine hırsızlar hakkında açılan davada İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/496 E. ve 2024/151 K. sayılı karar sayılı ilamı ile 5 yıl hapis cezasına hükmedildiğini, müvekkilinin defterlerinin iade edilmediğini, mahkemece ceza mahkemesi ilamında yazılan suç tarihinden itibaren 15 günlük sürenin başlatıldığını,oysa müvekkilinin bu davanın açıldığı tarihten 1 gün önce 02.12.2024 tarihinde hırsızlıktan ve zayiden haberdar olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumunun denetim için ticari defterlerini talep etmesi ile müvekkilinin anlaşmalı olduğu şirketten defterlerin istendiğini ve o aşamada hırsızlık olayından ve defterlerinin kaybolduğundan bilgisi olduğunu, ertesi gün süresinde dava açıldığını, ön inceleme duruşmasında da bu şekilde beyanda bulunulduğunu, müvekkilinin zayi halini daha önce öğrendiğine ilişkin belge bulunmadığını, <br>Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Talep,  TTK'nın 82/7. maddesine dayalı zayi belgesi verilmesine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın hak düşürücü sürede açılmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı şirket temsilcisi tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı şirket yetkilisi, şirkete ait 2012 ila 2018 yıllarına ilişkin yevmiye defteri, envanter defteri ve kebir defterinin tutularak saklanması için bulunduğu ... Şirketine ait depoda meydana gelen hırsızlık sonucu çalındığını, şirket yetkilisince yapılan suç duyurusu üzerine hırsızlar hakkında dava açılarak mahkumiyetlerine karar verildiğini belirterek, zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilince sunulan İstanbul Anadolu 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/496 Esas sayılı kararının incelenmesinde, Kemal Gül'ün şikayeti üzerine İbrahim Gezer hakkında bina dahilinden hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı ve suç tarihinin 05.06.2023 tarihi olarak gösterildiği, mahkemece sanığın cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür. TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca, bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kâğıtlar; hırsızlık veya yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziya uğrarsa, tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesinden kendisine zayi belgesi verilmesini isteyebilir. Mahkeme, lüzumlu gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Böyle bir vesika almamış olan tacir defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılır. Re'sen araştırma ilkesi TTK'nın 82/7.madesinde de belirtilmiştir.TTK'nın 82/7.maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir.Davacının hırsızlık eylemi ile ticari defterlerinin zayi olduğundan suç tarihinde haberdar olduğuna ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır. Davacı, dava dışı ... Şirketi ile olan sözlemesi kapsamında bu şirketçe muhafaza edilen 2012 ila 2018 yıllarına ait yevmiye, defteri kebir ve  envanter defterlerinin zayi olduğunu belirtmektedir. Davacının olaydan haberdar olmasına rağmen, bir aylık hak düşürücü süreden sonra dava açtığını gösterir bir kanıt bulunmamaktadır. İddiaya göre hırsızlık, davacı nezdinde olmamış, aksine davacının ticari defterlerinin hizmet sözleşmesi ile tutulduğu veya saklandığı şirket nezdinde iken gerçekleşmiştir. Bu şirketçe de hırsızlık olayının davacıya bildirildiğine ilişkin bir kanıt bulunmamaktadır. Davacının, ticari defterlerin zayi olduğunu öğrendiğini bildirdiği tarihin aksine, davacının bu durumu daha öncesinde, örneğin mahkeme kabulünde olduğu gibi suç tarihinde öğrendiğine ilişkin dosyada bir kanıt bulunmamaktadır. Bu durumda, öncelikle davacı ile anılan mali müşavirlik şirketi arasındaki hizmet veya saklama sözleşmeleri ile ceza dosyası da incelenerek davacının belirtilen ticari defterlerinin bu şirketçe saklanıp saklanmadığı ile bunların zayi olup olmadığının değerlendirilerek, süresinde açılan  zayi nedeniyle iptal davasında bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile davanın süresinden sonra açıldığının kabulü hatalı görülmüştür. Bu nedenle mahkemece ilgi defterlerin varlığı ve tasdikine ilişkin belgelerin toplanarak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.11.12.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7fa6da62b3792c38","SID":"681734973b5bfd0d"}}